İstanbul BAM 44. HD 2021/1180 E. 2024/921 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1180
2024/921
16 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1180
KARAR NO: 2024/921
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/07/2021
NUMARASI: 2021/58 E. - 2021/167 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketinin kuruluş tarihi olan 1995 yılından itibaren ayakkabı ve terlik üretimi yaptığını, Türkiye ve dünyada birçok noktaya ihracat gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketinin 2003 yılından bu yana "..." ibaresini marka olarak ... sayı ile tescilli ettirdiğini, "..." markasını piyasada saygın bir marka haline getirmek için büyük emek ve sermaye harcadığını, söz konusu müvekkili markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak da kayıt altına alındığını, ancak hal böyle iken davalı yanın, müvekkili şirkete ait "..." ibareli markayı ticari unvanında kullandığını, müvekkilinin izin olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullanmaya devam ettiğini, bu suretle de haksız rekabete yol açtığını, davalı şirketin ticaret unvanında kullandığı "..." ibaresinin müvekkilinin tescilli markasına aynen benzediğini, bu durumun müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, markaya tecavüzün önlenmesini, men'ini, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerinin toplatılmasını, internet ve sosyal medya üzerinde kullanılmasının durdurulmasını ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin tescilli markası üzerinde hiçbir hak iddia etmediğini, dava dilekçesinin davalı kısmında şirket tüzel kişiliği söz konusu olmadığı halde, ad ve soyadının önüne ... ibaresinin eklendiğini, bahsi geçen marka ile hiçbir ilgisinin olmadığını, dosyaya ibraz etmiş olduğu vergi levhasından da anlaşılacağı üzere, yakın arkadaşının isminin iki harfi ile kendi isminin iki harfini birleştirerek ortaya çıkan ... ibaresinin bir marka olduğundan haberdar olmadığını, bu davanın açılması ile "... tanınmış bir terlik markası olduğunu öğrendiğini, taşımacılık işinin umut ettiği gibi gitmeyince faaliyetlerine 2014 yılında son verdiğini, o tarihten bu yana da "..." ibaresini kesinlikle kullanmadığını, davacı şirketin markasının terlik markası, kendisinin yapmış olduğu işin ise servis taşımacılığı olduğu göz önüne alındığında, bilerek ve iltibas yaratmak amacıyla kullanma durumunda söz edilemeyeceğinin açık olduğunu, kullanmamanın sabit olduğunu, davacının iddia ettiği gibi marka haklarına tecavzün söz konusu olmadığını savunarak, hakkında açılmış davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davacının davasının Reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin eylemlerinin müvekkili olan şirketin tescilli markasından doğan marka haklarını ihlal etmekte olduğunu, Davalı şirketin, Müvekkili olan şirkete ait ''...'' isimli tescilli markayı ticari unvanında kullandığını, bu unvanı TTK ve Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine aykırı olarak oluşturulduğunu ve ... ibaresini müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullanmaya devam ettiklerini, davalı şirketin bu hareketinin müvekkilinin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, bu suretle de haksız rekabete yol açtığını, keza TTK md. 55/a/4 itibariyle, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almanın haksız rekabet oluşturan sebepler arasında sayıldığını, ilk derece mahkemesi yargılamasında müvekkilinin tanınmış marka tescili ve tanınmış marka hakları dikkate alınmadığını, eksik inceleme yapılması sonucunda eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davacının "..." ibareli markasına tecavüzünün tespiti , durdurulması ve men'i istemine ilişkindir. ... tescil numaralı "...+Şekil" ibareli markanın ve ... tescil nolu "..." ibareli markanın 25. Sınıfta davacı adına tescilli oldukları ve yenilendikleri, ... tescil nolu markanın ise 18, 25 ve 35. sınıflarda ... tescil nolu markanın 25. sınıfta tescilli olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece " davalının 2014 yılından beri herhangi bir ticari faaliyeti ve bu bağlı olarak markasal kullanımı bulunmadığı, davacı şirketin faaliyet alanı ile davalının faaliyet alanının farklı olduğu, tek başına ticaret unvanının tescil ettirilmiş olmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının Muya ibareli tescilli markaların sahibi olduğu, kurum tarafından 25. Sınıfta terlik emtiasında tanınmış marka olarak kabul edildiği , davalının " ..." şeklindeki ticaret ünvanını, tescil edilmiş haliyle kullanmadığı ve muya ibaresini ön plana alarak markasal kullanım olarak nitelendirilebilecek bir kullanımının bulunduğuna dair iddia ve dosyada ispatının bulunmadığı görülmektedir. SMK'nın 29/1-a hükmü ile yapılan yollama gereği 7/3-e maddesinde yer alan "işaretin ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullanılması" hükmü işaretin markasal kullanılması durumunda uygulanabilir. Dolayısıyla marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için, ticaret ünvanı olarak tescil edilen çekirdek ibarenin öne çıkarılarak markasal olarak kullanılmasının gerekmesine göre davalının bu nitelikte bir kullanımı ve ticaret ünvanı tescili yoluyla davacı markasına tecavüz ettiği ispatlanamadığından davacının tescilli markasının tanınmış marka olup olmadığının varılan sonucu değiştirmeyeceği, mahkemece ispatlanamayan ve yasal koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmiş olamasında bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. Davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/07/2021 tarih ve 2021/58 E., 2021/167 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02