İstanbul BAM 44. HD 2024/313 E. 2024/678 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/313
2024/678
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/313
KARAR NO: 2024/678
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/12/2023
NUMARASI: 2022/177 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..., ... ("...") şirketlerininde bir parçası olup, dünyanın en büyük ilaç şirketi olarak seçildiğini, ... hisse değerinin yaklaşık olarak 127 milyar dolar olduğunu ve Avrupa'da da hızla büyüyen bir şirket olduğu ve Türkiye'de de aktif olarak faaliyet gösterdiği, diyabet, kanser, felç, alerji, astım, cilt hastalığı, multipleskleroz, osteoporoz gibi birçok hastalığa karşı farmakolojik ürünler geliştiren ve üreten şirket olduğunu, Sağlık Bakanlığı'na tıbbi cihaz olarak kayıtlı "...", Türkiye'de ... iştiraki ... Ltd. Şti. Ve ... A.Ş. Tarafından üretimi ve pazarlaması gerçekleştiğini, ayriyeten müvekkiline ait 1998 yılından beri Türk Patent nezdinde tescilli "..." esas unsurlu "...", "..." ve benzeri markaların arasında bulunduğu serinin bir parçası olarak yaratıldığını, Türk Patent nezdinde tescilli "...-" seri markaları ile koruma altına alınmış olduğunu, uzun yıllardır sağlık sektörinde faaliyet gösterdiğini, davalıların yine aynı sektörlerde müvekkilinin tescilli markasına tecavüz eder nitelikte olduğunu, "www://.../" alan adı içerisinde, "..." ibareli markayı kullandıklarını, tüm açıklamaları sebebi ile öncelikle mahkemenin alacağı ön bilirkişi raporu uyarınca ve uygun göreceği teminat karşılığında SMK 159.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, müvekkilin markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer markalarının kullanımının tedbiren önlenmesine, davalılardan ... Anonim Şirketi'ne ait ... Mahallesi ... Caddesi ... Sit. No:... Küçükçekmece/İSTANBUL adresli işyerlerinde müvekkilinin "..." ibareli markalarına tecavüz teşkil eden katalog, broşür, ambalaj, resim, marka, işaret tabela ve ibarelerin herhangi bir ürün, ilan, poşet, reklam basılı evrak ve sair malzeme üzerinde kullanmasının tedbiren önlenmesine ve bu şekilde kullanılmış olan ürünler ve basılı evraklar varsa bunların toplatılmasına ve emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, " "www://.../" adresli internet sitelerine erişimin tedbiren engellenmesine, üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış, satışa sunulmuş ürünlerin imha edillmesine, davalının müvekkili adına tescilli markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin SMK 149.maddesi kapsamında tespitine, men'ine, ref'ine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 06/11/2023 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, SMK'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri ile HMK'nın 392. maddesi uyarınca takdiren 500.000 TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibrazı şartıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, "..." ibareli ürünlere dair ambalaj tasarımı kullanımlarının tedbiren durdurulmasına ve davalılara ait "..." ibareli ürünlere ihtiyati tedbiren el konulmasına, tanıtım ve satışının tedbiren engellenmesine, "..." ibareli ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış tanıtım malzemelerine elkonulması ve bunların saklanmasına, el konulan ürünlerin davacının bildireceği yediemine teslimine, yediemin masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, HMK'nın 393/2 maddesi gereğince tedbir kararının İstanbul Nöbetçi İcra Dairesi aracılığıyla infazına karar verilmiştir.Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalılar vekili itirazında; müvekkilinin dava konusu ''...'' ibaresinin TPMK tarafından tescil edilmiş marka olduğunu tescilli bir markanın (başındaki bi-, sonundaki -tur ibareleri nedeniyle) davacı markası ile karıştırıldığının iddia edilemeyeceğini, Mahkemece tescilli markanın kullanımını kısıtlayacak şekilde karar verilememesi gerektiğini, taraf markaları görsel açıdan değerlendirildiğinde davacı markasının görselinin, sonradan davalı markasına benzetildiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, buna göre iltibasa yol açanın davalı değil, davacının kendisi olduğunu, davacının ürün görselini müvekkilinin ürün görseline benzeterek marka tecavüzünde bulunduğunu, davacı markasının 'farmösatik müstahzarlar', davalı markasının ise 'gıda takviyesi emtiaları' üzerinde tescilli olduğunu, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili, hiçbir surette davacı ile işletmesel bağı varmış gibi hareket etmediğine göre bu Yargıtay kararının müvekkili aleyhine değerlendirilmesinin açıkça hatalı olduğunu, Yargıtay içtihatları ve hukukun gereği, dava konusu ürünlerin arasında karışıklık oluşmayacağı yönünde iken, bilirkişiler tarafından hukuki değeri olmayan bir kısım bilgilerin davalı aleyhine değerlendirilerek raporda yer verilmesinin kabul edilebilir olmadığını, haksız rekabet oluşmadığı bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, raporda farmöstatik açıdan hiçbir değerlendirme yapılmamasına, farmösatik kimya bilirkişisinin hiçbir görüşüne yer verilmemesine de itiraz ettiklerini, tescilli markayı hükümsüz kılacak şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, karara itiraz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 22/12/2023 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararı içeriğine bakıldığında kararda değinilen hususların davacının dava dilekçesinde davanın sonucuna yönelik talep ettiği beyanları ile örtüşmediğini, bu doğrultuda huzurdaki dava devam ederken ihtiyati tedbir kararında değinilen hususların davanın sonucuna yönelik olduğunu, davanın nihai kararı ile verilebileceğini, Davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, Müvekkilinin dava konusu ''...'' ürününün TPMK tarafından tescil edilmiş marka olduğunu, Kurum tarafından tescil olunmuş bir markanın ihtiyati tedbir kararında bahsedilen 'tedbiren el konulması, tanıtım ve satışının engellenmesi, el konulması ve saklanması, el konulan ürünlerin yediemine teslimine' ilişkin kararların ayrı bir dava konusu olacağını, ihtiyati tedbir kararı ile hükmolunamayacağını,Mahkemece verilen tedbir kararı ile dava konusu ''...'' markalı ürünlerle ilgili 'tedbiren el konulması, satışının engellenmesine karar verilmiş ise de, müvekkilinin bu markayı TPMK nezdinde kendi adına (05 sınıfında) tescil ettirdiğini,Müvekkilinin satışa konu ürünlerinin (05) sınıfındaki takviye edici gıda niteliğinde olduğunu, davacının tıbbi ilaç sınıfındaki markası ile aynı kategoride olmadığını, müvekkilinin kendi tescilli sınıfında (takviye edici gıda kategorisinde) ürün üretmesini engelleyecek şekilde tedbir kararı verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,Dosya kapsamı incelendiğinde, mevcut şartların ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir nitelikte olmadığını, ihtiyati tedbir için gereken haklılığın yaklaşık ispat ve telafisi imkansız zarar şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediğini, davacının telafisi güç zararının meydana gelmesinin de sözkonusu olmadığını,Davacı, kendi ürünü ile davalı ürünün iltibas oluşturacak şekilde benzerlik bulunduğunu iddia etmiş ise de, böyle bir benzerlik olmadığını, bu yönde (D. İş dosyasından) düzenlenen bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, alanında uzman (etkin ve yetkin) kişilerce hazırlanmadığını, ortada davacının haklılığını ortaya koyan hukuka uygun hiçbir delil olmadığını, Davacı, kendi markası ile davalı markasının şüpheye mahal verilmeyecek şekilde benzer olduğunun İst. 4. FSHHM'nin 2022/21 D.İş sayılı tespit dosyası ile sabit olduğunu iddia etmiş ise de; yapılan tespite itiraz edilmiş olmakla bu dosyanın delil olma niteliğinin ortadan kalktığını, davacının ürünü tıp; davalının ürünü bitkisel takviye edici gıda alanında olduğunu, bu ürünler üzerinde inceleme yapması gereken bilirkişilerin tıp doktoru, fitoterapi uzmanı, eczacı, beslenme uzmanı ve diyetisyen olması gerekir iken 2022/21 D.İş sayılı dosyada rapor hazırlayan bilirkişiler 'marka uzmanı' ve 'bilişim uzmanı olduğunu, hiçbir tıp, ilaç, farmakoloji, ecza bilgisi olmayan bu kişilerin hazırladıkları rapora dayanılarak tedbir kararı verilmesinin açıkça hakkaniyete ve usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacının ürünü için Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsat alınmakta, davalı ürünü için Tarım Bakanlığı'ndan izin alınmakta olduğunu, davacının ürününün hekim tarafından reçete edilebilmekte, davalı ürününün hekim tarafından reçete edilmemekte olduğunu beyan ederek, verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep; İlk Derece Mahkemesince 22/12/2023 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen kararın kaldırılmasına ilişkindir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu, somut olayda dosyaya sunulan bilirkişi raporuna, tarafların iddia ve savunmalarına, toplanan delillere göre, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi yönünden yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmiş olduğu, ilk derece mahkemesince tedbire itirazın reddine yönelik olarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/12/2023 tarih ve 2022/177 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01