İstanbul BAM 44. HD 2024/286 E. 2024/620 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/286
2024/620
28 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/286
KARAR NO: 2024/620
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/11/2023
NUMARASI: 2023/425 E. (D.iş)
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Talep eden vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılmış 28/09/2021 tarihli Franchise Sözleşme gereğince davalı/borçlunun sistemin kurulması, ürün bedeli ve isim hakkı-öğretim hizmetleri-beceri aktarımı için toplam 1.200.000 TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ayrıca faturalardan/muavin defterlerden kaynaklı 834.318,39 TL borçlu olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 2.034.318,39 TL borca yeter miktarda borçlunun menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 21/11/2023 tarihli Değişik iş kararıyla; "İhtiyati haciz talep eden sözleşme ve faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de; faturanın her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilecek nitelikte bir belge olduğu, sözleşme ilişkisinden veya faturadan kaynaklanan alacaklar yönünden alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve alacağın muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı anlaşılmakla İİK 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmemiş olması," gerekçeleriyle İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF: Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı bir karar olduğunu, mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, ihtiyati hacze ilişkin taleplerinin hem faturadan kaynaklı hemde sözleşmeden kaynaklandığını, mahkeme faturaya ilişkin kısma olan olumsuz kararını sözleşmeye dayalı alacaklarına da sirayet ettirerek her iki sebepten kaynaklanan alacaklarına ilişkin ihtiyati haciz talebimizi de reddettiğini, mahkeme alacağın muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz kararı vermediğini, bu gerekçenin yerinde olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede alacak miktarı ve ödeme zamanı net bir şekilde belli olduğunu, sözleşme taraflarca tartışmasız şekilde kabul edilip imzalandığını, müvekkilin birden fazla Franchising sözleşmesi ile şube oluşturmasındaki amacının markasını ve ticaretini büyütmesinin yanında aynı zamanda toptan olarak şubelere mal satarak ticari kazanç elde etme olduğunu, müvekkilin şube/bayiye mal satacağı ve buna ilişkin faturalar düzenleyeceğine ilişkin de açık sözleşme maddelerinin mevcut olduğunu, müvekkilin kestiği faturalar kendiliğinden ve sebepsiz yere kesilen faturalar olmadığını, karşılığında mal verilen gerçek faturalar olduğunu, borçlunun tüm dünyada ve özellikle ülkemizde baş gösteren yüksek enflasyon ve türk lirasının aşırı derecede değer kaybetmesini fırsat bilerek ve borcunu bu şekilde eriterek borçtan kurtulmaya çalıştığını, borcunu ödememek ve alacağı karşılıksız bırakmak için "...." adı ile "... Mah. ... Bulvarı ... Apartmanı Altı No:... Merkez/Kütahya" adresinde açılan Bujiteri ve hediyelik eşya mağazasının ismini ve tabelasını değiştirdiğini, ... " tabelası ile işletmesini ... isimli şahısça faaliyetini devam ettirdiğini tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, öncelikle tüm taleplerinin 2.034.318,39TL üzerinden, kabul edilmemesi halinde 1.200.000TL üzerinden, bunun da kabul edilmemesi halinde mahkemenin takdir edeceği miktar üzerinden, teminatsız veya uygun göreceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İcra iflâs hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir (Üstündağ, S. : İhtiyati Tedbirler, İstanbul 1981, s. 1; Yılmaz, E.: Geçici Hukuki Himaye Tedbirleri, Ankara 2001, C.II, s.1). Türk hukuku açısından etkin hukukî himayenin sağlanmasının hukuk devletinin bir gereği ve dolayısıyla Anayasa’nın bir emri olduğunu kabul etmek gerekir. Her ne kadar yürütmenin durdurulmasında (1982 Anayasası m.125,V) olduğu gibi Anayasa'da doğrudan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kurumlarının düzenlenmesini emreden açık bir hüküm yoksa da Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin, kanun koyucuya, bireylere etkin hukukî himaye sağlama ödevini vermiş olduğundan şüphe etmemek gerekir. İhtiyati haciz açısından soruna bakıldığında, takip borçlusu, mallarını kaçırarak haksız çıkacağını tahmin ettiği bir takibin sonuçlarından kurtulabilir. İşte buna engel olmak, elde edilen hakkın aynen gerçekleştirilmesini sağlamak hukuk düzeninin görevidir. Geçici hukukî koruma önlemleri toplumsal barışın sağlanması açısından da önem taşımaktadır. İhtiyati haciz kararı verilmesinin koşulları, İİK’nın 257’nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257,I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257,II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispata ilişkin İİK’nın 258’nci maddesi de somut olayımız açısından çok önemlidir. İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. - Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceli yet kesbeder.”İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’nci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. ( T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/872 esas, 2014/3096 karar sayılı ilamı )Somut olayda alacaklı tarafından Franchise sözleşmesine istinaden karşı tarafın sözleşmede kabul ve taahhüt ettiği 3 başlık altındaki sistemin kurulması için 400.000 Tl ürün bedeli için 400.000 Tl isim hakkı-öğretim hizmetleri-beceri aktarımı için 400.000 Tl olmak üzere toplam 1.200.000,00 Tl nin ödenmediğini ve faturalarda/muavin defterinden kaynaklanan 834.318,39 Tl olmak üzere toplam 2.034.318,39 Tl nin ödenmediğinden bahisle ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de, talebe konu ihtiyati haciz talebinin delilerin toplanmamış olduğu bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olduğu bu aşamada yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar hukuken yerindedir, Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarih ve 2023/425 D.iş sayılı kararına karşı talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırıldığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 28/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01