SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/977 E. 2024/800 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/977

Karar No

2024/800

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/977

KARAR NO: 2024/800

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 18/05/2021

NUMARASI: 2018/702 E. - 2021/398 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya ‘... Çevreyolu Alanya Şubesi’nden verilen 30.11.2016 keşide tarihli, 30.11..2016 ibraz tarihli, ... çek numaralı ve 60.000TL bedelli çek ve ... Çevreyolu Alanya Şubesi’nden verilen 30.11.2016 keşide tarihli, 30.11..2016 ibraz tarihli, ... çek numaralı ve 60.000TL bedelli çekler yönünden borcunun bulunmadığına yönelik menfi tespit istemiyle bu davayı açtıklarını, davaya konu çeklere istinaden davalı tarafından Beykoz İcra Ceza Mahkemesi ... Esas ve Beykoz İcra Ceza Mahkemesi... Esas sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğunu, müvekkilinin çeklerden bu şekilde haberdar olduğunu, davalının çekler yönünden herhangi bir icra takibi başlatmadığını, çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çeklerin davalı eline nasıl ulaştığı hususunda da ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığı hususunun tespiti ile davanın kabulüne, kötüniyetli olarak çekleri iade etmeyen ve yasal işlem başlatan davalı aleyhine asıl alacağın %40’ından az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının haksız olduğundan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu çeklerdeki imzanın, davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile açığa çıkacağını, oluşan durumda kötüniyetli bir taraf varsa bu müvekkili şirket değil davacı şirketin kendisi olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketten mal satın almasına rağmen bunların bedelini ödemeyerek müvekkili şirkete 5.554.613,88 TL borçlandığını, takiben şirketin içini boşaltarak ve müvekkili şirketçe uygulanan hacizleri sonuçsuz bırakmak için mallarını kaçırarak telafisi imkansız zarara sebep olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketçe müvekkil şirket adına düzenlenen çeki, imzasının farklı olmasından ötürü icra takibine konu etmediğini ancak çek altına imza atmak suretiyle özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının failinin tespit edilebilmesi adına şikayette bulunacağını, davacı şirkete dava dilekçesinde çek altındaki imzayı inkar etmekte ise de, bu çeklerin çalındığına ya da kaybolduğuna dair bir iddiada bulunmadığını, davacı şirket tarafından bu yönde iddiada bulunulmaması çek altına bilerek ve isteyerek müvekkili şirketi zarara uğratmak adına yetkisiz imza atıldığı ihtimalini gündeme getirdiğini, davacı şirkete çek iptali davası açıp açılmadığının yada savcılığa çekler hakkında şikayette bulunup bulunmadıklarının sorulmasının gerektiğini, çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmasa bile davacının müvekkili şirketten mal alım satımı yaptığını ve müvekkiline borçlu olduğunu, dava konusu çeklerin altındaki imzanın aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, davacı şirketin müvekkili şirkete olan borcunu gösterir müvekkili şirkete ait ticari defterler ve bu defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, haksız davanın reddine, davacı aleyhine takip miktarının en az %20’si oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "1-Davanın kabulüyle; ... Çevreyolu Alanya Şubesi'nden verilen 30/11/2016 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 60.000,00-TL bedelli çek ile ... Çevreyolu Alanya Şubesi'nden verilen 31/12/2016 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 60.000,00-TL bedelli çekler ile ilgili olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın her ne kadar çek üzerinde yer alan imzayı inkar etmiş ise de, bu çeklerin çalındığına ya da kaybolduğuna dair bir iddiada bulunmadığını, davacı şirket tarafından bu yönde bir iddiada bulunulmamış olması bilerek ve isteyerek müvekkilini zarara uğratma kastıyla ilgili çeklere yetkisiz imza atıldığı konusunu gündeme getirmekte olduğunu, böyle bir şüphenin varlığı nedeniyle dava konusu çekler hakkında davacı tarafın zayi davası açıp açmadığının ya da savcılığa şikayette bulunulup bulunulmadığının tespitinin gerektiğini taraflarınca ifade edilmiş olmakla birlikte, mahkemece ilgili hususların araştırılmadan karar verildiğini, iddialarının doğruluğunu ispatlayabilmek için talep edilen bu hususa ilişkin eksiklik giderilmeden karar verilmesinin usule, yasaya ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davacı vekilinin istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili , davalının elinde bulunan ‘... Çevreyolu Alanya Şubesi’nden verilen 30.11.2016 keşide tarihli, 30.11.2016 ibraz tarihli, 60.000TL bedelli iki adet çekteki ciro imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgililerine karşı öne sürülebilen mutlak def'ilere dayanmaktadır. “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, vb. Defiler her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 30/12/2020 tarihli raporunda; inceleme konusu çeklerde birinci ciranta şirket yetkilisine atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel Ahmet Yüksel'in eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan ikinci raporda, dava konusu çek yaprakları üzerindeki imzaların birçok grafolojik, grafometrik ve kaligrafik parametrelere göre yapılan değerlendirme sonucunda, çek yaprakları arka yüzündeki birinci ciranta kaşesindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ... eli mahsulü olmadığı ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Söz konusu imza incelemesine esas her iki raporun bir birini teyit ettiği, karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin ve imza örneklerinin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı , kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, dayanaklarının gösterildiği , hükme esas alınmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmıştır. Dava konusu çeklerdeki birinci ciranta imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı usulüne uygun bilirkişi raporu ile ispatlanmış olup, bu durumda çeklerin lehtar tarafından ciro edilmemiş olması nedeniyle davacı şirket cirosunun sahtecilik nedeniyle hükümsüz olduğu , sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları ve davalının temel ilişkide alacaklı olup olmaması hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden, menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Sonuç olarak , menfi tespit talebinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2021 tarih ve 2018/702 E., 2021/398 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.197,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.049,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.147,6‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiTespit(KambiyoreddineistanbulSenetlerindenkonusuMenfiesastanKaynaklanan)mahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim