İstanbul BAM 44. HD 2021/1061 E. 2024/809 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1061
2024/809
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1061 Esas
KARAR NO: 2024/809
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2021
NUMARASI: 2020/412 E. - 2021/447 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
İstinaf yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/412 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 15/06/2021 tarih ve 2021/447 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi. Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 10 Aralık 2010 tarihinde Müvekkili ile temlik sözleşmesi imzalamak suretiyle 2.238,94-EURO tutarında borcu üstlendiğini, işbu tarihten sonra Müvekkilinin ... A.Ş. nezdinde bulunan alacağının muhatabı ... A.Ş. olarak belirlenmiş olup ... A.Ş. ibra edildiğini, 2.238,94-EURO değerinde toplam borç miktarı, 22 taksite bölündüğünü, 28 Haziran 2011 tarihinden itibaren başlamak üzere her ayın 28‘inde 100-EURO olarak 28 Mart 2013 tarihinde denk gelen son taksitin ise 138,94 EURO olarak kararlaştırıldığını, bu kapsamda ilk 6 taksit eksiksiz ve zamanında ödenmişken 7. ve 8. taksitlerse eksik olarak ödendiğini, 8. Taksiti takip eden son 14 taksitin ise ödenmediğini, böylelikle Müvekkilinin bakiye alacağı olan 1.488-EURO değerindeki tutarın hiçbir zaman elde edemediğini, söz konusu miktarın takibi için ilk olarak İstanbul Anadolu Adliye’sinde icra takibi başlatıldığını, ancak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün yetkisizlik kararı doğrultusunda işbu takibin red edildiğini, ardından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nde ... Esas sayılı dosya kapsamında başlatılan ve işbu davaya konu takibe de muhatap tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, itirazın dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla; Davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar sözleşme başlığında "alacağın temliki" dense de alacaklının değişmemesi, tam aksine borçlunun değişmesi nedeniyle alacağın temliki değil borcun naklinin söz konusu olduğunu, borcu nakleden ... AŞ'nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, tasfiye halindeki ... A.Ş'nin tasfiye sürecinin devam etmesi nedeniyle davacı kar zarar katılım sahiplerinin tasfiye sonucunu beklemeden talepte bulunamayacağını, davacı katılım hesabı sahibinin alacağının henüz muaccel hale gelmediğini, bu hususun borcun nakli hükümleri uyarınca borcun devredildiği müvekkili şirket tarafından davacıya karşı bir itiraz olarak ileri sürülebileceğinin de açık olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi tasfiye sonucunu bekleyen diğer hesap sahiplerinin menfaatlerini zedeleyeceğini, tasfiyenin de iflas mahiyetinde düzenli bir şekilde ilerleyen bir işlem olması tasfiye halinde ... A.Ş'nin tasfiye halinde olması tasfiyenin sonuçlanıp kar ve zarar durumu belirginleşmeden davacının hak talep edebilmesinin mümkün olmaması tasfiyenin sonuçlanmadığını ve dava tarihi itibariyle alacağın muaccel hale gelmiş olduğu ve özellik resmi olarak yürütülen tasfiye sürecinin neticelenmesini bekleyen diğer hesap sahiplerinin korunmaya değer haklarının da zarar görmemesi gerektiği ve bu doğrultudaki yerleşik içtihat dikkate alındığında Bidayet Mahkemesi kararının yasal ve yerinde olduğunun ortada olduğunu, talep edilen faiz oranının yasal dayanağının olmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın Reddine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece borcun mevcut olmadığı değerlendirmesiyle haklı davalarının reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki temlik sözleşmesinin sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, TBK m. 26 ve Anayasa'nın 48. maddesindeki “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.” şeklindeki hüküm sözleşme özgürlüğü ilkesini göstermekte olduğunu, yerel mahkemenin taraflar arasındaki açık ve net olarak borcun davalı tarafından koşulsuz ve şartsız kabulünü taşıyan temlik sözleşmesini “bu sözleşmenin yapılamayacağı” sonucunu doğuracak şekilde mevcut bir borcun olmadığı yönünde karar vermesinin Anayasa, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu ile hiçbir şekilde bağdaşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 67.maddesine dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş. nezdinde bulunan alacağının davalı tarafından temlik alındığını, 2.238,94-EURO değerinde toplam borç miktarının 22 taksitte ödenmesine karar verildiğini, davalının varılan anlaşmaya uygun şekilde ödeme edimini yerine getirmediğini, bakiye alacağı olan 1.488-EURO için İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nde ... Esas sayılı dosya kapsamında başlatılan takibe itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 18.620,20-TL asıl alacağın tahsili amacıyla 30/05/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 19/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 19/07/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Mahkemece " dava dışı 3. Kişi durumundaki tasfiye Halindeki ... A.Ş. den alacağın henüz muaccel hale gelmediği, hesabın niteliği gereği tasfiye işlemleri sonucunda bir alacak kalırsa hak talebinde bulunabilineceği ,dava tarihi itibari ile tasfiyenin devam ettiği bu kapsamda alacağın muaccel hale gelmediği" gerekçesine dayalı davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 10/12/2010 tarihli "Alacağın Temliki Sulh İbra ve Feragat Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşme uyarınca davacının Tasfiye Halindeki ... A.Ş.'den olan alacağının davalı tarafından taksitler halinde ödeneceğinin hükme bağlandığı görülmüştür. Taraflar arasındaki protokol incelendiğinde; dava dışı ... şirketinin protokolde taraf olmadığı, dava dışı şirketin tasfiye neticesine bağlı olmaksızın davacının alacağının davalı yanca sözleşmeyle devralındığı, davacının dava dışı ... olan alacağını davalıya temlik ettiği , bunun karşılığında davalının da ... olan alacağı taksitler halinde davacıya ödemeyi kabul ettiği , taksitlerin ödeneceği tarihlerin taraflar arasında kesin olarak belirlendiği , diğer yandan davalının bu sözleşme ile dava dışı ... davacıya olan borcunu, alacağa karşılık üstlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli ve bağımsız bir sözleşme olduğu görülmektedir. Taraflar arasında bu şekilde düzenlenen sözleşmenin tasfiye veya başka bir şart aranmaksızın davalının kesin vade içerir taksitler halinde ödemeyi üstlendiği, ödeme protokolü olduğu vade tarihlerinde temerrüt oluştuğu açıktır. Bu nedenlerle mahkemenin davanın reddi gerekçesi yerinde değildir. Öte yandan , mahkemece " davacının iç giyim toptancısı olduğu ve tacir konumunda olması nedeni ile davaya bakma görevinin mahkememize ait olduğu" gerekçesiyle yargılamaya devamla esasa ilişkin karar verilmiş ise de; Bilindiği üzere görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 3.maddesinde "bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu" belirtilmiş, aynı Kanun'un 4.maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır. ... bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki temlik sözleşmesinde davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediği iddiasından kaynaklandığından asliye hukuk mahkemesi görevlidir (Aynı yönde; Yargıtay 11.HD'sinin 2015/14950 Esas, 2016/3539 Karar; 2017/1069 Esas, 2018/5194 Karar ve Yargıtay 13.HD'sinin 2015/15096 Esas, 2017/2181 Karar; 2017/8010 Esas, 2017/9945 Karar; 2015/39733 Esas, 2018/4765 Karar sayılı ilamları.). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2630 E,- 2019/328 K sayılı 21/03/2019 tarihli benzer bir uyuşmazlığa konu kararında; "davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki ... A.Ş'nin bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık konusu alacağın da doğrudan davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının da tacir olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nun 183. vd. maddeleri hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığına " karar verildiği de dikkate alındığında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu halde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile görevsiz mahkemece karar verilmiş olması hukuka aykırılık teşkil etmiştir. Tüm bu açıklamalara göre, kamu düzenine ilişkin resen gözetilen sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih, 2020/412 E. 2021/447 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19