İstanbul BAM 44. HD 2021/991 E. 2024/801 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/991
2024/801
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/991
KARAR NO: 2024/801
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 03/03/2021
NUMARASI: 2020/651 E. - 2021/203 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhinde Küçükçekmece ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibine konu çek müvekkili tarafından uzun yıllardır ticaret yaptığı lehtar ve aynı zamanda dosya borçlusu olan ... A.Ş. İsimli firmaya gönderilmek üzere aras kargo isimli firmanın Mersin Akdeniz şubesine teslim edildiği, müvekkiline ait dava konusu çekin bulunduğu kargonun hırsızlar tarafından çalındığını, bunun üzerine Mersin CBS başvuruda bulunduklarını, savcılık dosyasının derdest olduğunu, çek fotokopisi incelendiğinde müvekkil tarafından kargoya verilen çekin üzerinde tanzim tarihinin olmadığını, sebebinin çekin kargoyla gönderilmiş olması nedeniyle lehtar ... A.Ş.'ye hangi tarihte teslim edileceğinin bilinmediğinden tanzim tarihinin sonradan yazıldığını, çek kambiyo vasfı bulunmadığından takibin iptalini ve davanın kabulüne talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Açılan menfi tespit davasının reddine, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle, takip konusu icra dosyasının dayanağı olan çekin çalıntı olduğunu, takibe konu çek üzerindeki tanzim tarihinin sonradan eklendiğini, müvekkilinin lehtar ve ilk ciranta olan ... A.Ş.'ye borcunu ödemiş olup söz konusu çek nedeniyle hiçbir borcu bulunmadığını, çek lehtarı ... A.Ş.'nin cirosunun sahte kaşe ve imza neticesinde oluşturulduğunu, bu nedenle ciro silsilesinin bozulduğunu, mahkemece tüm bu hususları incelemeden karar verildiğini, kararın istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın çek üzerinde yer alan tanzim tarihinin sonradan eklendiğini iddia etmiş ise de; bu iddianın da kabulünün mümkün olmadığını, zira davacı tarafın bu iddiayı ispata yönelik olarak keşide tarihi eklemeden önce taramış olduğu çeki dilekçe ekinde sunmuş olup bu delil iddiayı ispatlamadığını, davacı tarafın yetkili ve meşru hamie yapmadığı ödeme davacı tarafın kambiyo sorumluluğundan kurtarmadığını, davacı tarafın dava konusu çek için her ne kadar ödemenin gerçekleştiğini belirttiğini, hiçbir şekilde bu husustan haberdar olamayacak olan ve haberdar olabilmesine imkan dahi bulunmayan işbu durum müvekkilinin söz konusu çek hakkında kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurmasına engel olmadığını, bu itibarla usul, yasa ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmeyen söz konusu karara karşı yapılan itirazların ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili , icra takibine konu çekin lehtar ... A.Ş. isimli firmaya gönderilmek üzere kargo firmasına teslim edildiği ve bu süreçte çalındığını, kargoya verilen çekin üzerinde tanzim tarihinin olmadığını, sonradan eklendiğini, lehdar olan ilk cirantaya borçlarını ödediklerini, lehtar cirosunun sahte olduğunu, beyanla borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında, kambiyo takibi olduğu, alacaklının ... şirketi, borçluların ise davacı keşideci, lehtar Sarbuz A.Ş, ve cirantalar ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti, olduğu, takip konusu çekin ... Toptancılar sitesi Mersin şubesine ait, ... seri numaralı 07.07.2020 tanzim tarihli, 11.500 EURO bedelli olan çekin keşidecisinin davacı olduğu, ... A.Ş. Lehine düzenlendiği, çekteki ciro silsilesinin sırasıyla ; ... A.Ş.,... Ltd. Şti,... Ltd. Şti, ... Ltd.Şti, ve davalı ... şirketi olduğu, ibrazında mahkeme kararı gereği iade edildiği görülmektedir. Somut olayda , keşideci olan davacının takip konusu çekteki imzasına itirazın söz konusu olmadığı, TTK 818.maddesindeki atıfla çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanunun 677. maddesindeki , "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklindeki yasal düzenlemeye göre, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, lehtar cirosunun sahte olması keşidecinin sorumluluğunu ve çekin geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Lehdarın imzasının sahteliği, lehdar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def'idir. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz, keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak keşidecinin menfi tespit davası açmasına olanak sağlamaz. Ayrıca dava konusu çekin tedavüle konulduğunda tüm zorunlu unsurları taşıdığı, TTK.nun 680. maddesi uyarınca, açığa senet düzenlemesi mümkün olduğundan, keşideci tarafından imzalanıp bir kısım yerleri boş bırakılan çekin keşide tarihinde zorunlu unsurlarının bulunmadığı iddia edilmiş ise de boş bırakılan tanzim tarihinin sonradan doldurulması çekin kambiyo vasfını etkilemez ve üçüncü şahıslar tarafından iyi niyetle iktisabına engel teşkil etmez. Yine TTK 687.maddesi gereğince, poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Dolayısıyla somut olayda, keşidecinin lehtar ile arasındaki ilişkilerden doğan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez. Dava konusu çekteki ciro silsilesinin birbirini takip ettiği, çek metninden anlaşılamayan defilerin, çeki elinde bulunduran ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamayan davalı alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, davalının iyi niyetli meşru hamil olduğu, ödeme def'inin davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, tüm bu açıklamalara göre, menfi tespit talebinin dinlenemeyeceği anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2021 tarih ve 2020/651 E., 2021/203 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19