İstanbul BAM 44. HD 2021/1055 E. 2024/982 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1055
2024/982
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1055 Esas
KARAR NO: 2024/982
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/06/2021
NUMARASI: 2018/806 E. - 2021/492 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıya 3 adet senet keşide ettiğini ve taraflar arasında gerçekleşen görüşmeler devam ederken müvekkili tarafından senet borcunun banka kanalı ile peyderpey ödendiğini, müvekkilinin davalıya olan borcuna karşılık vermiş olduğu senetlerin, davalı tarafın güvence talebiyle ortaya çıktığını, davalı tarafa olan borcun kısım kısım ödeyeceğinin bildirildiğini, davalının da bu hususu kabul ettiğini, borcun müvekkili tarafından banka yolu ile defaten ödendiğini, borcunu ödedikten sonra defalarca kez senetlerin iadesini talep etmiş olmasına rağmen davalı tarafından senetlerin iade edilmediğini, senet borcu ödenmiş olmasına rağmen davalının, mükerrer tahsilat amacıyla İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ihtiyati haciz kararı alarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, mükerrer tahsilat amacıyla kötü niyetli olarak bu takibin başlatıldığını, davalının elinde bulunan senetlere ilişkin ödeme protestosu çekilmediğini, senet bedellerinin ödendiğinin tespit edilmesi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli başlatılan takip nedeniyle menfi tespit davası açılmasına neden olan takip alacaklısı zararının tazmin etmesi gerektiğini, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığının tespitine, davalının başlatmış olduğu icra takibinde haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle takip konusunun %20'sinden az olmamak şartıyla müvekkili lehine kötü niyet tazminatına ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne tebligat yapılmış olmasına ve dava dilekçesine cevap verme süresinin uzatılmasına rağmen davaya cevap verilmemiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Bu kapsamda; mahkememizin 12/04/2021 tarihli celsesinde davacının davalıya bir yemin teklif hakkının olduğu hatırlatılmış ve yemin teklif edecek ise iki haftalık kesin süre içinde yemin metnini hazırlayıp davalı tarafa tebliğe çıkartması, aksi halde yemin teklif hakkından sarfı nazar etmiş sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacı vekilince sunulan yemin teklifi metni davalıya tebliğ edilmiş ve mahkememizin 21/06/2021 tarihli celsesinde davalı asil yeminini eda etmiş ve yemininde sebat etmiştir. Davacının iddiası, dosyadaki bilgi ve belgeler ve dava konusu konusu uyuşmazlık ile sınırlı olarak yapılan yargılama sonunda, Senetlerin ödendiği iddiasına ilişkin davacı vekilince dosyaya tüm delillerinini sunulduğu beyan edilmekle, davacının iddiasının HMK ispat kuralları dikkate alındığında ancak yazılı delille ispatı gerekeceğinden, davacının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı icra dosyasına dayanak senetlerin takip alacaklısı ...'a karşı ödeme iddiasını dosya kapsamında yazılı delil ile ispatlanamamış olması, kredi kartı harcamasıyla bonoların vade tarihinin aynı zamana denk gelmediği, kredi kartı harcamalarının dava dışı şirketlerden yapılan alışveriş olduğunun tespitinin yapıldığı, davacının ödeme savunmasında da bulunduğu ancak davacı ile dava dışı şirketler arasında süregelen bir alışveriş bulunduğu, bu işlemlerin kredi kartıyla yapıldığı, ödemelerin bonodan kaynaklanan borca mahsuben yapıldığının ispatlanamadığı, kıymetli evrak vasfı taşıyan senedin "illetten mücerret olduğu ve kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği, bedelinin ödendiğine dair delil sunulmadığı gözetilerek, bedelsizlik nedeniyle menfi tespit talebini içerir iş bu davanın reddine " karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkili Davacının, Davalı şahsın sahip olduğu şirketin pos makinesinden kredi kartı ile borçlarını peyderpey ödediğini, senet borcu ödenmiş olmasına rağmen Davalı şahıs, sahibi ve yetkilisi olduğu şirket aracılığı ile zaten tahsil etmiş olduğu senet bedelini mükerrer tahsil amacıyla İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ihtiyati haciz kararı alarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla müvekkili Davacı aleyhine icra takibi başlattığını, Mahkemenin davanın yazılı delil ile ispatı gerektiği, senetlerin soyutluğu ilkesi, kredi kartı ile yapılan ödemelerin vade tarihi günü yapılmamış olması sebepleriyle davayı reddettiğini, davalıya sunulan yemin metninin değiştirilerek eda edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yemin metninin değiştirilerek okunmasının yemin delilinin kanuna ihdas edilme amacına aykırılık teşkil ettiğini, davalıya sunulan yemin metninin bir kısmının okunması bir kısmının okunmaması itibariyle yeminin hukuka uygun şekilde eda edilmediğini, Davalı şahsın yemin metninin beğendiği kısımlarını yemin ettiğini, beğenmediği kısımlarına ilişkin ise yemin etmediğini, böyle bir yemin edasının yerel mahkeme tarafından da kabul edilmesinin ve karara dayanak kılınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Müvekkilinin mezkur senetler için ... Bankası kanalıyla peyder pey yaptığı ödemelerin Yerel Mahkeme tarafından "alışveriş" olarak nitelendirilmesinin davanın seyrini etkileyerek hatalı hüküm tesis edilmesine neden olduğunu, Banka tarafından, yazılan müzekkereye verilen cevaplarda müvekkili Davacı tarafından yapılan ödemeler sabit olup son vade tarihli senedin vadesinin gelmesinden önce müvekkilinin tüm borcunu ödediğini, Yerel Mahkemenin bu ödemeleri alışveriş olarak nitelendirmesinin yerleşik içtihatlara aykırı olmakla beraber muhakeme süresince davacı ile davalının sahibi ve yetkilisi olduğu şirket arasında herhangi bir alışveriş yapılmadığının, yapılan ödemelerin borca istinaden yapılmış olduğunun ısrarla ve defaten belirtilmiş olmasına rağmen yapılan ödemelerin hangi alışveriş ve ticaret ilişkisine istinaden yapılmış olduğu hususu üzerinde durulmadığını, Davalı şahsın sahibi ve yetkilisi olduğu şirket ile müvekkili Davacı şahsın arasında ne sebeple bu ödemelerin gerçekleştirildiği araştırılmadığını, Davalı'nın senet borcunu tahsil etmekte aracı olarak kullandığı şirkete ait defter ve kayıtların incelenmediğini, Davalı şahsın, müvekkili Davacı'nın borcunu kredi kartı ile peyderpey ödeyebileceğini söyleyerek alacağını parça parça kredi kartından kendi şirketine ait pos makinesi ile çektirdiğini, kredi kartı ile karşılıksız ve makbuzsuz işlem yaparak ödeme almış olmasına rağmen işbu çekler üzerinden mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, deliller toplandığında Davalı şahsa ait şirketin müvekkili Davacı'ya hiçbir şey satmadığını anlayacak olduğunu, davayı aydınlatma yükümlülüğünü yerine getiremediğini, Mahkemenizce de takdir edileceği üzere banka kanalı ile yapılan ödemelerin yazılı delil olduğu hususunda şüpheye yer olmadığını, Davalı'nın yetkilisi ve sahibi olduğu şirket aracılığı ile tahsil ettiği bedellerin mükerrer şekilde tahsil etmesinin önüne geçilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, İİK 72.md.göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 104.163,62.-TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı görülmüştür. ... Bankası tarafından davacı ...'ın ... müşteri numarası ile banka nezdinde bulunan ... Kredi Kartı Hesabının 26/09/2017- 23/12/2017 tarihleri arasındaki tüm hesap hareketlerinin gönderilmesi için yazılan yazıya cevap verildiği, bu tarihleri kapsar işlemlere ait dekontların ve 23/10/2017-23/11/2017 tarihleri arasını kapsar şekilde de ekstrenin gönderildiği ve 15/01/2021 tarihli cevabi yazı ile 26/09/2017-23/12/2017 tarihleri arası hesap bilgilerini gösterir listenin CD ortamında gönderildiği görülmüştür. 21/06/2021 tarihli celsede, davalı asil ... hazır bulunmakla, yemin ettirilerek beyanı alınmış, yemin beyanında: "Davaya konu keşidecisi ... olan 01.01.2017 vade tarihli 25.000 TL bedelli, 01.02.2017 vade tarihli 30.000 TL bedelli ve 01.03.2018 vade tarihli 30.000 TL bedelli üç (3) adet çeki, davacı ...'tan olan alacağımın teminatı olarak almadığıma, işbu çeklerden dolayı ...'a elden ve nakden 85.000 TL borç para verdiğime, davaya konu üç senedin bedelinin tarafıma ödenmediğine ve ilgili icra takibini mükerrer tahsilat yapmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak başlatmadığıma, ... tarafından alacağımın sahibi olduğum şirkete ... Bankası aracılığıyla ödenmediğine, ... tarafından şirketime yapılan ödemelerin sebebinin şirketim tarafından ...’a kayıtsız ve makbuzsuz şekilde satılan ürünlerin karşılığı olduğuna, dedi. Yemin metninde " ... tarafından şirketime yapılan ödemelerin sebebinin şirketim tarafından ...’a kayıtsız ve makbuzsuz şekilde satılan ürünlerin karşılığı olduğuna" ilişkin kısmı kabul etmiyorum, bu konu hakkında yemin etmiyorum" şeklinde yeminini eda etmiş ve yemininde sebat etmiştir.Somut davada, davacı- borçlu senet bedelini davalı- alacaklıya ödediğini iddia ile davalı- alacaklıya takibe konu senet sebebiyle borçlu olmadığını ispat etmek durumundadır. Davacı taraf takibe konu senet bedelinin davalıya ödediğini belirtmiş ise de; dayanak belgelerde ödemenin kredi kartı ile peyderpey yapıldığı ancak takibe konu senede ilişkin bir ödeme olduğu yönünde kayıt bulunmadığı, senedin miktarı dikkate alındığında tanık dinlenemeyeceği anlaşılmakla davalıya re'sen yemin teklifinde bulunulmuş ise de, HMK 226/1-c maddesi gereğince suç teşkil eden konularda yemin teklif edilemeyeceği, bedelsiz senedi takibi koymak fiili suç teşkil ettiğinden Mahkemenin yemin teklif ederek sonuca gitmesi hukuka aykırı olup, yaptırılmış olan yemin teklifinin sonuç doğurmayacağı ve senedin ödendiğinin yazılı delil ile ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu, ancak yemin teklif edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamakla, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince karar kaldırılarak düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2021 tarih, 2018/806 E., 2021/492 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile;3- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın reddine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 1.451,59 TL'den mahsuben fazla alınan 1.023,99 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 53,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 215,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02