İstanbul BAM 45. HD 2022/1770 E. 2023/1667 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
bam
2022/1770
2023/1667
22 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1770
KARAR NO: 2023/1667
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/29 Esas
KARAR NO: 2022/26
KARAR TARİHİ: 12/01/2022
DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156)
KARAR TARİHİ: 22/11/2023
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin müvekkili şirkete 113.397,68-USD tutarındaki cari hesap borcunu uzun müddet ödemediğini, davalı şirketçe ödemelerin yapılmaması üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile iflas yoluyla adi takip başlatıldığını, davalı şirketin bu takip kapsamında gönderilen ödeme emrine karşı hiçbir şikayet ve itiraz yoluna başvurmadığını, takibin 30.01.2020 tarihi itibariyle kesinleştiğini, bu nedenle davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap, beyan veya delil sunmamış, duruşmalara katılmamıştır.Müdahil ... Tic. Ltd. Şti. ile ... Tic. Ltd. Şti. vekili müdahale talepli dilekçesinde; Müdahillerden ... vekili, davacının takip dosyası sebebiyle borçludan gerçek bir alacağı olmadığını, iflas talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, esasen kendisinin borçluya sattığı makine ve teçhizatlar sebebiyle borçludan alacaklı olduğunu, bu sebeple borçlunun işyerine gidip bir kısım makinalara 11/03/2019 tarihinde haciz işlemi uygulattıklarını, haciz sırasında itiraz gelmediğini, satış istedikleri zaman davacının sırf makinaların satışını önlemek ve kendisinin menfaat etmesini sağlamak maksadıyla istihkak iddiasında bulunduğunu, akabinde iflas takibi yapıp bu davayı açtığını
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, " Müdahillerin itirazları üzerine ilgili tüm dosyalar celp edilerek incelenmiştir ancak, davacının borçlu ile birlikte muvazaalı hareket ettiğini, hileli iflası sağlamaya yönelik bir işbirliği içinde olduğunu gösterir somut bir delil ortaya konamamıştır. Davacı, müdahilin haciz işlemini uygulamasından sonra aydınlatmaların kendisine ait olduğunu, fabrikanın mütemmim cüzü olduğunu ileri sürerek İst. Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/168 E ve 2020/167 E sayılı şikayet davaları açmıştır. Yine müdahil de davacının istihkak iddiaları sebebiyle Gebze 2. icra hukuk mahkemesinin 2019/331 E, Gebze 1. icra hukuk mahkemesinin 2019/342 E sayılı istihkak davaları ikame etmiştir. Gebze 1. ve 2. icra hukuk mahkemesinde görülen davalar uyaptan incelenmiş, ilgili kısımları dosya içine konmuştur. Yine davacının beyan dilekçelerinden anlaşıldığı üzere, davacı fiilen ticareti terk edip giden borçluya ait makinalar için işletme rehni sahibi olan ... AŞ ve ... AŞ’ye noter aracılığı ile ihtarnameler keşide etmiş, makinaların rehin alacaklısı olan bankalarca kiralanan yerden tahliye edilmesini istemiş, aksi halde yedieminlik/depo ücreti dahi ödenmeden makinaların ücretsiz şekilde fabrika binalarında kalması ve bundan dolayı da burayı yeniden başkalarına kiraya veremiyor olmaları sebebiyle ecrimisil alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Nitekim davacı ... şirketi, ... AŞ ye karşı ecrimisil talebiyle takip başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Bu davanın İstanbul 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/653 E sayılı dosyasında derdest olduğu görülmüştür. (İstanbul 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/653 E, 2020/587 K, 15/10/2020 tarihinde davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği, kararın 19/03/2021 tarihinde kesinleştiği, davaya İstanbul 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/105 E sırasında davanın devam ettiği anlaşılmıştır.) Müdahil vekili, davacının borçluya ait mallara haksız yere istihkak iddiasında bulunduğu, borçlunun mallarını kullanarak veya başkalarına kiralayarak haksız menfaat elde ettiği iddiasında ise de; bu kabule göre, (borçlunun iflası ile borçlunun malları üzerinde tasarruf yetkisi iflas idaresine geçeceğinden) davacının iflas davası açmak ve davayı kazanmakta bir menfaati yoktur, aksine borçlunun mallarından istifade edemez hale gelir. Davacının istihkak iddiası haksız ise bu da zaten Gebze icra mahkemelerinde devam eden davalar sonucunda karara bağlanacaktır. Yine müdahil vekilince ileri sürülen ... şirketi ile davacı şirket arasında organik bağ olduğu iddiası yönünden de, ... şirketinin istihkak iddiası da İst. 7 İcra hukuk mahkemesinde görülen istihkak davasında çözümlenecektir. Gelinen aşama itibariyle yapılan takibin kesinleştiği, davacı ile borçlunun birlikte hareket ettiğini gösteren somut bir durumun tespit edilemediği, borçlunun iflasını gerektirmeyen bir halin varlığının ispat olunamadığı, davacı alacaklı tarafından yapılan takibin kesinleştiği, davacının kira ilişkisinden kaynaklanan bir alacağı olduğunun belli olduğu, kesinleşen takipte depo emri çıkarılması gerektiği, alacaklının eski tarihli rapora göre depo emri çıkarılmasına muvafakat ettiği, çıkarılan depo emrinin borçluya tebliğine rağmen borçlunun borcu ödemediği " gerekçesi ile, davanın kabulüne, davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Müdahil ... Tic. Ltd. Şti. ile ... Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından müdahale talebi dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nın 158. maddesi uyarınca kesinleşmiş icra takibi nedeniyle borçlunun iflası istemine ilişkindir.İİK'nın 155. maddesi; "Borçlu iflas yoliyle takibe tabi şahıslardan olup da alacaklı isterse ödeme emrine yedi gün içinde borç ödenmediği takdirde alacaklının mahkemeye müracaatla iflas talebinde bulunabileceği ve borçlunun gerek borcu olmadığına ve gerek kendisinin iflasa tabi kimselerden bulunmadığına dair itirazı varsa bu müddet içinde dilekçe ile icra dairesine bildirmesi lüzumu ve konkordato teklif edebileceği ilave olunur" hükmünü, aynı Yasa'nın 156/1 maddesi; "Ödeme emrindeki müddet içinde borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı isteyebilir " hükmünü düzenlemektedir.Ayrıca İİK'nın 158. maddesi gereğince; Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.İtiraz edilmemesi nedeniyle iflas takibinin kesinleşmesi ve borcun kesinleşen takibe rağmen ödenmemesi halinde 7 gün içinde faiz ve masrafları ile birlikte borcu ifa etmesi veya mahkeme veznesine depo etmesi için borçluya depo emri çıkarılması gerekmektedir.Yargıtay 19 HD. 2008/11673 Esas, 2009/2282 Karar sayılı kararında, mahkemece iflasa karar verilmesi halinde süresinde müdahale veya itirazda bulunan alacaklılar hükmü temyiz edebileceği belirtilmiştir.Somut olayda, davalı şirketin dava tarihi itibariyle ticari merkezinin Tuzla/İstanbul olduğu, davanın İİK.nun 154/1.maddesinde öngörülen yetkili mahkemede ve iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, iflas takibinin kesinleştiğinin İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle Milli Gazete ile 18/06/2020 ve Ticaret Sicil Gazetesinde 19/06/2020 tarihinde usulüne uygun ilanların yapıldığı, istinaf talebinde bulunan alacaklılar vekilinin süresi içerisinde 10/06/2020 tarihinde müdahale talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Yargılama sırasında, iflası istenen borçlunun diğer alacaklıları, süresinde müdahale veya itirazda bulunarak alacaklı ve borçlunun birlikte hareket ederek iflas kararı almaya çalıştığını, davacı ve davalı arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek iflas talebinin reddini isteyebilirler. Bu durumda takip konusu alacağın gerçek olup olmadığı saptanması gerekmektedir. (Dr. Adnan Değnekli, Türk Hukukunda Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yoluyla Takip, Ankara 2005, S. 88, ve Atıf yapılan " ... Müdahiller, İflas talebinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek itiraz etmişler. Mahkemece takip konusu bonoların gerçek borç-alacak ilişkisi sonucu düzenlendiği gerekçesiyle muvazaa iddiası yerinde görülmemiştir. Oysa mahkemece muvazaa konusunda yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Mahkemece davacı ile davalı arasındaki alacak ilişkisinin nedenleri ve alacağın gerçek bulunup bulunmadığı konusunda tarafların defter kayıtları ve diğer belgeler üzerinde yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu.. " Yargıtay 19.H.D 11/06/1996-1432/4370 sayılı kararı) Dosya kapsamından, davacı alacaklının, 07/01/2020 tarihinde, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, davalı borçlu şirket hakkında iki adet faturaya istinaden toplam 113.397,68 USD alacağın tahsili amacı ile iflas yolu ile adi takip başlattığı, takibe dayanak yapılan 12/04/2019 tarihli faturalardan birinin, cezai şart açıklamalı 823.126,70 TL tutarlı, diğerinin ise makine tahliye masraflı 27.128,20 USD tutarlı faturalar olduğu görülmüştür.Mahkemece, davacı vekilince açıklama yapılması istenmiş olup, davacı vekili, borçlu ile aralarında kira ilişkisi olduğunu, alacağının kira alacağından kaynaklandığını, kendilerinin kiralayan, borçlunun kiracı olduğunu, 01/12/2014 ile 01/07/2016 tarihleri arasında borçlunun Tuzla’da bulunan fabrika niteliğindeki binayı kiraladığını, ancak borçlunun kira borçlarını ödemediğini , borçlunun fiilen ticareti terk edip gittiğini beyan etmiştir. Mahkeme gerekçesinde ifade edildiği gibi, davacı ile borçlu şirket arasında kira alacağından kaynaklı başlatılmış bir kısım takipler olduğu, takiplerin bir kısmında tarafların sulh olduğu anlaşılmış ise de iş bu iflas davasına dayanak yapılan alacağın, cezai şart ile makine tahliye masrafına ilişkin olduğu görülmüştür.Mahkemece, mali müşavir marifetiyle davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup alınan raporda özetle; " taraflar arasındaki ilişkinin dava dosyasında mevcut 01.12.2014 ve 01.07.2019 tarihli Kapalı Alan Kira Sözleşmesi ile başlamış olduğu, 07.01.2020 takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 113.397,68 USD karşılığında, 673.604,90 TL alacaklı gözüktüğü davacı şirket vekilinin dilekçesinde her ne kadar alacaklarının kira alacağına ilişkin olduğunu beyan etmiş olsa da, takip dosyasına da sunulan, takip konusu alacağını oluşturan iki adet faturanın cezai şart ve makine tahliye masraflarına ilişkin taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmelerinde bu içeriklerde herhangi bir anlaşmamın bulunmadığı, kiralayan tarafından kiracıya tanzim edilen ve kiracı tarafından itirazsız kabul edilen “e-faturaların” takip konusu da yapılan faturaların itiraz edilmeyerek kesinleşmesinin adeta temin edilmesinin de muvazaa izlenimi verdiği,basiretli tacir davranışı taşımadığı hususları topluca değerlendirildiğinde dosya kapsamına sunulan belgelere göre davacı şirketin alaçağının ispata muhtaç olduğu " yönünde görüş bildirmiştir. Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse istinaf cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, borçlu şirketin ... A.Ş ve ... A.Ş 'ne rehinli olan makinelerini bırakarak yurt dışına kaçması ve bu makinelerin adresten tahliyesini sağlamaması sebebiyle mağdur olduğunu, bu yüzden mülkünü gereği gibi kullanamadığını, makinelerin büyük yer kaplaması sebebiyle mülkünü kiraya veremediğini, bu durumdan kaynaklanan bir kısım söküm ve yine bu makinaların hala müvekkil şirket ... Teknoloji'ye ait fabrika binasında bulunuyor olması sebebiyle doğan kira alacaklarımız için huzurdaki iflas davasına konu faturalar düzenlendiğini, ödenmemesi sebebiyle de takibe geçildiğini, bu kapsamda borçlu şirkete ait kendisine rehinli malları teslim almayan, yediemin deposuna kaldırmayan ve müvekkil şirketin mülkünü ücretsiz bir depo gibi kullanmak isteyen müdahil ... A.Ş aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile ecrimisil alacağı için icra takibi başlattıkları, takibe itiraz edilmesi üzerin ikame ettikleri İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/ 653 E. sayılı itirazın iptali dava dosyasının derdest vaziyette olduğunu iddia etmiş ise de yukarıda ifade edildiği üzere, iş bu iflas davasına dayanak yapılan alacağın, kiralanan taşınmazın tahliye edilmemesi nedeniyle kira alacağından değil cezai şart ile makine tahliye masrafına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. O halde, İİK'nın 158. maddesi uyarınca icra takibi nedeniyle borçlunun iflası istendiğine ve muvazaa iddiasında bulunulduğuna göre takip konusu faturaların gerçek borç-alacak ilişkisi sonucu düzenlenip düzenlenmediği tespiti gerekmektedir. Ancak davacı vekilince, cezai şart ile makinelerin tahliyesinden kaynaklı alacağa ilişkin dosyaya sunulmuş bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu yönde bir alacak iddiasında bulanmadığından müdahil alacaklılar vekilinin muvazaa iddiası yerinde görülerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan tüm bu nedenlerle müdahil alacaklılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1- Müdahil ... Tic. Ltd. Şti. ile .... Tic. Ltd. Şti. tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/29 Esas, 2022/26 Karar sayılı ve 12/01/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davanın REDDİNE, a-Alınması gereken 269,85 TL karar harcının peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 215,45 TL harcın davacıdan alınıp hazineye irat kaydına, b-Müdahil alacaklılar ... Tic. Ltd. Şti. ile ... Tic. Ltd. Şti. Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak müdahil alacaklılar ... Tic. Ltd. Şti. ile ... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Kullanılmayan gider avansı konusunda HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra karar verilmesine,
İstinaf Giderleri Yönünden;3-Müdahil alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan başvurma harçlarının Hazineye irat kaydına, 4-Alınması gereken 269,85'er TL karar harcının müdahil alacaklılar tarafından peşin yatırılan 80,70'er TL nin mahsubu ile bakiye 378,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydedilmesine , 5-Davacı tarafından istinaf yargılama yargılama aşamasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Müdahil alacaklılar tarafından sarfedilen 602,80 TL başvuru ve karar harcı ile istinaf yargılama aşamasında tebligat posta masrafından oluşan 72,00 TL masraf olmak üzere toplam 674,80 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahil alacaklılara verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1.b-2 bendi ile İİK 164 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere birliği ile karar verildi.22/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12