SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/922 E. 2024/797 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/922

Karar No

2024/797

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/922

KARAR NO: 2024/797

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 17/11/2020

NUMARASI: 2018/941 E. - 2020/596 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen Faktoring Sözleşmesi kapsamında döviz cinsi vadeli çekler karşılığında faktoring şirketinin vadeden önce finansman sağlaması noktasında anlaşmaya vardıklarını, davalı faktoring şirketinin keşidecisi ... Tic olan, ... Bankası Altunizade Şubesi ... seri numaralı 30/07/2018 vadeli, 25.000 USD ile yine aynı banka ve şubenin ... seri numaralı 30/08/2018 vadeli, 25.000 USD tutarlı 2 adet çek toplamı olan 50.000 USD nin 2.851 USD sini marj adı altında teminat olarak ayırmak suretiyle uhdesinde tutarak kalan 47.149 USD' yi 26/02/2018 tarihindeki dolar kuru olan 3,77 TL üzerinden TL karşılığı 47.149 X 3,77 TL: 177.751,73 olarak davacıya 26/02/2018 tarihinde finansman sağladığını, daha sonra konu çeklerden 30/07/2018 tarihli olan çek vade tarihindeki dolar kuru 4,8965 TL üzerinden 25.000 USD x 4,8965 TL: 122.412,50 TL olarak 30/08/2018 vadeli diğer çek ise vade tarihindeki dolar kuru 6,5452 TL üzerinden 25.000 USD x 6,5452 TL: 163.630,00 TL olmak üzere 2 çekten toplam 122.412,50 TL + 163.630,00 : 286.042,50 TL davalı faktoring tarafından tahsil edildiğini, öte yandan davalı şirketin marj adı altında teminat olarak uhdesinde tuttuğu 2.851 USD' yi 30/07/2018 tarihinde dolar kuru 4,8965 TL üzerinden 2.851 USD x 4,8965: 10.748,27 TL olarak müvekkili şirkete ödediğini, davalı faktoring şirketinin konu 2 çekten dolayı sağladığı finansman karşısında faiz ve masraf adı altında müvekkili davacıya 26/02/2018 tarih ... seri numaralı fatura ile toplam 8.862,09 TL tahakkuk ettirilerek tahsil edildiğini, nihai olarak 2 adet vadeli döviz çeki karşısında müvkekili davalıya vadeden önce yani 26/02/2018 tarihinde 177.751,73 TL finansman ve marj adı altında teminat olarak uhdesinde bıraktığı 2.851 USD karşılığı 10.748,27 TL olmak üzere toplam 188.500,00 TL ödeme yaptığını, buna karşın toplamı 50.000 USD olan 2 adet çekten vade tarihleri itibariyle 122.415,50 TL + 163.630,00 TL 286.042,50 TL ile 8.862,09 TL faiz ve masraf olmak üzere toplam 294.904,59 TL tahsilat yapıldığını, yani alınan ve verilen arasında faktoring lehine 294.904,59- 188.500,00 = 106.404,59 TL fahiş bir fark olduğunu, faktoring tarafından sağlanan finansman karşılığında bilgileri verilen fatura karşılığı alınan 8.862,09 TL faiz- komisyon ve masrafın verilen hizmet bedeli olduğu ve işbu bedel karşılığında finansman sağlandığı düşünüldüğünde 106.404,59 TL - 8.862,59 TL= 97.542,00 TL nin müvekkili davacıya iadesi gerekirken davalı faktoring tarafından ödenmediğini, bu alağın dolardaki ani yükselişten kaynaklı kur farkından olduğu, gerçek faktoring kapsamında müvekkile sağlanan hizmet karşılığında hizmet bedeli alınmış olmasına rağmen kur farkından kaynaklı bu fahiş farkın müvekkiline ödemediğini, bu kapsamda işbu davanın açılması zarureti doğduğu belirtilerek; kur farkından kaynaklı 97.652,00 TL alacağın çeklerin tahsil edildiği 30/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle, yargılama masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda, müvekkil şirket ile ... firması arasında imzalanan Faktoring Sözleşmesi ve bilcümle ekleri çerçevesinde davaya konu alacak ve bu alacağın ödeme vasıtası (toplam 50.000 USD'lik 2 çek) müvekkil şirkete devir ve temlik edildiğini, fatura alacaklısı/ müşterimiz ... ile fatura borçlusu ... arasındaki işleme konu faturalar, döviz kurları belirtilerek TL üzerinden ( döviz TL'ye çevrilerek ) düzenlendiğini, bu iki fatura alacağına istinaden fatura borçlusu ... firması tarafından, ... firmasına 2 adet toplamı 50.000 USD olan çekler verildiğini, müvekkili şirketin alacaklarını kendisine verilen işbu ödeme aracı çeklere dayanarak talep edebileceğini, müvekkil şirketçe vade geldiğinde de 50.000 USD tahsil edilmesi icap ettiğini, işlem TL olarak yapılmadığını, DEK işlemi yapıldığını, davacının finansmanı TL kullanmış olması yasal zorunluluklar sebebiyle olduğunu, döviz olarak ödeme yapılmasının yasal düzenlemeler sebebiyle mümkün olmadığını, davacının da zaten talimat vererek ödemenin TL olarak yapılmasını talep ettiğini, DEK İşlem Tahhütnamesinde davacı tarafından, açıkça "..dövize endeksli faktoring işlemi gerçekleştirilmiştir." şeklinde beyanda bulunduğunu, çeklerin döviz olması durumuna ilaveten, DEK işlem yapılarak da müvekkil şirketin alacağının döviz alacağı olduğu kararlaştırıldığını, DEK işlem yapılmış olması zaten bu anlama geldiğini, müvekkili şirketin kendisine verilen döviz çeklere dayanarak alacağını talep edebileceğini, yani vadeler geldiğinde müvekkili şirketin 50.000 USD tahsil etmiş olması gerektiğini, tahsil tarihindeki kurun bir önemi bulunmadığını, müvekkili şirketin alacağının 50.000 USD olduğunu, kur farkı doğmadığını, alacağın zaten TL değil USD olduğunu, müvekkili şirket aleyhine bir kur farkı doğmasının mantıken mümkün olmadığını, DEK İşlem Taahütnamesi'nde davacının, kur farkı oluşması durumunda bu kur farkından kendisinin sorumlu olduğunu kabul ve beyan ettiğini, bahsedilen kur farkının müvekkil şirket aleyhine bir şekilde ortaya çıkmasının mümkün olmadığını, burada bahsedilen kur farkının, vadede döviz tahsilatının yapılması ve fakat bu döviz tahsilatının kullandırılan finansmanı kapatmaması hali için öngörüldüğünü, bu halde tacir olan davacının, artık kur farklarından dolayı bir talepte bulunamayacağını, kaldı ki, DEK İşlem Taahütnamesi'nde kur farklarından dolayı davacıya bir ödeme yapılacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığını, aksine davacının kur farklarından ve risklerinden kendisinin sorumlu olduğunu kabul ettiğini, bu belgede de davacı tarafından 50.000 USD için 47.149 USD karşılığı (3.77 kur üzerinden) olarak 177.751,73 TL finansman kullandırılması talep edildiğini, talebe uygun olarak müvekkili şirketçe finansman sağlandığını, kurun sabitlenmemiş olduğunu, ön ödeme anındaki kurun belirlenmiş olduğunu, kurun 3.77 olarak kabul edilmesinin sadece ön ödeme yani finansman sağlanması için olduğunu, müvekkili şirket alacağının USD olduğunu, çek vadelerinde bu kurun esas alınmasının mümkün olmadığını, faktoring işleminin mevzuatın aradığı tüm belge şartlar yerine getirelerek yapılmış olduğunu, davacının artık kendi elinde bulunmayan çeklerden dolayı talepte bulunamayacağını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın REDDİNE, " karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı faktoring şirketine teslim edilen döviz cinsi çekler nedeniyle müvekkiline finansman sağlandığını ancak davalının çeklerin vadesinde yaptığı tahsilat ile faiz ve masraf olmak üzere toplam 294.904,59 TL tahsilat yaptığını, yani alınan ile verilen arasında faktoring lehine 294.904,59 TL 188.500,00 TL - 106.404,59 TL gibi fahiş bir farkın olduğunu, faktoring tarafından verilen/sağlanan finasman karşılığında faturalandırılan 8.862,09 TL faiz/komisyon ve masrafın verilen hizmet bedeli olduğunu bu nedenle iş bu bedel karşılığında finansmanın sağlandığını geriye kalan 106.404,59 TL den hizmet bedelin 8.862,59 TL çıkarıldığında 97.542,00 TL'nin müvekkiline ait olduğunu, davacıya ödenmesi/iadesi gerekirken davalı faktoring tarafından alıkonulduğunu ve ödenmediğini, iş bu alacağın çoğunun Amerikan Dolarındaki aşırı ve ani yükselişten kaynaklı kur farkından olduğunu, gerçek (tam) faktoring kapsamında müvekkiline sağlanmış olan hizmet karşılığında hizmet bedeli alınmış olmasına rağmen kur farkından kaynaklı bu fahiş farkın müvekkiline ödenmediğini, tüm bu hususlar karşısında yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili olduğu şirkete talimat verildiğini ve müvekkili olduğu şirket tarafından bu talimata istinaden ödemenin yapıldığını, davacı tarafa ödenecek meblağ hakkında ortak bir karara varıldığını, müvekkilinin kur farkından dolayı bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, tahsil tarihindeki kurun bir öneminin olmadığını, davacı tarafın DEK işlemi yaparak çok düşük faizli kredi kullandığını, davacının tacir olmakla bu gibi durumların farkında olduğunu, DEK işlem taahhütnamelerine bakıldığında davacı tarafından, açıkça "..dövize endeksli faktoring işlemi gerçekleştirilmiştir." şeklinde beyanda bulunulduğunu, faktoring işleminin DEK şeklinde yapıldığını, faiz oranlarının buna göre düşük olarak belirlendiğini ve davacı tarafın düşük faiz oranlarından faydalandığını, davacı tarafın iddia ettiği şekilde müvekkilinin yararına gibi bir durumun söz konusu olmadığını ve olamayacağını, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, faktoring sözleşmesi kapsamında kur farkından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, döviz cinsi vadeli çekler karşılığında faktoring şirketinin vadeden önce finansman sağlaması konusunda sözleşme düzenlendiğini, davalının sözleşme konusu edilen çeklerin ödeme tarihlerindeki kur üzerinden TL karşılığını şirkete ödediğini, ancak alınan ve verilen arasında faktoring lehine 97.542,00 TL fark oluştuğunu, hizmet bedeli alınmış olmasına rağmen kur farkından kaynaklı farkın ödemediğini belirtilerek; kur farkından kaynaklı 97.652,00 TL alacağın çeklerin tahsil edildiği 30/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle, tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında 25.07.2016 tarihinde 3.000.000,00 TL'lik Faktöring Sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşmede müşteriye dövize endeksli finansaman kullandırılabileceği ve döviz cinsinden tahsil olunan finansmanın taraflarca mutabık kalınan kur üzerinden TL ye çevrilerek kullandırılacağının kısmen veya tamamen geri ödeme sırasında oluşabilecek ana kur farklarının müşteriden tahsil olunacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E., 2010/557 K. sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Temlik, alacağın ona bağlı bütün (yan ve öncelik) hakları ile birlikte devralana geçmesini sağlar. Somut olayda , taraflar arasında düzenlenen dövize endeksli faktoring sözleşmesi ile davacı tarafından USD bedelli çeklerden kaynaklı alacakların davalıya temlik edildiği , temlik edilen çeklerle ilgili davacının talimat ve talebi doğrultusunda belirlediği kur üzerinden hesaplanan karşılığın davacıya ödendiği , döviz cinsinden bedel içeren çekin tahsil edileceği tarihte kurun yükselmesi halinde farkın davacıya ödeneceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, aksine davacının davalı aleyhine risk kapsamında oluşacak kur farkından sorumlu olacağını kabul ve taahhüt edildiği görülmektedir. Davacı faktoring işlemine tabi tutalan her bir çek için talimat ve kur taahhüdü ( DEK İŞLEM TAAHHÜTNAMESİ) vererek belirlediği kur üzerinden finansman tahsil etmiştir. Bu suretle davalı faktoring şirketinin sözleşmeden kaynaklanan ediminin davacının talimatı doğrultusunda kararlaştırılan gündeki döviz kuru üzerinden ödenmiş olması nedeniyle yerine getirildiği , sonradan kur farkı istenemeyeceği , döviz cinsinden çeki temlik alan davalının çek nedeniyle alacağının döviz cinsinden olduğu bu nedenle tahsil tarihindeki kur farkı nedeniyle sebepsiz zenginleşmesinden söz edilemeyeceği, davacının eldeki davayı sözleşme hükümlerine dayalı bir ihlal sebebine dayandırmadığı , vadesi gelen çeklerin tahsil tarihinde oluşan kur farkına dayalı talepte bulunulduğu gözetildiğinde sözleşmenin genel işlem koşulu denetimine tabi tutulmasının uyuşmazlığın çözümünde gerekli ve etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının dava ve takip konusu alacağın tahsilini talep etmekte haklı olmadığı , davalının ödeme emrine itirazında haklı olduğu, itirazın iptali isteminin reddine dair mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2020 tarih ve 2018/941 E., 2020/596 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 309‬ TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğireddineSatımdanistanbulAlacakkonusuesastanişlemKaynaklanan)taahhütnamesimahkemesi(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim