SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 45. HD 2023/2133 E. 2023/1752 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2133

Karar No

2023/1752

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/2133

KARAR NO: 2023/1752

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/420 Esas

KARAR NO: 2019/981

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ: 17/02/2016

KARAR TARİHİ: 06/12/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine “... Sigorta Poliçesi” ile sigortalı dava dışı ... Tic. A.Ş.'ne ait ... Mah. ... Sok. No:... Bağcılar/İSTANBUL adresindeki işyerinin 28/04/2014 tarihinde başlayan sağanak yağış nedeniyle müvekkil şirket sigortalısına ait işyerinin bulunduğu sokaktaki kanalizasyonun taştığını, kanalizasyondan çıkan pis suların sokaktaki tüm ev ve iş yerlerine sirayet ettiğini, müvekkili şirket sigortalısı olan şirket yetkililerinin durumu davalı ...'ye ihbar ettiklerini, davalı ... yetkililerinin olay mahalline 8 saat sonra geldiğini, müvekkili şirkette bazı malzemelerin hasara uğramasına taşan suyun kanalizasyon suyu olması ve sigortalı şirketin bir yemek şirketi olması nedeniyle yapılması lazım gelen temizlik ve ilaçlama işleri nedeniyle maddi zarar meydana geldiğini, 09/05/2014 tarihinde yağış nedeniyle yine aynı sokakta bulunan rögardan basınçlı pis suların taşarak müvekkili sigortalısının iş yerine sirayet ettiğini, ... tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını, sigortalısı şirketçe ... Bağcılar Şube Müdürlüğü'ne dilekçe ile başvuruda bulunulduğunu, maddi ve manevi zarar meydana geldiğini ve gerekli tedbirlerin alınarak tadilat ve tamirat yapılmasını talep ettiklerini, dilekçenin işleme alındığını, ancak başvuru neticesinde davalı ... tarafından gerekli önlemlerin alınmasına ve/veya zararın tazminine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığını, müvekkili şirket sigortalısı olan şirket tarafından konuya ilişkin müvekkil şirkete başvuruda bulunulduğunu, su baskını nedeniyle meydana gelen zararın bildirildiğini, zarara ilişkin olarak ekspertiz incelemesi yapılarak hasar dosyası açıldığını, ekspertiz raporu düzenlendiğini, düzenlenen ekspertiz raporunda yapılan tespite göre “tıkanıklıktan dolayı geri tepen suyun bodrum katta biriktiği ve biriken suyun zarara sebebiyet verdiği” hususunun belirtildiğini, akabinde müvekkili şirketçe dava dışı sigortalıya 02/06/2014 tarihinde 5.869,00-TL. hasar ödemesi yapıldığını, dava konusu olayda davalı ...’nin haksız fiil sorumluluğunun bulunduğunu belirterek hasar bedeli olarak sigortalı şirkete ödenen 5.869,00-TL.'nin ödeme tarihi olan 02/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı ... vekili ise cevap dilekçesinde özetle; açılan davada İdare’ye atfedilebilecek herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, İdare’nin dava konusu bedelden sorumlu olması için ortada bir zararın olması, bu zararın İdare’nin eylem ve işleminden kaynaklanması ve meydana gelen zarar ile idari işlem veya eylem arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerektiğini, olayda bu şartların birlikte gerçekleşmediğini, zarar ile müvekkili ... arasında uygun illiyet bağının olmadığını, dâhili tesisatta meydana gelen hasarlardan bina maliklerinin sorumlu olduğunu, zararı meydana getiren sebeplerin ve kusur durumunun tespiti ile binaya ait yapı ruhsatı ve projelerin getirilmesi durumunda binanın projesine uygun olarak yapılıp yapılmadığının, imar mevzuatına ve ... mevzuatına aykırılık olup olmadığının anlaşılabileceğini belirterek ve dilekçede açıklanan diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece "Dava; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen maddi tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatı rücuen davalı ...’den talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. ....Somut dosyada her ne kadar bilirkişi kurulu raporunda aksine görüşler ifade edilmiş ise de mahkememizce yukarıda belirtilen nedenlerle bilirkişi kurulunun aksine görüşlerine itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamına, dosyada toplanan delillere, Yüksek Yargıtay’ın son dönem kararlarına ve alınan kök ve ek bilirkişi kurulu raporlarındaki alternatif (ikinci) değerlendirmeye göre mahkememizce; dava dışı sigortalı şirkete ait gıda üretim faaliyeti yürüten dava işyerinin 19/12/2013-19/12/2014 tarihleri arasında davacı sigorta şirketine işyerim paket poliçesi ile sigortalandığı, 28/04/2013 tarihinde meydana gelen sağanak yağış nedeniyle sigortalının işyerinde hasar meydana geldiği, dava konusu işyerinde oluşan 5.869,00-TL. hasar bedelinin davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalıya ödendiği, ... Drenaj Yönetmeliği’nin 7. maddesine göre yüzeysel yağmur suyu ve kirli olmayan yüzeysel drenaj sularının atık su kanallarına bağlanamayacağı, dava konusu yerde dava dışı sigortalının atık su bağlantısının çalıştığı, sağanak yağıştan kaynaklı yağmur sularının atık su kanalına bağlı olduğu, olay günü çok yağmur yağması neticesinde bölgede ...'nin atık su kanalları yeterli olmadığı için kanalın yüksek debi nedeniyle tıkandığı, davalı ...’nin sorumluluğunda bulunan kanalizasyondaki tıkanıklıktan ve taşkından dolayı kusurlu olduğu, bu durumda sigortalıya ait işyerinin hasara uğramasında davalı ...'nin sorumlu bulunduğu, ekspertiz raporundaki değerlerin kadri maruf olduğu anlaşılmakla kök ve ek bilirkişi kurulu raporunda da açıklandığı üzere davacı sigorta şirketince sigortalısına ödenen 5.869,00-TL. hasar bedelinin TTK’nun ilgili hükümleri gereğince sigortalısının haklarına halef olan davacı sigorta şirketine ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği, bu durumda hasar bedeli 5.869,00-TL.’nin ödeme tarihi olan 02/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin" karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; kurumun sorumluluğunun ve kusurunun olmadığını, zarar ile kurumun fiili arasında illiyet bağı olmadığını, belediyenin sorumlu olduğunu, kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, bina malikinin kusuru olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılmıştır.Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile dava dışı sigortalı ... A.ş arasında 19/12/2013-2014 tarihlerini kapsayan, ... Sigorta Poliçesi imzalandığı, dava konusu hasarın 28/04/2014 tarihinde meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 02/06/2014 tarihinde 5.869,00 TL hasar ödemesi yapıldığı dosya kapsamında yer alan poliçe ve ödeme kayıtlarının tetkiki ile tespit edilmiştir. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasarın hangi nedenden kaynaklandığı, oluşan zarardan davalının kusur ve sorumluluğunun yada kusursuz sorumluluğunun olup olmadığı ve zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.Sigortalı başvurusunda; temizlik için 15 işçi ücreti (75TL*15), ilaçlama, deterjan, hidrofor (su atımı) bedeli olmak üzere toplam 5.869,00TL talep etmiştir.Ekspertiz raporunda; rögarın tıkanmasından dolayı suyun bodrum katta biriktiği ve biriken suyun zarara sebep olduğu, mutfak bölümünde 6 torba tuzun ıslanarak kullanılamaz hale geldiği, sigortalının temizlik masraflarını da istediği, ancak belge sunmadığı, bu nedenle talepte bulunamayacağının belirtildiği görülmektedir.Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 30/05/2018 tarihli kök bilirkişi raporunda özetle; ekspertizce yapılan incelemelerde, tıkanıklıktan dolayı geri tepen suyun bodrum katta biriktiği ve biriken suyun zarara sebebiyet verdiğinin belirlendiği, Bağcılar Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen 25.06.2015 tarihli yazıda bahse konu işyerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatı kaydına rastlanılmadığı yönünde cevap verildiği, ... Abone İşleri Başkanlığı tarafından mahkemeye gönderilen 03.07.2015 tarihli yazıda ise bahse konu olan parsel ile alakalı herhangi bir onaylı projeye rastlanmadığının bildirildiği, benzer bir olay ile ilgili olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 17.12.2009 tarihli; 2009/8286 Esas ve 2009/13029 Karar nolu kararında kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık sularının akıtılabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisinin parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almaması halinde sorumlu olacaklarının, İdare’nin ise sorumlu olmayacağının belirtildiği, söz konusu işyerinin bodrum katında meydana gelen davaya konu hasarın binanın atık su hattından geri tepen pis su sebebiyle oluştuğunu, yukarıda yer alan Yargıtay kararı da göz önünde bulundurulduğunda binanın atık su hattına mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi tarafından suyun geri tepmesini önleyecek tedbirlerin (çek-valf vb. gibi) alınmış olması durumunda bu pis suyun geri tepme hadisesinin yaşanmayacağını ve hasarın oluşmayacağını, davaya konu hasarın oluşmasında davalı İdare’nin sorumluluğu bulunmadığını, eğer mahkemece aksi yönde kanaat oluşmuş ise hasar bedeli olan 5.869,00-TL.’nin davacı şirkete sigortalısına ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı İdare’den alınarak davacıya verilmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Bilirkişi kurulu kök raporuna davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine dosya itirazları karşılar nitelikte ek rapor düzenlenmek üzere kök raporu tanzim eden bilirkişi kuruluna tevdi edilerek ek rapor alınmıştır.Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 30/04/2019 tarihli ek raporda ise özetle; dava dosyasında bulunan Meteoroloji Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü'nün 21.11.2017 tarihli yazıları ile 28.04.2014 tarihli rasat kayıtlarından gün boyu hafif yağmur sağanağı olduğu bilgisinin verildiğini, dava dışı sigortalı şirket tarafından davacı sigorta şirketine yapılan yazılı başvuru ile 28.04.2014 tarihinde ... kanalının tıkanması sonucu iş yerlerinde su baskınının olduğunun, bunun sonucu maddi zararlarının oluştuğunun bildirilerek maddi zararlarının tazmininin istendiği, ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 22.05.2014 tarihli Ekspertiz Raporu’nda, “tıkanıklıktan dolayı geri tepen suyun bodrum katta biriktiği ve biriken suyun zarara sebebiyet verdiğinin bildirildiği, dava dışı sigortalıya ait ve onun kullanımındaki projesi onaylanmamış, işyeri çalışma ruhsatı bulunmayan binanın atık su hattında mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi tarafından suyun geri tepmesini önleyecek tedbirler (çek-valf vb. gibi) alınması durumunda bu pis suyun geri tepme hadisesinin yaşanmayacağı ve hasarın oluşmayacağını, oluşan zarar ile ...'nin yürüttüğü hizmet arasında nedensellik bağı kurulamadığını, sorumluluk oranları ve miktarının tespit edilemediğini, mahkemece aksinin kabulü halinde ise hasar bedeli olan 5.869,00-TL.'nin ödeme tarihi olan 02.06.2014 işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanununun 2.maddesinde ...'nin görev ve yetkileri düzenlenmiş, b bendinde "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek", d bendinde ise "Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak" ...'nin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 17.maddesinde "Kanalizasyon şebekesi bulunan cadde ve sokaklardaki her taşınmazın kanalizasyona bağlanması zorunludur. Bu bağlantılar, bedeli taşınmazın sahibinden alınmak suretiyle ... tarafından yapılır veya projesine uygun olarak yaptırılır.", 18.maddesinde "Yapı için belediyeden ruhsat isteyen gerçek ve tüzel kişiler, daha önce ...'den su ve kanalizasyon durumu hakkında belge almak zorundadır. ... o yerdeki su ve kanalizasyon şebekesine göre su ve kanalizasyon durum belgesi verir. Yapıların durum belgesi alınmadan veya tesisatın durum belgesine aykırı olarak yapılması hallerinde imar mevzuatının ruhsatsız yapılar hakkındaki hükümleri uygulanır. İmar planlarının hazırlık safhasında altyapı tesisleriyle uyum yönünden ...'nin de görüşünü almak şarttır.", 25.maddesinde ise "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili belediyelerce karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilemez." hükümleri yer almaktadır. Yasal düzenlemeler uyarınca ...'nin yağmur sularının toplanmasına ilişkin yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmaktadır. ... Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinde evsel atıksu kanalizasyon bağlantılarının ne şekilde yapılacağı, buna dair ruhsatın nasıl verileceği hususları düzenlenmiş, yönetmelik hükümleri uyarınca ya da diğer mevzuatla yasaklanmış olan eylem ve eylemlerin ya da faaliyetlerin tespiti halinde bu faaliyetlerin veya eylemlerin durdurulması, engellenmesi ya da ortadan kaldırılması için yapılacak işlemlerin neler olduğu belirtilmiştir. Yönetmeliğe göre mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasına atıksuyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almalıdır. Ayrıca yağmur suları ve kirli olmayan bütün diğer yüzeysel drenaj suları, atıksu kanallarına ve hiçbir atıksu kanalı da yağmursuyu kanalına bağlanmamalıdır. Ancak bu önlemlerin alınmamış olması davalının denetim yükümlülüğü nedeniyle olan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kaldı ki, Borçlar Kanunu hükümlerine göre davalının atık su hattından doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu vardır. TBK'nın 69. (Mülga 818 sayılı B.K'nın 58) maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, TBK'nın 69.maddesindeki sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin (somut olayda davalı ...'nin) kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki ise, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması, üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması şartlarından birini gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak, imal olunan şey malikinin ek kusuru varsa, illiyet bağının kesilmesi malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya ait atık su hattı maddede açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahildir ve davalının kusursuz sorumluluğu mevcut olup sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2031 E. 2019/10321 K. sayılı, 2018/5489 E. 2020/3698 K. sayılı ilamları). Dosya kapsamından zararın, aşırı yağan yağmur nedeniyle debinin yükselmesinden kaynaklı olarak davalının kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması sonucu meydana geldiği anlaşılmakla, sigortalı binada geri tepmeyi engelleyici sistemin olmaması, davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır zira davalının sorumluluğunu gerektiren illiyet bağı kesilmemiştir. Somut olayda atık suyun geri tepmesini engelleyecek şekilde klape veya çekvalf takılması zorunlu olmasına rağmen bu önlemlerin alınmaması yada atık su kanal bağlantısının gayri fenni olarak bağlanması zararın oluşmasında ve artmasında etken ise de, ...'nin kusursuz sorumluğunun tespiti karşısında, bu hususlar ancak müterafik kusurun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. TBK'nın 52/1. maddesinde zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yüklümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzelenmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 27/10/2020 tarihli 2019/3211 E. 2020/6301 K. sayılı ilamında ifade edildiği şekilde "...Borçlar Kanunu'nun "tazminat miktarının tayini" başlıklı 43. maddesinde (6098 sayılı TBK 51. md); hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirim oranı % 20'yi geçemeyecektir."Yapı maliki olan davalı ...'nin kanalizasyon sisteminin yetersiz kalması nedeniyle kusursuz sorumluluğunun olduğu açıktır. Sigortalı yada parsel sahipleri tarafından ise atık suyun geri tepmesini engelleyecek şekilde klape veya çekvalf takılması zorunlu olmasına rağmen bu önlemlerin alınmaması nedeniyle zararın oluşmasında ve artmasında % 20 oranında müterafik kusurlu olduğu dikkate alınmalıdır. Mahkemece tazminat miktarında indirim yapılmaması hatalı olmuştur. HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafından sigortalısına ödenen 5.869,00 TL'den % 20 oranında indirim yapılarak tazminat miktarı 4.695,2 TL hesaplanmıştır. Hesaplanan tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek, davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/420 E. 2019/981 K. Sayılı 04/12/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2- Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 4.695,20 TL.’nin ödeme tarihi olan 02/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 320,73 TL harçtan peşin yatırılan 100,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 220,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,b-Davacının yapmış olduğu 60,70 TL tebligat ve yazışma gideri, 129,25 TL (peşin, başvurma ve vekalet harcı) ile 955,38 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.145,33 TL yargılama giderinin, kabul red oranına göre 916,26 davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 uyarınca 4.695,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç- Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 uyarınca 1.173,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,d-Davalının yapmış olduğu 100,00 TL yargılama giderinin, kabul red oranına göre 20,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde halinde ilgili tarafa iadesine,4-İstinaf İncelemesi Yönünden;a-Davalı tarafça yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,b-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 100,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 169,62 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,c-Davalı tarafça sarf edilen 399,08 TL (harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tesisinecevapyenidenkaldırılmasınaTazminat(RücuenistinafdereceistanbulgerekçesebeplerideğerlendirmesikararıkısmendelillerinkabulümahkemesiTazminat)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim