İstanbul BAM 44. HD 2021/1038 E. 2024/805 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1038
2024/805
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1038
KARAR NO: 2024/805
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/03/2021
NUMARASI: 2017/788 E. - 2021/186 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını ve müvekkilinin borçlu olduğunu iddia ettiği takibin dayanağının ise, 20/12/2014 düzenleme tarihli ve 05/05/2015 ödeme tarihli senede dayandırıldığını, icraya konu senedin alacaklısı ...'un senedi ...'a ciro ettirdiğini, ancak alacağa konu senedin müvekkili tarafından tanzim edilmediği gibi senet üzerindeki imzalarında müvekkili tarafından atılmadığını, müvekkili aleyhine başlatılan takipte ödeme emrinin 12/06/2015 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini ve bu durumun müvekkili tarafından henüz öğrenildiğini, bu sebeple başlatılan haksız takibi vaki itiraz davası açılamadığını menfi tespit davası açılmasının zorunlu hale geldiğini, müvekkilinin ticaretle uğraşmakta olup gerçekleşen takipten dolayı ticari itibarının zedelendiğini beyanla müvekkilinin söz konusu senedin borçlusu olmadığının tespitine, teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına, davalıların %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkilinin, davalı/borçlu ... ile aralarındaki ticari ilişki sebebi ile dava konusu 20/12/2014 düzenleme tarihli, 05/05/2015 ödeme tarihli, 30.000 TL bedelli senedi kendisinden ciro yolu ile teslim aldığını, ancak senedin vadesi geldiğinde işbu bedelin müvekilline ödenmediğinden İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davaya konu senet üzerindeki imzalar ...'a ait değil ise, bu durumda müvekkilinin alacağını alamama tehdidi ile karşı karşıya kalacağını, bu sebeple senedin sahte olması halinde tüm cezai ve tazminat haklarını saklı tuttuklarını beyanla fazlaya dair her türlü şikayet, talep, tazminat ve dava hakları saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... 11/12/2017 teslim tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; ... Makina'nın 23/08/2014 tarihinde ... makinesini Van'da bulunan bir müşterisi için satın alındığını, ...l'in söz konusu faturayı makineyi kendisinden satın alan kişi olan ve kendisini sonradan tanıdığı ... tarafından verilen 20/12/2014 düzenleme tarihli, 05/05/2015 vade tarihli senedi kendi borcuna karşılık ...'a teslim ettiğini, günü dolan senedin ödenmemesi sonucu ...'ın hem kendisine hem de senet sahibi ...'a alacak davası açtığını, ...'ın da borcu ödememek için her iki tarafa da dava açtığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın REDDİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın, müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını ve müvekkilinin borçlu olduğunu iddia ettiği takibin dayanağını ise 20/12/2014 düzenleme tarihli ve 05.05.2015 ödeme tarihli senede dayandırıldığını, icraya konu senedin alacaklısı ...'un senedi ...’a ciro ettiğini, ancak alacağa konu senedin müvekkili tarafından tanzim edilmediği gibi senet üzerindeki imzaların da müvekkili tarafından atılmadığını, takibe konu senet üzerindeki müvekkiline ait bilgilerin müvekkili ile davalı ... arasında daha önceden gerçekleşen ticari ilişkiler sebebiyle ...’ da bulunmakta olduğunu, ancak davalı tarafından müvekkiline ait bilgilerin kullanılarak senet tanzim edildiğini ve müvekkilinin imzalarının da taklit edildiğini, Davalılar tarafından müvekkili aleyhine kötü niyetli takibin başlatıldığını, müvekkilinin davalılara borcu olmadığını davalılar tarafından bilinmekte olunduğunu ve müvekkilinin özel bilgileri kullanılarak senet tanzim edildiğini, bu sebepler ile İcra İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi gereğince davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Uzman Bilirkişince, 08.07.2019 tarihli raporunda davacının Vergi dairesi, Noterlikte mevcut olan imzaları ile senet üzerindeki imzayı mukayese ettiğini ve aynı elin ürünü olduklarını gösterir uygunluk ve benzerlikler saptandığını belirttiğini, bu durumun çıplak gözle dahi bakıldığında dosyadaki resmi mercilerden gelen imzalar ile senet üzerindeki imza arasında benzerlik olduğunun hemen anlaşılmakta olduğunu, ayrıca takibin taraflarınca kötü niyetli olarak başlatıldığı iddiasını kabul etmelerinin kesinlikle mümkün olmayacağını, senedin davalı ... ile davacı arasındaki ticari ilişkiye istinaden yine davacı tarafından imza edildiğini, müvekkilinin ise ...'un kendisine olan borcu sebebi ile senedi ciro ettiğini, Bu sebeple müvekkilinin kötü niyetinin bulunmadığını ileri sürerek, davacı tarafından sunulan istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkemece verilen kararın onanmasını talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , uyuşmazlık konusu senedin davacı tarafından tanzim ve imza edilmediğini beyanla İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Bu kapsamda imza inkarı nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır ve kural olarak, davacının bu iddiası tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'i niteliğindedir. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı ...'ın takibe konu 20/12/2014 düzenleme tarihli, 05/05/2015 ödeme tarihli ve 30.000 TL bedelli senede dayalı olarak davacı ve diğer davalı ... hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, senedin keşidecisinin ..., lehtarının ... olduğu, senedin lehtar tarafından davalı ...'a ciro edildiği görülmektedir. İmza incelemesine esas bilirkişi raporunda; inceleme konusu senet ön yüzde mevcut borçlu ... adına atılı imzaların muhtemelen ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu senet ön yüzde bulunan ... isim yazısının ...'ın eli ürünü olmadığı, inceleme konusu senet arka yüzde ciro yazıları ve imzalarının ortak harfler ve rakamlar açısından incelenmesinde aynı kişinin eli ürünü olduklarını gösterir uygunluk ve benzerlik saptandığı kanaati bildirilmiş, ek raporda da aynı kanaat tekrarlanmıştır. 29/07/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; lup, beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, graformetrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu belgede ...'a atfen atılmış imzalar ile ...'ın mevcut karşılaştırma imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; karşılaştırma imzalarının varyasyonlar gösterdiği, imzaların başlangıç hareketlerinde, bitiş hareketlerinde ve ara gramalarında benzerlikler görüldüğü, grafolojik benzerlik bulunduğu genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu belgede ...'a atfen atılmış imzaların elde mevcut ...'ın imzalarına benzerlik gösterdiği, dolayısıyla inceleme konusu senetteki imzaların ...'ın eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir. İmza incelemesine esas heyet raporu, uzman bilirkişiler tarafından senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı ,imzanın kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, imzanın davacıya ait olduğunun dayanaklarının gösterildiği, raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu , hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı , dosyada mevcut raporlar arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğu usulüne uygun bilirkişi raporu ile ispatlanmış olup, açıklanan bu hususlar gözetildiğinde davacının menfi tespit istemi yönünden davasının reddi kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2021 tarih ve 2017/788 E., 2021/186 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19