Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1073
2024/1502
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1073
KARAR NO: 2024/1502
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 30/05/2024
NUMARASI: 2024/26 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.03.2022 tarihinde, ... Sanayi A.Ş. ve ... tarafından ... Ticaret A.Ş. unvanlı bir ticaret şirketinin kurulduğunu; aynı tarihte, aynı zamanda kurucu ... Sanayi A.Ş.’nin de yetkilisi konumunda olan müvekkili ...’un ... Sanayi Ticaret A.Ş.’nin yetkili temsilcisi olarak tescil ve ilan edildiğini; söz konusu şirketin motokaravan üretimi ile araçların karavana dönüşümü konularda hizmet vermek üzere kurulmuş olduğunu, kuruluş aşamasında şirketin kuruluş ve işleyişi için gerekli tüm sermaye ve finansmanın, müvekkiline ait kurucu şirket olan ... Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından sağlandığını ve tescil ile ilan aşamalarından sonra ... Ticaret A.Ş.’nin '... Mah. ... Cad. No:... Sancaktepe/İSTANBUL' adresinde mukim 1000 metrekare alanındaki taşınmaz kiralanmak suretiyle ticari hayatına başladığını; ticari hayata başlanılmasının ardından müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kendi adına tescil ettirmiş olduğu ... numaralı '...' markası ile ... numaralı '...' markası için davalı şirket ile üretim anlaşması yaptığını; bu markalar için; '...' markası adına ... Plakalı 2015 Model ... Markalı Karavan, ... Plakalı 2016 Model ... Markalı Karavan, ... Plakalı 2020 Model ... Markalı Karavan ve ... Plakalı, 2017 Model ... Markalı Karavanın fason üretiminin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini; '...' markası adına ise ... Plakalı 2022 Model ... Marka VİP Karavan tasarlanıp davalı şirketçe fason üretimin gerçekleştirildiğini ve söz konusu tüm araçların üretim bedellerinin de ödendiğini; daha sonra müvekkilinin 23.12.2022 tarihinde, yetkilisi konumunda olduğu ... Sanayi A.Ş.’nin '... Anonim Şirketi' nezdindeki %50 hissesini ...'na devretmesi ile müvekkilinin ve kurucu şirket ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin '... Ticaret Anonim Şirketi' ile bir ilgisinin kalmadığını, tek yetkilinin ... olduğunun tescil ve ilan edildiğini; 18/05/2023 tarihinde ise, '... Ticaret A.Ş.’nin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğunu, 25/05/2023 tarihinde tek ortağın ... olduğunu, son olarak 07/06/2023 tarihinde de ...'in yetkili temsilci ve yönetim kurulu üyesi sıfatlarının sona erdiği hususlarının tescil ve ilan edildiğini; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ilişkinin ortadan kalkmasının akabinde müvekkilinin adına tescilli olan '...' ve '...' markalarının davalı şirket tarafından müvekkilinin izni ve rızası olmadan kullandığının, şirketin üretim atölyesinde, tabela, broşür ve reklam alanlarında bu markaların ve bu markalara ait logoların kullanıldığının, şirket tarafından bu markalar ile 6-15 Ocak 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen İstanbul TUYAP fuar merkezinde fuara katılım sağlandığının, şirketin birçok müşterisine bu markaların adı ile karavan üretip sattığının ve ürettikleri araçların müşterilere teslimatlarının yapıldığının, markalara ait logoların şirkete ait araçlarda kullanıldığının, sosyal medyada yapılan paylaşımlarla müvekkiline ait markaların iş ortaklığı tabiri ile kullanıldığının, davalı şirket yetkililerinden birinin, '...' markasında üretim taahhüdünde bulunmak sureti ile müşterilere, '...' markasının logosunun bulunduğu evrak ve fiyat listesi gönderildiğinin ve logonun web sitesinde kullanıldığının tespit edildiğini; davalı şirketin, müvekkiline ait markaları, müvekkilinin herhangi bir izni veya onayı olmadan kullandığını, bu markaları kullanım hakkı elde edebileceği herhangi bir lisans sözleşmesinin bulunmadığını; davalı şirketin, müvekkiline ait markalara ilişkin logoları, dikkatli bakılmadıkça dışarıdan fark edilemeyecek küçük farklılıklar yaratarak kullandığını; müvekkili tarafından davalı şirkete Ankara ... Noterliğinin 13/09/2023 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini; davalı şirketin ise, Üsküdar ... Noterliğinin 22/09/2023 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile söz konusu ihtarnameye cevap verdiğini ve söz konusu markaların ticari faaliyetlerinde hiçbir şekilde kullanılmadığını, asılsız iddiaların belgesiz ve hukuka aykırı olduğunu, şirketlerinin imajını zedelemeye yönelik olduğunu belirttiğini ve markaların haksız ve hukuka aykırı olarak kullanımına devam ettiğini; davalı şirketin SMK’nın 29/1-(c) maddesinde belirtilen fiilleri işlemek suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini belirterek müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması ile sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere bulundukları her yerde el konulması ve bunların saklanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının, müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğinin tespit edilmesini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulması, önlenmesi ve kaldırılmasını ve ayrıca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece 15/04/2024 tarihinde; "Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE, İleride muhtemel zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere ihtiyati tedbir talep eden tarafça takdiren 100.000,00-TL nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, davalı kullanımlarının davacı tarafa adına tescilli '...' ve '...' markaları yönünden tecavüz oluşturan kullanımların tedbiren DURDURULMASI, ÖNLENMESİ VE KALDIRILMASINA, 05/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına," karar verilmiştir. Mahkemece 30/05/2024 tarihinde; "15.04.2024 Tarihli İhtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 06/09/2023 tarihinde ticaret sicil gazetesinde de tescil edildiği şekilde unvan değişikliğine gittiğini, 15.04.2024 tarihinde verilen ara karar ve itirazları üzerine verilen 30.05.2024 tarihli red kararının hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinin mahkemece düzenlenen tensip zaptına rağmen müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, bu nedenle davaya cevap haklarını saklı tuttuklarını, 05/02/2024 tarihinde tebligatın yine davacı vekiline yapıldığını, ihtiyati tedbir sebepleri ortaya konulmadan davaya cevapları alınmadan tek taraflı olarak adil yargılanma ve savunma hakları ihlal edilerek eksik inceleme ile ara karar kurulduğunu, ara karara dayanak yapılan bilirkişi raporunun da kendilerine tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporuna itiraz haklarını da saklı tuttuklarını, davacının belirttiği 13.09.2023 tarihili ihtarnameden önce müvekkili şirket tarafından unvan değişikliğine gidildiğini, davacının iddia ettiği gibi marka ihlali söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin tüm sosyal medya hesaplarından davacının şirket ortağı olduğu dönemdeki karavan fotoğraflarını kaldırdığını, davacının ortağı olduğu döneme ait fotoğraflarla da marka ihlalinin söz konusu olamayacağını, müvekkili şirket logosunun davacınınki ile benzer olduğu iddialarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin isim ve logo hakkını Marka ve Patent Kurumu'ndan tescil ettirdiklerini, dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, söz konusu durum yargılamayı gerektirdiğinden dolayı ihtiyati tedbir verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
İstinafa Cevap: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkiline ait markaları haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanımlarının ortaya konulduğunu, ihtiyati tedbir şartlarından "ispat" şartını yerine getirdiklerini, diğer bir yasal şart olan "teminat" şartını da yerine getirdikleirni, davalı taraf dava dilekçesi ve tensip zaptının kendilerine tebliğ edilmemesi sebebiyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olsa da bu iddianın kabul edilemeyeceğini, hukuka aykırı bir karar verilmediğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, refi , maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı vekili,müvekkili ile davalı şirket arasındaki ilişkinin ortadan kalkmasının akabinde müvekkilinin adına tescilli olan '...' ve '...' markalarının davalı şirket tarafından müvekkilinin izni ve rızası olmadan kullandığını belirterek , marka hakkına tecavüzün önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yukarıda yazılı olduğu üzre tedbir talebinin kabulüne ve tedbire itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili bu karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece delil tespiti yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Bu aşamada mevcut delillere göre, ... numaralı '...' ŞEKİL markasının 12, 35, 37, 39 ve 43. sınıflarda ve ... numaralı '...' ŞEKİL markasının 12, 35, 37 ve 39. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu , delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, davalıya ait internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında davacı adına tescilli markaların aynen veya ayırt edilemeyecek benzerinin tescilli oldukları emtialar yönünden markasal olarak kullanıldığı, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bir lisans sözleşmesi sunulmadığı, somut durumda, davalının markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu, diğer başvuru sebeplerinin yargılama sırasında esasla birlikte değerlendirilmesi gereken savunma sebepleri olduğu, tedbir ve teminata ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tedbire itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, aleyhine tedbir talep olunan davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/05/2024 tarih ve 2024/26 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32