SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1076

Karar No

2024/1503

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1076

KARAR NO: 2024/1503

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 13/06/2024

DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davada hükümsüzlüğü talep edilen ... no'lu "..." ve ... no'lu "..." markalarının 3.kişilere olası devrinin de devrin sicile kaydının hüküm kesinleşinceye dek önlenmesini, müvekkilinin marka haklarına tecavüz eden ve haksız rekabet yaratan davalının huzurdaki davaya konu markaları çevrimiçi ve çevrimdışı tüm mecralardaki tüm kullanımlarının durdurulması, bu markaları taşıyan davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış vev/veya satışa sunulmuş ürünlere ve bu ürünlerin üretimi ve başta davalıya ait www....com adlı internet sitesi olmak üzere tüm çevrimiçi ve çevrimdışı mecralarda bu ürünlerin tanıtımlarının ve satışının engellenmesi hususlarında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince 15/04/2024 tarihli ara kararı ile "...Mahkememizin 06/05/2024 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 100.000,00 TL ( YüzBin Türk Lirası) nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, Davacıya ait marka hakkına tecavüz eden ve haksız rekabet yaratan davalıya ait ..., ... VE ... markalarını çevrimiçi ve çevrimdışı tüm mecralardaki tüm kullanımların DURDURULMASINA, bu markaları taşıyan davalıya ait üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış veya satışa sunulmuş ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı içim hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine ve araçlara EL KONULMASINA,.." şeklinde karar karar verilmiştir. Tedbire itiraz eden vekili 13/06/2024 tarihli duruşmada, raporun eksik incelemeyle ele alındığını, müvekkilin kullanımları ile davacının markaları iltibas oluşturmadığını, müvekkilinin marka başvurularının içerisinde ... ya da ... ibareleri ile bir başvurusu bulunmadığın, davalının markasal kullanımları tek başına ..., ... ya da ... şeklindeki kullanımlar olmadığını, Ya başına ... ya da ... eklemek suretiyle kullanıldığını, ..., ... ya da ... bu ibareler genel ibareler olmak suretiyle kendi markasal ibarelerini eklemek suretiyle kullanılmdığını, bu sebeple tedbirin kaldırılmasını, dava konusu müvekkiline ait üretimi planlanan ürünler hali hazırda üretilmeyen ürünler olduğunu, biz öncelikle tedbirin tamamının kaldırılmasını talep ettiğini, mahkeme aksi kanatteyse sadece ürünlerin teşhir edildiği URL uzantılı kısımlar da tedbir kalmak üzere tecavüz oluşturmayan diğer adreslerdeki tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 13/06/2024 tarihli ara karar ile İhtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE, karar verilmiştir.

İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir kararında talep aşımı yapıldığını, ihlal iddiasının kapsamı dışına çıkıldığını, ihlal iddiasına konu olmayan web sayfalarına erişim engeli kararı verildiğini, hatalı URL'ler üzerinden müvekkilinin ticari hayatının mahvına yol açıldığından maddi hatadan dönülmesi gerektiğini, davacının talebinden fazlasına karar verildiğini, bilirkişi raporunda müvekkili tarafın ...'da satış yaptığına ve bu sırada davacı markası ile iltibas yaratacak bir ibareyi fiilen kullandığına dair tek satırlık bölüm olmadığını, raporda böyle bir tespit olmamasına rağmen mahkemece tek taraflı rapor esas alınarak tedbir kararı verildiğini, ilk verilen tedbir davacının beyan ettiği linkler esas alındığını ve bu linklerin bilirkişi denetiminden geçmediğini, müvekkilinin güneş gözlükleri ile diğer aksesuar ürünlerinin satışını yaptığını, müvekkilinin tüm mağazasını kapatacak veya tüm web sitesini kapatacak şekilde erişim engeli kararı verilmesinin hem davacının talep sonucunu aşar nitelikte hem de ihlal iddiasının kapsamını aşar nitelite olduğunu, mahkemenin tedbir kararına dayanak yapılarak başlatılan icra dosyası üzerinden davacı tarafça tedbir kararının uygulanmasının talep edildiğini, davacı taraf vekili, icra dairesi memuru, marka bilirkişisi eşliğinde müvekkili şirketin adresine fiilen gelinerek tedbire konu marka ve ürünlere rastlanılmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda aidiyetin ispat edilemediğinin ifade edildiğini, ... ile ilgili olarak dosyada da raporda da en ufak bir delil olmadığını, hukuken eldeki davanın haklılığının da kısa değerlendirmesi gerektiğini, davacı tarafın "idole" ibaresini kanunda aranan şartlar dahilinde fiili kullanıma konu etmediğini, "idole" kelimesinin ilgili emtia yönünden ayırt edici olmadığını, tek başına ayırt edici olsa idi "..." şemsiyesi ile birlikte kullanılmayacağını, aynı savunmanın "...in de geçerli olduğunu, müvekkili tarafın dünyaca ünlü birçok markanın yetkili satıcısı konumunda olduğunu, tedbir kararı ile müvekkilinin tüm ticari hayatının ve ticari itibarının zedelendiğini, mahkemece teminat miktarının düşük tutulduğunu, müvekkilinin muhtemel zararlarını karşılamak adına yatırılan teminatın müvekkilinin günlük zararını bile karşılayamayacağını, bu nedenle teminat miktarına itiraz edildiğini, öncelikle tedbir kararının kaldırılması yönündeki itiraz ve taleplerinin kabulünü, bu talep kabul edilmez ise tedbir kararının belirlenecek teminat karşılığında kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının iddialarının aksine herhangi bir talep aşımı söz konusu olmadığını, dava konusu ürünlerin davalı tarafından kendisine ait internet sitesi ile sanal mağazalarda satışa arz edildiğini ve tanıtıldığını, davalının dava konusu ürünleri satışa arz ettiğinin bilirkişi raporu ve e-tespit tutanağı ile ortaya konulduğunu, temin edilen numuneler, faturalar ve fotoğraflar uyarınca da sabit olduğunu, dava konusu markaların müvekkilinin tanınmış markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğunu ve bu markaların kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, bilirkişi raporunda da işbu hususun tespit edildiğini, sunulan tüm delillerin beraber incelendiğinde tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, davalı tarafından tedbire ilişkin teminatın olası zararı karşılamaktan uzak olduğu belirtilmişse de satışın olmadığını iddia eden davalının zararının da doğmayacağından işbu ifadenin çelişkili olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE VE SONUÇ İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, marka hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ile maddi,manevi ve itibar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, davalının ..., ...ibareli markasal kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını beyanla davalının davaya konu markaları çevrimiçi ve çevrimdışı tüm mecralardaki kullanımlarının durdurulması ve marka hakkına tecavüzün önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece tedbir talebi kabul edilmiş, tedbire itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili bu karara karşı istinaf talep etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece delil tespiti yaptırılmış, alınan bilirkişi heyet raporunda özetle; www...com isimli internet sitesinde; firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin “Sabiha Gökçen Havalimanı, ... Mağazaları”, firma iletişim numarasının ..., firma eposta adresinin ...com olduğu, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, tespit isteyen adına tescilli ŞEKİL ibareli markaların davalı tarafından www.... isimli internet sitesinde ticari etki ve avantaj sağlanacak şekilde iltibasa yol açacak düzeyde kullanıldığı belirtilmiştir. Bu aşamada mevcut delillere göre , ..., ..., ... ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu , delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacı adına tescilli markaların tescilli olduğu emtialarda ..., ... VE ... şeklinde ayırt edilemeyecek nitelikte benzerinin markasal olarak kullanıldığı, bilirkişi raporu, sunulan fatura ve ürün görselleri, e-tespit tunağı içeriğine göre , davacının bu markalar ile ürettiği parfüm ürünlerini fiziki ve sanal mağazalar üzerinden tanıtım ve satışını yaptığı, bu durumda davalının markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu , diğer başvuru sebeplerinin yargılama sırasında esasla birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,,davacının tedbir talebinde iltibasa neden olan kullanımların tüm mecralarda önlenmesi niteliğinde olması nedeniyle tedbir kararında talebin aşıldığına yönelik iddianın yerinde olmadığı ve tedbir kararının ihlal oluşturan ürünlerle ilgili içeriklere yönelik olarak bu ürünlerin tanıtımlarının ve satışının engellenmesine, anılan url adreslerindeki içeriklere erişimin engellenmesine, içeriklerin yayından çıkarılmasına şeklinde olduğu dikkate alındığında davalının bu dava kapsamında bulunmayan faaliyetlerinin engellenmesi sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla tedbire itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, aleyhine tedbir talep olunan davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarih ve 2024/69 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınaTazminatkonusuesastansonuçdurdurulmasınaistinafkabulüneİstemli)reddinedereceistanbulgerekçeMarkadilekçesikonulmasına"düşünüldükararı(Manevişekilgereğiistinafahükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim