İstanbul BAM 44. HD 2024/409 E. 2024/773 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/409
2024/773
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/409 Esas
KARAR NO: 2024/773
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/02/2024
NUMARASI: 2023/36 D.iş
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin, uzun yıllardır bankacılık sektöründe hizmet veren, tanınmış, saygın bir banka olduğunu, aynı zamanda Türk Patent ve Marka Kurulu tarafından verilen ... marka tescil belgesine istinaden "..." markasının tescilli sahibi olduğunu, karşı tarafın "...", "...", "..." ibareleri ile ödeme hizmeti uygulamaları ile müvekkili bankanın adını gerçeğe, hukuka aykırı olarak ve iltibasa yol açacak şekilde kullandığını, bu durumun tüketiciler nezdinde verilen hizmetin kaynağı konusunda karışıklık yaratılarak verilen hizmetin müvekkili banka kaynaklı olduğu intibaını vermekte olup gerçeğe ve hukuka aykırı bu durumun müvekkilinin itibarını zedelediğini, müvekkili tarafından TPMK'na, karşı taraf ... Tic. Ltd. Şti. adına yapılan ve içerisinde "..." kelimesi geçen marka başvurularına itiraz edildiğini, söz konusu itirazların bir kısmının incelenmesine devam edilmekle birlikte ... numaralı “...” markasına yapılan itiraz kısmen kabul edildiği ve 24.02.2023 tarihinde müvekkili tarafından tebliğ olunan ... numaralı "..." markasına yapılan itiraz da YİDK nezdinde kısmen kabul edildiğini, müvekkili şirket tarafından TPMK nezdinde itiraz süreci devam ederken, karşı taraf hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2022/2778 Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, Savcılık marifetiyle alanında uzman kişilerce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, müvekkili şirketin haklılığını ortaya koyan bilirkişi raporu tanzim edildiğini ve karşı taraf hakkında yürütülen soruşturmada son aşamaya geldiğini, karşı taraf hakkında yakın bir süreçte Savcılık makamı tarafından kamu davası açılmasının kuvvetle muhtemel olacağını, müvekkili bankanın “...” uygulamasının mevcut olup müvekkili banka ile ilgisi olmayan “...”,” ...”, “...” ibarelerini içeren bir .../uygulama gördüğünde müvekkili şirketine ait bankanın mevcut ve potansiyel müşterilerinin bunu direkt olarak müvekkili banka ile ilişkilendireceğinin aşikar olduğunu, özellikle bankacılık sektöründe farklı amaçlar ile kullanılan aynı bankaya ait farklı ...’lerin bulunması mümkün olduğunu, birçok bankanın kendi markası altında mobil bankacılık hizmeti sunan ...’lerinin yanı sıra, indirimlerden yararlanmalarını sağlayan, farklı iş birlikleri için kullanım kolaylığı sağlayan ...’leri bulunduğunu, bu kullanımlar doğrultusunda müvekkili banka ile bütünleşmiş “...” adının/markasının, karşı tarafa ait ödeme hizmetleri için kullanılan “...”, “...”, “...”, "..." adları altında yer almasının kötü niyetli olup müvekkili bankanın itibarını kırabilecek, müşterilerine zarar verebilecek nitelikte olduğunu, bu nedenle karşı taraf aleyhine ikame edilecek Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde "Marka tecavüzü" davasına esas teşkil etmek üzere, daha sonra tazmini mümkün olmayan zararların önüne geçmek amacı ile markaların ve hizmetlerin benzerliği dolayısıyla SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali ortaya çıkacağı ve SMK’nın 6/5 maddesi kapsamında ... Bank’ın markalarının tanınmış olması nedeniyle tanınmış markanın sulandırılacağı sabit olduğundan karşı tarafa ait "...", "...”, ”...”, “...” ve nihayetinde "..." ibarelerini içeren tüm .../uygulamaları kullanımlarının durdurulması hakkında SMK 159.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 10/04/2023 tarihli ara karar ile; "...6100 sayılı HMK'nın 389-390 ve SMK'nın 159. maddeleri gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TAKDİREN TEMİNATSIZ OLARAK KABULÜNE, https://... https://... adlı uygulamaların ... ŞİRKETİ tarafından kullanımlarının durdurulmasına, yasaklanmasına, 2-https://... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, 3-HMK'nın 393/2 maddesi gereğince bu tedbirin İstanbul Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla infazına, 4-HMK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 7251 Sayılı Kanununun 393/1 maddesi gereği bu kararın, tedbir isteyen tarafa tebliğinden itibaren 1 hafta içinde kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmadığı takdirde, tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının talep eden tarafa ihtarına, 5-HMK 398/1 maddesi gereği ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kişi/kişilerin, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hususunun ihtarına, 6-Kararın taraf vekillerine tebliğine..." karar verilmiştir. Mahkemece verilen karara itiraz edilmesi üzerine,bu defa İlk Derece Mahkemesince, tedbire itirazın duruşmalı yapılmasına karar verilmiş, ancak duruşmanın yapıldığı 18.04.2023 tarihli celsede; dosyanın bilirkişiye tevdiine, rapor ibraz edildikten sonra itirazların değerlendirilmesine karar verildikten sonra, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile ''ihtiyati tedbire itirazın reddine'' karar verilmiş, bu karar, aleyhine tedbir kararı verilen yanca istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI Dairemizin 30.11.2023 tarih, 2023/1647 esas, 2023/1484 karar sayılı kararıyla; '' İlk Derece Mahkemesince, tedbire itirazın duruşmalı yapılmasına karar verilmiş, ancak duruşmanın yapıldığı 18.04.2023 tarihli celsede; dosyanın bilirkişiye tevdiine, rapor ibraz edildikten sonra itirazların değerlendirilmesine karar verildikten sonra, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme ile ''ihtiyati tedbire itirazın reddine'' karar verilmek suretiyle, 6100 Sayılı HMK'nun 341/4.maddesine aykırı davranılmış itiraz konusunda duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmiştir.'' şeklinde gerekçeyle dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Dosyanın Dairemizce geri çevrilmesi üzerine bu defa İlk Derece Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan itiraz incelemesi sonucunda 12.02.2024 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulu ve yasal koşulların oluştuğu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması, aksi takdirde ihtiyati tedbir kararının ters tedbire dönüştürülmesi ya da tedbir talep eden tarafça, zararı karşılayacak oranda teminat yatırılmasına ilişkin taleplerin reddine karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF SEBEPLERİ Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf istinaf dilekçesinde; 28.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna beyan için mahkemece verilen süre dolmadan, davacının yakışıksız ve mahkemeyi baskı altına aldığı açık olan 03.04.2023 tarihli dilekçesi üzerine tesis edilen ihtiyati tedbir kararının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, ihtiyati tedbir kararına öncelikle bu nedenle itiraz edildiğini ve kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemece bu ağır usul kuralı aykırılığına karşın itirazın haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, Bunun yanında ihtiyati tedbir kararına itirazın duruşmalı incelenmesinin HMK m. 394 hükmü gereği zorunlu olmasına karşın, ilk derece mahkemesinin itirazla ilgili başlangıçta duruşma açmasına karşın itirazın reddi kararını Hukuki dinlenilme hakkının ve bunun kapsamındaki savunma hakkının ihlaline yol açacak şekilde evrak üzerinde tesis etmesinin de hukuka aykırı olduğunu,İhtiyati tedbir kararına konu uygulama ve erişimin engellendiği “https://.../tr” alan adlı internet sitesinin, dava dışı ... Anonim Şirketi’ne ait olmasına, anılan şirkete husumet yöneltilerek talepte bulunulmamasına karşın, ... Ticaret Limited Şirketi’ne yönelik gerçekleşen talep üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmasının ayrıca dava şartlarına da aykırılık teşkil ettiğini,Davalı müvekkilinin eyleminin, davacının marka tescilinden doğan haklarını ihlal etmemesine; müvekkilinin sunduğu hizmet parasal ve finansal hizmet niteliğinde bulunmamasına, aksine 42. sınıftaki yazılım alt yapısı sağlama hizmeti niteliğinde bulunmasına, davacının markasının 42.sınıf hizmetleri içermemesine, marka kapsamı ile müvekkil kullanımına konu hizmetler farklı olmasına karşın, karıştırma ihtimali bulunduğu gerekçesine dayalı olarak tesis edilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, uzman görüşü ve bilirkişi raporlarının da bu durumu doğruladığını, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu beyan ederek, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair 12.02.2024 tarih ve 2023/36 D. iş sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep; İlk Derece Mahkemesince ''ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine'' dair 12.02.2024 tarih ve 2023/36 D. iş sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmesinden ibarettir. Tespit ve tedbir talep eden vekili dilekçesinde, müvekkili bankanın uzun zamanda faaliyette olduğunu ve ... markasının da sahibi olduğunu, karşı tarafın “..., ..., ... ibareli kullanımlarının marka hakkının ihlalini oluşturduğunu beyan ederek, tedbiren bu kullanımların durdurulması talep emiştir. Karşı tarafça sunulan tedbire itiraz dilekçesinde, ihtiyati tedbir kararına dayanarak alınan bilirkişi raporunun “müvekkilinin çekişmeli işaretleri altında sunduğu 42. sınıf yazılım altyapısı ve uygulama sağlama hizmeti ile davacı markasının tescilli oldu 36. sınıf parasal ve finansal hizmetler arasında benzerlik bulunmadığından somut uyuşmazlıkta karıştırma ihtimali bulunmadığını, alternatif ibaresinin tek başına markasal ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacı markasına ilişkin olarak kullanmama definde bulunduklarını” beyan etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu, somut olayda; bilirkişi raporları dikkate alındığında, tedbir koşulları açısından yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmiş olduğu, ilk derece mahkemesince tedbire itirazın reddine dair verilen kararda bu yönden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ise de, HMK'nun 392.maddesi uyarınca teminat alınmasının asıl olduğu, Mahkemece gerekçesi gösterilmek suretiyle teminat alınmamasına da karar verilebileceği, somut olayda Mahkemece gerekçesiz olarak teminat alınmaksızın tedbire karar verildiği, tarafların iddia ve savunmaları, işin kapsamı ve mahiyeti ile dosya kapsamına göre, takdiren 1.000.000 TL teminat karşılığında tedbire karar verilmesinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/02/2024 tarih, 2023/36 D.iş sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Karşı tarafça sunulan tedbire itirazının kısmen kabulüne, 4-İlk derece mahkemesinin 10/04/2023 tarih ve 2023/36 D.İş sayılı kararının kaldırılmasına, 5-6100 sayılı HMK'nın 389-390 ve SMK'nın 159. maddeleri gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN 1.000.000,00 TL TEMİNAT KARŞILIĞINDA KABULÜNE, -https://... -https://... adlı uygulamaların ... LİMİTED ŞİRKETİ tarafından kullanımlarının durdurulmasına, yasaklanmasına, -https://... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, 6-HMK'nın 393/2 maddesi gereğince bu tedbirin İstanbul Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla infazına, 7-HMK nın 393/1 maddesi gereği bu kararın, tedbir isteyen tarafa tebliğinden itibaren 1 hafta içinde Mahkeme Veznesine teminat yatırılması ile kararın infazı için ilgili icra dairesine başvurulmadığı takdirde, tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağının talep eden tarafa ihtarına, 8-HMK 398/1 maddesi gereği ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kişi/kişilerin, altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı hususunun ihtarına,9- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre 2.400,00 TL maktu vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiliyle ihtiyati tedbir talep edene verilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41