İstanbul BAM 44. HD 2024/338 E. 2024/810 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/338
2024/810
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/338 Esas
KARAR NO: 2024/810
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2023
NUMARASI: 2021/744 E. - 2023/744 K.
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklının talebi üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu olan ...'nin İİK 89 uyarınca üçüncü kişilerdeki hak ve alacağının bildirilmesi ve haczi için müvekkiline haciz ihbarnameleri gönderilmiş olup Üçüncü Haciz İhbarnamesine karşı bu davanın açıldığını, müvekkilinin borçlu ile herhangi bir alacak - borç ilişkisinde olmaması ve kendisinin 82 yaşında olup herhangi bir ticari faaliyet yürütmediğinden ve kendisine ait olmayan bir borç için cebri icra tehdidi altında kaldığını, müvekkiline dava konusu icra dosyasından 20.593,05 TL tutarlı haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin haciz ihbarnamelerinden 18/11/2021 tarihinde haberdar olduğunu ve tebligatların usulsüz olduğunu, usulsüz tebligata ilişkin İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/676 Esas sayılı dosyasına konu şikayet davası açtıklarını, mahkeme tarafından 19/11/2021 tarihli tensip ile icra takibi müvekkil bakımından tedbiren durdurulduğunu, ancak dava sonuna kadar olan bu süreç sonrasında müvekkilinin halen cebri icra tehdidi altında olduğunu ve İİK 89/3 uyarınca gönderilen ihbarname gereği bu davanın açıldığını belirterek, davanın kabulü ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına konu borcun müvekkiline ait olmadığı ve borçlunun hak ve alacağının müvekkilinde bulunmadığının tespiti ile üçüncü haciz ihbarnamesine itirazlarının kabulüne, davalının % 40 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde davacının takip borçlusu olmadığını ancak kendisine gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerine beyanda bulunmadığını ve itiraz da etmediğini, bu nedenle İİK.89 maddesi uyarınca borçtan sorumlu hale geldiğinin anlaşılacağını, bu nedenle davanın İİK.72 maddesinde düzenlenen menfi tespit davası değil, İİK.89 maddesinde özel olarak düzenlenen menfi tespit davası olduğunu, İİK.89 maddesinde düzenlenen menfi tespit davasının 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini bunun bir dava şartı olduğunu, davacıya gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesi 15.09.2021 tarihinde Teb. Kan. 21/1. maddeye göre tebliğ edildiğini, davanın ise 22.11.2021 tarihinde açıldığı gözönüne alındığında süresinde açılmayan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, husumetin yanlış yönlendirildiğini, takip borçlusuna yönlendirilmesi gerekirken müvekkiline yönlendirildiğini bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, davanın, dava şartı yönünden ve husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın İstanbul .. icra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında İİK' nın 89/3 maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeni ile 3. Kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğu iş bu icra dosyasının 16. İcra hukuk mahkemesinin 2021/676 E. 2022/123 K. Kararı ile 89/1 haciz ihbarnamesinin iptali ile 89/2-89/3 ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği ve bu karara BAM 21. Hukuk dairesinin karar sayılı ilamının istinaf başvurusunun REDDİ ile kararının kesinleştiği, davanın konusuz kalması sebebi ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Görülmekte olan davanın İİK.89. Maddesi uyarınca borçtan sorumlu olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğunu, söz konusu kanun maddesi incelendiğinde davaya bakmaya mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun anlaşılacağını, bu itibarla ilk derece mahkemesinin görev yönü itibariyle usulden davanın reddine karar vermesi gerekirken esasa girerek karar vermesinin hatalı olduğunu, bu yönüyle kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğinde müvekkili olan davalının dahli veya kusurunun bulunmadığını, bu durumda davanın esası hakkında haklı haksız değerlendirmesi yapmadan yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasının hatalı bir karar olduğunu, keza haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyerek davanın açılmasına davacının kendisi sebebiyet vermiş olduğu düşünüldüğünde müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığını, tüm bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak istinafen incelenerek yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinaf başvurusuna karış cevap dilekçesi sunmamıştır. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava; İİK’nın 89. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı tarafından davacıya İİK 89/3 maddesi gereğince, haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı yanca davalıya borçlu olunmadığının tespiti amacıyla eldeki davanın açıldığı, mahkemece, yazılı şekilde dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, mahkemenin görevli olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece takibin kambiyo senedine dayalı olduğu gerekçesi ile görev itirazının reddine karar verildiği görülmektedir. Mahkemenin görevi 6100 Sayılı HMK114/1,c maddesi gereğince dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için alınan karar uyarınca, uyuşmazlığın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarihli 2023/5228 Esas -2023/6468 karar sayılı kararıyla giderildiği kararda; "Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olanın davanın genel mahkemelerde görülmesi olduğu, özel mahkemelerde görüleceğine dair açık bir düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesinin esas olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihtarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı, buna göre davanın tarafları arasında doğrudan ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan ilişkinin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir. Yukarıda aktarılan Yargıtay ilamı doğrultusunda, ilk derece mahkemesince, davacı ile takip alacaklısı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, davada genel mahkemenin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, istinaf talebinin kabulü ile kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2023 tarih, 2021/744 E. 2023/744 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19