SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1042 E. 2024/806 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1042

Karar No

2024/806

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1042

KARAR NO: 2024/806

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 08/06/2021

NUMARASI: 2020/168 E. - 2021/259 K.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel numaralı taşınmazın müvekkili ve kardeşi ... adına kayıtlı olup, aralarında anlaşmazlık yüzünden Kat Mülkiyeti Kanunu 19.Maddesi Hükümlerince hakim müdahalesi ile sözü geçen taşınmazın güçlendirilmesi için İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/489 esas sayısı ile dava açıldığını, 2019/268 karar numarası ile hissedar muvafakati olmaksızın taşınmazın güçlendirilmesine karar verilerek müvekkilinin güçlendirme işlemleri için yetkilendirilmiş olduğunu, müvekkilinin Beşiktaş Belediye Başkanlığına güçlendirme müracaatı işlemlerine başladığını, iskana esas mimari proje müellifi davalı Mimar ... olduğundan başkanlık makamınca kendisinin muvafakatnamesinin istenildiğini, davalıya sözlü ve Bakırköy ... Noterliği 24.02.2020 tarih ... sayılı ihtarnamesi gönderilerek muvafakat vermesi talep edilmişse de sonuç alınamadığını, davalının proje müellifi olarak herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını, yapılacak işlemde cephe değişikliği veya kat çıkma gibi ana yapıya fikir ve senet eserleri kapsamında zarar verici ve değiştirici hiç bir işlem yapılmayacak olup sadece güçlendirme yapılacağını, ancak davalının aradan geçen bir yılı aşkın sürede kendilerine gerekli muvafakatnameyi vermeyerek güçlendirme işlemlerinin başlamasına engel olduğunu, gecikmeden dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ve can ve mal güvenliği de tehdit altında olduğundan davalı ...’ un muvafakati alınamaması sebebi ile güçlendirme ruhsatı alınamadığını iddia ederek Beşiktaş Belediye Başkanlığına yapılan müracaat dosyasına acilen tedbir kararı verilmesini, davalının muvafakatı olmasa da Beşiktaş Belediyesi ruhsat müdürlüğü nezdindeki işlemlerin tedbir kararı ile başlatılarak devamına, Fikir ve Sınat Eserleri Kanunu gereğince davalı tarafından muvafakat yerine geçmek üzere mahkemenin davanın kabulü yolunda vereceği karar ile müvekkili tarafından güçlendirme ruhsatı alınarak işlemlerin yaptırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davaya konu taşınmaza ilişkin mimari proje müellifi olarak “güçlendirme projesine ve ruhsatına" izin verip vermeme yetkisine sahip olmadığını, Güçlendirme projesine ruhsat veren makam /mercinin Yasa gereği Beşiktaş Belediye Başkanlığı olduğunu, İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/489 E., 2019/268 K. sayılı ve 14.03.2019 tarihli kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 36. HD.’nin 2020/716 E., 2020/1887 K. sayılı ve 20.11.2020 tarihli kararı ile “KESİN" olarak ortadan kaldırıldığını, bu nedenle ortada “güçlendirme yapılabilecek yargı veya Kat Malikleri Kurulu" kararının olmadığını, var olan bir güçlendirme veya yargı kararı olmadığından, proje müellifinin de iznini gerektiren bir durumun da söz konusu olmayacağını, davaya konu taşınmazın 6306 Yasa ve Uygulama Yönetmeliği'ne uygun olarak “Riskli Yapı”tespit edildiğini, Davacı tarafından, riskli yapı kararına karşı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne itiraz edildiğini, itiraz komisyonu tarafından itirazın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu durumdaki yapının zaten yıkılmasının zorunlu olup, güçlendirilmesinin de mümkün olmadığını, kesin olarak yıkılacak olan bir bina için davalıya böyle bir dava açılmasının hukuki dayanağının olmadığını iddia ederek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafa her ne kadar sözlü ve kendi taraflarınca gönderilen Bakırköy ... Noterliği 24.02.2020 tarih ... sayılı ihtarnamesi ile başkanlığa muvafakat vermesi talep etmiş iseler de sonuç alınamadığını, mimarın taraflarınca veya Beşiktaş Belediyesine güçlendirme işlemlerinin başlaması için belediyenen talep ettiği muvafakatı vermediğini, davalının proje müellifi olarak herhangi bir ücret alacağının olmadığını, yapılacak işlemde cephe değişikliği veya kat çıkma gibi ana yapıya fikir ve senet eserleri kapsamında zarar verici ve değiştirici hiç bir işlem yapılmayacak olup sadece güçlendirme yapılacağını, ancak davalının aradan gecen bir yılı aşkın sürede kendi taraflarına gerekli muvafakatnameyi vermeyerek güçlendirme işlemlerinin başlamasına engel olunduğunu, yerel mahkeme kararı ile yapılması gereken zorunlu güçlendirme işlemlerinin başlamasının gecikmesinden dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğramakta olduğunu ve süresi içerisinde yapması gereken müracaat ve işlemlerin geciktiğini, taşınmaz aynı zamanda Beşiktaş ilçesinin en işlek caddesinin ützerinde olduğunu, güçlendirme işlemlerine başlanamamasından dolayı binadan kopacak beton parçalarının düşme, binanın depremde zarar görme vs sebepleri ile can ve mal güvenliğide tehdit altında olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının, istinaf dilekçesinde ısrarla güçlendirme işlemlerinin yapılmasının önündeki tek engelin müvekkilinin ana taşınmaza işlem yapılmasına muvafakat vermemesi olduğunu iddia etmekte olduğunu, ancak müvekkilinin davaya konu edilen taşınmaza ilişkin mimari proje müellifi olarak “güçlendirme projesine ve ruhsatına" izin verip vermeme yetkisine sahip olmadığını, ana taşınmaz 6306 Yasa ve Uygulama Yönetmeliği gereği "riskli yapı" olarak tespit edildiğini, ana taşınmazda bu tespitten sonra yapılacak işlemlerin, zorunlu işlemlerden olduğunu, yıkılmasına ya da güçlendirilmesine karar verecek, ruhsat işlemlerini yapacak makamlar İdari merciler tarafından yapılabileceğini, keza dosyaya sunulan bilirkişi raporunun "Sonuç" kısmında da bu sonuca varıldığını, davaya "cevap ve delil" dilekçelerinde de detaylı olarak belirtmiş oldukları gibi, müvekkilinin bu davanın muhatabı olmasının mümkün olamayacağından bahisle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava mimari proje ile meydana getirilmiş taşınmazda güçlendirme yapılması amacıyla eser sahibi adına izin verilmesi istemine ilişkindir. Mimari projeler , 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 2. maddesinde “ilim ve edebiyat eserleri” arasında sayılmıştır. Yasanın 16. maddesinde eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamayacağı öngörülmüştür.Bu hükümler uyarınca planın teknik ve bilimsel fikir eseri olarak korunduğu, eser sahibinin izni olmadıkça plan değişikliği yapılamayacağı, planda değişiklik yapılabilmesi için plan müellifinin muvafakatinin alınması gerekmektedir. Diğer yandan TMK md. 683/1’e göre, taşınmaz malikinin, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkı vardır. Ancak taşınmaz maliki eser üzerinde değişiklik yapmadan önce eser sahibinin iznini almakla yükümlü ise de, imar mevzuatı veya yapı güvenliği nedeniyle yapılması zorunlu değişiklikler için kamu düzeni ve menfaati gereği ve kullanım için zaruri olan değişiklikler için eser sahibinin izninin alınmasına gerek yoktur. Davalı vekili, ana taşınmazın 6306 Yasa ve Uygulama Yönetmeliği gereği "riskli yapı" olarak tespit edildiğini, ana taşınmazda bu tespitten sonra yapılacak işlemlerin , zorunlu işlemler olduğunu, yıkılmasına ya da güçlendirilmesine karar verecek, ruhsat işlemlerini yapacak makamların idari merciler olduğunu, mimari proje müellifi olan davalının davaya konu edilen taşınmaza ilişkin olarak “güçlendirme projesine ve ruhsatına" izin verip vermeme yetkisine sahip olmadığını beyan etmiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6.İdare Dava Dairesinin 2020/941 esas- 17.8.2020 tarihli ilamında özetle ; Davacı ( ...) tarafından, Davalılar BEŞİKTAŞ BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve İSTANBUL VALİLİĞİ aleyhine açılan yürütmenin durdurulması istemli davada; “ ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselde bulunan paydaşı olduğu taşınmazın riskli yapı olduğundan bahisle tahliye edilmesine ilişkin Beşiktaş Belediyesi Başkanlığı'nın 18.02.2019 tarih ve E.1263-2066 sayılı işlemi ile işleme dayanak alınan 23.01.2019 tarih ve E.8129 sayılı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü itiraz ret kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 07/07/2020 tarih ve E:2019/1505 sayılı kararının; İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/489 nolu dosyasında dava konusu taşınmazın güçlendirilebilir olduğu yolunda bilirkişi raporu alındığı, söz konusu rapor ile huzurdaki davada alınan rapor arasında çelişkilerin olduğu iddialarıyla itirazen incelenerek kaldırılması ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenilmektedir...Dayandığı hukuki ve kanuni nedenler karşısında, itiraz istemine konu edilen mahkeme kararı Dairemizce de uygun görülmüş olup, itiraz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü edilen yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolundaki kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından itirazın reddine, dosyanın mahkemesine iadesine, 17/08/2020 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.” şeklindedir. Bu kararda yürürtmenin durdurulması işleminin reddi kararı kesinleşmiştir. İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 27/10/2020 tarih ve 2019/1505 Esas ve 2020/1447 K. Sayılı davanın reddine ilişkin kararının istinaf incelemesi sonunda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6.İdare Dava Dairesinin 2021/141 esas ve 2021/512 karar sayılı 17.03.2021 tarihli ilamı ile, dava konusu yapının "riskli yapı" niteliğinde olduğu görülmekle anılan tespite yapılan itirazın reddine ve taşınmazın tahliyesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 27/10/2020 tarih ve E:2019/1505 K:2020/1447 sayılı kararına yönelik İstinaf talebinin reddine kesin olarak karar verilmiştir. O halde davacı taşınmazın riskli yapı olarak tespit edilmesi neticesi , tahliyesi ve yıkımı işlemlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemi ile belediye ve valilik aleyhine idari yargıda dava açmış ve davası kesin olarak reddedilmiş olup, taşınmazın yıkımı kararı yönündeki idari kararlar kesinleşmiştir. Dolayısıyla davacının davalıdan muvafakat alması halinde dahi taşınmazın yıkım kararı iptal edilmediğinden güçlendirilmesi işlemi yapmasına olanak bulunmadığı, idari işlemin adli yargıda etkisiz kılınması sonucunu doğuracak şekilde tedbir ve karar alınamayacağı gözetildiğinde eldeki davanın açılmasında dava konusu binanın riskli yapı kararının kesinleşmesi ile davacının eldeki davayı açmakta hukuki yarar dava şartının ortadan kalktığı anlaşılmıştır. Öte yandan , binanın riskli yapı olması sebebiyle yapılacak işlemler can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren kamu düzenine ilişkin yasal düzenlemelere dayalı zaruri işlemler niteliğinde bulunduğundan FSEK 16/2 maddesi gereği proje müellifinin izninin alınmasını gerektirmeyen işlemler olduğundan baştan itibaren davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, belediye tarafından böyle bir iznin zorunlu tutulması işleminin de bir idari işlem ve karar olduğu aleyhine idari yargı yoluna başvurulmak yerine izin verilmesi talebi ile açılan eldeki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği açıktır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih ve 2020/168 E., 2021/259 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınFikirkonusuesastanbelediyeİstemli)reddine(TecavüzünistanbulVebeşiktaşEseri“kesin"TespitigereğiSanatbaşkanlığıvaliliğimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim