İstanbul BAM 44. HD 2021/906 E. 2024/776 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/906
2024/776
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/906
KARAR NO: 2024/776
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 19/01/2021
NUMARASI: 2017/354 E. - 2021/44 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının keşidecisi, ... Ltd. Şti'nin lehtarı olduğu 09.05.2014 tanzim, 14.03.2017 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senedin 149.658,95 TL'lik kısmına ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinden kısmi icra takibi başlatıldığını, işbu takip dolayısıyla gönderilen ödeme emrinde, talep edilen asıl alacağa haksız ve kötüniyetli şekilde 46.007,83 TL takip öncesi faiz işletildiğini, davacı şirketin, alacaklı bankaya talep edilen kadar işlemiş faiz borcu bulunmayıp işlemiş faizin 45.727.99 TL'lik kısmı kadar borçlu bulunmadığının tespiti amacıyla huzurdaki davanın ikamesinde zorunluluk hasıl olduğunu, takip talepnamesinde dayanılan senedin vade tarihinin 14.03.2017, takip tarihinin ise 21.03.2017 olduğu, alacaklının, talep ettiği 149.658,95 TL asıl alacağa, 46.007,83 Tl takip öncesi faiz işlettiğini, oysaki takip alacaklısının yalnızca senedin vade tarihi olan 14.03.2017'den takip tarihi olan 21.03.2017 tarihi arası gün sayısı kadar işlemiş faiz talep etme hakkı bulunduğunu, bu anlamda, talep edilen asıl alacağa, senedin vade tarihi olan 14.03.2017 tarihinden takip tarihi olan 21.03.2017 tarihine kadar işletilecek faizin 279,84 TL kadar olacağını, bonoya bağlanan alacaklar yönünden vade tarihinden itibaren faiz işletilebileceğinin izahtan uzak olduğunu, takip alacaklısı bankanın işbu takip dolayısı ile isteyebileceği işlemiş faiz miktarının 279,84 TL kadar olup takip dosyası incelendiğinde, davacının 46.007,83 TL işlemiş faiz talep edildiğinin görüldüğünü, açıklandığı üzere davacının talep edilen 46.007,83 TL işlemiş faizin (46.007,83-279,84 TL) 45.727.99TL'lik kısmı haksız olup bu nispette borçlu bulunmadığının tespiti gerektiğini, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli fazladan talep ettiği bedelin % 20'sinden az olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yine aynı konu ile ilgili İstanbul Anadolu 10.icra hukuk mahkemesi 2017/197 E. sayılı dosyası ile davalıya dava açıldığını, açılan davanın derdest olduğunu, bu itibarla mahkeme huzurunda açılan dava ile ilgili olarak derdestlik itirazında bulunduklarını, diğer yönden davacının temsile yetkilisi olduğu ... Ltd.Şti, firması ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, temel bankacılık ve hizmet sözleşmesi vs tüm bankacılık sözleşmelerinde de davacı firmaya kefil olduğunu ve tüm sözleşmeleri kefil sıfatı ile imzaladığını, ancak ne davacı ne de dava dışı firma davalı bankaya olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine hesabın kat edildiğini, davacı ve kefillere ihtarname gönderdiğini, buna rağmen borcunu ödemeyen davacı aleyhinde bu kez İstanbul Anadolu ... icra müd. ... E. İstanbul Anadolu ... icra müd. ... E ve İstanbul Anadolu .... İcra Müd. ... E. sayılı dosyaları ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takiplerinden sadece İstanbul Anadolu .... İcra Müd. ... E. sayılı dosyasına davacı tarafından borcu olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiğini, işte dava konusu ....icra ... e. sayılı takip talebinde bahsedilen ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip başlatıldığı beyan edilen dosyaların bu dosyalar olduğunu, davacının ilamsız icra takibine vaki itirazı üzerine de bu kez İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mah. 2017/301 E. sayılı dosyası ile bu kez itirazın iptali davası açıldığını, davanın ön inceleme aşamasında olup, derdest olduğunu, davacı tarafından yapılan icra takiplerine karşılık hiç bir ödeme yapılmaması ve ayrıca itiraz edilmesi üzerine de bu kez tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davacı aleyhine kambiyo senedi ile icra takibi başlatıldığını, kambiyo senedine ilişkin olarak yapılan takip talebinde bahsedilen dosyalar ilamsız takip başlatılan dosyalar olduğunu, davacı, işlemiş faiz itiraz etmekte ve bu faiz miktarı kadar borcu olmadığını iddia ettiğini, davacının bu iddiasını ispat etmekle mükellef olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak davacı sadece rakamsal iddialarda bulunduğunu, ancak bu rakamlara neye göre itiraz ettiğini ve nasıl hesaplama yaparak faizin fahiş olduğunu ise açıklamadığını, öncelikle davacının dava dilekçesinin ve iddialarının açık ve net olarak açılmaması gerektiğini, davacının mahkeme huzurunda açtığı davanın, itirazın iptali davası ve 10. icra hukukta açtığı dava dikkate alındığında davacının mahkeme huzurunda iş bu davayı açmakta hiçbir hukuki yararı olmadığını, bu nedenle de davanın hukuki yarar noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davacının kötü niyet tazminatı talep etme hakkı da olmadığını, derdest davalara rağmen dava açan ve müvekkilinin bankaya borçlu olan davacı kötü niyetli olup, davacının haksız itirazları nedeniyle icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle resen göz önünde bulundurulacak sebepler muvacehesinde haksız ve hukuka aykırı taleplerle açılan davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama masrafının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile, davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında takip konusu yapılan 46.007,83 TL'lik işlemiş faiz alacağının 45.727,99 TL'lik bölümü yönünden davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine,Davacı vekilinin yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş (... A.Ş.'den temlik alan) vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından aynı konu ile ilgili İstanbul Anadolu 10. İcra Huk Mah. 2017/197 E. sayılı dosyasıyla dava açıldığını, dava neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, Davacı tarafın lehine halihazırda takibin durdurulması kararı mevcutken işbu davanın açılmasının TMK'nun 2.maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, her ne kadar bu hususta Hukuk Genel Kurulu kararı bulunsa da içtihatların her zaman değişebildiğini ve HGK kararının sadece karara konu Mahkemeyi bağladığını, aynı zamanda HGK kararının TMK md. 2'yi bertaraf edemeyeceğini, bu nedenle davacının işbu dava bakımından hukuki yararı bulunmadığını, Mahkeme kararına konu bilirkişi raporunun İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/197 esas 2017/609 karar sayılı dosyasından alındığını, ayrıca Mahkemece dosya kapsamında rapor aldırılmadığını, İcra Hukuk Mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olup, bu mahkemede alınan raporun ancak kendi kademesinde bir İcra Hukuk Mahkemesi'nde kullanılabileceğini, İcra Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri aynı kademede bulunmadığından Mahkemece yapılması gereken işin yeni bir bilirkişi raporu aldırılması olması gerektiğini, bu yönden de karar hukuka aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, nitekim müstakar Yargıtay içtihatlarının da aynı doğrultuda olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklı olarak yürütülen icra takibinde, işlemiş faiz yönünden borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu 10.İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/197 esas sayılı dosyası ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik olarak davacı yanca, borca itiraz davası açıldığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında istenilen 45.727,99 TL bedeli faizin iptaline karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliyesi 21.Hukuk Dairesinin 2017/2132 esas 2017/2280 karar sayılı ilamı ile istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilerek kesinleştiği, İcra Mahkemesi kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesi nedeniyle eldeki dava açısından kararın bağlayıcılığının bulunmadığı, davacının bu nedenle dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dava ve takibe konu 09.05.2014 tanzim, 14.03.2017 vade tarihli, 500.000,00 TL tutarlı senetten kaynaklanan alacağa, senedin vade tarihi olan 14.03.2017 tarihinden, takip tarihi olan 21.03.2017 tarihine kadar faiz hesabı yapılması gerektiği, ancak takip her ne kadar 21.03.2017 tarihinde açılmış ise de, alacaklı yanca takip talebinin 20.03.2017 tarihinde düzenlendiği ve hesaplandığı görüldüğünden taleple bağlılık ilkesi gereği bu tarihten itibaren hesaplama yapılması gerektiği, İcra Hukuk Mahkemesine sunulan denetime elverişli bilirkişi hesap raporunda bu şekilde yapılan hesaplama sonucunda, davalı alacaklının ancak 279,84 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, fakat davalı alacaklı tarafından senetten kaynaklanan alacağa 46.007,83 TL işlemiş faiz talep edildiği anlaşıldığından, alacağın 45.727,99 TL'lik kısmı yönünden davacının davalı temlik alana borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, bu itibarla Mahkeme kararının yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih ve 2017/354 E., 2021/44 K. sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.123,67 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 780,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.342,75 TL harcın davalı Gelecek Varlık Yönetimi'nden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19