SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2024/423 E. 2024/899 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/423

Karar No

2024/899

Karar Tarihi

13 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/423 Esas

KARAR NO: 2024/899

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 12/12/2023

NUMARASI: 2022/1021 E. - 2023/789 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... Konut Yapı Kooperatifinde 1 adet hissesi bulunduğunu, ... Konut Yapı Kooperatifi 1997 yılında kurulduğunu, davalının hissesine denk gelen taşınmazda halen ikamet ettiğini, kooperatife ait arsa üzerinde müvekkil yüklenici ile anlaşıldığını, inşaat maliyetinin kooperatif üyeleri tarafından karşılanması sureti ile projenin yapımına başlandığını, davalının ise anılı kooperatifte bulunan hissesini (1 adet) ödenmeyen eski aidat borçlarının, inşaat maliyet bedellerinin müvekkil tarafından karşılanması ve ayrıca bunlara ilave hisse bedeli olarak 5000.000-TL ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, ayrıca müvekkilin protokol bedeli kadar vade günü de aynı 500.000-TL bedelli teminat senedi de verdiğini, müvekkiller ... ve diğer Müvekkil ... Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında; davalının ... Konut Yapı Kooperatifinde bulunan hissesesinin (1 adet) ödenmeyen eski aidat borçlarının, inşaat maliyet bedellerinin müvekkil tarafından karşılanması ve ayrıca bunlara ilave hisse bedeli olarak 500.000-TL'nin 31.12.2022 tarihinde ödenmesi hususunda protokol akdedildiğini, İşbu hisse devir bedeli aynı tarihte ve aynı bedel ile de davalıya vadeli satış olduğundan dolayı teminat senedi verildiği, müvekkilin devir bedeli olan 500.000-TL'nin 20.000-TL'si sözleşmede yazılı olduğu gibi 10.12.2021 tarihinde kalan 480.000-TL ise 05.12.2022 tarihinde olmak üzere tamamı davalı yanın hesabına ödemeyi gerçekleştirdiğini, akabinde Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 05.12.2022 tarihli ihtarnamesi ile davalıya ihtarname keşide edilerek davalının resmi hisse devrinin gerçekleştirmek üzere ... Konut Yapı Kooperatifi yönetimine başvuru ve uhdesinde bulunan 500.000-TL bedelli senedin tebliğ tarihinden 1 iş günü içinde iadesinin istendiğini, ancak Kartal ... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ve 05.12.2022 tarihli ihtarnamenin davalı ...'e 07/12/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının resmi devir için başvuru yapmadığı gibi senedin de taraflarına iade edilmediğini, bu sebeple dava dışı kooperatife de Kartal ... Noterliğinin 19 Aralık 2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu sözleşme gereği müvekkillerin tüm edimlerini yerine getirdiği ile davalının devirden imtina ettiği izah edilerek müvekkile sözleşme gereği hisse devri yapılması gerekliliğinin ihtar edildiğini, müvekkilin senedini iade etmesi gereken davalının, hiçbir hak sahibi olmamasına rağmen kötü niyetle dava açan ve hisse devrinden imtina eden davalıya borcu olmadığının tespitine ve senedin taraflarına iadesi ile davalının, senet bedelinin %20'sinden az olmaması koşuluyla kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini, davalı tarafa elden teslim edilen, teminaten verilen 500.000-TL bedelli, 31.12.2022 tarihli senetten dolayı müvekkillerin borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, hukuki yarar bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, karşı tarafın, alacak miktarının %20’sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;" Somut olay açısından; T.T.K nun 776.maddesine göre bir senedin bono vasfını haiz olabilmesi için; a) Senet metninde "bono" veya "emre yazılı senet" kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dille yazılmışsa , o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi , b)Kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini; c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenleme tarihini ve yerini, g) Düzenleyen imzasını içerir. Yine T.T.K nun 777.maddesinin 2.ve 4.fıkralarına göre vadesi gösterilmemiş olan bono görüldüğünde ödemesi şart olan bir bono sayılır ve bononun düzenlendiği yer gösterilmemişse, bono düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. T.T.K nun 777/2,4.maddeleri istisna olmak üzere T.T.K nun 776.maddesinde sayılan unsurları taşımayan bir senet, bono vasfını haiz olmayacak ve kambiyo senedi vasfında olmayacaktır. Dava konusu senet incelendiğinde teminat senedi olduğu bildirilen senedin T.T.K nun 776/1-f bendinde yer alan düzenleme tarihi zorunlu unsurunu taşımadığı bu sebeple senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı," gerekçeleriyle, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili teminat senedinin TTK'nun 776. madde şartlarını taşımadığı gerekçesiyle somut olaydaki hukuki yararlarının bulunmadığı yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, söz konusu senedin teminat amacıyla verilmesine ve teminat konusu edimin yerine getirilmesine rağmen davalının senedi müvekkiline iadeden kaçınması üzerine kurulu iken senedin kambiyo vasfında olmamasının söz konusu sebeplerini ve tehlikeleri ortadan kaldırmadığını, senette düzenleme tarihinin kötü niyetli olarak davalı tarafından sonradan doldurularak icraya konulacağının söz konusu olabileceğini, dava konusu haksız durum sebebiyle, davalının kötü niyeti sabit olduğunu, müvekkilinin borcunun ifası bakımından taraflarca açık şekilde mutabakata varıldığını, henüz borcun vadesinden de önce taraflar arasındaki sözleşmenin sözde gabin sonucu kurulduğu ileri sürülmesi, teminaten verilen senet borcu ödenmesinin akabinde müvekkilinin talebine rağmen senedin müvekkiline teslim edilmemesi, davalının tahsilat amacıyla icra takibine girişmesinin muhtemel olduğunu, müvekkilini telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğratacağını, bu durumda müvekkilinin hukuki yaranının varlığının söz konusu olduğunu, dosyada delillerin toplanmadan, tanıklar dinlenmeden usulsüz bir şekilde karar verildiğini, emsal dosyada verilen vekalet ücretinin kendi dosyalarından verilen vekalet ücretiyle aralarında fahiş farklar olduğunu, dosyadaki mevcut deliller göz önüne alındığında mahkeme kararının müvekkilinin hakkını zayi eder nitelikte olduğu ve hukuka aykırı olduğunu, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasının davalarının kabulünü talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacının iddiasının aksine söz konusu senet müvekkillerin uhdesinde olmadığını, protokol hükümlerinde teminat senedi verileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı gibi söz konusu kambiyo senedinin bono vasfında olduğunun da ortada olduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine söz konusu senet müvekkillerin uhdesinde olmadığını ve bu sebeple teslim edilmesinin de mümkün olmadığını, ancak söz konusu senet teminat senedi değil bono vasfında olduğunu, bir diğer hususun da bono vasfında olan bu kambiyo senedi hakkında açılan menfi tespit davasında yine hukuki yararın varlığından söz edebilmek için borçlunun önceden çeşitli şekillerde uyarılmış olması gerektiğini, senedin "bankaya tahsile konulması", "protesto çekilmesi", "ihtarname gönderilmesi" veya "icra takibine başlanması" da bunlara örnek olduğunu, yani hukuki yararın varlığını ispat için ödeme tehdidi altında bulunmak gerektiğini, nitekim Yargıtay'ın da bu yönde pek çok kararı bulunduğunu, somut olayda davacı hiçbir ödeme tehdidi altında olmadığını, ısrarla beyan ettikleri üzere de ilgili senet müvekkillerin uhdesinde de olmadığını, dosya kapsamında davaya konu bononun varlığı ispatlanamadığı gibi işbu bononun müvekkiline verildiğine dair tek bir satır belge dahi bulunmadığını, tüm bu sebeplerle yerel mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olduğu gibi, davacının istinaf talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu sebeple istinaf talebinin esastan reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Devir eden ... ile devir alan ... İnş-... arasında düzenlenen geçici devir protokolünde ...'in kooperatifte bir adet hisse sahibi olduğu ...'e ait hisselerin ...'e devri karşılığında 500.000 TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. Dava konusu senette ... ve ... İnş. keşideci-kefil olduğu, lehtarın ... senedin ödeme tarihinin 31/12/2022 tarihi 500.000 Tl bedelli olduğu senette keşide tarihinin bulunmadığı görülmüştür. Davanın konusu işbu senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkemece dava konusu bonoda düzenleme tarihi bulunmadığı bu nedenle kambiyo senedi vasfı taşımadığı sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun 5. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Davanın konusu menfi tespit davası olup davacı tarafından dava konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep ve dava edildiği, dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında bulunmadığı, taraflar arasındaki temel ilişkinin alım satım sözleşmesinden kaynaklı olduğu, mahkemece de bu hususun tespit edildiği, taraflar arasında ki temel ilişkiye göre görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, görev hususunun resen gözetilmesi gerektiğinden Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın esasına girilerek inceleme yapılması yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 355. ve 353/1-a-3 maddesi gereğince kabulüne, görev yönünden değerlendirilme yapılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 tarih, 2022/1021 E. 2023/789 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(KambiyoTespitkaldırılmasınakonusuMenfiKaynaklanan)Senetlerindenistinafderecegönderilmesineistanbuldilekçesikararıkesinkabulüistinafadosyahükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim