İstanbul BAM 44. HD 2024/492 E. 2024/858 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/492
2024/858
13 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/492 Esas
KARAR NO: 2024/858
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/01/2024 ara karar
NUMARASI: 2023/263 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin, fırıncılık sektöründe faaliyet göstermekte olup ayırt edici unsuru “...” olan markalarım Türk Patent ve: Marka Kurumu nezdinde tescil edildiğini, müvekkillerinin TPMK nezdinde geçmişi 2006 yılına dayanan “...” ibareli birden çok markasını tescil ettirdiğini, ... ibaresi altında markalarını genişletmek suretiyle bir MARKALAR SERİSİ oluşturmuş olduğunu, söz konusu markanın uzun yıllardan beri müvekkili tarafından kullanılmakta olup, müvekkilinin “...” ibaresini sadece markalarında değil işyerlerinin unvanı olarak da çok uzun yıllar boyunca kullanmış ve kullanmaya devam etmekte olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, söz konusu marka ye ibarelerin müvekkiller ile birleşmiş ve tüketici nezdinde Müvekkili ile özdeşleşmiş ibareler olduğunu, Müvekkilinin eskiden olduğu gibi bugün de işyerlerinde markasını tabela ve menülerinde aktif olarak kullandığını, Davalının, müvekkilinin markalan ile iltibas oluşturacak derecede ve markasal haklarına tecavüz teşkil eder mahiyetteki kullanımlarının tespit edildiğini, Davalıya ait işyerinin bulunduğu adres ve adreste bulunan tabela, menü, yazar kaşa fişi, el ilanı, el broşürü ile yazılı ve görsel reklamları vb. üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması neticesinde anlaşılacağı üzere davalı tarafından gerçekleştirilen fiillerin Müvekkilinin haklarını ihlal eder mahiyette olduğunun tespiti ile davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu ve aleyhine tedbir istenilen tarafın vergi kaydına göre aleyhine tedbir talep edilen tarafın iş yeri açılış kaydının tedbir talep eden tarafın marka tescilinden öncesine dayandığı, bu haliyle uyuşmazlığın esasının taraf delilleri değerlendirilmek suretiyle çözümlenmesi gerektiği ve davanın esasını çözer mahiyette tedbir kararı verilmesi mümkün olmadığından HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek" gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir değerlendirilmesi hususunda bilirkişi rapor içeriğine göre; "Davacıya ait davaya mesnet markalar ile yerinde inceleme ile tespit edilen davalı yana ait ŞEKİL+ŞEKİL+ŞEKİL+ŞEKİL+ŞEKİL şeklindeki kullanımların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunu" yönündeki görüş bildirilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkillerinin “...” ibaresinin asıl ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkillerinin, fırıncılık sektöründe faaliyet göstermekte olup, ayırt edici unsuru “...” olan markalarını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, ilgili markaları 2006 yılından beri tescil ettirdiğini, 1878 yılından beri İstanbul Tuzla ilçesinde fırıncılık ve unlu mamuller üretimi iştigal konusu ile faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin "...” ibaresinin sadece markalarında değil işyerlerinin unvanı olarak da çok uzun yıllar boyunca kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, söz konusu “...” ibareli markanın müvekkilleri dışında biri 3. kişi tarafından iltibas oluşturacak düzeyde kullanılmasının müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil edici nitelikte olduğunu, davalı şirket tarafından kullanımlarında “...” ibaresine yer vermesinin davalının kullanımlarına ayırt edicilik unsuru katmadığını, davalının ticaret unvanında “...” ibaresinden sonra gelen tüm ibarelerin faaliyet konularını gösterdiğini, dosya üzerinden alınan 17.01.2024 Tarihli bilirkişi raporunda; tespit edilen kullanımlarda davacı markalarının ortak ibaresi olan ... ibaresinin aynen ihtiva edildiğinin, Davalı kullanımlarında bu ibareye ayırt edici niteliği düşük olan, Türkiye'nin bir ilçesi olan Safranbolu ibaresi eklendiğini, Davacı markalarının ortak unsuru olan ... ibaresinin de ayırt ediciliğinin yüksek olduğundan bahsedilemeyecekse de ... ve ... kelimelerinin dilbilgisi kurallarına aykırı şekilde, bitişik yazılması ile oluşturulan davacı markasının aynı şekilde bitişik olarak kullanılması nedeniyle kullanımlara eklenen unsurların markaları birbirinde uzaklaştıramadığı, bu nedenlerle tespit edilen kullanımların davacı markaları ile benzer nitelikte olduğu, ilgili kullanımların davacı markasının tescilli olduğu 43.sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” hizmetleri üzerinde gerçekleştiği kanaatine varıldığını, -Davacıya ait marka ile tespit edilen kullanımlar ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenebileceği, davacıya ait marka ile tespit edilen kullanımlar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği şeklinde karar verilmişse de dosya üzerinden alınan bilirkişi raporu ile davalının kullanımlarının iltibas oluşturduğu açık olduğunu, “...” ibareli markaların gerçek hak sahibi olduğu sabit olduğundan davalı yan tarafından müvekkillerinin marka haklarına tecavüz eder nitelikte kullanımların gerçekleştirilmesi nedeniyle müvekkillerinin markalarının itibarının zedeleneceğini ve müvekkiller açısından ciddi bir zararın doğacağını, -Davalı Şirketin, müvekkillerine ait markalardan önceki tarihte kurulmuş olmasının olduğu gerekçe olarak ileri sürülmüş ise de, müvekkillerinin 1878 yılından beri ilgili sektörde faaliyet gösterdiklerini, davalı şirketin müvekkillerinin marka tescil tarihinden önceki tarihlerde kurulmuş olmasının müvekkilinin söz konusu ibarenin asıl ve gerçek hak sahibi olduğu konusunda bir şüpheye yol açmayacağını, tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafça tescilli markaları ve ticaret unvanından kaynaklanan haklara dayanarak, davalı tarafın kullanımlarının önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği, tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, tespit edilen kullanımlarda davacı markalarının ortak ibaresi olan ... ibaresinin aynen ihtiva edildiği, Davalı kullanımlarında bu ibareye ayırt edici niteliği düşük olan, Türkiye'nin bir ilçesi olan Safranbolu ibaresi eklendiğini, Davacı markalarının ortak unsuru olan ... ibaresinin de ayırt ediciliğinin yüksek olduğundan bahsedilemeyecekse de ... ve ... kelimelerinin dilbilgisi kurallarına aykırı şekilde, bitişik yazılması ile oluşturulan davacı markasının aynı şekilde bitişik olarak kullanılması nedeniyle kullanımlara eklenen unsurların markaları birbirinde uzaklaştıramadığı, bu nedenlerle tespit edilen kullanımların davacı markaları ile benzer nitelikte olduğu, ilgili kullanımların davacı markasının tescilli olduğu 43.sınıfta “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” hizmetleri üzerinde gerçekleştiği tespit edilerek, kullanımların davacı markaları ile iltibas yarattığı görüşünün açıklandığı anlaşılmıştır. Davacı adına tescilli marka kayıtlarının mahkemece celp edildiği,Türk Patent ve Marka Kurumu Resmi Sitesine göre, ... başvuru numaralı 29.06.2016 başvuru ve 13.03.2017 tescil tarihli, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 30 ve 43. Sınıflarında 30.sınıfta: Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. 43.sınıfta: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. mal ve hizmetlerinde işlem gören görselini ve “...” ibaresini ihtiva eden markanın ..., ... ve ... adına tescil edildiği; ... başvuru numaralı 08.04.2016 başvuru ve 07.07.2017 tescil tarihli Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 35 ve 43. Sınıflarında 43.Sınıfta: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” emtialarında işlem gören görselini ve “... şekil” ibaresini ihtiva eden markanın ..., ... ve... adına tescil edildiği; ... başvuru numaralı, 08.04.2016 başvuru ve 27.10.2016 tescil tarihli, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 30 ve 43. Sınıflarında 43.Sınıfta: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. işlem gören görselini ve “...” ibaresini ihtiva eden markanın ..., ... ve ... adına tescil edildiği; ... başvuru numaralı, 21.09.2015 başvuru ve 12.05.2016 tescil tarihli, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 30 ve 43. Sınıflarında, 43.sınıfta: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri. işlem gören görselini ve “...” ibaresini ihtiva eden markanın ..., ... ve ... adına tescil edildiği; ... başvuru numaralı 12.05.2006 başvuru ve 10.05.2007 tescil tarihli Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 30. Sınıfında işlem gören görselini ve “...” ibaresini ihtiva eden markanın ..., ... ve ... adına ibareli birçok markanın davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davalının kullanımları incelendiğinde, davalının işyerinde “... Safranbolu” unsurlu markasal kullanımların, instagram adresi bildirimi olarak etiketlerde, personel t-shirtlerinde, ürün kutularında, poşetlerde, kağıt (paket sarma kağıtlarında) kullanıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece vergi levhasının daha eski tarihli olduğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de, vergi levhasının eski tarihli olmasının davalının önceki tarihli olarak marka üzerinde hak sahibi olduğu sonucuna ulaşılamayacağı, vergi levhasında ... kullanımına dair kayıt bulunmadığı, davalı kullanımının, davacı markalarının serisi gibi algılanma ve iltibas ihtimali yarattığı konusunda yaklaşık ispat koşullarının bulunduğu, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile kullanımının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin tümüyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/01/2024 tarih, 2023/263 E. sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19