İstanbul BAM 44. HD 2021/1287 E. 2024/994 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1287
2024/994
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1287 Esas
KARAR NO: 2024/994
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/03/2021
NUMARASI: 2017/26 E. - 2021/258 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)-Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine emrine yazılı olan 480.000,00-TL bedelli bonoyu teminat senedi olarak düzenleyerek tutanak ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine teslim edildini, ... Gaziantep şubesi tarafından daha sonrasında ise İstanbul şubesine gönderilmek üzere kargoya verildiğini, ancak kargo aracının soyulmuş olduğunu, kargo şirketi tarafından ... şirketine gönderilen polis tutanağından öğrendiklerini, senedin çalınmasından dolayı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/809-Esas sayılı dosyası ile ödeme yasağına ilişkin ve bonunun iptaline yönelik dava açıldığını, 09/01/2017 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiğini, 09/01/2017 tarihinde davalı şirket tarafında İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1 Değişik İş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınıp, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Gaziantep ...İcra Müdürlüğü'nün ... talimat sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak bononun ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile yapılan görüşmeler ile sahte kaşe kullanılmak suretiyle cirolandığının anlaşıldığını, bono üzerindeki üzerinde silsile ile tedavüle koyulduğunu, takibe muvafakat etmediklerini, aynı sebeplerle dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin yetkililerinin İstanbul 20.İcra Hukuk Hakimliğinin 2017/32 esas sayılı dosyası ile imza itirazında bulunduklarını, İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/26 esas sayılı dosyası menfi tespit davası açıldığını ve dosya davanını tarafları ve konusu aynı olduğunu beyanla dosyaların birleştirmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkete usulüne uygun tebligatın yapıldığı, davaya cevap verilmediği görüldü.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Davacının lehdar olarak kambiyo senedinde ciro nedeniyle adına imzası olup, bu imzanın da davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ATK raporuyla anlaşılmakla açılan davanın sübut bulduğu anlaşılmış ve istirdat davasına dönüşen davanın kabulüne karar verilmiş"tir.Bu davamızda ise davacı şirket lehdar, davacı gerçek kişi ise avalist olup, bonoda lehdar adına atılan sahte ciro sonrası davalı hamilden önce 3 ayrı şirketin cirosu bulunmakta olup ciro silsilesinde görünüş itibariyle kopukluk bulunmamaktadır. Bilindiği üzere kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi geçerlidir. Başka bir anlatımla beyanlar birbirinden bağımsızdır. Bu nedenle davacı keşideci kendi imzasını inkar etmediğinden lehdarın imzasının sahte olduğuna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Bu durumda imzaların istiklali prensibi gereği davacı keşidecinin, dava dışı çek lehtarının çekteki ciro imzasının sahteliğini ileri süremeyeceği," gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin eksik inceleme, delillerin değerlendirilmesinde hata ve hukuki tasnifler yönünden hukuka aykırı hüküm kurduğunu, Müvekkili olan şirket ile ... arasında ticari ilişkiden kaynaklı kira sözleşmesi gereği dava ve takibe konu bononun Teminat Bonosu olduğunu, ciro edilemeyeceğini, kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren bir senet olmadığı yazılı deliller çevresinde ve icra hukuk mahkemesinin icra emrinin iptaline ilişkin kararı ayrıca lehine düzenlenen şirket vekillerinin yazılı/sözlü mahkeme içindeki kabul ve ikrarları gereği borçlu olmadıklarına ilişkin iddiaları ile somut olarak ispatlandığını, mahkemece bu veriler ışığında ceza soruşturmasına konu bononun nitelikli dolandırıcılığa konu yargılama neticesini bekletici mesele yapması gerekirken, lehtar yönünden sahte imza ve kaşe yönünden hüküm kurmasının hukuki dinlenilme haklarını ihlal edilmesine neden olduğunu, mahkemece iddia ve delillerinin dikkate alınmadığını, kıymetli belgeyi sahte olarak düzenleyen, kıymetli bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, sahte resmi bir belgeyi kullanmak yoluyla tedavüle sokanlar hakkında savunmayı genişletme yasağına da tabi olmadıkları, her delilin ayrı ayrı değerlendirilerek, araştırılması gerekirken, cirantaların haksız ve kötü niyetli olarak sahtecilik suçunu işleyip işlemedikleri araştırılmadan, teminat bonosunun rıza dışı elden çıkmasına sebep olanların ağır kusur ve sorumluluğu karşısında, kayıtsız şartsız borç ikrarı içermeyen ve iptal edilen icra emri sonucunda davanın ceza soruşturması yönünden bekletici mesele yapılması gerekirken REDDİNE dair kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu savunarak ilk derece mahkemesince kurulan hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/40 Esas 2017/60 Karar sayılı kararında davacıların ... Ltd Şti Davalının ... Olduğu işbu dosyada 27/01/2017 tarihinde birleştirme kararı verilerek dosyanın İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/26 Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine karar verildiği, duruşmaların 2017/26 Esas sayılı dosya üzerinden devam ettiği, 2017/26 Esas sayılı dosyada 27/06/2019 tarihinde ara kararı ile davacı ... Ltd Şti yönünden davanın tefrikine karar verildiği görülmüştür. Mahkemece tefrikine karar verilen davada, davacı ... Ltd Şirketi yönünden imzanın ...'a ait olmadığı tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında 26/01/2017 tarihinde dosya borcunun ... Ltd. Şti. tarafından ödendiği, aynı tarihte 2017/26 Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararının kaldırıldığı görülmüştür. İstanbul 20. İcra Mahkemesinin 2017/43 Esas 2018/1361 Karar sayılı dosyada davacıların ... ve ... İhr. San ve Tic. Ltd. Şti davalının ... Olduğu, mahkemece 06/12/2018 tarihinde şikayetin kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada yapılan takibin davacılar yönünden iptaline, (Teminat Senedi Olması Sebebiyle) karar verilmiştir. İcra mahkemesince Takibin iptaline karar verilmesi bonoya dayalı menfi tespit davasının açılmasına engel değildir. Mahkemece davacı keşidecinin dava dışı çek lehtarının çekteki ciro imzasının sahteliğini ileri süremeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında, dava dilekçesinin özet kısmında, tefrikine karar verilen 2017/26 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesi özetinin yer aldığı, karar verilen davaya ilişkin dilekçenin özetlenmediği, davanın konusunun bono olduğu, mahkemenin ise kararda davanın konusunun çek olduğundan bahsettiği anlaşılmış, bu hususlar Dairemizin kararında düzeltilmiştir. Dava konusu bonoda keşidecinin davacı ... San ve Tic. Ltd. Şti, kefilin davacı ... , lehtarın ... Ltd Şti. olduğu, keşide tarihinin 12/08/2016, vade tarihinin 12/12/2016 bononun malen ahzolunduğu, 480.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür. Bononun arkasında ... Ltd. Şti'nin, ... Ltd Şti'nin, ... A.Ş, ... A.Ş ve ... cirosunun bulunduğu görülmüştür.6102 sayılı TTK 702/2 maddesinde; " aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun şekile ait noksandan başka bir sebepten batıl olsa da, aval verenin taahhütü geçerlidir." hükmü düzenlenmiştir. Davacılar bononun keşidecisi ve aval vereni olup, aval veren davacının TTK 702/2 maddesi, keşideci şirketin ise TTK 687.madde gereğince bono lehdarı ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklanan defileri, bono hamiline karşı ileri süremezler. Davacı, davalı tarafın bonoyu kötüniyetli iktisap ettiğini iddia ve ispat da edememiştir. Senet keşidecisi ve aval veren sıfatı ile davacılar, imzaların istiklali ilkesi gereği lehtar imzasının sahteliğini savunma gerekçesi yapamazlar. Bu hususlar ve davacıların imzasını inkar etmedikleri gözetildiğinde, davacıların senet nedeniyle borçlu bulunmadıklarını ispatlayamadıkları anlaşılmakla, sonuç itibariyle davanın reddi doğru ise de; karar gerekçesi dairemizce düzeltilmekle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/03/2021 tarih, 2017/26 E., 2021/258 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın düzeltilmiş gerekçe ile REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 8.197,20 TL'nin mahsubu ile fazlaya ilişkin alınan 7.769,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 73.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafınca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 324,20 TL (162,00 TL x 2) istinaf yoluna başvurma harcı, 121,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 445,20 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02