SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 44. HD 2023/1807 E. 2024/39 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1807

Karar No

2024/39

Karar Tarihi

11 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2023/1807

KARAR NO: 2024/39

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 10.10.2023

NUMARASI: 2023/9 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) Marka (Maddi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tedbir ve tespit isteyen vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın telafi edilemez zararlara uğramaması ve herhangi bir hak kaybı yaşamaması adına, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, delil tespiti davalarının kabulü ile; aleyhine tespit isteyenin haksız ve müvekkiline ait tescilli marka ile iltibas yaratacak ve karışıklığa sebebiyet verecek derecede birebir aynı/benzer olan “...” ibaresinin taraflarınca teslim edilen 2 adet erkek gömlek üzerinde ve "https://www.....com/..." isimli ... satış sayfasında kullanımının mevcut olup olmadığının, konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla inceleme ile tetkik ve tespit edilmesini, ... adresi üzerinde yapılacak tespitin ardından, karşı tarafın marka ihlaline sebebiyet veren eylemleri sebebiyle, karşı tarafa ait ... adresinde ivedilikle erişimin engellenmesini, aleyhine tespit istenene ait kullanımların, müvekkiline ait tescilli ... ibareli markalarının dahil olduğu mal ve hizmet sınıfları kapsamında olup olmadığının, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tetkik ve tespit edilmesini, alınacak bilirkişi raporu sonrası ayrıntılı bir şekilde kapsamı açıklanacak olmakla birlikte ihtiyati tedbir hükümlerinin tatbik edilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince 30/01/2023 tarihli 2022/157 D.iş ara kararı ile; "; Tespit talep edenin .... tescil no.lu ... tescil nolu ''...'' markalarının Markalarının 25. sınıfta tespite konu gömlek emtiasını doğrudan kapsar şekilde tescilli oldukları, Aleyhinde tespit talep edilenin ...'daki sanal mağazasında toplam 17 adet gömlek emtiasını “......" açıklaması ile satışa sunduğu, söz konusu ürünlerin iç ve dış etiketlerinde “..." şekil" / “... + şekil' / .... şekil” biçiminde marka kullanımlarının mevcut olduğu, Kullanıldığı tespit edilen “... * şekil” / “... * şekil” markasının aleyhinde tespit talep edilene ait ... tescil nolu ... Markası olduğu, Sayın Mahkeme'nin 21.09.2022 tarih ve 2020/400 E., 2022/135 K. sayılı kararında tespit isteyenin markaları ile bilhassa sebep olduğu gerekçesiyle bu markanın hükümsüzlüğüne, ayrıca davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sair hususlara hükmedildiği (karar kesinleşmemiştir), Kullanıldığı tespit edilen “..." şekil” markasının aleyhinde tespit talep edilene ait ... tescil nolu ... Markası olduğu, aleyhinde tespit talep edilenin mahkememizin 2020/400 E. sayılı davasından sonra bu markanın tescili için başvuruda bulunduğu, 2016 tarihli markasındaki şekil unsurunu ve “...” ibaresini “..." şeklinde değiştirerek yeni marka tesciline konu ettiği, bazı gömlekler üzerinde tespit edilen kullanımlarda “...”" ibaresinin marka olarak kullanıldığı, bu (aynı) ürünler üzerinde aynı zamanda hükümsüzlüğüne karar verilen “... + şekil" markasının da yer aldığı, Aleyhinde tespit istenenin gerek hükümsüzlüğüne karar verilen (karar kesinleşmemiştir) gerekse 2021 tarihli tescilli markasının delil tespiti isteyenin markalarının koruma tarihlerinden sonraki tarihli olup, SMK m.155 gereği tescilli olmalarının bir etkisinin olmadığı, İltibas suretiyle marka hakkına tecavüz konusundaki takdir ve kararın mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirmiş olup, yaklaşık ispat tedbir talep eden lehine olup, SMK 29 maddesi gözetilerek talebin kabulüne," karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince 10/10/2023 tarihli ara kararı ile; "Yaklaşık ispat tedbir talep eden lehine olup, SMK 29 maddesi gözetilerek tedbir talebin kabulüne dair mahkememizce verilen kararda bir isabetsizlik bulunmaması" sebebiyle davalı ve feri müdahil vekillerinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TEdbir kararı verilen davacı tarafa ait marka ile müvekkil markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak ciddi farklılıklar mevcut olduğunu, müvekkilin başkasının markasını kullanma yahut iltibas niyetinde olmadığını, iyi niyetle marka başvurusunda bulunarak ... tescil numaralı markayı tescil ettirdiğini, müvekkil ile diğer davalı arasında bir bayilik ve/veya alt üst ilişkisi bulunmadığını, 2020/400 Esas sayılı dosya sonrasında müvekkilin eski logo ve ... tescil no'lu markanın benzer olduğuna ilişkin bilirkişi raporu sonrasında markayı tamamen farklılaştırdığını ve farklı bir logo oluşturarak marka müracaatında bulunduğunu, yine müvekkilin diğer davalı firmaya önceki logolu ürünlerin satışını durdurduğunu ve bu şahıstan ürünlerinin satışını durdurmasını talep ettiklerini ancak diğer davalı yanın stokunda az bir ürün bulunduğu iddiası ile satışa devam ettiğini, müvekkil markasına bütüncül olarak yaklaşıldığında ve seçenek özgürlüğünün de göz önüne alındığında markalar arasında ciddi farklılık oluştuğunun anlaşılacağını, tespit isteyen taraf marka ibaresi "..."nun Türkçe bir kelime olmadığını, tüketicide herhangi bir Türkçe kelime ile çağrışıma da sebep olmadığını, müvekkil markası "..."nun ise Türkçe'deki "..." ve İngilizce'deki anlamı "..." olan kelimelerin birleşiminden meydana geldiğini, fonetik olarak da benzer olmadığını, davacı tarafın tespit dilekçesine bakıldığında sadece 2020400 E.sayılı dava üzerinden işbu davayı yürütmeye çalıştıklarını, bahsedilen dava dosyasında müvekkil şirketin önceki markasının mahkeme kararıyla iptal edildiğini, kararın kesinleşmediğini, müvekkil şirket tarafından yeni bir marka tescil edildiğini, birbirinden bağımsız olan önceki ve şimdiki markaların davacı tarafından aynı marka gibi lanse edilmesinin davacı tarafın konuya daha çok hasım şeklinde yaklaştığı ve hakkaniyetten uzaklaştığı şeklinde göründüğünü, tespit isteyen tarafın ve müvekkilinin marka logosunda kullanılan işaretlerin birbirinden tamamen bağımsız olmasına davacı tarafın itirazının kötü niyetli olduğunu, müvekkile ait "... + Şekil" isimli marka ile "..." isimli marka arasında isim, şekil başta olmak üzere fonetik, anlam ve birçok fark olduğunu, müvekkilin markayı seçenek özgürlüğü kapsamında elinden geldiğince farklılaştırdığını, iş hayatına 15 yıldır aynı adreste devam ettiğini, müvekkilin markası üzerindeki yatırımları düşünmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı iddialarının hukuki temeli olmadığını, davanın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi ve markalar arasındaki karşılaştırmanın güncel markalar üzerinden yapılması gerekmekteyse de taraflar arasında önceki davaya yer vermelerinin sebebinin davalının kötü niyetli tescilini ortaya çıkarmak istemeleri olduğunu, hükümsüzlüğüne karar verilen bir marka mevcutken yalnızca logo değişimi yapılarak yazı ve işitsel olarak birebir başka bir marka tescili yapılmış olduğunu, davalının iltibas niyeti olmadığı, haksız rekabet kastının olmadığı, müvekkili ile diğer davalı arasında bayilik veya alt üst ilişkisi bulunmadığı iddialarının somut gerçeklik ile örtüşmediğini, yazılışta ve okunuşta neredeyse birebir aynı olan markaların ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi yaratacağını, davalının bir diğer iddiası olan diğer davalı ile arasında ticari ilişki bulunmadığı hususunun doğru olmadığını, ticari ilişki olduğunu mevcut delilleri ile ispatlandığını, bu ticari ilişkinin halen devam ettiğini, ...'ye ait "..." mağazasının https://www.....com/... URL üzerinde halen aktif olduğunu, satıştaki ürünler üzerinde davalının ... ve ... tescil numaralı bir diğer markası olan ... markasının bulunduğunu, mağazada "..." markası ile satılan tüm ürünlerin "..." olarak değiştiğini, etiket fontlarının halen aynı olduğunu, söz konusu mağaza ürünleri kaldırılırken hükümsüzlüğüne karar verilen "..." ibareli ürünün https://www...com/.... adresinde satışta unutulduğunu, dava için verilen ihtiyati tedbir kararının haklı olduğunu, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi ile ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. Ayrıca fikri ve sınai haklar hukukunda markalar bakımından 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.159’da özel bir düzenleme yer almakla 6769 Sayılı SMK 159/1 maddesi uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, sınai mülkiyet haklarına tecavüz edecek şekilde kullanımların olduğunu ispat etmek şartıyla ihtiyati tedbir verilmesini isteyebilir. İhtiyati tedbir kararı, talep edildiği tarih itibariyle dosya kapsamında mevcut deliller değerlendirilerek verilmesi gereken geçici hukuki koruma türüdür. Bu sebeple yasa koyucu, mutlak ispatı değil yaklaşık ispatın varlığını yeterli görmüştür. Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. 6100 Sayılı HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi yer almaktadır.Mahkemece ,mahkemenin 2022/157 Esas sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı 30/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda;Tespit talep edenin ... tescil no.lu ... tescil nolu ''...'' markalarının Markalarının 25. sınıfta tespite konu gömlek emtiasını doğrudan kapsar şekilde tescilli oldukları, Aleyhinde tespit talep edilenin ...'daki sanal mağazasında toplam 17 adet gömlek emtiasını “..." açıklaması ile satışa sunduğu, söz konusu ürünlerin iç ve dış etiketlerinde “..." şekil" / “... + şekil' / ... şekil” biçiminde marka kullanımlarının mevcut olduğu, Kullanıldığı tespit edilen “... * şekil” / “... * şekil” markasının aleyhinde tespit talep edilene ait ... tescil nolu 4x ..... Markası olduğu, mahkemenin 21.09.2022 tarih ve 2020/400 E., 2022/135 K. sayılı kararında tespit isteyenin markaları ile iltibasa sebep olduğu gerekçesiyle bu markanın hükümsüzlüğüne, ayrıca davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sair hususlara hükmedildiği (karar kesinleşmemiştir), Kullanıldığı tespit edilen “..." şekil” markasının aleyhinde tespit talep edilene ait ... tescil nolu ... Markası olduğu, aleyhinde tespit talep edilenin mahkemenin 2020/400 E. sayılı davasından sonra bu markanın tescili için başvuruda bulunduğu, 2016 tarihli markasındaki şekil unsurunu ve “...” ibaresini “..." şeklinde değiştirerek yeni marka tesciline konu ettiği, bazı gömlekler üzerinde tespit edilen kullanımlarda “....”" ibaresinin marka olarak kullanıldığı, bu (aynı) ürünler üzerinde aynı zamanda hükümsüzlüğüne karar verilen “... + şekil" markasının da yer aldığı, aleyhinde tespit istenenin gerek hükümsüzlüğüne karar verilen (karar kesinleşmemiştir) gerekse 2021 tarihli tescilli markasının delil tespiti isteyenin markalarının koruma tarihlerinden sonraki tarihli olup, SMK m.155 gereği tescilli olmalarının bir etkisinin olmadığı, İltibas suretiyle marka hakkına tecavüz konusundaki takdir ve kararın mahkemeye ait olduğunu belirtmişlerdir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, aleyhinde tespit istenenin gerek hükümsüzlüğüne karar verilen (karar kesinleşmemiştir) gerekse 2021 tarihli tescilli markasının delil tespiti isteyenin markalarının koruma tarihlerinden sonraki tarihli olup, SMK m.155 gereği tescilli olmalarının bir etkisinin olmadığı anlaşıldığından, mahkemece ihtiyati tedbirin kabulü ile itiraz üzerine ihtiyati tedbirin kaldırılmasının reddine dair verilen karar yerinde olduğundan davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, yapılan inceleme sonucunda ilk derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2023 tarih ve 2023/9 E., sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(Markagereğiİstemli)reddineHükümsüzlüğündenistanbulTazminatkonusuMarkaesastanKaynaklanan)(Maddimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim