İstanbul BAM 44. HD 2021/1101 E. 2024/889 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1101
2024/889
13 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1101 Esas
KARAR NO: 2024/889
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/06/2021
NUMARASI: 2020/945 E. - 2021/565 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, huzurdaki davanın davalısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak çeki ... tarafından müvekkiline verildiğini, çek bankaya ibraz edildiğinde karşılığının çıkmadığını, çekin ... uhdesinde iken ... kargo deposunda çalındığını çekin ciro edildiğini beyanla, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, ... Sirkeci şubesine ait ... seri nolu 17.02.2020 tarihli 70.000 TL bedelli çekin iptalini, davacı yararına 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, müvekkili lehine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bir davada davacı olma sıfatının o hakkın sahibine ait olduğunu, müvekkil şirketin çekteki cirantalar silsilesinde son hamil olup çekin alacaklısı konumunda olduğunu, borç, müteselsil borçlulardan olan ... tarafından cebri icra tehdidi altında olmadan borcuna istinaden ödendiğini, çek aslının ...'ya teslim edildiğini, böylelikle müvekkil haklı alacağına kavuştuğunu, dolayısıyla müvekkili davalı şirketin işbu alacağı ödendiğinden dosya kapanıp müvekkilin taraf sıfatı sona erdiğini, bundan sonraki sürecin iyiniyetli borcunu tahsil eden müvekkili dışında cirantalar arasında rücu ilişkisinden ibaret olduğunu, işbu davayı cirantalar silsilesinde mündemiç olan aktif husumet ehliyetine hasıl ... tarafından açılması gerektiğini, davacının davasını açmakta hukuki yarar bulunmadığını, arabuluculuk şartı olarak huzurdaki dava alacak davası olmadığından ya davacının dava dilekçesinde istemiş olduğu 10.000,00tl'lik manevi tazminat talebinin reddine veyahutta kabul etmemekle birlikte manevi tazminata hükmedilecek ise de dava alacak davasına dönüştüğünden arabuluculuğa gidilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı dava dilekçesinde her ne kadar manevi tazminat istemiş ise de huzurda görülen dava olumsuz menfi tespit davası olduğunu, belli bir alacağın olup olmadığına ilişkin olduğunu, menfi tespit davası ile birlikte manevi tazminat istenemeyeceğini, dava konusu çek müvekkilin ticari ilişkisine istinaden faturalara dayalı alacağına istinaden iktisap edildiğini, müvekkil açıkça çek iktisabında iyi niyetli olduğunu, Müvekkil şirket başından itibaren çekte ciranta olan ... Oto. İç ve Dış Tic.Ltd.Şti ile olan ticari ilişkisinde bütün kayıtlarını TTK hükümleri gereğince usulüne uygun bir şekilde tuttuğunu, dava konusu çek de dahil cari hesap konusu olan bütün alacaklarını belgelendirdiğini, davacı taraf takibe konu çekin ... a.ş. kapalıçarşı uhdesinde iken 20.02.2020 tarihinde ... kargo deposundan çalındığını iddia etmiş ise de dava konusu çekin çalındığını veya kargoya teslim edildiğini ve kargoda çalındığını ispat edemediğini, ödeme yasağı bulunan çek hakkında icra takibi yapılabildiğini, davalı müvekkil, çekin çalıntı olup olmadığını bilebilecek durumda bulunmadığını, müvekkil şirket işbu çekin yasal hamili olduğunu, müvekkil icra takibine konu çekleri, faturalı ve resmi alacağı karşılığında iktisap ettiğini beyanla, dava şartları bulunmayan huzurdaki davanın usulden reddine, aksi söz konusu ise de davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; " toplanan deliller, icra dosyası, takip konusu çek, İcra Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, dava dışı ... tarafından çek bedelinin ödenerek icra dosyasının infazen kapatıldığı, iddia ve savunmalar ile tüm dosya kapsamı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde, icra dosyasına göre çek bedelinin davalı alacaklıya keşideci tarafından ödendiği bu suretle çekin keşideciye döndüğü, davanın konusuz kaldığı, "keşideci çeki yeniden tedavüle sokmakla lehtar/ciranta adına keşide etmeden önceki durumuna döneceği, çek ilk kez tedavüle çıktığı sırada ciranta olarak çek arkasında unvan ve imzaları yer alan kişiler yönünden değil, keşideci ile hamil arasında bir sorumluluk olduğundan, alacaklı ciranta tarafından çek lehdarı/önceki cirantalar hakkında takip yapılamayacağı" (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/32623 Esas-2016/8520 Karar) bu nedenle çek ikinci kez tedavüle çıkması halinde dahi davacı cirantanın sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, davacının eldeki davayı açmakta haklı bulunduğu, buna karşın dava tarihinden sonra takip borcu keşideci tarafından ödendiğinden davanın konusuz kaldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının davasında haklı olması nedeniyle davalının yargılama masrafı ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği, kötü niyet tazminatının ise, çek bedelinin dava dışı keşideci t tarafından ödenmesi ve ciro silsilesinin yukarıda yapılan açıklamalar saklı kalmak kaydıyla şeklen düzgün olması nedeniyle şartlarının oluşmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevi tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Somut olayda gerçekleşen olaylarda davacının kişilik haklarının zarara uğramadığı," gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın şartlar oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan, hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili dava konusu çekin son hamili olduğunu, ... A.Ş., 17.02.2020 tarihli ... seri numaralı 70.000,00TL tutarındaki çek müvekkili firma tarafından ibraz edilmesine karşın dava konusu çek karşılıksız kaldığını, çeke istinaden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattıklarını, icra takibinde müteselsil borçlulardan ve dava konusu çekin keşidecisi ... tarafından 03.06.2020 tarihinde borç ödendiğini, icra dosyası kapandığını, sonrasında davacı tarafından müvekkiline karşı menfi tespit davası açıldığını, davacının aktif husumeti olmadığından açılan davada davacı sıfatının olmadığını, davanın iyiniyetli borcunu tahsil eden müvekkili dışında cirantalar arasından rücu ilişkisinden ibaret olduğunu, davanın ... tarafından açılması gerektiğini, davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, İİK 72. ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceğini, menfi tespit davasında amaç hukuki ilişkinin ve hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespiti olduğunu, borçlunun menfi tespit davası açabilmesi için hukuki yaranın bulunmasının şart olduğunu, söz konusu davada davacının hukuki yararı bulunmadığın davanın usulden reddinin gerektiğini, arabuluculuk şartı huzurdaki dava alacak davası olmadığından ya davacının dava dilekçesinde istediği 10.000,00 TL'lik manevi tazminat talebinin reddine, dava alacak davasına dönüştüğünden arabuluculuğa gidilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, menfi tespit ile birlikte manevi tazminat talep edilemeyeceğini, dava konusu çek müvekkilinin ticari ilişkisine istinaden faturalara dayalı alacağına istinaden iktisap edildiğini, müvekkili firmanın çekin iktisabında mevzuatın emrettiği tüm unsurları yerine getirdiğinden iyi niyetli olduğunu, davacı takibe konu çekin ... A.Ş. kapalıçarşı uhdesinde iken 20.02.2020 tarihinde ... Kargo deposundan çalındığını iddia ettiğini, çekin çalındığını veya kargoya teslim edildiğini ve kargoda çalındığını ispat edemediğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacı İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/122 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını, ödeme yasağı konulduğunu belirttiğini, ödeme yasağının müvekkilinin takipten doğan haklarını kullanmaya engel olmadığını, davaya konu çekin çalıntı olup olmadığının müvekkilince bilinmesi mümkün olmadığını, çekte müvekkilinin meşru hamil olduğunu, çeklerdeki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, müvekkilinin çekin iktisabında iyi niyetli hamil olduğunu, çekte yer alan keşideci ve tüm cirantalar müvekkili şirkete borçlu konumunda olduğunu, çekte imzası olan herkes hamile karşı müteselsil sorumlu olduğunu, çekte keşideci ve icra takibinde borçlu konumda bulunan ... tarafından borcun ödenmesinde hukuka ve usule aykırı bir işlem söz konusu olmadığını, mahkemece davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, inceleme ve gerekçe kısmında esasa ilişkin tespitler yapıldığını, esasa girilmediği halde davacı tarafa vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu vekalet ücreti fahiş ve hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını, davanın reddini, kötü niyetli davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yasaya aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, başlatılan icra takibi ve İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/72 D. İş. sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararına istinaden müvekkili haciz tehdidi ile karşı karşıya kaldığından ödeme yapmak zorunda kaldığını, takibe konu çekte ödeme yasağı olduğunu, ..., takibe konu çeki düzenleyip müvekkiline verdiğini, müvekkili çekin aslını tahsil amacıyla 11/02/2020 tarihinde ... A.Ş.'ne tevdi ettiğini, çek ... A.Ş. Kapalıçarşı uhdesinde iken 20/02/2020 tarihinde ... kargo deposundan çalındığını, buna istinaden İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde Kıymetli Evrak İptali davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı verildiğini, 20/02/2020 tarihinde çalınan çek, önce Çiğli/İzmir'de bulunan ... firmasına oradan Esenler/İstanbul' daim ... Tekstil firmasına ciro edildiğini, akabinde Kartal/İstanbul 'da bulunan ... firması tarafından 21/02/2020 ödeme için bankaya ibraz edildiğini, kötü niyetli olarak 1 gün içerisinde 3 defa ciro edilen, aynı gün İzmir'e gidip gelen takibe konu çekin bu cirolarının asıl gayesi ise iyi niyetli kişilerden çeki iktisap etmek olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, çekin 3 defa ciro görmesi, aynı gün içinde İstanbul'dan İzmir'e gidip gelmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun mahkemece dikkate alınmadığından davanın konusuz kalması gerekçesi ile kötü niyet tazminatı hükmedilmediğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu ... sayılı dosyasından çalıntı çeke ilişkin soruşturma devam ettiğini, müvekkilinin alacaklı tarafa yada bu çek sebebiyle 3.bir kişiye herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olan müvekkili çekin çalınmasından dolayı borçlu durumuna düştüğünü, alınan ihtiyati haciz kararıyla birlikte ... ve ... plakalı araçlarına haciz şerhi konulduğunu, davalı aralarındaki hukuki ilişkiyi ispatla yükümlü olduğunu ve bunu ispatlar bir delil ve belge sunmadığını, müvekkiline yapılan işlemlerin haksız haciz niteliğinde olduğunu, davalı çekin çalındığını ve ödeme yasağını bildiği halde müvekkiline icra takibi başlatmasının kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkilinin kişisel haklarına saldırıda bulunulduğu gözetilerek müvekkili lehine uygun görülecek miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece tazminata hükmedilmediğini, tüm bu nedenlerle mahkeme kararını usul ve yasaya aykırı olduğunu, kötü niyetli davalının %20 den az olamamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, müvekkilinin malları haksız olarak haczedildiğinden müvekkilin kişilik haklarına saldırıda bulunulması sebebiyle müvekkili yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılarak karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu çekin son hamili olduğunu, ... A.Ş 17.02.2020 tarihli ... seri numaralı 70.000,00 TL tutarındaki çek müvekkilin firma tarafından ibraz edilmesine karşın dava konusu çekin karşılıksız kaldığını, bu sebepten müvekkili lehine taraflarınca Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, akabinde icra takibinde müteselsil borçlulardan ve dava konusu çekin keşidecisi ... tarafından 03.06.2020 tarihinde borcun ödendiğini, bu borç ödendiğinden Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası infazen kapandığını, Bu süreç içerisinde davacı ... tarafından 19.03.2020 tarihinde davalı müvekkiline karşı menfi tespit davası açıldığını, her ne kadar davacı taraf takibe konu çekin ... A.ş. kapalıçarşı uhdesinde iken 20.02.2020 tarihinde mng kargo deposundan çalındığını iddia ettiğini, buna rağmen dava konusu çekin çalındığını veya kargoya teslim edildiğini ve kargoda çalındığını ispat edemediğini, taraflarınca yerel mahkeme kararı huzurdaki dosyadan 16.07.2021 tarihinde istinaf edildiğini, istinaf dilekçelerinde ayrıntılı olarak yerel mahkemenin hukuka ve usule aykırı karar verdiği izah edildiğini, karşı tarafın da manevi tazminat ve kötü niyet tazminatı yönünden kararı istinafa taşıdığını, karşı tarafın haksızlığı ve kötü niyetinin, istinaf edildiğini, gelinen aşama itibariyle davacı tarafın 10.08.2021 tarihli haksız istinaf isteminin tümden reddine karar verilmesini, sunmuş oldukları istinaf başvurusunun reddine karar verilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip konusu olan 70.000,00 TL'lik çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... İplik Ltd. Şti. tarafından borçlular ..., ... Ltd. Şti., ... Digital Ltd. Şti ve ... aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, takibe istinaden borçlulardan ... tarafından 12/03/2020 ve 03/06/2020 tarihlerinde dosya borcunun ödendiği görülmüştür. Takibe konu çekte keşidecinin ... lehtarın hamiline olduğu ...'ın ciranta olduğu, en son hamili ... İplik Ltd. Şti olduğu çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, 6102 sayılı TTK 781.mad. göre çek vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından icra takibine konu çekin ...' a tahsil edilmesi amacıyla verildiğini, takibe konu çekin ... A.Ş.'nin Kapalı çarşı şubesinde uhdesinde iken 20/02/2020 tarihinde ... Kargo deposunda çalındığını, çek iptali davası açıldığını, çalınan çekin önce ... Digital firmasına sonra da ... Moda firmasına ciro edildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/36111 E.sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini belirterek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Somut olayda en son yetkili hamil ... İplik Ltd. Şti. tarafından icra takibi başlatıldığı, takibe istinaden borçlulardan keşideci ... tarafından borcun ödendiği anlaşılmış olup, mahkemece borç ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kalması gerekçesi ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı taraf her ne kadar davalıya borçlu olmadığını ileri sürmüşse de, çekteki imzasını inkar etmediği, TTK'nın 792. maddesi gereğince, davalının çekleri kötüniyetli olarak ele geçirdiğini veya ağır kusurunun bulunduğunu, davacının ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında, davalının çekleri kötüniyetli olarak ele geçirdiği veya ağır kusurunun bulunduğuna dair delil sunulamadığından davalının iyiniyetli olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay içtihatları da aynı doğrultudadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Esas No:2014/10768- Karar No:2014/20288 Karar Tarihi. 23.12.2014). Çek üzerindeki ciro silsilesi şeklen tam olup, davalının yetkili hamil olduğu anlaşılmaktadır. Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Bu madde hükmüne göre, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davacı tarafça çekin tahsil amacıyla verildiği ...'ta kaybolduğunu ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da, çekin arkasında ... kaşesi üzerinde iptal şerhi bulunduğu, davalı alacaklının da düzgün ciro silsilesi ile hamil olduğu, çekin rıza dışı elinden çıktığını ve davalının kötüniyetli yada ağır kusurlu olduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğundan, davacı vekilinin manevi tazminat ile kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 3-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/06/2021 tarih, 2020/945 E., 2021/565 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Menfi tespit davasının REDDİNE, -Manevi tazminat talebinin REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince menfi tespit davası yönünden alınması gereken 427,60 TL, manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60 TL olmak üzere toplam 855,20 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 795,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Menfi tespit davası yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/d-Manevi tazminat davası yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19