İstanbul BAM 44. HD 2021/1008 E. 2024/803 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1008
2024/803
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1008
KARAR NO: 2024/803
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/06/2021
NUMARASI: 2020/78 E. - 2021/138 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin müşterilerini ve tüketicilerine kaliteli hizmet vermeyi prensip haline getiren bir kuruluş olduğunu, müşterilerin ve piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda tasarımları ile kolaylık sağladığını, nitekim müvekkilinin tasarımlarını TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin kendi adına ... (2) nolu "Kapı Kolu Aynası" başlıklı tasarımı tescil ettirdiğini, davalı tarafın müvekkilinin izin ve icazetini almaksızın söz konusu ürünlerin birebir aynılarını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin imalatını yaptığını, her türlü ticaretini yaptığını, davalı tarafa bu eylemleri neticesinde noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, ancak davalının ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen eylemlerine devam ettiğini, bunun üzerine Mahkememizin 2020/21 D.İş sayılı dosyası ile davalı aleyhinde tespit ve tedbir talebinde bulunulduğunu ve alınan rapor neticesinde davalı aleyhinde tedbir kararı verildiğini, müvekkili tarafından atılan tüm bu adımlara rağmen, davalının eylemlerine devam ettiğini ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, ihlal teşkil eden ürünlerin imhasını, davalı tarafın müvekkilinin tescilli ... (2) nolu "Kapı Kolu Aynası" tasarımından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, giderilmesini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hiçbir şekilde tasarım ihlali oluşturmadığını, haksız rekabet içine girmediğini, yıllardır bu sektörde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bu zamana kadar hep kendi özgün ürünlerini ürettiğini ve tasarımların hakkını elde ettiğini, nitekim bu eylemler neticesinde müvekkili şirket sahibi ve yetkilisi tarafından ... başvuru numarası ile tasarım tescil talebinde bulunulduğunu, müvekkili adına tescilli tasarımların yeni, kendine özgü ve ayırt edici özelliği olduğunu,davaya konu ürüne benzer ürünlerin asla piyasaya sürülmediğini ve ticari hayata konu edilmediğini, benzerlerinden farklılıklar arz ettiğini, teknik zorunluluk sebebi ile dış görünüş açısından birbirine yakın görüntü olmasına rağmen bilgili kullanıcılar açısından ürünün ayırt edici özellikleri dikkate alındığında hem tasarım hem de haksız rekabet ihlalinin gerçekleştirilmediğini savunarak müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davacının davasının kabulüne, davalının davacı adına tescilli ... (2) nolu tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, -Davalı tarafça davacı adına tescilli ... (2) nolu tasarım tescili kapsamında aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerleri olan ürünleri üretmesinin ve satmasının durdurulmasına, önlenmesine, ihlal teşkil eden ürünlere ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, (metal değeri olduğundan şekli tamamen değiştirilerek davalıya iadesine), -Karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafça karşılanarak hüküm özetinin triajı en yüksek bir gazete ile ilanına," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresindeistinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;, davanın tasarım sahibi olan müvekkili şirket yetkilisi ve sahibi ... aleyhine hükümsüzlük davası şeklinde açılması gerekirken müvekkili şirkete karşı açılmasının usule uygun olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını , müvekkilinin ve müvekkil şirket sahibi ve yetkilisi ... tarafından hiçbir şekilde tasarım ihlali oluşturulmadığı gibi haksız rekabet içine de girilmediğini, yıllar boyunca bu sektörde faaliyet gösteren şirketin bu zamana kadar da hep kendi özgün ürünlerini ürettiğini ve tasarımların hakkını da elde ettiğini, Nitekim müvekkili olduğu şirket sahibi ve yetkilisi ... tarafından 19.09.2019 tarihinde ... Başvuru numarası ve 25.10.2019 tarihinde ... Başvuru numarası ile tasarım tescil talebinde bulunduğunu, İşbu başvuruların hiçbir itiraza da rastlanmadığı için ekli tasarım sicili evraklarından da görüleceği üzere bültende yayınlandıktan sonra kesinlik kazandığını, bu hale göre ne müvekkilinin ne de müvekkil şirket sahibinin ve yetkilisi ... tarafından tasarımlar tescil edilip kesinlik kazanmış olduğundan herhangi bir tecavüz söz konusu olamayacağını, sadece bu sebeplerin incelenmesi karşısında müvekkilinin uğradığı bu haksızlık karşısında davanın reddedilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi usul ve yasalara aykırı olup bozma nedeni sayılacağını, tüm bu nedenlerle kararın bozulmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı yan tarafından kullanılan, üretilen ve/veya ürettirilen piyasaya sunulan, satışı gerçekleştirilen, ticareti yapılan ve/veya yaptırılan, piyasada çeşitli firmalara dağıtılarak sipariş için teklifte bulunulan ve siparişler alındığının ve her türlü tanıtım vasıtalarında kullanılan ve sergilenen ürünlerinin müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 28.02.2017 tarih ve ... no İle 2. Sırasında tescilli Kapı Kolu Aynası başlıklı tasarım ürünlerini taklit ederek müvekkilinin 6769 sayılı 'SMK'dan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği ve haksız rekabet oluşturduğu denetime elverişli bilirkişi raporları ile ortaya konulduğundan usul ve yasaya uygun olan yerel mahkeme kararına karşı davalı tarafından İleri sürülen istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davacı adına tescilli endüstriyel tasarımına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi istemlerine ilişkindir. Dava konusu ... sayılı "Kapı Kolu Aynası ve Menteşe" adlı tasarım tescil belgesinin, 21/03/2018 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına tescil edildiği görülmektedir. SMK 59. Maddesi hükmüne göre "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." şeklinde düzenlenmiş aynı kanunun 81.maddesinde, tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak , tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir. Mahkemenin 2020/21 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapılarak alınan bilirkişi raporunda, "aleyhine tespit istenen ... firmasına ait işyerinde, tescilli tasarımı taklit eden ürünün, seçenek özgürlüğü olduğu halde tasarımdaki vurgulayıcı nitelikteki alt yapı dizayn şeklinin iltibasa yol açacak nitelikte benzer yapıda tasarlandığını, bilgilenmiş genel kullanıcı izlenim algısında küçük farkların öne çıkmadığını, ürün tasarımının genel izleniminde yeterli ayırt edici özelliklerinin bulunmadığını, taklit tasarım ürünlerin, mevcut haliyle tescilli tasarım hakkına muhalefet oluşturacak nitelikte benzer olduğu" belirtmiştir. 20/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise, , davacı tarafa ait ... (2) nolu tasarım tescili ile davalı tarafa ait katalogda yer alan "set ve mandal" isimli ürünlerde yer alan aynalar ve iş yerinde tespit edilen ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları belirtmiştir. Davalı vekili husumet itirazında bulunmuş ise de, delil tespit dosyasında tasarıma tecavüz teşkil ettiği ileri sürülen ürünlerin davalı şirkete ait işyerinde üretildiği anlaşılmakla tasarıma tecavüzden kaynaklanan davanın davalı şirkete yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, husumet itirazının reddine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamına göre,dava konusu davacı adına tesciili tasarımın kapı kolu aynası tasarımı olduğu , dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, davacıya ait tasarım ile davalıya ait ürün üzerinde inceleme yapılmış olup, temel geometrik biçimleri, kontur çizgileri, oranları, yüzey özellikleri, ögelerin birbiri ile ilişkilerine göre bakıldığında tasarımı oluşturan bütün ögelerin benzer biçim , oran ve yerleşimde olduğu , küçük farkların ayrıntılarda olduğu ve ayırt edicilik katmadığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları tespit edilmiştir. Bu durumda tasarım ile korunan ürünün görünümü olduğundan tasarımda seçenek özgürlüğü olmasına ve teknik zorunluluk olmamasına rağmen davalı tarafından üretilen ürünlerin davacı adına tescilli tasarımına göre farklılık içermediği, genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları dolayısıyla tasarım sahibi davacının izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımın uygulandığı ürününün genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini ticari amaçlı üretmek/ satışa sunmak şeklindeki davalı fiilinin SMK 81. maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüz teşkil ve haksız rekabet teşkil ettiği , davalının 2019 başvuru tarihli , adına tescilli tasarımların davacı tasarımından sonraki tarihli olduğu, SMK 155 maddesinde "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez. " şeklindeki yasal düzenleme gereğince savunma sebebi olarak süremeyeceği, hükümsüzlüğü talep edilmeyen davacı tasarımının tescilli tasarım olarak koruma kapsamında olduğu , husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre dava ve karşı dava konusu talepler hakkında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin, istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2020/78 E., 2021/138 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19