İstanbul BAM 44. HD 2021/1312 E. 2024/996 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1312
2024/996
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO 2021/1312 Esas
KARAR NO: 2024/996
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/03/2021
NUMARASI: 2019/389 E. - 2021/134 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin çocuk kitapları yazarı olarak birçok eser meydana getirdiğini, masallarının yayınlanması için davalı şirket ile 18/08/2016 tarihinde anlaştığını işbu anlaşma ile yirmi adet masalın yayınlama ve çoğaltma hakkını yayıncıya devir ettiğini, yayıncının kendisine yüklenen sorumlulukları yerine getirmediğini, masalları da müvekkilinin izni olmaksızın değişiklik yaptığını, kitapların büyük çoğunluğunda müvekkilinin adına yer vermediğini, kitapları isimsiz anonim olarak yayınladığını, müvekkilinin, yayıncının haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeni ile maddi manevi zarara uğradığını, müvekkiline ait bir kısmı yayınlanmamış masalları ek yaptığını ve akabinde müvekkilinin bu eserlere ait yalnızca yayınlama ve çoğaltma hakkını yayıncıya verdiğini söz konusu masalların isimsiz yayınlanması ve içeriğinin değiştirilmesi konusunda muvafakatinin bulunmadığını bu durumun eser sahibinin manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini, bu durumu öğrenir öğrenmez davalı tarafa ihtar çektiğini, karşı tarafın yanıt vererek kötü niyetli bir şekilde müvekkilini geçiştirmeye çalıştığını, yayıncının haksız fiillerinin müvekkilin adını belirtilmesini isteme hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, farklı tarihlerde basılan yedi adet masal kitabında ne dış kapağında ne künye bilgilerinde ne de satışın yapıldığı internet sitelerinde müvekkilinin adının yer almadığını, yayıncı uyarıldıktan sonra 3 kitapta müvekkilinin adına yer verdiğini, isimsiz yayınlanması sebebiyle eserlerin satışının öngörülen miktara ulaşmamış olması nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybına uğradığını, isimsiz olması nedeniyle müvekkilinin okuyucu kitlesine ulaşmadığını, satış rakamlarını ve gelecekte elde edeceği gelirleri doğrudan etkilediğini, maddi manevi zarara uğradığını, yayıncının izinsiz olarak eserlerin içeriğini değiştirdiğini, münhasıran eserde değişiklik yapma hakkını ihlal ettiğini, söz konusu değişikliklerin eserin bütünlüğüne ve müvekkilinin hususiyetine zarar verdiğini, müvekkilinin manevi hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek yapıldığını ileri sürdüğü değişikliklerden bir kısım aktardığını, ifadeler değiştirilmeden müvekkilinden izin alınmadığını, müvekkilinin eserinde yapılan izinsiz değişikliklerin yayın tekniği icabı olduğunun söylenemeyeceğini, davalının muhtemel tecavüzlerinin önlenmesi gerektiğini, belirterek, müvekkilinin manevi haklarına tecavüzün durdurulmasına, müvekkilinin manevi haklarına tecavüz teşkil eden, ... isimli kitaplann satış yapılan yerlerden toplatılmasına, internet satışlarının durdurulmasına, önlenmesi adına müvekkilinin isminin yer almadığı kitaplann imha edilmesine, 30.000TL manevi tazminatın ve belirsiz alacak olarak 100,00 TL maddi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kitabının editöryal incelemeden geçirildiğini, 7-8 yaş gruplanna göre teknik ve objektif değişikliklere tabi olduğunu, bunun eserin özünü, vasfını ya da eseri tanınmayacak hale getiren değişiklikler olmayıp bunların küçük ve 1. Sınıflara göre yapılan düzeltmeler olduğunu, hem yasa hem de Yargıtay kararlarında bu tür değişiklerin objektif değişiklikler olarak geçmekte olduğunu, aynı zamanda yayın tekniği açısından yapılan değişiklikler olduğunu, davacının “öğretmenden nefret ediyorum” tabiri editöryal düzeltmede “öğretmeni hiç sevmiyorum” şeklinde düzeltildiğini yazarın kullandığı tabirin nefret içerikli olup 7-8 yaş grubunda olumsuz algılara alışkanlıklara kazanımlara sebep olabileceğini, diğer değişikliklerinde bu şekilde olduğu, yazarın kendilerine teşekkür etmesi gerektiğini, davacının adının yazmadığı hususunun ise sehven ilk baskıda unutulduğunu, davacıya da bilgi verilerek düzeltildiğini kitapların geri çağrıldığını bütün kitaplarda da davacının adının zikredildiğini, sözleşmeye göre telif ödemesinin bir kereye mahsus olarak belirlendiğini yüzde ya da satıştan telifin söz konusu olmadığını bu nedenle telif kaybına uğramasının mümkün olmadığını, FSEK 68. madde gereği tazminat talebinin yerinde olmadığını, davacının bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuş olduğunu, takipsizlik kararı verildiğini ve kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı yayın evi tarafından davacıya ait ... isimli eserlere ilişkin FSEK 15 ve 16. Maddelerden kaynaklanan manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, buna bağlı olarak mezkur kitapların satış yapılan yerlerden toplatılmasına, internet satışlarının durdurulmasına ve kararın kesinleşmesine müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere yayıncı ve dağıtıcılarda bulunan, davacının isminin yer almadığı kitapların imhasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, maddi tazminat talebinin reddine" şeklindeki gerekçeleri ile;"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı yayın evi tarafından davacıya ait "... isimli eserlere ilişkin manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, 2-"..." isimli kitapların satış yapılan yerlerden toplatılmasına, internet satışlarının durdurulmasına ve kararın kesinleşmesine müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere yayıncı ve dağıtıcılarda bulunan, davacının isminin yer almadığı kitapların imhasına, 3-20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Maddi tazminat talebinin reddine, 5-İhtiyati tedbir kararının, karar kesinleşinceye kadar devamına," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin incelemeyi yaparken eserin niteliğini dikkate alması ve bu kitabın bir eğitim kitabı olduğunu, eğitim kitaplarında ise bu tür hassasiyetlerin gözetilmesi gerektini dikkate almasının gerekli olduğunu, bilirkişi itirazlarında incelemenin bir eğitim kitabı olarak incelenmesi ve talim terbiye kurulu müfredat ve programlarına göre inceleme yapılması ve ona göre bilirkişi tayini yapılması gerektiğinin belirtildiğini, bilirkişilerin ise konudan uzak bir şekilde dosyayı incelemeden ve konuya vakıf olmayarak inceleme yaptıklarını, örnek olarak son bilirkişi raporunda emsal verilen sözcüklerden; buketi----çiçeği Atmış----götürmüş gibi editöryal düzeltmeler olduğunu, bunların eserin vasfını bozması yada değiştirmesinin mümkün olmadığını, editöryal düzeltmelerin manevi hak ihlali oluşturmayacağını, diğer düzeltmelerin ise; yazarın orjinalinde "o öğretmenden nefret ediyorum" yazılmış editöryal olarak "bu öğretmeni hiç sevmiyorum" olarak düzeltildiğini, bu nedenle bunların manevi hak ihlali kabul edilmesinin mümkün olmadığını, manevi hak ihlal şartlarının oluşmadığını, eser değişikliklerinin eserin vasıf ve mahiyetini esaslı şekilde değiştiren şekilde olursa bunlar hak ihlali olacağını, davada da böyle bir durum söz konusu olmadığını, davacının adının bazı baskılarda baskı hatası olarak unutulması neticesinde hemen çok az olan baskılar toplatıldığını ve hatanın giderilmiş olduğunu da manevi hak ihlali olmadığını, yine davacının maddi tazminat talebi esastan red edilmesine rağmen 5.900,00 TL ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken kendi taraflarına 100.00 TL ücreti vekalete hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün incelenerek kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin hükmettiği manevi tazminat miktarı tecavüz ve hak ihlaline göre düşük kaldığını, ilk derece mahkemesince, toplam 30.000,00 TL olan manevi tazminat taleplerinin 20.000,00 TL'lik kısmı kabul edildiğini, 10.000 TL'lik kısmın ise reddedildiğini, mahkemece 30.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini, zira hükmedilen manevi tazminat miktarının, müvekkilinin haklarına yapılan tecavüzün yoğunluğu ve orantısızlığı gözetildiğinde düşük kaldığını, yayıncı müvekkilinden habersiz bir şekilde, eserlerde müvekkilinin adını göstermediğini, içerikte değişiklik yaptığını, ihtara rağmen tecavüz ve hak ihlalini sürdürdüğünü, ilk derece mahkemesinin maddi tazminat taleplerinin reddine karar verdiğini, buna gerekçe olarak; sözleşmede eser sahibinin bir seferlik olmak üzere 10.000 TL telif ücreti alacağına ilişkin hüküm gösterildiğini, ancak yerel mahkemece verilen bu kararın hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, tüm bu hususlar ışığında istinafa başvuru taleplerinin kabulü ile kararın maddi ve manevi tazminata ilişkin hükümleri ile kısmen kabule ve davalı lehine tesis edilen vekalet ücretlerine ilişkin hükümlerinin kaldırılmasını, maddi tazminat taleplerinin kabulüne ve lehine 20.000,00 TL'ye hükmedilen manevi tazminatın 30.000,00 TL ye çıkarılmasını, icranın geri bırakılmasını teminen karar kesinleşinceye kadar lehimize tehiri icra kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; Davalı Yayıncı'nın masalların içeriğinde değişiklikler yapması ve masalları, müvekkilinin ismine yer vermeksizin yayınlamasının, müvekkilinin sahip olduğu, FSEK md. 15 ile korunan "adın belirtilmesi" ve FSEK md. 16 ile korunan "eserinin bütünlüğünün korunması" şeklindeki manevi haklarına tecavüz mahiyetinde olduğunu, söz konusu ifadeler değiştirilmeden önce yayıncının, müvekkilinden herhangi bir onay almadığını, müvekkilinin eserleri üzerindeki hakimiyeti ve hususiyetinin hiçe sayıldığını, söz konusu ifadelerin, imla hatası veya anlatım bozukluğu gibi editöryal ya da teknik sebepler nedeniyle de değiştirilmediğini, tamamen kasıtlı bir şekilde müvekkilin şahsiyetine ve kendini ifade ediş tarzına zarar verildiğini, zira ".." yerine "... " ifadesinin tercih edilmesinin 7-8 yaş grubuna yönelik herhangi bir zararı olamayacağını, ilkokul çağındaki kız çocuklarını teşvik etmek maksadıyla özellikle "kadın doktor" karakterine yer vermek isteyen müvekkilinin bu düşüncesine saygı duyulmayarak son derece cinsiyetçi bir şekilde "... " yerine " ..." ve "kadının" ifadesi yerine "erkeğin" ifadesinin kullanıldığını, müvekkilinin düşüncelerini ifade ediş tarzına hiçbir saygı duyulmayarak zarar verildiğini, davalı yayıncının, müvekkilinden eserlerle ilgili herhangi bir muvafakat almadan hareket ettiğinin sabit olduğunu, bu bakımdan mahkeme kararında davalının eserlerde değişiklik yapamayacağı hatta bundan eser sahibinin sözleşme ile dahi vazgeçemeyeceğini belirtilerek manevi hak ihlali olduğu yönünde hüküm kurulmasının, hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre Fikir ve Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat istemli davadır. Davacı tarafından müvekkilinin çocuk masalı kitabı yazarı olduğunu davalı ile arasında 18/08/2016 tarihinde sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme ile 20 adet masalın yayınlanma ve çoğaltma hakkını davalı yayıncıya devrettiğini, davalının müvekkiline ait masallarda müvekkilinin izni olmaksızın değişiklikler yaptığını, müvekkili adına yer vermediğini, masalların yer aldığı kitapları isimsiz/anonim olarak yayınladığını, ileri sürmüştür.Davalı cevap dilekçesinde; kitapların hitap ettiği kitlenin ilkokul 1. ve 3. Sınıf öğrencilerine ait olduğu, bu yayınların küçük ilkokul çocuklarına okutulduğundan pedegoji bilimi, eğitim bilimi ve bu yaştaki çocukların algıları ve yetişmeleri açısından önemli olduğunu, yapılan değişikliğin küçük ve yasaya uygun objektif değişiklikler olduğu, örneğin öğretmenden nefret ediyor tabirinin öğretmeni hiç sevmiyorum şeklinde düzeltildiğini, davacının isminin ilk baskıda sehven unutulduğunu, davacıya bilgi verilerek bu durumun düzeltildiğini, kitapların geri çağrılarak davacının adının zikredildiğini, davacının adının yazılmamasından dolayı kazanç kaybının olmadığını, telif ödemesini bir defaya mahsus olup, yüzdeli ya da satıştan olmadığını, tazminat talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasında 18/08/2016 tarihinde düzenlenen Eser Sahibi Telif Sözleşmesinde; 20 adet masalla ilgili olarak eser sahibinin eserin tüm çoğaltma ve yayınlama haklarını süresiz olarak yayıncıya devredeceğini, eser sahibinin eserden bir seferlik olmak üzeren 10.000,00 TL telif ücreti alacağı düzenlenmiştir. 18/11/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacı tarafa ait masal kitaplarının eser niteliği taşıdığı davacı eser sahibinin manevi haklarından olan adın belirtilmesi hakkı ile eserde değişiklik yapılmasını men etme hakkının davalı yayınevi tarafından ihlal edildiğini belirtmişlerdir. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, taraflar arasında yapılan Eser Sahibi Telif Sözleşmesinde yayıncıya eserde değişiklik yapmak hakkı tanınmadığı, eserde değişiklik yapılmasını engelleme hakkı ile adın belirtilmesi hakkı manevi haklardan olup eser sahibine ait olduğu, mahkemece alınan raporda davacıya ait eserlerde davalı tarafından değişiklik yapıldığının ve yapılan değişikliğin yayın tekniği nedeni ile zaruri olmadığının tespit edildiği, yayıncının eser sahibinin özgür ifade biçimine dokunmaması, değişiklik yapılacaksa eser sahibinden izin alınması ve eser sahibinin isminin eserde yazılması gerektiği anlaşılmakla, davalının davacıya ait dava konusu eserlere ilişkin manevi haklarına tecavüz ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün durdurulması ve ref'ine, manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.Dosya kapsamı olayın oluş şekli ile davalının ihlal eylemi, ihlalin boyutu hep birlikte değerlendirildiğinde , mahkemece davacı lehine takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Mahkemece maddi tazminat yönünden taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesine göre eser sahibi eserden bir seferlik olmak üzere 10.000,00 TL telif ücreti alacağı belirlendiğinden dolayı maddi tazminatın koşulları oluşmadığı kanaatine varılarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmişse de, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece o tarihteki maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, tarafların usuli kazanılmış hakları korunarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemizce kurulan hükümde davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir. Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre telif bedelinin belirlenerek ödendiği anlaşılmakla, maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı, yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince Esastan Reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3-İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/03/2021 tarih, 2019/389 E., 2021/134 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı yayın evi tarafından davacıya ait "..." isimli eserlere ilişkin manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile bu tecavüzün DURDURULMASINA, -"..." isimli kitapların satış yapılan yerlerden toplatılmasına, internet satışlarının durdurulmasına ve kararın kesinleşmesine müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere yayıncı ve dağıtıcılarda bulunan, davacının isminin yer almadığı kitapların İMHASINA, -20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Maddi tazminat talebinin REDDİNE, -İhtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadr DEVAMINA,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken manevi tazminat talebi yönünden 1.366,20 TL maddi tazminat talebi yönünden 427,60 TL, tecavüzün meni refi davası yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam 2.221,40 TL den peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 2.177,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.425,20 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.616,67 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Manevi Haklara Tecavüz davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.5000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(4)-(2). maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.ve 13/(2). maddelerine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10.ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 33,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 195,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02