İstanbul BAM 44. HD 2023/1902 E. 2024/483 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2023/1902
2024/483
7 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1902 Esas
KARAR NO: 2024/483
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/05/2023
NUMARASI: 2017/355 E. - 2023/88 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkillerinin "..." markasını tanınır ve bilinir hale getirerek tescil ettirdiğini, taraflar arasında imzalanan 04/02/2005 ve 25/06/2004 tarihli sözleşmelere göre markaların bedelsiz olarak davalılardan ... LTD. ŞİRKETİ'ne devredildiğini, buna mukabil markaların bedelsiz devrine karşılık olarak bir edim mahiyetinde karşı tarafın iki yıl süreyle alınacak isim hakkı gelirlerini müvekkiline vereceğinin ve protokolün imzalandığı tarihten önce açılmış marka hakkının ihlalinden kaynaklanan tazminat davalarından elde edilecek gelirlerin de müvekkillerine ait olacağının kararlaştırıldığını, bu sözleşmeler doğrultusunda müvekkillerinin herhangi bir bedel almaksızın markaları davalılara devrettiğini, böylece müvekkillerinin sözleşmeden kaynaklanan edimleri ifa ederek yerine getirdiklerini, ancak karşı tarafın müvekkillerine karşı yüklendiği edimlerini yerine getirmediği gibi, devraldığı markaların bedelini de ödemediğini, kötü niyetli tutum ve davranışlar içerisine girerek sözleşmeye aykırı davrandığını, bu meyanda; sözleşme imzalanmadan önce açılmış, "marka hakkı ihlaline ilişkin tazminat" talebini içeren İstanbul 4. FSHM'nin 2012/9 Esas sayılı davasından elde edilecek ve sözleşme gereği müvekkillerine ait olacak hasılatı müvekkillerine vermemek için mahkeme kararının icraya konulmasının hemen ardından, sözleşmeye aykırı davranarak Av. ... azlettiğini, aynı şekilde müvekkillerinden ... , 5 adet dükkanda süresiz ve bedelsiz olarak markayı kullanma yahut 3. kişilere kullandırma hakkını, fiilen ve hukuken işlevsiz hale getirmek için, markaları kayden danışıklı olarak, ... isimli firmaya devrettiklerini, böylece, müvekkillerinin bu hakkının da hukuken yok edildiğini, sonuç olarak davalıların markaları bedelsiz olarak müvekkillerinden uhdelerine geçirmiş olmalarına rağmen, müvekkillerine bu güne kadar, bir kuruş dahi ödemediklerini, 04/02/2005 tarihli sözleşmede maddi hata sonucu sehven iki adet 3.madde düzenlendiğini ve ikinci 3.maddeden kaynaklanan talep haklarına ilişkin olarak İstanbul 1.FSHHM'nin 2009/116 Esas sayılı davası ile alacak talebinde bulunulduğunu, anılan davanın derdest olduğunu ve İstanbul 4.FSHHM'nin 2012/9 Esas sayılı davasının sonucunu beklediğini, bu defa İstanbul 1.FSHHM'nin 2009/116 Esas sayılı davası ile birleştirilmek üzere iş bu ek davayı açarak anılan sözleşmenin 4.maddesinden kaynaklanan, sözleşme tarihinden itibaren 2 yıllık dönemi kapsayan ve marka-isim hakkı gelirlerine ilişkin haklarının verilmesini talep etmek gerektiğini, "..." markalarını ve logolarını franchıse bedeli ödeyerek, franchising sözleşmelerine dayalı olarak kullanan firma ve şahısların listesini sunduklarını, İstanbul 1. FSHHM'nin 2009/116 Esas sayılı davasında; netice-i taleplerin sehven karışması sonucu, ilgili bayilere beyan davetiyesi gönderildiğini, her ne kadar davalı tarafı korumak maksadıyla bir kısım bayilerin, markayı bila bedel kullandıklarını beyan ederek, üzerinde her hangi bir bedel yazmayan franchıse sözleşmelerini ibraz etmiş iseler de, bu sözleşmelerin muvazaalı olarak davalı tarafı korumaya matuf bir biçimde düzmece olarak hazırlandığının ve bu şekliyle ibraz edildiğinin açık olduğunu, İstanbul 1. FSHHM'nin 2009/116 Esas ve İstanbul 4. FSHHM'nin 20012/9 Esas sayılı dosyalarına da delil olarak sundukları franchıse sözleşmesinde de açıkça yazılı olduğu üzere, franchıse bedeli olarak dükkan başına 30.000,00 Euro alındığını, kaldı ki Bostancı Şubesini temsil eden .... Tic. Ltd. Şti'nin de, İstanbul 1. FSHHM'nin 2009/116 ESAS sayılı ana davasına göndermiş olduğu beyanında; “...” isim ve logosunu, davalılardan .... Ltd. Şirketi'ne tek dükkan için 24.534,00 TL + KDV bedel ödemek suretiyle kullandığını beyan ederek, fatura örneğini de dosyaya gönderdiğini, marka ve isim haklarının bedelsiz kullanılması olağan olmadığından, öncelikle davalı tarafın ve bayilerinin muhasebe kayıtları incelenerek, daha yüksek bir bedel tespit edilmesi halinde, tespit edilecek bu yüksek bedelden hesaplama yapılması, aksi takdirde delil olarak sundukları franchıse sözleşmesinde yazılı 30.000,00 Euro'luk bedel emsal kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, yahut en azından Bostancı şubesinin beyan ettiği 24.534.00 TL + KDV'lik bedel emsal kabul edilerek, bütün bayilerin bu bedel üzerinden isim hakkını kullandıkları sonucuna varılarak, hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, bu sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 71.000,00 TL'nin 04/02/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu mümkün olmazsa, yahut davalı taraf bu talebe karşı çıkarak yerine getirmekten kaçınırsa, bedelsiz olarak uhdelerine geçirdikleri markaların bedelinin, teknik bilirkişiler marifetiyle tespiti ile faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacıların zararlarının tespiti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada markanın sahibi ... Tic. Ltd. Şti olması sebebiyle müvekkili ... ’a husumet yöneltilemeyeceğini, bu sebeple müvekkili ... aleyhindeki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, aynı şekilde ... A.Ş. nin de aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacıların hakkına mesnet gösterdiği sözleşmelerin tarihleri nazara alındığında, talep ettikleri hakkın zamanaşımına uğradığını, davacılar vekilinin dilekçesinin 4.bendinde bahsettiği davacılardan ... ’nun isim hakkı ödemeden süresiz olarak 5 adet Değirmen Şubesi açma hakkının baki olduğunu, marka devri ile bu hakkına halel gelmediğini, keza markanın devri yapılırken, markayı devralan dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. firmasının da bu husustan haberdar edildiğini, davacılardan ...’nun sözleşmede bahsi geçen bu hakkını ortadan kaldırıcı herhangi bir işlem de yapılmadığını, taraflar arasında yapılan 25.06.2004 tarihli sözleşmenin 19.maddesinde ... Ltd.Şti. çalışanlarının, ... A.Ş. döneminden olan hak ve alacak ve sorumlulukları ... A.Ş. ortakları ve ... ’na aittir denildiğini, nitekim Üsküdar .... Noterliği’nin 06.05.2008 gün ve ... yevmiye sayısı ile çekilen ihtarnamede de bu taahhüt ve sorumlulukları kapsamında aleyhlerine açılmış ve bir kısmı kabulle sonuçlanıp ödemeleri yapılmış eski ... Ltd.Şti. çalışanlarının tazminat haklarının ödenmesi talep edilmiş ise de buna icabet edilmediğini, davacıların, sözleşmeler uyarınca kendi taahhütlerini ifada sürekli problem çıkardığını, yerine getirmediğini, müvekkilleriyle akdedilmiş sözleşmeler uyarınca tamamen davacıların sorumluluğunda olan eski çalışanları için mahkemece karara bağlanmış alacakları dava dilekçesi, delil listesi ve diğer dilekçelerimizde tafsilatlı olarak belirtildiğini, karşılıklı taahhütleri havi sözleşmelerde kendi taahhüdünü yerine getirmeyen tarafın karşı taraftan edimi talep etme hakkı bulunmadığını, bu davanın davacıları tarafından müvekkili ... ve ... Ltd. Şti aleyhine açılan İstanbul 1. FSHH Mahkemesinin 2009/116 E sayılı tazminat davasınn davacılar aleyhine neticelendiğini, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, dolayısıyla ek dava şeklinde açılan iş bu davanın da hukuki bir mesnedi kalmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece ahkemesince toplanan delillere göre, yapılan yargılama sonucunda; Davalı ... hakkında açılan davanın HMK'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca husumet nedeniyle usulden reddine, Davalılar ... LİMİTED ŞİRKETİ ile ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 137.817,00 TL'nin 71.000,00 TL'si için dava tarihi olan 25.03.2013 tarihinden, 66.817,00 TL'si için ıslah tarihi olan 28.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılar ... LİMİTED ŞİRKETİ ile ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davanın kısmen reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu, Davalı yanın 32 adet bayi ile franchıse sözleşmesi imzalamış olmasına rağmen yalnızca 4 adet franchıse bedelinin dikkate alınmasının, cevap vermeyen bayiler bakımından inceleme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, franchise bedelinin sorulması amacı ile ilgili bayilere müzekkere yazılmasının dahi, bu bayiler ile franchise ilişkisi kurulduğunun tespit edilebildiğini gösterdiğini, ancak buna rağmen, bayilik ve franchıse ilişkisi bulunduğu bilinen bu firmalar bakımından müvekkilinin tazminatının hesaplanmamasının hukuka aykırı olduğunu, Davalı yanın daha önce, müvekkilinden devraldığı markaları, sırf taraflar arasında vaki sözleşmenin hükümlerini bertaraf etmek amacı ile muvazaalı bir şekilde devrettiğini, mahkemenin 2016/55 esas sayılı davası ile karşı yanın muvazaalı devir işleminin iptal ettiğinin sabit olduğunu, dolayısıyla, karşı yanın muvazaalı devirleri gibi, bu sözleşmelerin de kötüniyetli ve muvazaalı olarak bedelsiz olarak akdedildiğini, taraflar arasında, davalı yana ödenecek bedele ilişkin sözlü veya yazılı ayrı bir sözleşme söz konusu olduğu gibi, bu bayiilerin davalı yana franchise bedeli de ödediğini, davalı yanın kayıtlarını ve defterlerini dosyaya kasten sunmayarak, bu firmalar tarafından kendisine yapılmış ödemeleri de gizli tuttuğunu, Bilirkişi raporunda bazı bayilerin beyanda bulunmamış olduğu bu nedenle bunların sözleşmelerinin hangi tarihte ve hangi tutar üzerinde yapıldığının tespit edilmediğinin belirtildiğini, devamında bu bayilere ilişkin bir bedel hesaplaması yapılmadığı gibi ... markasına ilişkin franchise sözleşmelerine esas alınabilecek bir ortak emsal bedel de hesaplanmadığını, bu hali ile cevap vermemiş olan bayilerin açıkça hesaplama dışı bırakıldığını, bu bayiler ile yapılmış sözleşmelerin ilgili tarihlerin dışında kaldığı yahut hangi tutar üzerinden yapıldığı yönünde ispat yükünün davalı yanın üzerinde olduğunu, müvekkili firmadan, davalı ve bir üçüncü kişi arasında akdedilmiş sözleşmenin sunulmasının beklenemeyeceğini, Davalı yanın, defterlerini sunmayarak ve örnek sözleşmeleri ibraz etmekten kaçınarak, bu sözleşmelerin belirtilen zamanlara ilişkin olduğunu ve belirtilen bedeller üzerinden imzalandığını kabul ettiklerini, 32 adet bayinin bilgisinin zaten dosya kapsamında da yer alan 2009/116 esas sayılı dava dosyasında yer aldığını, mahkemece 30.000,00 euro bedelin diğer bayiler için de dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, İstanbul 4. FSHHM’nin 2012/9 esas sayılı dosyasında yer alan emsal franchise sözleşmeleri dikkate alındığında ... markası için bir yıllık franchise bedelinin 30.000,00 EURO olarak tespit edildiğini,Elde edilmesi muhtemel hatta elde edilmesi ihmal edilmiş yahut elde edilmesinden bilerek imtina edilmiş olan gelirin dahi dava konusu markanın değeri, bilinirliği, Bayi Sayısı, aynı sınıftaki markalara göre yaygınlığı gibi hususlar dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, defterlerin sunulmamış olması ve bayilerin tümünün beyanda bulunmamış olması gerekçesi ile salt 4 firma bakımından hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, zira bilirkişilerce de esasen 30.000,00 euro bedelin bir emsal olarak belirlenebileceği tespit edilmişken, bu emsalin salt 4 firmadan birisi 2 adet bayi kullandığı için 5 bayi bakımından uygulanabilir olduğu yönünde değerlendirmede bulunulmasının yerinde, ancak eksik olduğunu, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda: sunulan bazı sözleşmelerin bedelsiz olarak imzalandığını, bir diğer sözleşmede isim hakkının ... ibareli ürünlerin satışı karşılığında verildiği değerlendirmesi yapılmışsa da bu durumun iki yıllık dönem için sözüm ona bedelsiz franchise sözleşmeleri yapılmış olması nedeniyle bedelsiz sözleşme yapılan bayilerden gelir elde edilmediğinden hesaplamaya dahil edilmediği gerekçesiyle hesaplamaya dahil edilmemesinin fevkalade hatalı olduğunu, çünkü bu durumda elde edilmesi ihmal edilmiş veya bilerek elde edilmekten imtina edilmiş bir isim hakkı geliri söz konusu olacağından bu durumun müvekkilini bağlamayacağını, elde edilen veya elde edilmesi ihmal edilen yahut elde edilmesinden bilerek imtina edilen gelirler söz konusu olduğundan bedelsiz olarak sunulan sözleşmeler bakımından da 30.000 EURO 'luk emsal baz alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, zira ortada davalı tarafı bedelsiz franchise sözleşmesi yapmaya icbar eden mücbir bir sebep bulunmadığına göre bu durumun gerçek olsa dahi sırf müvekkiline ait bu hakkı ödememeye matuf elde edilmesinden bilerek imtina edilen bir gelir söz konusu olduğundan bedelsiz sözleşmeler bakımından da 30.000 EURO'luk bayilik bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kaldı ki davanın konusu yalnızca dava konusunun edilen iki yıllık dönemde elde edilen franchıse bedelleri olmayıp her türlü isim hakkı geliri olduğunu, bilirkişi raporunda bedelsiz sözleşme diye nitelendirilen bir kısım sözleşmelerde bedelin aslında değirmen markalı ürünlerin satışından elde edilecek gelirin bir kısmının bayilik verene verilmesi şeklinde kararlaştırıldığının da göz ardı edildiğini,... ibareli markaların oldukça tanınmış markalar oluşu nazarı itibara alındığında ticari hayatın olağan seyrinde, bu tür bir franchise veya lisans sözleşmesinin bedelsiz bir şekilde düzenlenmesinin mümkün olmadığını, herhangi bir tacirin, bu denli değerli ve bilinen bir markanın kullanımına ilişkin olarak bedelsiz bir şekilde kullanmaya müsaade etmesinin kabul edilebilir olmadığını, Kaldı ki davalı yanın “değirmen” markasının kullandırma yönünde hükümler içeren bayilik ve franchise sözleşme emsalleri incelendiğinde, 30.000,00 euro üzerinden sözleşmeler akdettiğinin daha önce de tespit edildiğini, 30.000,00 euro üzerinden franchıse sözleşmeleri akdetmiş olan davalı yanın “bedelsiz” ya da “markanın kullanımı karşılığı olarak” sözleşme akdetmesinin de somut olay bakımından bir çelişki doğuracağını, karşı yanın bu bedeller üzerinden sözleşme düzenleyebiliyor iken bedelsiz olarak sözleşmeler akdetmesi ve markanın bedelsiz olarak kullanımına müsaade ettiğinin kabul edilmesinin kesinlikle kabul edilebilir olmadığını, bu durum davalı yanın kötüniyetini açık bir şekilde gösterdiğini, Cevap vermemiş olan bayilerin açıkça hesaplama dışı bırakıldığını, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, bu bayiler ile yapılmış sözleşmelerin ilgili tarihlerin dışında kaldığı yahut 30.000 EURO'luk emsal bedel altında kaldığı yönünde ispat yükünün davalı yanın üzerinde olduğunu, müvekkili firmadan, davalı ve bir üçüncü kişi arasında akdedilmiş sözleşmenin sunulmasının beklenemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesince, davete icabet etmeyen bayilikler yahut muvazaalı şekilde bedelsiz akdedilen sözleşmeler bakımından dosya kapsamında bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı kanaatinde olunması halinde yapmış oldukları açıklamalar da göz önünde bulundurularak, müvekkilinin uğradığı haksızlığın giderilmesini temin eder bir hakkaniyet miktarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik ve hatalı karar verilmesinin isabetsiz olduğunu,Somut olayda dürüstlük ilkesinin de uygulanması gerektiğini, Franchıse bedeli 30.000,00 euronun karşılığının dava tarihindeki kur üzerinden belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın 30.000,00 EURO üzerinden ikame edildiğini, davanın Türk Lirası cinsinden ikame edilmesi gerektiğinden 30.000,00 EURO'nun TL karşılığı hesaplanarak davanın ikame edildiğinin görülebileceğini, fiili ödeme tarihi üzerinden hesaplanan kur da belirtilerek talep artırımı yapıldığını, ancak buna rağmen mahkemece dava tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılması nedeni ile müvekkilinin kabulü mümkün olmayan bir haksızlığa uğradığını,Davalı ... müvekkiline karşı taahhütte bulunduğu diğer sözleşmeler de bulunmasına rağmen kendisi bakımından davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, kararın bu gerekçelerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesine sunulan 28.02.2023 tarihli dilekçede, davanın değeri 2.366.386,12.-TL artırılarak, toplam dava değerinin 2.437.386,12.-TL 'ye çıkarıldığını, ancak davacı vekilinin artan dava değeri olan 2.366.386,12.-TL'nin peşin harcı olan 40.411,96.-TL yerine 20.206.-TL peşin harç ödediğini, kısacası davacı vekilinin artan dava değeri olan 2.366.386,12.-TL'nin harcı yerine bu tutarın 1/2'sine tekabül eden 1.183.193,06.-TL'nin harcını ödediğini, bu hususun ilk derece mahkemesinin gözünden de kaçtığını ve eksik harcın ödenmesi için davacı vekiline ilave bir süre verilmediğini, Davanın ... bakımından pasif dava ehliyeti sebebiyle değil, esastan reddedilmesi gerektiğini, davaya dayanak sözleşmenin ek sözleşme olduğunu, esas sözleşmeler bakımından sorumlulukların incelenmediğini, Davacıların dava tarihi itibariyle alacaklarını Türk Lirası olarak talep etmelerinden ötürü bedel arttırım dilekçesinin verildiği 28.02.2023 tarihli kur esas alınarak Türk Lirası karşılığını istemelerinin hukuken mümkün bulunmadığını, Dava değerinin 71.000.-TL + 1.183.193,06.-TL = 1.254.193,06.-TL olup, avukatlık ücretinin bu tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini, maktu ücrete hükmedilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu, bu sebeple ilk derece mahkemesinin pasif dava ehliyeti yönünden davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak vekil eden ... açısından davanın esastan reddine ve vekil eden lehine hükmedilecek vekalet ücretinin ise 1.254.193,06.-TL üzerinden hesaplanmasına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamı ile markanın sahibinin ... Tic. Ltd. Şti olması sebebiyle müvekkili ... ’a husumet yöneltilemeyeceğini, bu sebeple ... aleyhindeki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, aynı şekilde ... A.Ş. nin de aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın yine husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, Davacıların iddia edilen hakka mesnet gösterdiği sözleşmelerin tarihleri nazara alındığında, talep ettikleri hakkın da zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, Davacı tarafça öncelikle ispat edilmesi gereken hususun, o dönem bayilik verilip verilmediğini tespit ve ıspat etmek, akabinde, bu bayilerin franchising bedeli olarak bir ödeme yapıp yapmadığını ispat etmek olduğunu, dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bir bilgi/ delil olmadığını, bu sebeple mahkemece somut delil olmadan davacı iddiasını ispat edememiş iken, davacı lehine hüküm vermenin 04.02.2005 tarihli sözleşmedeki ''franchising bedeli alınması halinde bu ... olacaktır'' şeklindeki açık düzenlemesine de aykırı olduğunu, Taraflarca zaten bedelsiz franchise verilebileceği de öngörüldüğünü, protokole özellikle " bedel alınırsa" şeklinde bir ibare eklendiğini, kaldı ki çok iyi bir müşteri çevresi, lokasyonu iyi olan, müvekkili ürünlerinin yüksek miktarda satan bir işletmeyle yapılacak franchise sözlemesinde zaten bedele ihtiyaç olmadığını, zira bedel alınmaksızın verilen bayiliklerin mevcut olduğunu bilirkişinin kendi raporuna da yazdığını, ama inandırıcı bulmadığını eklediğini, mahkemece de ne yazık ki bu kanaatin kabul edildiğini, izah edilen çerçevede, bu yorumun, bilirkişinin ve dahi mahkemenin afaki yorumu olduğunu, burada önemli olanın, bilirkişi raporunda somut bir tespit bulunmadığı gerçeği olduğunu, Mahkemece verilen kararda davacı şirkete ait çalışanlara ödenmesi gereken borçların müvekkilce ödendiğine dair bir belge sunulmadığının ifade edildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber cevap dilekçesinde belirttikleri şekilde müvekkilinin, davacıların eski çalışanları olan ... için Kadıköy .... İcra M. ... E. Sayılı dosyasına 50.000,00 TL, ... için Bakırköy .... İcra M. .... Sayılı dosyasına 74.000 TL icraen ödemek zorunda kaldığını, Mahkemece eksik inceleme yapılarak ödemeye ilişkin bir belge bulunamadı denilse de ilgili icra dosyalarına ödemeler yapıldığını, taraflar arasında yapılan 25.06.2004 tarihli sözleşmenin 19. maddesi gereğince ... Ltd. Şti çalışanlarının, ...A.Ş. Döneminden olan hak alacak ve sorumluluklarının davacılara ait olmasına karşın müvekkilinin ödeme yapmak zorunda kaldığını,İzah edilen sebeplerle, zamanaşımı, aktif ve pasif husumet itirazları ve esasa dair aşamalardaki tüm dilekçeleri dikkate alınarak mahkemece verilen kararın kaldırılmasına etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacıya ödenmesi gereken franchise bedellerinin tahsiline ilişkindir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürdüğü, davalı ... vekilinin ise istinaf dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin karar gerekçesinde, zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirmede; davanın sözleşmeden kaynaklanan alacak davası olduğundan zamanaşımı süresinin TBK’nun 146/1. maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, dava tarihi olan 25/03/2013 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı, dava açılmakla zamanaşımı süresi kesilip yeniden işlemeye başladığından, ıslah tarihi olan 28/02/2023 tarihinde de 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de, eldeki davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacılar vekilinin sunmuş olduğu 28.02.2023 tarihli dilekçesinde; 71.000 TL olan dava değerini 2.437.386,12 TL'ye artırdığı, ancak bu miktara göre yatırılması gereken nisbi harç miktarının yatırılmadığı anlaşılmakla, 492 sayılı Harçlar Kanununun 30.maddesi uyarınca, bakiye harç miktarı tamamlattırılarak dava değeri belirlendikten sonra, kısmi davada dava edilen kısım için zamanaşımının kesildiği ancak ıslah ile arttırılan kısım için ıslah tarihine kadar zamanaşımının işlemeye devam edeceği göz önünde bulundurulmak suretiyle, istinafa gelen davalılar yönünden zamanaşımının ayrı ayrı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince re'sen yapılan inceleme sonucunda kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/05/2023 tarih, 2017/355 E. 2023/88 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı ... vekilleri tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39