Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/925
2024/1493
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/925
KARAR NO: 2024/1493
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/03/2024
NUMARASI: 2023/214 E. - 2024/65 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin TPMK nezdinde "..." ibareli 42. Sınıfta ... tescil sayılı ve 37. Sınıfta ... tescil sayılı ve "..." ibareli 27 ve 42. Sınıflarda ... tescil sayılı markaların sahibi olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/262 D. İş sayılı dosyasından alınan 06.09.2018 tarihli rapor ile tespit edildiğini iddia ederek, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesini, uğranılan zararın tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tutarında maddi tazminat, yoksun kalınan kazanç sebebi ile SMK md. 151/2-b bendi “ tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” hesabına göre şimdilik 10.000 TL ve uğranılan manevi zarara karşılık 100.000,00 TL tutarında manevi tazminat ile tecavüz tespiti için yapılan noter ve tespit dosyası masrafları için toplam 829,78 TL masrafın davalıdan tahsili ile verilecek karar özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Henüz davacının mimarlık hizmetlerini içerir 42. sınıfta "...” adına başvurusu yokken, davalının "...” adını kullandığını, davacının "...” ibaresini marka olarak tescili için davalı bu isimle faaliyete başladıktan 2 yıl sonra 09.10.2017 tarihinde kötüniyetli olarak TPMK'ya başvurduğunu, bundan 3 gün sonra 12.10.2017 tarihinde henüz üç gün önce başvurusunu yaptığı "...” ismini ticaret sicil kayıtlarında da geçtiği şekli ile şirket ismi ve büro adı olarak kullanan davalı aleyhine halihazırdaki yasal ismini kullandığı gerekçesi ile tespit yaptırdığını, davacının "...” İsmi ile mimari hizmetler sınıfında marka başvurusu yokken davalı şirket yetkilisi Mimar ...’ün bürosunu açtığı ve büro adı olarak ''...” ibaresini kullandığını, davacı tescilinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Ma hkemece; "Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik yargılama yapılarak karar verildiğini, mahkemece itirazlarını gidermek için TPE nezdinde uzman bilirkişilerden bir heyet seçerek yeniden rapor aldırılması gerektiğini, yerel mahkeme gerekçesinin hukuken yerinde olmadığını, taleplerinin göz ardı edildiğini, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2018/262 D.İş dosyasından alınan 06/09/2018 tarihli rapor ile davalı tarafından müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz edildiğinin kesin olarak tespit edildiğini, davalının sorumluluğu olduğunu, markayı takliden kullanan kişinin markayı kendi adı, ticaret unvanı gibi bir hakla kullandığı veya iyi niyetli olduğu iddiası ile sorumluluktan kurtarılamayacağını, davalı 2014 yılında kullanıma başlamışken müvekkillerinin 1984'ten bu yana mimar olarak bu markayı kullandığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ve maddi-manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince ,19/09/2019 Tarih, 2018/428 Esas ve 2019/302 Karar sayılı "Davacının davasının REDDİNE" dair verilen kararın istinaf incelemesi sonunda Dairemizin 28/09/2023 Tarih, 2020/1623 Esas ve 2023/994 Karar sayılı ilamı ile, "Davacı vekilinin davasında davalının ... ve ... ibareli kullanımları yönünden talepte bulunduğu anlaşılmakla, her iki ibare yönünden davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiası üzerinde durularak, ayrı ayrı değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerektiği" gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Davaya dayanak yapılan davacının 42. Sınıfta ... sayılı ... ibareli markasının 02/07/2014 başvuru tarihinden itibaren, ... sayılı aynı ibareli markasının 18/04/2016 tarihinden itibaren, 37 ve 42. sınıfta ... sayılı ... markasının 09/10/2017 tarihinden itibaren koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kayıtlarına göre, ...'ün 2014, 2015 ve 2016 yılında ... ünvanı ile tescil edildiği , 2016 yılında şirketin ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ olarak değiştirildiği görülmektedir. SMK 6/3 maddesi hükmüne göre; "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." Bu düzenlemede bir markanın tescilsiz olsa bile eskiye dayalı kullanımı korunmakla gerçek hak sahipliği ilkesi benimsenmiştir. Diğer yandan Marka hukukunda tescilde öncelik ve teklik ilkesi hakimdir. Ancak bu hakkın sınırsız olmadığı , SMK 7/5 maddesiyle sınırlama getirildiği görülmektedir. Bu yasal düzenlemeye göre; Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez.Bilirkişi raporunda ; ... ibaresinin davalı şirketin tek ortağının soy ismi olması ve kendisinin mimarlık mesleği ile iştigal etmesi, ayrıca davalı kullanımının 2018/262 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre eskiye dayalı kullanım olması , davalının ... ibaresini kullanımının hukuka aykırı olmadığı ve davacının aynı ibareli markalarından doğan haklarını ihlal etmediği, davalının ... Mimarlık ibaresi bakımından önceye dayalı hak sahibi olduğu, bu sebeple Yargıtay içtihatları ışığında, davalı her ne kadar davacı markasının tesciline itiraz etmemiş ve hükümsüzlük davası açmamış olsa da, tescilli marka hakkı sahibi olan davacı şirketin, bu işareti önceden beri kullanan davalıyı, bu tanıtma işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan hukuken men edemeyeceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olduğuna dair somut delil bulunmadığı , davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ..."ün mimar olduğu, 2014 tarihinden itibaren "..." ibaresini kullanmaya başladığı, yine davalının 10/03/2016 tarihinden itibaren , "... Sanayi Limited Şirketi" unvanı ile faaliyetine devam ettiği dolayısıyla davalının davaya dayanak davacı markalarındaki ibareleri marka başvuru tarihlerinden önce tescilsiz kullanmaya başladığı davalının ... ve ... ibarelieri üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu, davalı kullanımlarının markaya tecavüz teşkil etmediği yasal ve yeterli gerekçeye göre, davanın reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2024 tarih ve 2023/214 E., 2024/65 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32