İstanbul BAM 44. HD 2021/920 E. 2024/938 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/920
2024/938
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/920
KARAR NO: 2024/938
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/06/2021
NUMARASI: 2020/485 E. - 2021/448 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında Finansal Kurumlar Birliğinin 04/07/2017 tarih ... tescil numarası ile tescilli ... sözleşme numaralı Finansal Kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme konusu malın kiracıya teslim edildiğini, davalı şirkete ödemede temerrüde düştüğü finansal kira borçları nedeniyle Beyoğlu ... Noterliğinden 07/01/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edilerek borçların 60 gün içinde ödenmesi gerektiği aksi taktirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin 09/01/2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, verilen kanuni süre içerisinde ihtarnamede belirtilen borçların ödenmediğini, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/440 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı alındığını, açıklanan nedenlerle; sözleşmeye konu malın müvekkili şirkete aynen iadesine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinden ödenmesi istenen 22.498,99 EUR alacağın 05/12/2019 tarihli kira alacağı olduğunu, buna göre ödenmeyen tek taksit bulunduğunu, corona virüs salgınının müvekkili yönünden dava konusu sözleşme için mücbir sebep durumu olduğunu, dava konusu ekipmanın davacı şirkete dava tarihinden önce 05/03/2020 tarihinde teslim edildiğini ve davacı şirket tarafından satışa sunulduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere ve yapılan yargılamaya göre; davanın kabulüne, dava konusu 1 adet 2017 model, ... marka, ... 320 tipi, ... şasi seri numaralı, ... motor seri nolu, 34.19.17.141 tescil plaka numaralı biçerdöver'in davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, İstanbul 8. ATM'nin 2020/440 D.iş sayılı dosyasında verilen tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkeme tarafından dava dilekçesi ve tensip zaptı içerir tebligatın 22.09.2020 tarihinde usulsüz olarak müvekkiline tebliğ edildiğini, tebligatın usulsüzlüğünden kaynaklı olarak müvekkilinin, hakkında açılan davayı geç öğrendiğini ve vekil olarak kendilerine 07.10.2020 tarihinde vekaletname hazırlatabildiğini, vekaletname ile aynı gün müvekkili ... adına gönderilen tebligatın usul ve yasaya aykırılığından bahisle cevap dilekçesi verme süresinin 07.10.2020 tarihi kabul edilmesine ve cevap dilekçesi verme süresinin uzatılmasına dair talep dilekçesi verildiğini, mahkemece 14.10.2020 tarihinde verilen ara karar neticesinde tensip zaptı içerir tebligatın usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, Bahse konu tebligata dair mazbata incelendiği vakit posta görevlisi tarafından mazbata üzerine '' Muhatabın eşi imzadan imtina ettiğinden mahalle muhtarı imzasına tebliğ edildi.'' şeklinde beyan yazıldığını, bu beyana göre tebliğ yapıldığı esnada; müvekkilin evde olup olmadığı, evde değil ise sebebinin ne olduğu, müvekkilin eşinin memura adını soyadını vermekten imtina edip etmediği, kapıya ihbarname yapıştırılıp yapıştırılmadığının belli olmadığını, müvekkilinin beyanına göre kapıya asılmış bir ihbarname de bulunmadığını, tebliğ mazbatasında da kapıya ihbarnamenin yapıştırıldığına dair beyan bulunmadığını, müvekkilinin kapısına ihbarnamenin yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün sonra tebliğin yapılmış sayılması gerektiğini, her ne kadar müvekkilinin evinin kapısına ihbarname yapıştırılmamış olsa da bir an için yapıştırıldığı varsayılsa ve tebligatın usulüne uygun yapıldığı düşünülse dahi bu durumda müvekkiline tebligatın 22.09.2020 tarihinden 15 gün sonra 07.10.2020 tarihinde yapılmış sayılacağı ve müvekkilinin cevap verme süresinin bu tarihten itibaren başlayacağını, nitekim müvekkili adına kendilerince verilen cevap dilekçesinin 12.10.2020 tarihinde sayın mahkemeye sunulduğunu, dolayısıyla davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesinin sunulduğunun kabulü gerektiğini, Müvekkiline gönderilen tebligatı iletmekle görevli PTT memuru ... hakkında havza CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA görevi kötüye kullanma suçundan ötürü suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın derdest olduğunu, Müvekkilinin, sözleşme biçerdöverin dava tarihinden ve aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararından çok zaman önce davacıya verdiğini belirttiğini, gerek müvekkili adına sundukları satış ilanına dair deliller gerekse de davacı şirketin mahkeme içi ikrar niteliğinde bulunan biçerdöverin zilyetliğinin şirkette bulunduğuna dair beyanlarının bu hususu doğruladığını, müvekkili tarafından yeni vakıa ileri sürülmediğini, müvekkilinin cevap dilekçesinin süresinde kabul edilmediği ihtimalinde; davacı tarafından ileri sürülen dava konusu biçerdöverin kendisinde bulunduğuna dair iddiayı inkar ettiğini, dolayısıyla müvekkili adına bildirilen delillerin toplanması gerektiğini, Mahkemenin 28.01.2021 tarihli duruşmasında verilen 5. No lu ara karar ile; dosyanın davacı kayıtları nazara alınarak bilirkişye tevdiine karar verildiğini, verilen kararın açıkça kanuna aykırı olduğunu, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin 35. Maddesinden bahisle HMK m.193 gereği davacı kayıtlarının delil olarak değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 35. maddesinin, gerçekten de müvekkilinin ispat hakkını ortadan kaldırdığını, bu kapsamda müvekkilinin tanık dahil hiçbir delilinin dosyada değerlendirilmediğini, Dava konusu 1 adet 2017 model ... marka tucano 320 tipi ... şasi seri no lu biçerdöverin, davacı şirkete 05.03.2020 tarihinde teslim edildiğini, davacı şirket tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birlikte ödenmeyen taksitin ödenmesi aksi halde sözleşmenin feshi ile malın iadesi istemi içerir ihtarname gönderildiğini, müvekkilinde bulunan dava konusu 2017 model ... Marka ... 320 Tipi ... şasi seri no lu biçerdöver, 05.03.2020 tarihinde şirket tarafından gönderilen ve cevap dilekçesi ekinde fotoğrafları sunulan ... plakalı ... ibaresi yazılı dorseye yüklenerek şirkete teslim edildiğini, taşıyıcı aracın (tır) dorse plakasının fotoğrafta görünmekte ancak kabin-kafa diye tabir edilen kısma ilişkin plaka bilgisi görünmediğini, müvekkilinin oğlu ... ile fotoğrafta aracın yanında yer alan ... ve ... biçerdöverin şirkete teslim edildiğine tanıklık ettiklerini, delil başlangıcı bulunmasına rağmen tanıklarının dosyada dinlenmediğini, dava konusu biçerdöverin sahibinden isimli araç satış sitesinde davacı şirkete ait hesaptan satışa sunulduğunu, davacı şirket tarafından verilen satış ilanının da açıkça biçerdöverin şirkette olduğunu gösterdiğini, Teminat mektubunun sunulması konulu dilekçe içeriğinde (tarihsiz ) her ne kadar malın ihtiyati tedbir kararı kapsamında teslim edildiği yazılsa da bu hususun gerçeği yansıtmadığını, tanık beyanları ile de ispat olunacağı üzere dava konusu biçerdöverin 05.03.2020 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, velev ki ihtiyati tedbir kapsamında biçerdöver davacı şirkete teslim edilmiş olsa dahi ( kabul etmemekle birlikte ) yine davadan önce teslim gerçekleştiğinden haksız davanın reddi gerektiğini, yine de sözleşme konusu malın tedbir kararından önce davacı şirkete teslim edildiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeniyle sözleşme konusu malın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüyle malın iadesine dair verilen karar, yukarıda belirtilen nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir. 7201 sayılı tebligat Kanununun 20.maddesinin ''13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır. (Değişik son cümle: 19/3/2003-4829/4 md.) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır.'' hükmünü içerdiği, somut olayda, dava dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin mazbata incelendiğinde; ''muhatabın eşi imzadan imtina ettiğinden mahalle muhtarı imzasına tebliğ edildi'' şerhini içermekte olup, kapıya ihbarname yapıştırılıp yapıştırılmadığı hususunun belirtilmediği, buna göre onbeş günlük tebligat süresinin de hesaplanamadığı, dolayısıyla tebligat kanununun 21.madesine göre gerçekleştirilen tebliğin usûlsüz olduğu, buna göre, davalı vekilinin dosyaya cevap dilekçesi sunduğu tarihte henüz cevap verme süresinin dolmadığı, cevap dilekçesinin süresi içerisinde sunulduğu kanaatine varılmıştır. Diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmenin 35. maddesi incelendiğinde; davalının ispat hakkını ortadan kaldırır mahiyette bulunmadığı, Mahkemece söz konusu madde dayanak yapılmak suretiyle dosyanın, davacı kayıtları üzerinden inceleme yapılmak suretiyle bilirkişiye gönderilmesine karar verildiği, söz konusu kararın savunma hakkını kısıtlayıcı mahiyette olmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı; sözleşme konusu malın, ihtiyati tedbir kararı ve davadan önce davacıya teslim edildiğini beyan ederek, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise, davalı şirketin fesih ihtarnamesinde belirtilen süre içerisinde sözleşmeye konu malı iade etmediğini, malın ihtiyati tedbir yoluyla teslim alındığını ileri sürmüştür. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/440 Değişik iş, 2020/439 Karar sayılı dosyada, dava konusu sözleşmeye ilişkin malın iadesi kapsamında ihtiyati tedbir kararıyla söz konusu ekipmanın yediemin sıfatıyladavacıya teslim edilmesine karar verilmiş, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından verilen talimatla Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat numaralı dosyasıyla 02.09.2020 tarihinde ilgili ekipmanın ihtiyati tedbir yoluyla davacı yanca teslim alındığı, bu hususun dosyaya sunulan belgelerle sabit olduğu, bu nedenle sözleşme konusu malın ihtiyati tedbir kararından önce davacıya teslim edildiği iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi gereğince sözleşmede yazılı malların, kiralayan davacı tarafından kiracı davalıya teslim olunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı görülmektedir. Finansal Kiralama konusu mal, 6361 Sayılı Yasanın 23/1. maddesi gereğince kiralayan şirketin mülkiyetindedir. Anılan Yasanın 24. maddesi hükmü gereğince de, kiracı, sözleşme süresinde finansal kiralama konusu malın zilyedi olup; malı sözleşmede öngörülen şart ve hükümlere göre özenle kullanmak zorundadır. 6361 sayılı Yasanın 30/1. maddesine göre sözleşme süresinin dolması, 30/2. maddesine göre sözleşmenin diğer sebeplerle sona ermesi ve 31. maddesi hükmüne göre de sözleşmenin ihlali hallerinde, aynı yasanın 33. maddesi gereğince kiracı finansal kiralama konusu mal yahut malları, kiralayana derhal geri vermekle yükümlüdür. Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalının, 07.01.2020 İhtarname tarihi itibariyle temerrüt faizi hariç 22.498,99 EUR kira borcu ve 750,07 TL masraf borcu olduğu, ihtarnamede verilen kanuni süre içerisinde davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu, kanuni sürenin sonu olan 10.03.2020 tarihi itibariyle davalının temerrüt faizi hariç halen 22.498,99 EUR Kira borcu ve 1.097,44 TL Masraf borcu bulunduğu, buna göre davacı şirketin, Finansal Kiralama Sözleşmesinin 28. Maddesi ve 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 31.maddesi gereği davalının temerrüdü nedeniyle, sözleşmeyi feshetme hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle, sözleşmenin 31. maddesi ve 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 33.maddesi gereğince, finansal kiralama konusu ekipmanın davalı tarafından davacı şirkete aynen iade ve teslimi koşullarının oluştuğu, böylelikle Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve görüşüne varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarih ve 2020/485 E. 2021/448 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.690,20-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 7.172,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.517,65-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02