SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1321 E. 2024/997 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1321

Karar No

2024/997

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1321

KARAR NO: 2024/997

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 03/06/2021

NUMARASI: 2020/463 E. - 2021/414 K.

BİRLEŞEN İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2021/137 Esas sayılı dosyasında;

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı dava dışı ... A.Ş. tarafından, takibe dayanak çekte aval sıfatıyla sorumluluğu bulunan müvekkiline ve keşideci davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine, müvekkili tarafından haciz baskısı altında 431.594,13 TL ödeme yapıldığını, söz konusu alacağın davalı keşideciden tahsili için rücu belgesi ile birlikte İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takibe dayanak 15/03/2018 tarih, ... numaralı çekin aralarında bulunduğu 3 adet çek yönünden Antalya 3. ATM'nin 2018/162 E sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını, bu davada işbu takibin durdurulması taleplerinin, davanın tarafları arasında davalı ... 'un olmaması nedeniyle reddedildiğini, davaya ve takibe dayanak aynı çek için daha önce İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından takip başlatıldığını ve aval veren sıfatı ile ... tarafından icra doyasına ödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığını, akabinde rücu belgesi ile takibe geçildiğini ve derdest asıl davanın açıldığını; çekin usulsüz şekilde takibe konulduğunu, aynı çek için mükerrer takip başlatıldığını, ayrıca çekin ön ve arka yüzünde tahrifat bulunduğunu, çekte aval veren üzerine çarpı işareti konulduğunu, arka yüzünde ise sonradan davalı ...'un ismi yazılarak usulsüz bir ciro işlemi yapıldığını, çekin bankaya ibraz edildiği şeklinde, davalının ismi bulunmadığını, müvekkili aleyhine haksız takibe geçildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Asıl davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takipte müvekkilinin borçlu olmadığını, bunun için açılan menfi tespit davalarının derdest olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığı çekten dolayı müvekkiline rücu edilemeyeceğini, ayrıca davacının, avali çekte lehtar ve ciro eden pozisyonunda bulunan ... Ltd. Şti. lehine verdiğini, çekin keşide edildiği tarih itibariyle aval bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu, müvekkilinin çekin son cirantası olarak usulüne uygun bir biçimde hak sahibi olduğunu, bu hakka istinaden alacağını tahsil etme çabasında olduğunu, davacının, borcun asıl davanın davacısı ... tarafından ödendiğini ikrar ettiğini, alacaklı ...'un işbu alacağının temlik ettiğini, asıl davada bilirkişi incelemesine gerek olmadığını ileri sürerek birleşen davanın reddini savunmuş, davacının tazminata mahkumiyetini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; Somut olayda; takip alacaklısının ibraz anında takibe konu 15/03/2018 keşide tarihli 334.102,50 TL bedelli çekteki ciro silsilesi içerisinde yer almadığı aynı çekin ilk takibe konulduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında bulunan çek fotokopisinden anlaşılmaktadır. Çeki ibraz eden ... A.Ş. olup, bu kişinin ibrazdan sonra takip yapan işbu davanın davalısı (takip alacaklısı) ...'a bir cirosu yoktur. Hukuk Genel Kurulu'nun 24/04/1996 tarih 1996/12-136 E., 1996/288 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. İbrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için TTK'nın 705.maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucu doğuran bir cironun bulunması gerekir. Dayanak çekte cirosu bulunmayan takip alacaklısının çekte yetkili hamil sıfatı olmadığından bu çeke dayanarak takip yapması mümkün değildir. Dolayısı ile birleşen dava yönünden davanın kabulüne" şeklindeki gerekçeler ile; "1-Asıl DAVANIN KABULÜ ile, a)Davalı borçlunun İstanbul ...İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına, b)İtirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 86.318,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Birleşen DAVANIN KABULÜ ile, a)Davacı borçlunun İstanbul ...İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasındaki takibe dayanak dava konusu 15/03/2018 keşide tarihli 334.102,50 TL miktarlı çekten dolayı davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespitine, b)İİK.nın 72/5.maddesi gereğince takip konusu alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 103.642,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Ana dosya Davalı/birleşen dosya davacısı ... Seyahat A.ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; anılan dava dosyasının sonucu, işbu yerel mahkeme kararını doğrudan etkileyeceğinden, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/162 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerekli olduğunu, yerel mahkeme; asıl davanın kabulü kararı gerekçesinde, avalistin, lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona çekten dolayı sorumlu olanlara karşı, çekten doğan haklarını iktisap edeceğini belirttiğini, ancak müvekkilinin 15.03.2018 keşide tarihli ... numaralı 334.102,50 TL tutarlı çekten dolayı, davaya konu icra takibinde diğer borçlu/lehdar ... (davacı ...un lehine avalist olduğu şirket) karşı borçlu olmadığını, nitekim anılan hususun yargılaması, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/162 Esas sayılı dosyasında halihazırda halen devam ettiğini, bu nedenle dosyanın sonucunun, işbu dosya asıl davasının sonucunu etkileyeceğinin çok açık ortada iken ve defalarca bekletici mesele yapılmasını talep etmelerine rağmen, anılan dosyaya yerel mahkeme gerekçeli kararında değinilmemesinin bile anlaşılır bir yanının bulunmadığını, mahkemenin eksik inceleme ile hukuka aykırı bir karar verdiğinin açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin, hizmet verdiği müşterileri olan turistlere, ören yeri bileti temin etmek üzere, meslek birliği kuruluşu olan birliğin iştiraki olan türsab şirketine yönlendirildiğini ve daha önceki yıllarda da olduğu gibi, bilet talebinde bulunarak, bilet karşılıkları olmak üzere, davacının başkanı olduğu ...'a 15.03.2018, 15.04.2018 ve 15.05.2018 tarihli üç adet çek verdiğini, müvekkilinin, bilet satın almak üzere ...a çekleri teslim ettiğini, ancak bu çekler karşılığında müvekkiline verilmesi gereken ören yeri biletleri, hiçbir zaman teslim edilmediğini, çeklerin verildiği dönemdeki Birlik Yönetimi (Başkan ve işbu dosya davacısı ...) Birlik Yönetimince de, ibra edilemediğini, bu hususlar karşısında, Tehir-i İcra taleplerinin kabulü ile asıl davaya konu İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasının, hüküm kesinleşinceye kadar durdurulması için, Tehir-i İcra Kararı verilmesini, ve asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Dava Davalısı ... vekili istinaf başvurusunda özetle; Davacı tarafın kötüniyetli bir biçimde çekte tahrifat yapıldığı iddiasında bulunduğunu, çekin esaslı unsurları incelendiğinde hiçbir tahrifat olmadığı basit bir göz incelemesi ile dahi ortada olduğunu, ayrıca çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilebileceğinin de Türk Ticaret Kanunu tarafından düzenlendiğini, birleşen dava davalısı ... adına yapmış oldukları istinaf başvurusunu kabul edilmemesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kötüniyet tazminatı yönünden kararın ele almasını talep ettiklerini, zira yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle takip yapamayacağına hükmedildiğini, kambiyo hukuku açısından teknik özellikler arz eden bu durumu sıradan vatandaş olan Müvekkil ...'un bilmesinin de beklenemeyeceğini, müvekkilinin babasının borcunu ödediğini ancak alacağını bu zamana kadar halen tahsil edemediğini, zilyetliğini elinde bulundurduğu çeke yönelik icra takibi başlatmasında da kötüniyetten bahsedilemeyeceğini, kötü niyete ilişkin hiçbir delilin bulunmadığını, bu kapsamda da kötüniyet olmamasına rağmen haksız takip başlatıldığı gerekçesiyle %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu kararın bu yönden de kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Ana dosyada Davacı ... vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... Vekilinin, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiği iddiasında bulunduğunu, davalı tarafça açılan davanın, müvekkiline yönelik icrai işlemlerini durdurmadığını, ve müvekkilinin evinde yapılan hacizler neticesinde ...'a valist olarak borcu ödemek zorunda kaldığını, davalı şirketin dava dışı şirket arasındaki hukuki ilişkisinin müvekkilini borçtan kurtarmadığını ve davalı şirketin keşide ettiği çekin borcu da müvekkili tarafından ödendiğini, davalı şirketin ...'dan müze ve ören yeri bileti almak için peşin ödeme yaptığını ancak biletleri teslim alamadığını ileri sürdüğünü, bu hususun davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki bir hukuki meseleden ibaret kaldığını, zira davalı şirketin, ...'ın yeni yönetimiyle ihtilaflı olmasından ötürü müze-örenyeri bileti alımında sorun yaşadığının bilinmekte olduğunu, bu nedenle de dava dışı kurum/şirket ile arasındaki hukuki ilişkiye müvekkilini dahil etmek isteyen davalının, haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu çek bedelinin müvekkili ... tarafından ödendiğinin müteaddit kere ikrar ve kabul edildiğini, davalının haksız ve dayanaktan yoksun iddiasının ve istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava yönünden yapılan inceleme neticesinde; Asıl davanın konusu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece asıl dava yönünden, itirazın iptaline, takibin devamına, davacı lehine %20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklının ..., borçlunun ... A.Ş olduğu İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 30/04/2018 tarihli 431.594,13 TL bedelli rücu belgesine istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinde rücu belgesine konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki alacaklı ... Faktoring A.Ş'ye müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı, borcu olmadığı için kendisine rücu edilemeyeceği gerekçesi ile itiraz edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 30/04/2018 tarihli rücu bölgesinde icra takibine konu borcun borçlulardan ... tarafından ödendiği belirtilmek suretiyle borçluların ... A.Ş ... Ltd Şti ve ... olduğu belirtilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu çekte ... Turizm A.Ş'nin keşideci olduğu, ...'un avalis olduğu, icra dosyasına konu borcun avalis tarafından ödendiği, davacı avalist tarafından yapılan ödemenin 6102 sayıl TTK'nun 818/1-g hükümlerine göre avalin şekil ve hükümleri hakkında TTK 701 ve 702. maddelerin uygulanacağının belirtildiği, TTK 702/3. Fıkraya göre, aval veren kişi poliçe bedelini ödediği taktirde poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap edeceği belirtildiğinden, davacı avalist tarafından keşideci adına ödeme yapıldığı, rücu belgesinde de sabit olduğundan, davalı keşidecinin bu aşamada alacaklı ... Faktoring A.Ş ye karşı borcu olmadığına dair iddiasının dinlenemeyeceğinden mahkemece itirazın iptali davasının kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi dosya kapsamına uygundur. Birleşen dava yönünden yapılan inceleme neticesinde; Davacı ... Turizm A.Ş tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe konu çekten dolayı İİK 72.maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ... A.Ş ve ... Seyahat Ltd adın 15/03/2018 tarihli 334.102,50 TL bedelli ... çek numaralı çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu çekte ... Turizm A.Ş'nin keşideci olduğu, ... Seyahat Ltd Şti'nin lehtar olduğu, alacaklı ...'un ciranta ve en son hamil olduğu, çekin süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığını belirtildiği görülmüştür. Birleşen davanın davacısı tarafından icra takibine konu çekin üzerinde tahrifat yapılarak ikinci kez talepte bulunulduğunu, aynı çek için öncesinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibinde bulunulduğunu, aval veren sıfatı ile ... tarafından icra dosyasına ödeme yapılarak rücu belgesi alındığını, rücu belgesine istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığını, daha sonra İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında aval veren ...'un ismi üzerine çarpı işareti konulduğunu, aval verene ...'un oğlu ... adı yazarak, usulsüz ciro işlemi yaptığını, çekin bankaya ibraz edildiği şeklinde davalı ...'un isminin bulunmadığını, sonradan eklendiğini, aynı çete istinaden ikinci kez takip başlatıldığını belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu çek her ikisinin de çek numarası aynıdır. Birinci takipte çek üzerinde ...'un adı ve imzası yer almakta, oğlu ...'un ismi yer almamakta, ikinci takipte aval olan ...'un isminin üzerine çarpı işareti atıldığı ve oğlu ...'un isminin yer aldığı görülmüştür.Çekin bankaya ibrazından sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için alacağın temlik'i sonucunu doğuran bir cironun bulunması gerekir. Takip alacaklısının takibe konu çekin bankaya ibrazındaki halinde cirosunun bulunmadığı, daha sonra isminin eklendiği çek fotokopilerinden anlaşıldığından, takip alacaklısı ...'un yetkili hamil olmadığından mahkemece birleşen davanın kabulüne ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Tüm bu nedenlerle davalı ... A.Ş'nin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun ve Birleşen davanın davalısı ...'un birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun ayrı ayrı 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarih ve 2020/463 E., 2021/414 K. sayılı kararına karşı davalı ... Turizm A.Ş vekili ve Birleşen dava davalısı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.482,19 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 7.370,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.111,64‬ TL harcın davalı ... Aş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Birleşen dava yönünden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.822,74 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.705,7‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.117,04‬ TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KambiyoTespitkonusuesastanKaynaklanan)İptaliSenetlerindenHizmetistinafreddinedereceistanbulİtirazın(TicaridilekçesiNiteliktekikararıSözleşmesindenkabulüistinafahükümKaynaklanan)|Menfimahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim