İstanbul BAM 44. HD 2024/297 E. 2024/654 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/297
2024/654
28 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/297 Esas
KARAR NO: 2024/654
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/03/2023
NUMARASI: 2023/22 E. - 2023/27 K.
DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; “...” adıyla anılan ilk koleksiyonundaki başarılı stiliyle tanındığını, bu stilde İstanbul, Londra, Paris, Viyana, Kuveyt, Moskova, Dubai gibi dünya şehirlerinde birçok mekan ve eşya tasarımına imza attığını ve aynı zamanda sinema ve reklam filmleri için de dekor kostüm tasarımı ve sanat yönetmenliği yaptığını, daha çok modern ve oryantalist mekan ve buna uygun objelerin tasarımlarını yapmakla, başlıca tasarımları arasında avize, aplik, lambader, mobilya ve sehpa üstü yer aldığını; karşı tarafa ait “.../...” sosyal medya hesabında güzel sanat eseri vasfında olan bu tasarımlarından birinin taklit edilerek pazarlandığını, Karşı Taraf”ın fiziki adresinde de Talep Eden'e ait 9 tasarımın aynen taklit edildiğinin görüldüğünü, bu durumun telif ihlali ve haksız rekabet ürettiğini beyan ederek taklit ürünlerin tespiti halinde ihtiyati tedbir kararı verilerek sosyal medya hesapları da dahil her türlü mecralardaki satış ve pazarlamasının, kullanımının durdurulmasına ve toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tedbir talebinin değerlendirilebilmesi yönünden; dosyanın Endüstriyel Tasarım Uzmanı ..., Bilişim Uzmanı ..., Elektrik Mühendisi ... tevdi edildiği, bilirkişi raporun 22/03/2023 tarihinde dosyaya ibraz edildiği, dosyanın aynı bilirkişilere ek rapora gittiği, bilirkişilerin 05/05/2023 tarihinde raporu dosyaya ibraz ettiği, dosyanın Sanat Ve Tasarım Uzmanı ... tevdi edildiği, bilirkişinin 12/10/2023 tarihinde raporunu dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen 27/10/2023 tarihli ara karar ile ; "...Tüm dosya kapsamı, sunulan belgeler, bilirkişi raporları ve yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla tedbirin ağırlığı ve tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında muhtemel zararların temini açısından belirlenen teminat miktarı üzerinden ters tedbir kararının uygulanmasının yerinde olacağına kanaat getirilmekle, aşağıdaki şekilde tedbir kararı tesis olunmuş olup, belirlenen teminat miktarının yatırılmaması halinde ise talebe konu tedbir yönünden yaklaşık ispat şartlarının oluştuğu anlaşılmakla yine takdir olunan teminat miktarı üzerinden tedbir talebinin kabulü yönünde" hüküm kurulmuştur.Talep eden vekili 03/11/2023 tarihli dilekçesi ile ; müvekkilinin tedbire konu tüm ürünleri bakımından tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin ödemesi gereken teminat koşulunun kaldırılmasını veya hafifletilerek daha makul bir miktara karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince verilen 06/11/2023 tarihli ara kararıyla talebin mürafaalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, 16/11/2023 tarihine duruşma günü verilmiştir.16/11/2023 tarihli duruşmada taraflar hazır bulunmadığında duruşma günü ertelenmiş, 21/12/2023 tarihine duruşma günü verilmiştir. Karşı taraf vekili 15/12/2023 tarihli dilekçesi ile; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 21/12/2023 tarihinde itirazlar üzerine mürafaa duruşması yapılmıştır.21/12/2023 tarihli duruşmada: Ara karara itiraz eden talep eden vekili " Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz. İtirazlarımızın kabulünü talep ediyorum, verilen teminat miktarı düşürülsün. Tedbir talebimiz kabul edilsin." şekilinde beyanda bulunmuştur.İlk derece mahkemesince 21/12/2023 tarihli yapılan yargılama sonunda; "Bilirkişi raporları alındıktan sonra mahkememizce 27/10/2023 tarihli ara kararla tedbir kararı verildiği ve ayrıca ters teminat yatırılarak tedbir kararının uygulanmamasına karar verildiği, talep eden vekilinin teminata karşı taraf vekilinin ise tebliğe ilişkin itirazlarını dosyaya ibraz ettiği, bunun üzerine mürafaa günü verilerek 21/12/2023 tarihinde mürafanın görüldüğü anlaşılmıştır. Mahkememizce 27/10/2023 tarihli tedbir kararı ve ters teminat kararı ile dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında tedbir kararı için yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, mahkememizce belirlenen teminatın miktarı ile ters teminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla tarafların teminata ve tedbire ilişkin itirazlarının reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dosya kapsamında toplamda üç adet rapor alındığını, karara esas alınan son raporda bir kısım ürünlerin FSEK kapsamı dışında tutulmasının hatalı olduğunu, söz konusu raporda “eser” tanımı yapılırken daha önce var olmamış özgün nesnelerin ancak eser olabileceğinin belirtildiğini, FSEK hükümlerine göre bir ürünün eser kabul edilebilmesi için “daha önce var olmamış” nitelikte olması aranmadığını, sahibinin hususiyetini taşıyan ürünlerin eser olabileceğini, güzel sanat eserleri için ayrı estetik değer aranacağını, patentlerde olduğu gibi yeni bir şey icat etmek gerekmediğini, bilirkişilerin hatalı bir şekilde tanımladığı gibi daha önce hiç olmamış bir şey meydana getirmelerinin aranmayacağını, bu dar yorumun telif hukukunun temel ilkelerine de ters düştüğünü, müvekkilinin hususiyetini yansıttığı çok açık olan ve estetik değer taşıyan müvekkili ürünlerinin tamamının FSEK kapsamında güzel sanat eseri olarak kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca tedbir taleplerinin sadece FSEK hükümlerine değil aynı zamanda TTK'nın haksız rekabet hükümlerine de dayandığını, müvekkili ürünlerinin hem FSEK hükümleri gereği hem de haksız rekabet hükümleri gereği korunabileceğini, müvekkilinin emeği ve sermayesi sonucu meydana getirilen ve ilgili piyasada tüketici nezdinde değer görüp benzerlerine göre oldukça yüksek fiyattan satışı yapılan bu ürünlerin karşı tarafça iltibas teşkil edecek şekilde taklit edilip pazarlanmasının önlenmesi için de tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dosyada mevcut diğer iki bilirkişi raporunda dahi tedbir kararına konu olması gereken tasarımların kapsamının daha geniş tutulduğunu, tedbir kararının tüm ürünler bakımından genişletilmesi gerektiğini,-Müvekkilinin ödemesine karar verilen teminat miktarı fahiş olduğunu, teminatsız bir şekilde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, delillerin durumuna göre ise teminat miktarı tayin edilmekte olduğunu, dosyada üç tane bilirkişi raporu ile yaklaşık ispatın ötesinde haklılıklarının ortaya konduğunu ve dosyanın esas yargılamasına döndüğünü, yaklaşık bir sene boyunca müvekkilinin taklit ürünlerin satışını durduramadığı için yeterince mağdur olunduğunu, bunun yanı sıra huzurdaki davayı açmak zorunda kaldığı için avukatlık hizmeti aldığını ve ödeme yaptığını, üç ayrı rapor için bilirkişi ücreti ödemelerini ve keşif ödemesi yaptığını, arabuluculuk sürecinde karşı tarafın anlaşmaya yanaşmaması nedeniyle sonuç alamadığını, ödemelerin ve mağduriyetin üzerine 125.000 TL daha ödeme yapmak zorunda kalacak olmasının mağduriyetini artıracağını, takdir edilen teminatın kaldırılmasını, müvekkilinin talebe konu tüm ürünleri bakımından tedbir kararı verilmesini, teminat koşulunun kaldırılmasını veya hafifletilerek daha makul bir miktara karar verilmesini talep etmiştir.Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Talep eden tarafından öne sürülen 9 adet üründen 7'sinin talep edenin 2022 kataloğunda bulunuyor olması ilgili ürünlere tek başına eser vasfı kazandırmayacağı gibi haksız rekabete yol açmasının da mümkün olmadığını, haksız rekabet "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar" şeklinde tanımlandığını, aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davrananın bizzat talep edenlerin kendisi olduğunu, ilgili ürünlerin sahibinin hususiyeti konusunda büyük bir ihtilaf bulunduğunu, ilgili ürünlerin sahibi, yaratıcısı, yani eser sahibi dava dışı ... olduğunu, ilgili ürünlerin hepsinin dava dışı ... eli ürünü olduğunu, Dava dışı ... şahsına ait ticari işletmesi, atölyesi ve çalışmaları mevcut olup uzun yıllardır aydınlatma sektöründe kendisine özgü tasarımlar oluşturmakta ve bunların üretimini gerçekleştirdiğini, talep eden ... da 2000'li yılların başından beri dava dışı ... avize tasarımlarından satın aldığını, ... müşterisi olduğunu, ... halihazırda piyasadaki diğer bir çok avize/aydınlatma firması ile olduğu gibi müvekkili ile de çalışmakta olduğunu, müvekkilinin de bu avize/aydınlatma tasarımlarını .... tedarik ettiğini, Dava dışı ... ilgili firmalar ile çalışma şekli; sigortalı çalışan şeklinde değil, ticari ilişki şeklinde olduğuru, ...'in ne talep eden ile ne de müvekkili ile sigortalılık ilişkisi bulunmadığını, talep edenlerin ilgili ürünler üzerinde hiçbir şekilde eser sahibi sıfatı bulunmadığını, FSEK kapsamında eser sahibinin haklarından yararlanmaları da mümkün olmadığını, talep edenin, ilgili ürünler üzerinden ikame ettiği davalar ile piyasada gerçek eser sahibi ... ürünlerini sattığı tüm firmalar üzerinde piyasada baskı kurma, tekelci tutum sergileme ve haksız bir kazanç sağlama gayesi ile hareket ettiğini, eser sahipliği hususunda bu yönde büyük bir ihtilaf mevcut iken, esasında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin dahi hukuka ve usule aykırı olduğunu, yüksek değerde ürünlerin teminatsız şekilde tedbire konu edilmesinin müvekkilini büyük zarara uğratacağını, ilgili ürünlerin tek başına daha önce var olmamış olma özelliğinden yola çıkılarak değerlendirilmediğini, istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Tespit talebinin, davacı şirketin tescilsiz asarım ürünlerinin, davalı firmaca taklit edilmek suretiyle üretim, dağıtım, tanıtım ve satışının yapılıyor olması nedeniyle, sosyal medya hesapları da dahil her türlü mecralardaki satış ve pazarlamasının, kullanımının durdurulmasına ve toplatılmasına karar verilmesine yönelik tedbir talep edildiği, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafça istinaf isteminde bulunulduğu görülmüştür. Tedbire konu ürünlerin, 2009 tarihli kataloğunda bulunan ... SEHPA, 2015 kataloğunda bulunan ... PUF ve ... SEHPA ÜSTÜ, 2017 kataloğunda bulunan ... APLİK, 2019 kataloğunda bulunan ... APLİK, ... APLİK ve ... APLİK ile 2022 kataloğunda bulunan ... AVİZE ve ... APLİK isimli ürünler olduğu, ... APLİK, ... APLİK, ... APLİK VE ... APLİK yönünden tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.İhtiyati tedbire konu talep, tescilsiz tasarım hakkına tecavüzün önlenmesine ilişkindir.22/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Tespit isteyen tarafa ait 2022 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 16) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2019 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 17) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2009 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 18) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2019 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 19) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2019 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenene ait instagram hesabında tespit edilen ürünler (resim 20) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2009 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 21) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde bir farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2022 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 22) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattı farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2015 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 23) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Tespit isteyen tarafa ait 2017 kataloğunda yer alan tasarım ile aleyhine tespit istenen iş yerinde tespit edilen ürünler (resim 24) arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları" görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır. 05/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Tespite konu tespit isteyene ait ürünlerin ise dekoratif ve tasarım objeler olup aydınlatma ve mobilya tasarımları olduğu, Tespite konu tespit isteyene ait ürünlerin, Madde 4/4'de belirtilen El işleri ve küçük sanat eserleri ve süsleme sanatı ürünleri ile Madde 4/sonda belirtilen tasarımlar kapsamında oldukları, kullanım eşyası niteliği de taşımaları sebebiyle doktrin uyarınca uygulamalı sanatlar kapsamında yer alabilecekleri, Tespit isteyene ait ürünlerden görselleri belirtilen “... Aplik, ... Aplik, ... Aplik, ... Aplik, ... Puf, ... Sehpa” şeklindeki 6 adet ürünün, FSEK M. 4/son anlamında güzel sanat eseri niteliğinde oldukları, güzel sanat eserinde bulunması gerekli temel unsurları taşıdıkları ve ayrıca Yargıtay kararları uyarınca aranılan özellikleri taşıdıkları, ancak bu hususta ayrıca güzel sanat eserleri konusunda Uygulamalı Sanatlar Bölümünde uzman bir bilirkişinin de ürünlerdeki estetik ve işlevsellik dengesi ve sanat kuramları bakımından teknik görüşünün alınması hususunun takdirinin Sayı Mahkeme'ye ait olduğu, Tespit isteyene ait ürünlerden görselleri belirtilen “luna avize, minaret sehpa üstü abajur, luna aplik” şeklindeki 3 adet ürünün FSEK M. 4/son anlamında güzel sanat eseri niteliğinde olmadıkları, güzel sanat eserinde bulunması gerekli temel unsurları ve ayrıca Yargıtay kararları uyarınca aranılan özellikleri taşımadıkları, ancak bu hususta ayrıca güzel sanat eserleri konusunda Uygulamalı Sanatlar Bölümünde uzman bir bilirkişinin de ürünlerdeki estetik ve işlevsellik dengesi ve sanat kuramları bakımından teknik görüşünün alınması hususunun takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu" görüş ve kanaatine ulaştıkları anlaşılmıştır. 12/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Tespite konu tespit isteyene ait ürünlerin aydınlatma ve mobilya tasarımları olduğu, Tespit isteyene ait ürünlerden görselleri belirtilen "... Aplik, ... Aplik, ... Aplik, ... Aplik" eser vasfı taşıdıkları, Tespit isteyene ait ürünlerden görselleri belirtilen “... Puf, ... Sehpa, ... avize, ... Aplik, ... sehpa üstü abajur” eser vasfı taşımadıkları" görüş ve kanaatine ulaştığı anlaşılmıştır.SMK'nun 55/1. maddesinde; tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünüm olarak tanımlanmış, tasarımın tescilli olması halinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde ise tescilsiz tasarım olarak korunacağı belirtilmiştir.Dosya kapsamında İlk Derece Mahkemesinin 27/10/2023 tarihli ara kararı ile "tedbir yönünden yasal koşulların oluştuğu, tedbirin ağırlığı, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, SMK 159. Madde gereğince ters tedbir kararının uygulanmasının daha uygun olacağı gerekçesiyle, tebliğden itibaren bir hafta içerisinde aleyhine tedbir istenenin 500.000 TL teminat yatırması halinde, aşağıda ayrıntıları belirtilen tedbir kararının uygulanmasının ertelenmesine" karar verildiği, kararın 2. Maddesinde, belirtilen kesin süre içerisinde teminat yatırılmadığı ya da bu miktarda teminat mektubu sunulmadığı takdirde tedbir talebinin 125.000 TL tutarında teminatla kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Tedbir kararının infazda tereddüt yaratmayacak şekilde net olması gerekirken, iki aşamalı tedbir kararı verilmesi doğru olmamış ise de, aleyhine tedbir istenen ve tedbir talep eden taraflarca dosya kapsamına teminat yatırılmadığından tedbir kararının infazının talep edilmediği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK 393/1 maddesi gereğince, ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayılacağından, Mahkemece her iki tarafın itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, itirazların esasının incelenmesinin yerinde olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kararın HMK 353/1/b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Mahkemenin 27/10/2023 tarihli tedbir kararı kendiliğinden kalkmış sayılacağından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İhtiyati tedbir talep eden ve aleyhine tedbir istenen tarafların istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin tarih 21/12/2023 tarih, 2023/22 D.İş, 2023/27 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden itiraz edenler yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Her iki tarafın itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına4-İstinaf talebi kabul edildiğinden talep eden tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan 20,00-TL yargılama giderlerinin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01