İstanbul BAM 44. HD 2021/1049 E. 2024/976 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1049
2024/976
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1049
KARAR NO: 2024/976
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/03/2020
NUMARASI: 2019/93 E. - 2020/235 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 24.08.2017 tarih ... sözleşme numaralı ve ... tescil numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinin bağıtlandığını, sözleşmeye konu "1 adet satıcısı ... San ve Tic Ltd Şti olan, 2017 Model, ... Tipi, ... Seri Nolu, CNC Laserli kesim tezgahı" nın davalıya teslim edildiğini, davalının finansal kiralama sözleşmesinden doğan borçlarını yerine getirmediğinden Beşiktaş ... Noterliğinin 14/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek borçların 60 gün içerisinde ödenmediği takdirde sözleşmenin fesholunacağı ve sözleşme konusu malın 3 gün içinde şirkete teslim edilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini ancak davalının borcu ödemediğini ve sözleşmeninde bu nedenle feshedildiğini, fesih, nedeni ile gerek 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu gerekse Finansal Kiralama Sözleşmesi gereğince, mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan yukarıda belirtilen malların müvekkil şirkete iadesi gerekmekte olup, davalının davaya konu menkullere verebileceği olası zararlar ve malı kaçırılması ihtimalleri nedenleriyle İstanbul 15 ATM nin 2019/314-314 d.iş sayılı dosyasından menkullerin müvekkil şirkete iadesi yönünde tedbir kararı verildiğini, müvekkili şirketin alacakları ve fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı kalmak kaydıyla, finansal kiralama sözleşmelerine konu menkullerin tedbiren müvekkil şirkete teslimine dair verilen tedbir kararının, karar kesinleşene kadar devamına, söz konusu menkullerin davalıdan alınarak müvekkili şirkete iade edilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının gönderdiği ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini,harcın eksik olduğunu,sözleşmenin feshinin usule uygun olmadığını,aynı kira yılında iki defa üst üste vadesi gelen bir borç olamayacağını, ihtarnamede belirtilen temerrüt faizinin fahiş olduğunu, davanın haksız olarak açıldığını bu nedenle reddi gerektiğini belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Buna göre; taraflar arasında tanzim olunan Finansal Kiralama Sözleşmesi 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 22.maddesi hükümüne uygun olarak yazılı şeklinde yapılmıştır. Sözleşmede yazılı taşınır mallar davacı tarafından sunulan belgelere göre kiralayan- davacı tarafından kiracı- davalıya teslim edilmiştir. Finansal Kiralama konusu mal, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 23.maddesi gereğince kiralayan şirketin mülkiyetindedir. Anılan yasanın 24.maddesi hükmü gereğince de kiracı, sözleşme süresinde finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, malı sözleşmede öngörülen şart ve hükümlere göre özenle kullanmak zorundadır. Yine aynı yasanın 30.maddesine göre sözleşmenin sona ermesi ve 31.maddesi hükmüne göre de sözleşmenin ihlali hallerinde aynı yasanın 32 ve 33.maddeleri gereğince kiracı finansal kiralama konusu mal yahut malları kiralayana geri vermek ve teslim etmekle yükümlüdür. Dosyaya sunulan deliller değerlendirildiğinde; 31/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tesbitler esas alınarak; 24.08.2017 tarih ... sözleşme numaralı ve ... tescil numaralı Finansal Kiralama sözleşmesinin ödeme tablosu dahilinde kira bedelini ödemekte temerrüde düşerek Finansal Kiralama Sözleşmesini ihlal ettiği, davacı kiralayanın sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği saptanmıştır. Belirlenen bu hukuksal duruma göre; davalı ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ olunduğu, 60 günlük ve devamında 3 günlük bekleme süresinden sonra davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce davacının ispat edilen iddiaları dikkate alınarak davanın kabulüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkil şirketin adresinin İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında da görüleceği üzere “... Mah. ... Sk. ... Blk Sit. ... Bl.Ap.N.... ... Başakşehir/İSTANBUL” olduğunu, müvekkilinin adres kayıt sisteminde güncel adresinin her zaman bulunduğunu ve müvekkiline davacı tarafından tebliğ edilen bir belge bulunmadığını, Davacının 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2 veya 35. Maddelerine ilişkin herhangi bir iddiası da bulunmadığını, dolayısıyla Yerel Mahkemenin usulsüz tebliğe ilişkin itirazlarını incelmeden eksik incelme ile hatalı bir karar verdiğini, tebligat hususunda Tebligat Kanunu hükümlerinin esas alınacağını, Yerel Mahkeme'nin usul ve yasaya aykırı usulsüz tebliğe ilişkin esaslı bir inceleme yapmadan '' davalı ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ olunduğu, 60 günlük ve devamında 3 günlük bekleme süresinden sonra davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkememizce davacının ispat edilen iddiaları dikkate alınarak davanın kabulüne'' şeklinde hatalı bir karar verdiğini, davalı müvekkiline yapılan tebliğ usulsüz olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine keşide edilen ihtarnamenin davalı şirketin finansal kiralama sözleşmesinde yer alan adresine gönderildiğini, bu nedenle davalının itirazlarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, Davalının sözleşme adresine gönderilen ihtarnamenin, muhatabın sözleşme adresinden taşındığı gerekçesiyle bila iade döndüğünü, 6361 sayılı FKK m.33/4 gereğince kiralayan tarafından kiracıya gönderilen fesih ihtarnameleri hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68/b maddesi hükümleri uygulanacağını, yasanın bu hükmü ile kiracının noter aracılığıyla adresinin değiştiğini bildirmemesi ve yeni adres belirtmemesi halinde kiracının sözleşme adresine ihtarnamelerin ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılacağını, kiracı tarafından müvekkili şirkete bildirilen bir adres değişikliği olmadığını, işbu nedenle ihtarname davalı finansal kiracıya 16.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, kiracı, ihtarnamelerin tebliğinden itibaren 60 günlük yasal sürenin hitamından itibaren 3 günlük süre zarfında müvekkili şirkete olan borçlarını tam ve eksiksiz olarak ödemediğini, ihtarnamenin tebliğ edilememesinin sebebinin şüpheli şirketin adres değişikliği olduğunu ve bu konuyla ilgili taraflarına yapılmış herhangi bir bildirim de bulunmadığını, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklanan finansal kiralamaya konu malın iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 24.08.2017 tarih ... sözleşme numaralı ve ... tescil numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesinin akdedildiği ve sözleşme uyarınca dava konusu 1 adet satıcısı ... San ve Tic Ltd Şti olan, 2017 Model, ... Tipi, ... Seri Nolu, CNC Laserli kesim tezgahı malların davalıya kiralanarak teslim edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesinin 55.maddesi; “Kiracı ve kefiller, işbu sözleşmede yer alan hususların yerine getirilmesi ve kiralayan tarafından kendilerine gerekli tebligatın yapılabilmesi için bu sözleşmede isim ve unvanları yanında belirtilmiş adreslerini kanuni yerleşim yeri ittihaz ettiklerini, belirtilen yerde adres yazılmaması halinde ticari sicil dosyalarındaki son adreslerinin veya kiralayan tarafından son olarak herhangi bir bildirim gönderilen adreslerinin muhtarlıkta kayıtları bulunmasa bile yasal yerleşim yerleri olduğunu, ileride diğer bir mahalli kanuni yerleşim yeri ittihaz edecek olurlarsa, bu yeni adresi derhal noter aracılığı ile kiralayana bildirmedikleri takdirde bu sözleşmede yazılı ya da yukarıda yer alan adreslerine ya da kayıtlı elektronik posta adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a, 10. ve devamı hükümlerinde yer alan usule göre gönderilecek her türlü tebligatın kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağını kabul ve taahhüt ederler... " şeklinde olup, sözleşme incelendiğinde, davalı tarafın isim ve unvanı yazılı kaşesinde adresinin "İstanbul Başakşehir ... Mah. ... Sitesi ... blok, ...-...-...-... blok zemin kat" olduğu, sözleşmenin ''taraflar'' başlıklı kısmında tarafların yerleşik olduğu adrese ilişkin bilgilerin de aynı olduğu ve her ne kadar söz konusu bu adrese yapılan tebligat taşındığından bahisle bila tebliğ iade edildiği görülmüş ise de, sözleşmedeki isim ve unvanın yer aldığı kaşedeki adresin geçerli adres olarak kabul edilmesi gerektiği, Davacı tarafından davalı tarafa finansal kiralama sözleşmesi kapsamında yapılan ihtarnamelerin sözleşmede davalı tarafından bildirilen adrese tebliğ edildiği, davalının adres değişikliği varsa bunun davacıya bildirmediği yine ilk derece Mahkemesinde yapılan yargılamada Tebligat Kanunu'na uygun olarak usule uygun tebliğlerin yapıldığı, bu adrese yapılan bir tebligatın geçerli bir tebligat olup, temerrüt koşullarının oluştuğu, dolayısıyla Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2020 tarih ve 2019/93 E., 2020/235 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.176,10 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.294,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.882,07 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02