SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1298 E. 2024/928 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1298

Karar No

2024/928

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1298 Esas

KARAR NO: 2024/928

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 16/04/2021

NUMARASI: 2021/92 E. - 2021/79 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gayrimenkul sektöründe faaliyet göstermekle olan müvekkilinin ... numaralı "..." markasının 36 ve 37.sınıflarında tescilli tek sahibi olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin "..." kelimesini içerecek şekilde 50’ye yakın seri marka tescilli ve projeleri mevcut olduğunu, müvekkilinin işbu tescilli markaları ile "..." temalı seri gayrimenkul projeleri geliştirdiğini, "...'ın müvekkilinin geliştirdiği "... " ve "..." projelerinin bulunduğu kompleks alanın ismi olduğunu, geliştirilmekte olunan gayrimenkul projesine "..." ismini vermek için planlamalar yaptığını, müvekkilinin markasına davalılar tarafından tecavüz edilmekte olduğunu, bu markanın haksız şekilde kullanılarak projelerinin müvekkil tarafından yapıldığı algısı yaratılarak iltibas yaratıldığı görüldüğünü, yapılan tespitler ile davalıların her ikisi tarafından birlikte Başakşehir İstanbul'da "..." ismi kullanılarak, davalı ... Yapı tarafından yine Başakşehir İstanbul’da "... ve "..." isimleri kullanılarak gayrimenkul projeleri inşa ettiklerini, satışlar gerçekleştirdiklerini, müvekkili markasını iltibas ve taklit yoluyla haksız kazanç sağlandığı görüldüğünü, aynca davalıların internet siteleri ile müvekkilinin markasını iltibas ve taklit suretiyle tanıtım ve reklam çalışmaları gerçekleştirdiğini, müvekkilinin tüm ihtarlarına rağmen her iki davalının da marka tecavüzünü durdurmadığını, haksız eylemlerini devam ettirdiğini beyan ederek, haksız rekabetin tespiti ve men'ini, müvekkilin ... markasına tecavüzün kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 27/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... Konakları kullanımı için davalı ... Yapı'dan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 27/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile tahsiline, hükmün ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili firmanın "..." ismini hiçbir projesinde kullanmadığını, geçmiş tarihte diğer davalı ...Yapı ile ortaklık yaparken onların kullandığını, ancak onlarında ilk kullanımlarının 2012-2013 yıllarına dayandığını, oysa davacı tarafın ... ismini 2014 yılında tescil ettirdiğini, müvekkili firmanın şuan kendi adıyla sadece 17 dairelik bir projeyi Başakşehir İstanbul'da gerçekleştirdiğini, başkada inşaat yapmadığını, bahsedilen projede de asla "... ve ..." diye bir ismi dairelerin satımında ve tanıtım bağlamında internet sitesi dahil olmak üzere hiçbir resmi veya gayri resmi kayıtta kullanmadığını, öyle bir niyeti de olmadığım, bu durumun müvekkili firmanın internet silesi olan www...com.tr/ isimli sitede dahil Başakşehir Belediyesinin ilgili kayıtlan ile de sabit olduğunu beyan ederek müvekkiline karşı açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Yapı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle , mevzuatın markayı ihdas eden gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tuttuğunu, somut olayda "...", "..." ve "... Konakları" markalarını ihdas eden, kullanan olarak müvekkili ... Yapı firmasının gerçek hak sahibi olduğunu ve öncelik hakkı sahibi olduğundan davacı adına tescilli olmasına rağmen müvekkilinin hak sahibi olarak korunması gerektiğini, kanunun açık hükmü gereği müvekkili firma kullanımının davalının marka tescilinden çok daha önce olduğundan dolayı davacıya nazaran gerçek hak sahibi olarak korunması gerektiğini, ekte sunulan evraklar ile davacının davasının haksız, fakat işbu davada karşılık olarak ikame edilen marka tescilinin hükümsüz kılınması talebinin haklı olduğu ortaya konulduğunu, herhangi bir hakkın kullanılmasından bahsedebilmek için ortada kötüye kullanılmayan bir hak olması gerektiğini, halbuki davacının davaya gerekçe yaptığı iddiaların hiç kimsenin kendi haksızlığından hak elde edemeyeceği kaidesi ile örtüşmediğıni, aleyhe ikama olunan davanın kesinlikle haksız olduğunu, davacının iddia ve talep ettiği zararın ve kar kaybının nedeni ortaya konmamakla birlikte net olarak izhar edilmesi gerektiğini beyan ederek asıl dava yününden davanın reddine, karşı dava yönünden davanın kabulü ile ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne, hükmün ilanınıa karar verilmesini talep ve etmiştir. Davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle ; davalının müvekkil markasını müvekkilinin başvurusundan önce kullandığını ispatlamak için delil sunmaya çalışılmış olsa da, marufiyet ve bilinirlik yaratmayan salt kullanım iddiasının markasal kullanım sayılmadığını, davalının sunduğu belgelerin müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıflarda hizmetlerin fiilen sunulduğuna ilişkin delil teşkil etmediğini, müvekkilin seri markaları ile geliştirdiği 2012 yılında pazarlama faaliyetlerine başlanan ... gayrimenkul proje alanında "..." ismini kullandığını, seri markalarının tümünü geliştireceği gayrimenkul projelerinde kullanmak üzere planladığını, davalının tescil başvurusunda dahi bulunmadığı kullanımı tanınmışlık bir yana bilinirlik dahi arz etmediğini, buna rağmen müvekkilin tescilli markası için hükümsüzlük talep ettiğini, müvekkilinin markasının 2014 yılında marka koruması altına girdiğini, hükümsüzlük talep edilebilmesi için gerekli şartların hiçbirinin gerçekleşmediğini beyan ederek davanın kabulü ile karşı davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Ana davada; 1-Davacının davasının REDDİNE, Karşı davada; 1-Karşı davacının davasının kabulü ile karşı davacı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı-Karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı-Karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescile duyduğu güvenle "..." markasını kullandığını, işbu markanın, tescil öncesinde davalılar/karşı davacı tarafından bilinir hale getirilmediğini, aksine davalı/karşı davacının iddiaları da incelendiğinde projenin henüz faaliyete geçmediğinin, yalnızca belediye ile kendi arasındaki ilişki doğrultusunda yapı kullanım ruhsat başvurusunda bulunulduğunu ve katalog basımının gerçekleştirildiğinin (ki bu kataloglar her zaman düzenlenebilir olduğundan yargılamada delil olarak kabul edilmemesi gerektiğini) açıkça davalı/karşı davacı tarafından beyan edildiğinin görülmekte olduğunu, davalılar/karşı davacı her ne kadar müvekkili olan şirketin marka tescilinden çok daha önce markayı piyasada maruf hale getirdiğini ileri sürmekte olduğunu, işbu davada davalılar/karşı davacı tarafından markanın bilinir hale getirildiğine ilişkin delilin sunulmadığını, her zaman düzenlenebilir nitelikteki katalogların delil olarak kabul edilemeyeceği gibi, delil kabul edilse dahi davalı/karşı davacının markaya bilinirlik kazandırdığını ispatlar nitelikte olmadığını, keza dosyaya sunmuş oldukları beyanlar ile, davalı/karşı davacı ... yapı "... konakları" ve "... " isimli projelerini dosyaya sunduğu beyanlarında nisan 2016 yılında hayata geçirdiğini doğruladığını, sadece bu hususun bile markanın müvekkil şirketin tescilinden önce kullanılmadığının ispatı olduğunu, üstelik sunulan diğer tüm belgeler davalı/karşı davacının tek yanlı olarak düzenleyebileceği belgeler olduğunu, bu belgelerin markasal kullanım anlamına gelmeyip fiili kullanımı ispat etmediğini, baskı ve tehdit altında tanzim edilen ve yerel mahkemece hükme esas alınan 22.01.2020 tarihli bilirkişi raporu ve 21.01.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun hukuka aykırı olduğunu, işbu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, savunmuş ve yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davalı-Karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; .....A.Ş'nin TPE nezdinde ... no ile '...' markasını 36. ve 37. sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ederek ve dahi haksız rekabet ile kullanmak suretiyle hukuka aykırı kazanç sağladığını ve ayrıca hem dava ikame etmek hem de tecavüzünü sürdürmek suretiyle müvekkiline maddi ve manevi zarar verdiğini, kanunun açık hükmü gereğince, müvekkili olan firmanın kullanımı, davalının marka tescilinden çok daha önce olduğunu ve bundan dolayı, ...A.Ş.’ye nazaran ‘gerçek hak sahibi’ olarak korunması gerektiğini, başka bir anlatımla, tescilsiz dahi olsa bir işaret veya markanın ticari hayatta kullanılıyor olmasının şartı ile daha sonra aynı markanın tescil edilmesine itiraz ve hükümsüzlük iddiasında bulunabilme imkânını mevzuat kendi taraflarına tanınmış olduğunu, davacı ile müvekkilinin aynı sektörde faaliyet göstererek "konut sitesi yapımı" gibi büyük sermaye ve emek gerektiren yatırımları yapıyor olmalarının, bu derece büyük sermaye gerektiren yatırımlar öncesi gerekli ve öncelikli olan piyasa araştırmaları yapmamalarının ve İstanbul'da olan yatırımlar sebebiyle birbirlerinden, birbirlerinin yatırımlarından haberdar olmamaları olağan hayatın akışına aykırılık teşkil ettiğini, basiretli bir tacir sıfatıyla hareket etme sorumluluğunda olan karşı davalının, tescil tarihi itibarı ile karşı davacının markasal kullanımlarından haberdar olmamasının beklenemeyeceğini, bu durumda, karşı davacı tarafça uzun yıllardır yüksek sermaye yatırılarak kullanılan markanın karşı davalı tarafça tescilinin iyiniyetli kabul edilemeyeceği kanaatine ulaşıldığından bahisle, davacı-karşı davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti men'i ile tazminat istemine Davacı vekili, davacı adına tescilli ... numaralı "..." markasının ve "..." ibaresini içeren seri marka tescillerinin bulunduğunu, tescilli markaları ile "..." temalı seri gayrimenkul projeleri geliştirdiğini, davalıların Başakşehir'de "..." ismi kullanılarak, davalı ... Yapı tarafından yine Başakşehir İstanbul’da "..." ve "... Konakları" isimleri kullanılarak gayrimenkul projeleri inşa ettiklerini, internet siteleri ile müvekkilinin markasını iltibas ve taklit suretiyle tanıtım ve reklam çalışmaları gerçekleştirdiğini, davalılar tarafından markaya tecavüz edildiğini, haksız kazanç sağlandığını ileri sürmüştür. Davalı ... Yapı vekili , "...", "... " ve "..." markalan yönünden markayı ihdas eden, kullanan gerçek hak sahibinin müvekkili firma olduğunu, beyan ederek asıl dava yününden davanın reddine, karşı dava olarak ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı- karşı davacı markanın gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüz iddiası yönünden mesnet gösterilen davacı markasının hükümsüzlüğünü talebinin incelenmesinde; SMK 6/3 maddesi hükmüne göre, Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. Marka hakkının sağladığı koruma kural olarak tescil ile doğar, istisnası ise marka hakkının önceye dayalı kullanım yoluyla tescile dayanmadan elde edilebileceği ve korunacağı, marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye ait olup, bu durum gerçek hak sahipliği ilkesi olarak ifade edilir. Tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmiş olması için ilgili olduğu piyasada ciddi bir şekilde kullanım yoluyla bilinir hale gelmiş olması anlaşılmalıdır. Markanın tescilinden önce bu markanın piyasada ilgili sınıflarda uzun yıllar kullanıldığına ve bu yolla bilinir hale getirildiğine dair iddianın fatura, katalog ya da benzer somut delillerle ispatı gereklidir. Tescilsiz bir markaya dayalı olarak başka bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için marka tescilinden önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, markanın ciddi surette markasal kullanması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerekmekte olup, önceye dayalı kullanımların, hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kullanımlar olması gerekir. Tescil kapsamı dışındaki mal ve hizmetlerdeki tescilsiz kullanım davacıya önceye dayalı hak sahipliği vermeyecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/05/2019 tarih, 2018/2275 Esas ve 2019/3674 Karar sayılı ilamı). Dosya kapsamına göre,hükümsüzlüğe konu 17/11/2014 başvuru tarihli ...tescil numaralı "..." ibareli markanın 14/09/2015 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davalı adına tescilli marka bulunmadığı, davalı tarafından "..." ibaresinin ilk olarak 2010 yılından itibaren ... Kataloğu, ... Konakları projesine ilişkin iş evraklarında kullanılmaya başlandığı, 2000 adet katoloğun 2010 tarihli olduğunun buna ilişkin fatura ile sabit olduğu, ayrıca sonraki tarihli 1500 adet daha katalog bastırıldığı, "www...com" isimli alan adının 12/06/2014 tarihinde tescil ettirilmiş olduğu, içeriğinde ibarenin çok kez markasal olarak kullanıldığı, davalının bu şekilde markasal kullanımlar ile ibareyi 37. Sınıfta ciddi yatırım gerektiren inşaat projesinde yoğun tanıtım faaliyeti yürütecek şekilde kullandığı , davalı kullanımlarının davacının tescilinden önceki tarihli ve tescil kapsamındaki hizmet sınıflarında olduğu, büyük inşaat projelerinde inşaatın proje aşamasından başlamak üzere bitirilene kadar tüketicilere tanıtım ve satışına başlanıldığı bu kapsamda alınan ruhsatların , iskan belgesinin , site yönetim planı gibi belgelerinde katalog, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin bir parçası olduğu gözetildiğinde söz konusu kullanımların kamuya açık markasal kullanım olarak kabulü gerektiği, davacı-karşı davalı ... şirketinin es eski marka tescilinin 2012 tarihli "..." ibareli marka olduğu, "..." ibaresi yönünden davalı- karşı davacı kullanımlarından daha eski tarihli tescilli yada tescilsiz markasal kullanımı bulunduğuna dair delil ibraz edilmediği, bu duruma göre, "..." ibareli markanın davalı ... yapı tarafından ihdas ve istimal edildiği ve maruf hale geldiği, markanın gerçek hak sahibi olduğu bu itibarla SMK 6/3 maddeleri uyarınca davacının markasının hükümsüzlüğü koşullarının bulunduğu , diğer yandan davacı karşı davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin tek başına kötü niyetin varlığının kabulüne yeterli olmadığı, tescilin kötüniyetli olduğunun kabul edilebilmesi için , markayı kullanmaktan çok başkalarının ticaretine engel olmak , marka tescili yoluyla başkalarından haksız para koparmaya çalışmak veya vekâlet, bayilik, dağıtıcılık, acentelik vb. ilişki nedeniyle kendisine duyulan güvene ve ticari dürüstlük kuralına aykırı davranış içerisinde bulunması gerekir ki somut olayda davacı tescilinin kötüniyetli tescil olduğuna ilişkin somut delil bulunmadığı , kötüniyetli olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan , markanın tescil tarihine göre sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmayacağı, bilirkişi raporunun mahkemece serbestçe taktir edilebilecek delillerden olduğu, özellikle bilirkişinin hukuki kanaatinin hakimi bağlamayacağı, taraf delilleri toplanmadan tedbir talebinin değerlendirilmesi yönünden alınan ilk raporun yetersiz bulan mahkemece alınan yeni rapora itibar edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bir tarafın yasal hakkı kapsamında bilirkişi hakkında yasal merciler önünde şikayetçi olmasının sonraki hükme esas alınan raporun baskı ve tehdit ile düzenlediğine karine teşkil etmeyeceği buna ilişkin istinaf sebeplerinin soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu , davalıların kullanımlarının, davalı ... yapının öncelik hakkı sahibi olduğu tescilsiz marka hakkı kapsamında olduğundan hükümsüzlüğü koşulları oluşan davacı markasına tecavüz iddiasının yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak karşı dava yönünden tescilin kötüniyetli olduğu somut delillerle ispatlanamadığından karşı davalı markasının tescilli olduğu tüm sınıflarda hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceği, markanın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere , davalı ... yapı A.Ş.nin kullanımları ile ayırt edici hale getirdiği sınıflar yönünden karşı davalı ...'e ait ... tescil nolu ... markasının 37.sınıfta tescilli olduğu "İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken davacı-karşı davalının kötüniyetli olduğundan bahisle markanın tümüyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Buna karşın mahkemece , marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı asıl davanın reddi kararının ve dava konusu edilip reddedilen her bir talep yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından bu konudaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara göre, Davacı - karşı davalı vekilinin karşı dava yönünden İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile , HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına esas hakkında; Asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı davalı ...'e ait ... tescil nolu ... markasının 37.sınıfta tescilli olduğu "İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne,karar kesinleştiğinde sicilden terkinine," temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2021 tarih, 2021/92 E., 2021/79 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Ana davada; -Davacının davasının REDDİNE, Karşı davada; -Karşı davanın KISMEN KABULÜNE, -Karşı davalı ...'e ait ...tescil nolu ... markasının 37.sınıfta tescilli olduğu "İnşaat hizmetleri, inşaat araç-gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; Ana dava yönünden 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin alınan 1.280,82 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 853,22‬ TL harcın talep halinde davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tecavüz ve haksız rekabet tespiti talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4/ç- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesine göre reddedilen 75.000,00 TL maddi tazminat talebi yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, Karşı dava yönünden 4/e-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının karşı davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin karşı davalı ...'den tahsiliyle karşı davacı ... Yapı'ya verilmesine, 4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin karşı davacı ... Yapı'dan tahsiliyle karşı davalı ...'e verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı-karşı davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı-karşı davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 99,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 261,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı-karşı davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(Markakabulüneİstemli)reddinekabulüistanbulİtibarınınNedeniyleTazminatkonusukaldırılmasınadosyaMarkamahkemesikısmenKaybıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim