SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/1021 E. 2024/804 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1021

Karar No

2024/804

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/1021 Esas

KARAR NO: 2024/804

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/02/2020

NUMARASI: 2017/293 E. - 2020/106 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kira)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılar ... Ltd. Şti. ve ... vekili verdiği dava dilekçesinde, ... Ltd. Şti. olarak davalı ...'ın şahıs firmasından araç kiraladıklarını, aracı kira süresi sonunda davalı tarafa teslim ettiklerini, aracın kira sözleşmesinin imzalanması esnasında boş teminat senedi imzalandığını, davalının bu boş teminat senedinin üzerini 21.892,00 TL olarak doldurmak yoluyla kendisi aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, bu icra dosyasına ödenen paranın iadesi ile borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde, takibe konu bononun kayıtsız şartsız soyut borç ikrarı niteliğinde olduğunu, aksinin ispatının davacılar üzerinde olduğunu, bononun teminat senedi olmadığını, bir bononun teminat senedi olması için üzerinde "teminat senedi" ibaresinin bulunması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davacı ... Tic. Ltd. Şti.'nin istirdat davasının KABULÜNE, 2-4.424,77-TL'nin davalıdan alınarak davacı ... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 3-Davacılar ... Ve ...'nın menfi tespit davasının KABULÜNE, 4-İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına ve bu dosyaya konu 15/10/2015 tarih, 21.892,00 TL bedelli bonoya borçlu olmadıklarının TESPİTİNE,5-%20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Takibe konu senet borcun tüm zorunlu unsurlarını ihtiva etmekte olup, davacı şirket yetkilisi sıfatıyla ve kendi adına ... tarafından imzalanarak davalı tarafın müvekkile teslim edildiğini, kambiyo senetlerinin TTK gereği taraflar arasındaki ilişkiden bağımsız ve mücerret borç ikrarını içeren senetler olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin yahut başka bir borç ilişkisinin varlığını ispat yükünün davacı tarafın borçlu olduğunu, keza HMK’nin 201. Maddesi gereğince davacıların müvekkiline borçlu olmadığını senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, Belirtilen nedenlerle de davanın konusu İstanbul .... İcra Müdürlüğünde de takibi devam etmekte olan 21.892,00 TL bedelli bono olup, temel ilişkiden mücerret bir niteliğe haiz olan söz konusu kambiyo senedinin incelemeye esas alınması gerektiğini, bu durum karşısında davacı yanın imzaya ilişkin hiç bir itirazının dahi bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu bono teminat senedi olduğundan müvekkili olan davacı ...'nın attığı imzaların her iki durumda da hukuken geçerliliğini yitirdiğini, çünkü her iki imzanın da teminat borçlusu olarak atılmış olması durumunda her iki imzaya dayalı borcun ortadan kalkacağını, birinin kefil olarak atılmış olması durumunda ise ilk imzanın teminat olarak atılmış olmasının kabulü ile asıl borcun geçersiz olacağını ve 6098 sayılı TBK m. 582'ye göre kefalette geçersiz sayılacağını, tüm bu gerekçelerle müvekkillerinin aleyhine haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılan icra takibinde ödeme yapan davacı müvekkili olan ... Ltd. Şti. yönünden istirdat davasının kabulüne ve her iki davacı yönünden de menfi tespit davasının kabulüne yönelik verilen yerel mahkeme kararının hukuka, hakkaniyete ve kanuna uygun olduğundan davalı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72.maddesine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacılar vekili , davacı şirketin davalı firmasından araç kiraladığını, kira süresi sonunda aracı teslim ettiklerini, sözleşme ile boş teminat senedi imzalandığını, davalının bu boş teminat senedini doldurmak yoluyla takip başlattığını beyanla menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuştur. İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında , davalı tarafından 15/09/2015 tanzim ve 15/10/2015 tarih, 21.892,00 TL bedelli, keşidecisi davacı şirket, kefili davacı ..., lehtarı davalı ... olan bir adet bonoya dayalı davacılar aleyhine 27.01.2016 tarihinde asıl alacak ve ferileri toplamı 22.608,97 TL üzerinden takip başlatıldığı, 14.03.2018 tarihinde davalıya 4.424,77 TL ödeme yapıldığı görülmektedir. 11.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ... Ltd. Şti. ile davalı ... arasında ticari ilişki olmadığı, davayı konu bononun davacı defterlerinde kaydının bulunmadığı, araç kiralama sözleşmesinin davacı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında yapıldığı, davalı ...'ın da bu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, davacı şirketin icra dosyasına 4.424,77 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davacı taraf , dava konusu bononun teminat amaçlı verildiğini, bedelsiz kaldığını ileri sürdüğünden borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında kambiyo senedine bağlı temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği iddiasına dayalı olarak maddi hukuk bakımından borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. HGK'nun 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 Sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir (2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen) belge ile teminat senedi olduğu, bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bedelsizlik iddiası, TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel def’î olduğundan düzenleyen tarafından senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz ise de borçlunun temel ilişkide borçlu olmadığının tespitini isteme hakkı mevcuttur. Dosya kapsamına göre, bedelsizlik defi senet lehtarına karşı ileri sürülebilirse de, senedin araç kiralama sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin davacı tarafça yazılı belge ile ispatı gerektiği, dosyada bu kapsamda delil bulunmadığı, senet üzerinde bedel kaydının boş bırakıldığı, bu durumun senet karşılığının nakden ödendiğine karine teşkil ettiği, mahkemece davacı şirket ile davalının ortağı olduğu dava dışı şirket arasındaki araç kiralama ilişkisinden kaynaklanan alacak borç ilişkisine dair ticari kayıtlar incelenerek dava konusu uyuşmazlık yönünden sonuca varılmasının hukuken mümkün olmadığı, ayrıca davacılardan ...'nın senette kefil olduğu, senetteki şekli noksanlıklar dışındaki (bedelsizlik, teminat gibi) sebeplerle borçlu bulunmadığını ileri süremeyeceği kanaatiyle mahkemece davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece tedbir kararı verilmemiş olduğundan davalının kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile , HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın reddine , tedbir kararı verilmediğinden tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/02/2020 tarih, 2017/293 E., 2020/106 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın reddine,Tedbir kararı verilmediğinden tazminat talebinin reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 386,11 TL'nin mahsubu ile 41,49‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 50,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 199,1‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğikabulüneTespitkabulüistanbulkaldırılmasınadosya(Kira)tespitine%konusuMenfihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim