SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2021/871 E. 2024/793 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/871

Karar No

2024/793

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2021/871

KARAR NO: 2024/793

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 02/06/2021

NUMARASI: 2021/150 E. - 2021/96 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından 2010 yılından kurulduğunu, donanım yazılım ve internet servisi hizmetleri verdiklerini, esas faaliyet alanı cep telefonu olup ... ve ... markalarını takiben dünyanın en büyük 3.cep telefonu üreticisi olduğunu, müvekkilinin dünyanın en büyük 4.teknoloji şirketi olduğunu, müvekkilinin resmi internet siteleri "..." ve "..." markaları esas alınarak oluşturulduğunu, logodaki "..." Mobil İnternet anlamına geldiğini, "..." ise ... telefon ve tabletleri için geliştirilen işletim sisteminin adı olduğunu, TPMK nezdinde bir çok tescilli markalarının bulunduğunu, davalı tarafından ...nolu "..., ... nolu "...", ... nolu "...", ... nolu ... ibareli markalarının TPMK nezdinde kendi adına tescil ettirdiğini, bu markaların gerçek hak sahibi olan müvekkilinin markaları ile karıştırılma ihtimalinin olduğunu ve kötüniyetli tescil edildiğini, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasını kabul etmediklerini, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, davacının Türkiye'de bir satış mağazasının bulunduğunu, bu mağazanın 2018 yılında açıldığını, Uzak Doğu pazarında tanınan bu markanın ülkemizde tanındığı anlamına gelmediğini, müvekkili tarafından TPMK tarafından tescil ettirilen markaların tescil tarihi incelendiğinde davacının henüz Türkiye'de açılan bir mağazası bulunmadığını, ... markasının ve diğer markaların Türkiye'de tanınmış marka tescili olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davacının Davasının Kabulü İle; -Davalı Yana Ait ..., ..., ... Ve ... Tescil Numaralı Markaların Hükümsüzlüğüne, Karar Kesinleştiğinde Sicilden Terkinine," şeklinde karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın markasının tanınmış marka niteliğinde olmadığını, müvekkilinin markalarını tescil ettil ettirdiği tarihlerde davacının Türkiye'de varlığı dahi bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markalarını kullanmaya başladığı ve tescil tarihlerinde; davacı Xiaomi Inc. şirketinin herhangi bir markasının Türkiye'de satış mağazası veya bir medya promosyonu bulunmadığı gibi ne o zamanda, ne şimdi bir bilinir ve tanınırlığının da bulunmadığını, İstanbul'da bulunan tek mağazasının 2018 yılında açıldığını, davacı tarafın tanınmış bir marka olduğunun kabulünün de mümkün olmadığını, keza olan tek satış mağazası olarak nitelendirilen yerin 20m² bir dükkandan ibaret olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere uzak doğu pazarında tanınmasının, bu markanın Türkiye pazarında da tanındığı anlamına gelmeyeceğini, keza yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun da hatalı değerlendirmeler içermekte olduğunu ve objektiflikten uzak kaldığını, yerel mahkeme kararının hatalı ve gerekçesinin de yerinde olmadığını, ileri sürerek yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ilk olarak yeniden müvekkiline ait markasının "tanınmış olmadığı" savından yola çıktığını, ancak işbu davanın konusu markaların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde tescil edilip edilmediğini, müvekkilinin gerçek hak sahibi olup olmadığından ibaret kaldığını, tüm bu hususlara ek ve tek başına bir hükümsüzlük sebebi olarak davalı yanın kötü niyetli olup olmadığının araştırılması gerektiğini, somut olayda davalı yanın ticaret ünvanından dahi davalının cep telefonları ve aksesuarları üzerine faaliyet gösteren bir firma olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davalı tarafın ayrıca müvekkilinin markalı ürünlerinin satışını gerçekleştiren bir firma olduğunu, bu hale göre; müvekkiline ait markalarından haberdar olduğunun şüphesiz olduğunu, dolayısıyla müvekkiline ait markalarını veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kendi adına tescil ettirmesinin basiretli tacir hükümlerine aykırı olup kötü niyetli tescil gerçekleştirdiğini göstermekte olduğunu ileri sürerek, davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava davalı adına tescilli ... nolu "...com.tr, ... nolu "...", ... nolu "...", ... nolu ... ibareli markalarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı adına 35 ve 38, sınıflarda tescilli ... markasının yanısıra, ... numaralı "..." ibareli markanın 27.02.2015 tarihinde, ... numaralı " ..." markasının 18.092015 tarihinde, ... "...," markasının 10.03.2017 tarihinde , ... "..." markasının 21.07.2018 tarihinde tescil edilmiş oldukları görülmektedir. Bilirkişi raporunda , "davacının 2010'dan bu yana aktif olarak faaliyet gösterdiği ve faaliyetlerinde "..." "..." "..." markalarını davalının tescil başvuru tarihi olan 12/05/2017 ve 05/02/2018 tarihinden çok daha önce kullandığı, bu sebeple "MI" ibaresi üzerinde gerçek(eskiye dayalı) ve öncelikli hak sahibinin davacı olduğu, davacı markaları olan ..., ..., ... markalarının başvuru tarihlerinin davalı markalarının başvuru tarihlerinden önce olduğu, davacının 35 ve 38.sınıfta markayı kullandığı ve bu kullanıma bağlı olarak ilgili sınıfta hak elde ettiği, hükümsüzlüğü istenen markaların tescil kapsamının da aynı şekilde 35 ve 38.sınıfta olduğu, dolayısıyla dava konusu davalı markalarının 35 ve 38.sınıf için SMK m.6/3 ve 25/1 uyarınca hükümsüzlük şartının mevcut olduğu tespit edilmekle, tespitin değerlendirmesi ve nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen ..., ..., ... ve ... tescil nolu markaların, davacıya ait markalarla benzer olması, aynı tescil sınıfında yer alması ve aynı zamanda markaların belirtilen bu ilişki nedeniyle ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin de bulunması nedeniyle SMK 6/1 uyarınca hükümsüzlüğüne ilişkin şartların mevcut olduğu tespit edilmekle, tespitin değerlendirilmesi ve nihai takdirdin mahkemeye ait olduğu, SMK m.6/4 ve m.6/5 anlamında tanınmış marka statüsünün ispatı hususunda davacı markasının tanınmışlığının değerlendirilebilmesi açısından dosya içinde yeterli bilgi ve delil yer almadığından, bu konuda bir değerlendirme yapma imkanı olamadığı, davalı markalarının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek hükümsüzlük kararının takdirin mahkemeye ait olduğ" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. SMK 25/1'e göre; “5 inci veya 6 net maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir"SMK 6/1 maddesi hükmüne göre; tescil başvurusu yapılan bir markanın, veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. SMK 6/9 maddesi hükmüne göre , Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu hükme göre , iltibastan söz edilebilmesi için ; -Tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması, -Tescilli marka ile aynı veya benzer işaretim aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması, -Bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir. Kısaca iltibas olabilmesi için hem karşılaştırmaya konu marka işaretleri arasında hem de işaretlerin tescil edileceği mal ve hizmetler arasında aynılık veya benzerlik olması gerekir. Dosya kapsamına göre, davacının MI unsurunu içeren eski tarihli ve 35-38. Sınıfta kayıtlı markalarının olduğu, mi ibaresi içeren seri markaların davacı adına tescil edildiği davacı markalarında yer alan "..." ibaresinin esas ve ayırt edici unsur olduğu, Türkçe'de bir anlamı bulunmayan özgün bir ibare olduğu, davalıya ait "MI" esas ibaresini içeren markalarının da aynı sınıflarda tescilli olduğu, bu itibarla işaretler ve tescilli olduğu sınıflar arasındaki benzerlik nedeniyle ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurma, davacının seri markası olarak algılanma ihtimali nedeniyle iltibas tehlikesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı markalarının başvuru tarihlerinin davalı markaların başvuru tarihlerinden önce olduğu , marka korumasının başvuru tarihinden itibaren geçerli olduğu, tescilde öncelik ve teklik ilkesi gereği davacının "..." ibaresi üzerinde tescile dayalı hak sahibi olduğu markalarının koruma kapsamında olduğu bu nedenlerle tescilsiz kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği üzerinde durulmasına, davalının davacıya ait mağaza bulunmadığı, çok satan bir marka olmadığı gibi savunmalarına itibar edilmesine olanak bulunmadığı açıktır. Davalı tarafından mıturkiye ve miuturkiye ibareli markaların tescilinin itiraz üzerine reddine karar verildiği, davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren , davacıya ait ürünlerin de ticaretini yapan davalının "..." ibaresi üzerinde davacının hak sahibi olduğunu bilen ve bilmesi gereken durumda olduğu , özgün ve ayırt edici olan ibareyi aynen ve esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak davalı tarafından seçilmesinin tesadüfi olamayacağı tüm bu nedenlerle dava konusu ... esas ibaresi ile başlayan davalı markalarının tescilinin iyiniyete dayalı olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmadığı, tescillerin kötü niyetli kabul edilmesi gerektiği SMK 6/9 maddesi uyarınca davalı markalarının hükümsüzlüğü koşullarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/06/2021 tarih ve 2021/150 E., 2021/96 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkagereğireddineHükümsüzlüğündenistanbulkonusuMarkaesastanKaynaklanan)mahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim