SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/965 E. 2024/940 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/965

Karar No

2024/940

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/965 Esas

KARAR NO: 2024/940

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/01/2021

NUMARASI: 2015/712 E. - 2021/8 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ..., ... Bankası A.Ş. Tuzla Sanayi şubesindeki hesabı gereğince kendisine verilen, ... nolu çekin, müvekkilinin bilgisi dışında başkaları tarafından doldurularak imzalandığını, çekin bilgilerinin; ... numaralı 08.07.2015 tarihli 300.000TL bedelli çek olduğunu, dava konusu çekten başkaca çeklerin de müvekkilinin bilgisi dışında imzası taklit edilerek doldurulduğunu ve imzalandığını, çeklerin müvekkilinin banka şubesinden sorulunca müvekkilinin durumdan haberdar olduğunu, davalı şirket adına keşide edilen çekte bulunan yazıların ve imzaların kendisine ait olmadığını fark ettiğini, bunun üzerine müvekkili vekili aracılığı ile derhal, grafoloji ve sahtecilik uzmanı olan iki bilirkişiye imza incelemesi yaptırdığını ve yapılan bilimsel inceleme neticesinde söz konusu çeklerdeki imzaların ...’un elinden çıkmayıp imzaları model alınmak suretiyle takliden atıldıklarının anlaşıldığını, dava konusu çekteki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığının açıkça ortada olduğunu ve bu çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığı da ortada olduğunu, müvekkili 23.06.2015 tarihinde vekili aracılığı ile hesabının bulunduğu ... Bankası A.Ş. Tuzla Şube Müdürlüğü’ne başvurarak 23.06.2015 tarihli bilimsel mütalaayı sunduğu ve dava konusu çekin şubeye veya takas merkezine ibrazı halinde ödenmemesini, arkasına karşılıksız şerhi vurulmamasını, çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığı konusunda şerh konulmasını talep ettiğini, çekin davalılardan ... A.Ş. tarafından takas merkezine ibraz edildiğini, müvekkilinin hesabının bulunduğu ... Bankası A.Ş. tarafından çekteki imzaların karşılaştırıldığını, imzaların karşılaştırılması sonucunda çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığından çek bedelinin ödenmediğini, ancak bu durum müvekkiline hukuki bir koruma sağlamamakta olduğunu ve dava konusu çekler için derhal ihtiyati haciz işlemlerinin başlatılacağı ve müvekkilinin aleyhine icra takibine girişileceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin basiretli bir tacir olduğunu ve bugüne kadar hiçbir çeki yazılmadığını, dava konusu çekin davalılar tarafından icra takibine konu edilmemesi, çeklere ilişkin ihtiyati haciz kararı alınmaması yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile müvekkilinin ... Bankası A.Ş. Tuzla Sanayi Şubesi’ne ait ... numaralı 08.07.2015 tarihli 300.000TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalıların %20’de aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde; davacı yanın imzaya itirazı her yönüyle hukuka aykırı olduğunu, mezkur itirazın müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı borçlu, tamamen icra takibini sürüncemede bırakmak ve müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engelleme amacıyla imza itirazında bulunduğunu, ancak davacı yanın iddia ettiği gibi takip konusu senedin üzerindeki imzanın davacı ... ait olmadığı hususu maddi gerçeklerle bağdaşmadığını, mezkur durumun ispatı için, mahkemece yapılacak incelemede davacı ... duruşmada hazır edilerek imza örneklerinin alınmasını, davacıdan imza örneklerinin bulunduğu belgeleri temin etmesinin sağlanmasını ve en nihayetinde toplanan imza örnekleri ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, senet asılları ve imza örnekleri incelendiğinde imzaların davacıya ait olduğu hususunun ortaya çıkacağını, bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz itirazının reddini talep ettiklerini, davaya konu çek üzerinde karşı tarafın bilgisi dışında imzasının taklit edildiği yönündeki itirazlarına katılmalarının mümkün olmadığını, davaya konu çek üzerinde keşideci/davacı lehine aval veren konumunda bulunan ... ait imzanın da yer aldığını, çek üzerinde karşı tarafın iddia ettiği gibi bir sahtelik söz konusu olsaydı senet üzerinde ayrıca keşideci lehine aval konumunda olan birinin imzası elbette yer almayacağını, davacı yan dava dilekçesinde dava konusu çek üzerinde davacı müvekkili tarafından uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırıldığını, söz konusu inceleme neticesinde de çek üzerindeki imzanın davacı müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini beyan ettiğini, davacı yanın işbu yöndeki beyanlarına katılmanın mümkün olmadığını, varlığı iddia edilen inceleme fotokopi belgeler üzerinde yapıldığını, belge aslı üzerinde bulunan imza örneği incelenmediğinden cihetle Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda dikkate alınmasının mümkün olmadığını, mahkemece de 15.07.2015 tarihli tensip tutanağının 15 no.lu ara kararında; "bilimsel mütalaanın fotokopiler üzerinde yapılmış olması dikkate alınarak, ayrıca davacı tarafa celbin ne şekilde elden çıktığı ve sahte imza ile (ya da keşideci imzasına benzeyen imza ile) piyasaya sürüldüğü hususlarının açıklanmaması nedeniyle" davacı tarafın tedbir talebinin reddine karar verdiğini, söz konusu ara karar davacı tarafın sunduğu bilimsel mütalaaya itibar edilmesinin mümkün olmadığını bir kez daha teyit ettiğini, davacı taraf dava konusu çek ile ilgili İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği ihtiyati haciz kararına yaptığı itirazında çek üzerinde yaptırılan bilimsel mütalaaya dayanılarak tedbir taleplerinin mahkemenizce kabul edildiğini belirttiğini, ancak bu yöndeki iddia görüldüğü üzere maddi gerçeklerle bağdaşmadığını ve davacının mesnetsiz beyanlarla süreci yönetmeye çalıştığını açıkça gözler önüne serdiğini, davalı müvekkilinin senedi ciro yolu ile ele geçirdiğini, bedelini talep etmek hakkının bulunduğunu, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, müvekkilinin davalı şirket faktoring şirketi olmakla, verdiği faktoring hizmeti neticesinde ve Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununa uygun olarak davaya konu edilen çeki elinde bulundurduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki devralmasına dayanak olan faktoring ilişkisi her yönüyle hukuka uygun olduğunu, esas ilişkin itirazları kapsamında haksız ve hukuka aykırı taleplerle ikame olunan işbu davanın reddine, müvekkilinin zarara uğratma ve müvekkilinin haklı alacağına halel getirme kastları sabit olan davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. ve Davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde; işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK m. 6 uyarınca genel yetkili mahkemenin müvekkillerinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu ve müvekkili firma davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere "... ve ... Gebze" adresinde mukim olduğunu, şirketler de Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu, davaya bakma yetkisinin Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olmakla dosyanın görevli ve yetkili Gebze Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi üzere yetkisizlik kararı verilmesini gerektiğini, davanın esastan reddinin gerektiğini, davaya konu çek davacı tarafça müvekkilinin ...A.Ş.'ye kendilerine çıkartılacak ürünlerin bedelini teşkil etmek üzere avans olarak keşide edildiğini, müvekkili firmalar piyasalardaki sıkışıklık başladığı bulunduğu mega plant yatırımı ve özellikle ham madde fiyatlarındaki aleyhe değişim nedeniyle ödeme dengesinde sıkıntı yaşamaya başladığını ve bunun neticesinde iflas erteleme talepli olarak mahkemeye başvurduklarını, bu arada da üretimin durduğunu, müvekkili firmaların en kısa süre içerisinde imalata başlamak için elinden gelen çabayı gösterdiğini, yakında üretim faaliyetlerini yeniden başlayarak keşide edilen avans çekleri karşılığı olan ürünleri davacıya teslim edeceğini, dolayısıyla açılan işbu davada hukuki menfaat bulunmadığı gibi taraflar arasındaki mutabakatlara uygun olarak ürün verilmesi halinde çeklerin karşılıksız kalmayacağının da aşikar olduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama harç ve masraflarının davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere göre yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Kambiyo senedindeki imzaya itiraz halinde senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün, senedi elinde bulunduran alacaklıya ait olduğunu, takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu çekteki imzaların borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı ispat külfetinin de alacaklıya ait olduğunu (HGK.’nun, 26.04.2006 12-259/231 sayılı kararı), İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ise gerekçeli kararında açıkça görüleceği üzere ispat yükünü davacıya yükleyerek hukuka, kanuna ve yargıtay kararlarına aykırı değerlendirme yaptığını, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/712 Esas sayılı dosyasında alınan alanında uzman 3 kişi ile oluşturulan bilirkişi heyetinin hazırladığı 27.03.2019 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu çekteki imzanın müvekkili ... eli ürünü olmadığı ortaya çıkmış olup bilirkişi heyetinin bu konuda ortak kanaate vardıklarını belirttiklerini, bu raporun bilimsel olarak denetime elverişli olduğunu, Yine dosya konusu çek incelendiği takdirde, çekin ilgili bankaya ibrazı üzerine, çek üzerinde yer alan keşideci imzası ile yetkili keşideci olan müvekkilinin imzalarının birbirini tutamaması nedeni ile çekin de ilgili banka tarafından işleme alınmadığının görüleceğini, Dosyaya sunulan mütalaa kapsamında dava konusu çek üzerinde yer alan imzanın da incelendiğini ve çekte yer alan imza ile müvekkili ...'un mukayese imzaları arasında imza başlangıçlarında oluşturulan dairevi gramanın başlangıç itiyadı, imza gövdelerinde oluşturulan buklelerin açılandırılışları, imza bitiş dairevi gramasının açılandırılışı ve nihai istikameti gibi farklılıklar bulunduğu görülmüş, dava konusu çekte yer alan imzanın ... elinden çıkmayıp imzaları model alınmak suretiyle ve takliden atıldıkları sonucuna ulaşıldığını, Bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması zorunlu olup bu durumun Yargıtay kararlarında açıkça belirildiğini, İlk derece mahkemesince, dosyadan alınan 25.01.2018 tarihli tek bir kişi tarafından hazırlanmış bilirkişi raporunda ''davaya konu çekteki imzanın davacıya ait olduğu''nu belirttiğinden bu sebeple imza yönünden kanaat oluşmadığını iddia etmiş ise de, işbu raporu kabul etmenin mümkün olmadığını, nitekim dava konusu çekte yer alan imza basit tersimli bir imza olup müvekkilinin imzalarının da basit tersimli olduğunu, işbu raporda sadece benzerlikten söz edilmiş olup basit tersimli imzalarda sadece benzerlikten yola çıkılarak imzanın müvekkiline ait olduğu sonucuna varılmasının bilimsel ve hukuki olarak kabul edilemeyeceğini, işbu raporun denetime de elverişli olmadığını, Yargıtay kararlarında kambiyo senetlerinde imzaya itiraz halinde ticari defterlerdeki ticari ilişkilere göre karar verilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, aksini kabul etmemekle aksi bir an düşünülse dahi davaya konu çekin, müvekkilinin ticari defterlerinde de yer almadığını, Mahkeme kararında gerekçe ile hükmün çeliştiğini, 29.10.2018 tarihli defter incelemesinde davacının, davalı denizatı petro kimya şirketi ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiği ve ilk derece mahkemesi kararında bu durum açıkça karara yazıldığı halde bir alt paragrafta hatalı olarak denizaltı petro kimya ile müvekkili arasında hatalı ve tespitlere aykırı şekilde ticari ilişki olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verildiğini, Eldeki dava devam ederken davalı-alacaklı tarafından dava konusu çekin icra takibine konu edilerek İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibi üzerine müvekkili tarafından İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/483 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz edildiğini, ekte sunulu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2020/1209 Esas, 2021/737 Karar sayılı kararından görüleceği üzere, imzaya itirazın kabulüne karar verilerek dava konusu çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davaya konu bonodaki imzanın sahteliği iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yanca istinaf edilmiştir. Dava konusu çek incelendiğinde; ... Bankası AŞ'ne ait, ... çek nolu, 08/07/2015 tarihli 300.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı, lehdarı davalılardan ... TİC. A.Ş. olan, çek arkasında sırasıyla lehdar, davalı ... şirketi ve son hamil davalı ... şirketi olan çek olduğu, çekin ibrazında, ''keşideci imzası ile yetkili keşideci imzasının birbirini tutmadığı'' gerekçesiyle işlem yapılmadığının belirtildiği görülmüştür. Yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, inceleme konusu çekin ön yüzde keşideci ... atfen atılı imza ile ...'un mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte gerek inceleme konusu imzaların, gerekse mukayese imzaların tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzanın ... eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespit edilemediğinin bildirildiği, Grafolog bilirkişi tarafından sunulan 26/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda ise, inceleme konusu çekteki imza ile ... karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan önemli derecedeki benzerlikler nedeni ile ... Bankasına ait 08/07/2015 keşide tarihi olan 300.000,00-TL bedelli ... nolu çekteki imzanın ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı, ancak grafolog bilirkişi heyeti tarafından sunulan 27/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda ise, inceleme konusu çekte bulunan keşide imzası ile örnek olarak gönderilen ... Bankası Tahtakale şubesine ait ... ve ... seri numaralı 2 adet çekteki keşide imzaları arasında grafolojik tanı unsarları bakımından uygunluk ve benzerlikler görülmesine rağmen söz konusu 2 adet örnek çekteki keşide imzaları ile ağırlık oluşturan diğer tüm örnek imzalar arasındaki farklılıklar nedeniyle belirtilen 2 adet çekteki keşide imzalarının mukayese dışı bırakıldığını, inceleme konusu ... Tuzla Sanayi Şubesine ait 08/07/2015 keşide tarihli keşidecisi ... olan ... numaralı 300.000,00-TL bedelli çekte bulunan keşide imzası ile ... ait diğer tüm mukayese imza örnekleri arasında biçimsel olarak ve tersim tarzı bakımından ilk bakışta benzerlikler görülmekle birlikte başlangıç ve bitiş tersim ev alışkanlık özellikleriyle kalem yürütme niteliği bakımından farklılar gözlendiği inceleme konusu çekteki keşide imzasının diğer tüm örnek imzaların kendi aralarındaki ortalama uyarlılığına uygun düşmediği cihetle söz konusu 08/07/2015 keşide tarihli keşidecisi ... olan ... numaralı 300.000,00-TL bedelli çekte bulunan keşide imzasının mevcut kendi mukayese imza örneklerine kıyasla ... eli ürünü olmadığı tespitinde bulunulduğu görülmüş olup, Mahkemece; imza yönünden kanaat oluşmadığı belirtilerek, davalı denizatı petro kimya ile davacının ticari ilişkisinin bulunduğu, diğer davalıların da kendi aralarında ticari ilişkilerinin bulunduğu, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak kambiyo senedindeki imzanın inkâr edilmesi halinde senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, senedi elinde bulunduran alacaklıya ait olup, somut olayda ispat yükünün, senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıda olduğu, bu nedenle Mahkemece ispat yükünün belirlenmesinde hataya düşüldüğü görülmektedir. Diğer yandan dava, icra takibine konu çekten kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik yapılan kambiyo senetlerine özgü takipten dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkin olup, Mahkemece dava konusu çekle ilgili olarak inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak borç ilişkisinin irdelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş olup, Mahkeme kabulüne göre davalı denizatı petro kimya arasında davacının ticari ilişkisi bulunduğu, diğer davalılarında kendi aralarında ticari ilişkilerinin bulunduğu belirtilmiş ise de, mali bilirkişi raporunda, davaya konu 08/07/2015 keşide tarihli ... nolu 300.000,00-TL tutarındaki ... ait çekin davalı ... Firmasına verildiği ya da bu çekin davacı yan tarafından keşide edildiğine ilişkin bir kayda rastlanmadığının belirtildiği göülmektedir. Toplanan delillere göre; gerek dosyaya sunulan ve bilimsel olarak denetime elverişli heyet raporunda ve gerekse taraflar arasında İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/483 esas, 2019/1113 karar sayılı dosyasında görülen imzaya itiraz davasında verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 2020/1209 esas, 2021/737 karar sayılı kararında belirtildiği üzere, dava ve takip konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından sunulan raporun davacı aleyhine yorumlanamayacağı, zira ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan dava konusu ... Bankası AŞ'ne ait, ... çek nolu, 08/07/2015 tarihli 300.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı, lehdarı davalılardan ... TİC. A.Ş. olan, çek arkasında sırasıyla lehdar, davalı ... şirketi ve son hamil davalı ... şirketi cirolarının bulunduğu, lehdar ve davalı ... şirketinin kaşesi ve imzalarının aynı olduğu, kaşe üzerinde bulunan adreslerin de aynı olduğu, yönetmeliğin 5.maddesi ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,b)İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' şeklinde olup, yukarıda belirtilen hususlar yönetmeliğin ilgili maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde, davalı Faktoring şirketinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğine dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, çeki iktisabında ağır kusurlu sayılması gerektiği, bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan sebeplerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2021 tarih, 2015/712 E., 2021/8 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Bu kapsamda;4-Davanın KABULÜNE, 5-08/07/2015 keşide tarihli keşidecisi ... ... olan ... numaralı 300.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 6-Kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne, alacağın % 20'si oranında 60.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 7/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 20.493,00-TL karar harcından peşin alınan 5.123,25-TL'nin mahsubu ile 15.369,75-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 7/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 27,70-TL başvurma harcı, 5.123,25 peşin harç, 4,10-TL vekalet harcı, 3.400,00-TL bilirkişi ücreti, 494,80-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 9.049,85-TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre 47.00,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;8/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,8/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 106,20-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 268,30-TL'nin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine,8/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitcevapkaldırılmasınakonusuMenfi(KıymetliKaynaklanan)Evraktanistinafkabulünedereceistanbulgerekçesebeplerikararıkabulüdosyamahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim