İstanbul BAM 44. HD 2024/207 E. 2024/458 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/207
2024/458
7 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO 2024/207 Esas
KARAR NO: 2024/458
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/11/2023
NUMARASI: 2023/251 E.
DAVANIN KONUSU: Tespit (D.İş)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin tekstil alanında yurt içinde ve yurt dışında yüksek hacimli ticari faaliyetlerde bulunduğunu ve sektör içerisinde maruf bir firma olduğunu, müvekkilinin firmanın tek yetkilisi ve sahibinin yine müvekkili gerçek kişi olduğunu, müvekkilinin ürünlerini korumak için birçok markanın TPMK nezdinde tescilini gerçekleştirdiğini, bu bağlamda TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak karşı taraf belirtilen adreste ve instagram hesabında müvekkili adına tescilli markaya iltibas yaratacak şekilde "..." ibareli markayı ortak ürün gamında kullandığının tespit edildiğini, söz konusu kullanım neticesinde müvekkilinin markadan doğan haklarının ihlal edildiğini iddia ederek, söz konusu kullanımların tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 23.11.2023 tarihli ara karar ile; pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde; nmüvekkili ... Limited Şirketinin Merter merkezli bir firma olup tekstil alanında yurt içinde ve yurtdışında yüksek hacimli ticari faaliyetlerde bulunduğunu ve sektör içerisinde maruf olduğunu, firmanın özgün tasarımları ile piyasada tanınmış olup marka değeri son derece yüksek bir firma olduğunu, firmanın e-ticaret, toptan ve parekende satış olmak üzere birçok alanda faaliyet gösterdiğini, Müvekkili firmanın tek yetkilisinin ve sahibinin yine müvekkili olan ... olduğunu, müvekkili firmanın tek yetkilisi olan ...'nın, tasarım ürünlerini ve markalarını korumak için birçok markanın Türk Patent Enstitüsü nezdinde marka hakkına sahip olduğunu, bu markaların başında "..." markası geldiğini, Türk Patent nezinde ... tescil numarası ile "..." markasının müvekkili firmanın tek yetkilisi ve sahibi olan ... adına tescil edildiğini,Marka hakkı müvekkiline ait olan mezkur markanın birçok ürününde kullanıldığını ve müvekkili şirketle sektör ve tüketici bazında özdeşleştiğini, Davalı ... (yetkilisi ...) tarafından, "... Mah. ... Sk. No:... Dükkan 3 Güngören/İstanbul" adresindeki dükkanda ve "..." adıyla ... adresinde (ekte sunulan davalı ... sayfasında belirtilen iş yeri adresi ile 17.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen adres aynıdır.) satışa sunulan tesktil ürünlerinde müvekkiline tescilli "..." markasının iltibas yaratacak şekilde "...." kullanımıyla aynı hizmet sınıfı ve ortak ürün gamı satışında kullanıldığının tespit edildiğini, davalı firmanın, müvekkilinin tescilli markası olmasına rağmen müvekkilinin piyasadaki bilinirliğinden faydalanmak ve müvekkili ile karıştırılmak suretiyle müvekkilinin hem son kullanıcı müşterilerini yanıltmak hem de toptan olarak yaptığı satışlarda müşterilerini ayartmak amacıyla müvekkiline ait "..." markasını birçok ürününde kullandığını,(Ek-4: ... Hesabına İlişkin Görüntülüler https://www... com/...) Davalı yan tarafından aynı markaya ilişkin gerçekleştirilen marka hakkına tecavüze ilişkin olarak Bakırköy 1.Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/69 D. iş numaralı dosya ikame edilmiş, işbu dosya kapsamında bilirkişi tarafından mahalde yapılan inceleme ve tespit sonucunda ekte sunulan rapor oluşturulmuş olduğunu, Bilirkişi tarafından hazırlanan 17/03/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak, "Tespit talep edilen “... Mah. ... Sk. No:... Dükkan:3 Güngören/İstanbul” adreste, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, mahalde tespit edilen kullanımlara konu ürünlerin orijinal ürünlerde var olan malzeme ve işçilik kalitesinden uzak ürünler oldukları, yine mahalde tespit edilen ürünler üzerinde talep eden yanın değil aleyhine tespit talep olunan yanın etiketinin var olduğu, ilgili kullanımlar ile tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu, mahalde bulunan kaşe üzerinde ... Tic. Ltd. Şti. Unvanlı, ... vergi kimlik numaralı işletmenin varlığının tespit edildiği, konu hakkında nihai takdir ve değerlendirmenin yalnızca mahkemeye ait olduğunun" belirtildiğini, İşbu bilirkişi raporuna istinaden tecavüzün meni ve tazminat talepli olarak hukuk davası açılmak üzere zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk ile birlikte SMK m.30 uyarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu şikayet üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavclığı 2023/38981 Soruşturma Numaralı dosya kapsamında davalı tarafın suçlu bulunduğunu, bu dosya kapsamında davalı şirket yetkilisi ... tarafından 14.04.2023 tarihinde düzenlenen şüpheli ifade tutanağında bahsi geçen "..." adlı instagram hesabına dair "Ayrıca "..." isimli instagram hesabından da yaklaşık olarak 1(Bir) yıldır satış yapmaktayım." ifadelerinin bulunduğunu, ifadeyle birlikte ilgili sosyal medya hesabının davalı tarafından kullandığının ikrar edildiğini, davalı tarafından zorunlu arabuluculuk aşamasında, zararın tazmin edilmesi ve bir daha müvekkiline ait "Born Again" markasının kullanılmayacağına ilişkin taahhüt verilmesi neticesinde uzlaşıldığını, hal böyleyken davalı tarafın bu kez kötü niyetli şekilde, müvekkiline ait ... markasında kelime değişikliği yapmak suretiyle "... kullanımıyla marka hakkına tecavüz etmeye devam ettiğini, bununla birlikte müvekkiline ait tescilli markanın kullanılmasının ötesinde tasarımı müvekkiline ait ve içinde müvekkili adına tescilli "..." ifadesi geçen t-shirtün birebir aynısının şüpheli tarafından kendi etiketinin basılması suretiyle taklit edilerek üretildiğini, internet üzerinden ve fiziki olarak mağazasında satışa arz edildiğini ve de birçok kez satıldığını, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 23.11.2023 tarihli ara kararın istinaf yoluyla incelenmesi talebinden ibarettir. İhtiyati tedbir talebinin reddine dair 23.11.2023 tarihli ara kararın 28.11.2023 tarihinde istinaf edene tebliğ edildiği, her ne kadar istinaf başvuru harcı yasal istinaf başvuru süresinin geçmesinden sonra 26.12.2023 tarihinde yatırılmış ise de; istinaf dilekçesinin yasal süresi içerisinde 12.12.2023 tarihinde sunulduğu, böylelikle istinaf başvurusunun süresinde gerçekleştiği anlaşıldığından usûle ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu görülmektedir. Somut olayda, her ne kadar Mahkemece, bilirkişi raporunun sonuç kısmında geçen "tespite konu adreste iş yeri unvanının ... Limited Şirketi olduğu" hususu dikkate alınarak, tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de; karşı yanın "..." adıyla instagram adresinde belirtilen iş yeri adresi ile 17.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen adresin aynı adres olduğu, davalı şirket yetkilisi ... tarafından bağlantılı soruşturma dosyasında düzenlenen şüpheli ifade tutanağında, ilgili sosyal medya hesabının davalı tarafından kullandığının ikrar edildiği, davacı iddialarının yalnızca belirtilen adrese ilişkin de olmadığı, davalının instagram hesabında davacı adına tescilli markayla iltibas yaratacak şekilde "..." ibareli markaların ortak ürün olarak kullanıldığının da bir iddia olarak ileri sürüldüğü, bu hususta bilirkişi raporunun bir no'lu bendinde bir kısım tespitlere yer verildiği, ancak belirtilen bu hususların Mahkemece değerlendirmeye alınmayarak salt adreste yapılan tespit üzerine, pasif husumet ehliyeti yokluğundan tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla, Mahkemece; davalının sosyal medya kullanımına yönelik iddialar, yukarıda işyeri adresine ilişkin olarak yapılan açıklamalar, davacı yanca dosyaya sunulan soruşturma dosyası içeriği, uzlaşma tutanakları ve bilirkişi raporu ile Bakırköy 1.FSHHM'nin 2023/69 değişik sayılı dosyası birlikte değerlendirilip, varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması yerinde görülmemiştir.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih, 2023/251 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39