Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/931
2024/1491
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/931
KARAR NO: 2024/1491
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/12/2023
NUMARASI: 2023/343 E. - 2023/1052 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 20/07/2019 vade tarihli, 28.000-TL bedelli senet dayanak yapılmak suretiyle icra takibi başlatıldığını, ancak bahse konu senet üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki davalıya böyle bir borcunun da bulunmadığını belirterek; tedbir kararı verilmesini ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu çek incelemesine davacının çek üzerinde isminin olmadığını ve icra dosyasında da borçlu olmadığını, icra dosyasında borçlu sıfatı bulunmayan davacının müvekkiline karşı menfi tespit davacı açmasının husumeten mümkün olmadığından husumet yokluğu nedeniyle usulden reddinin talep edildiği, müvekkilinin icra dosyasındaki takipte alacaklı olduğunu, davaya konu takipte bir adet çekin tahsili amacıyla davacı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davaya konu çekin hukuka uygun şekilde temlik alındığını, müvekkilinin temlik alınan alacağı tevsik eden belgeleri kontrol ettiğini ve bu kapsamında kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğini, müşteriye finansman sağlanarak gerçek bir ödeme yapıldığını karşılığında davaya konu edilen çeki ciro yoluyla devir alındığını, dolayısıyla yapılan faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkilinin çekin yasal hamili olduğunu, davanın reddine karar verilerek %20 den az olmamak koşulu ile davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, " karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, bahse konu senet üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalıya böyle bir borcu olmadığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, müvekkili tarafından davalıya herhangi bir şekilde kıymetli evrak keşide ederek davalıya verdirecek bir gerekçenin de bulunmadığını, bu nedenle uyuşmazlığa konu senet üzerindeki imzaların ve borcun müvekkiline ait olmadığının tespiti için bu davayı açtıklarını, mahkemece verilen ret kararının haksız olduğunu, İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı dosyasında halen müvekkilinin 3.kişi olarak görüldüğünü, İİK 85'e göre borçlunun üçüncü kişilerdeki mal veya alacaklarının haczi mümkün kılındığını, üçüncü kişideki mal veya alacağının haczedilebilmesi için alacaklının mutlaka talepte bulunması gerektiğini, borçlunun üçüncü kişideki alacağının haczedilebilmesi için bu alacağın mevcut olması gerektiğini, böyle bir durumda müvekkilinin işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından husumet yokluğundan bahsedebilmenin mümkün olmadığını, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddiasının aksine müvekkilinin dava konusu çekin yasal hamili olduğunu ve çek iktisabının 6361 sayılı yasaya uygun şekilde yapıldığını, ödeme yasağı kararlarının çekten kaynaklı müracaat haklarını kullanmasına engel olmayacağını, davacının dosyaların birleştirilmesi isteminin yersiz olduğunu, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, çekte imza inkarına ve çekin sahteliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava konusu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibin dayanağının ... Gültepe şubesi ... seri numaralı 20/07/2019 keşide tarihli 28.000,00 TL bedelli çek olduğu, davacının çek üzerinde şahsen borçtan sorumlu tutulmasını ve hamil tarafından kendisine şahsen başvurulmasını gerektirecek bir imza koymadığı , çek metnine göre kendi adına borçlu sıfatının bulunmadığı, takibin davacıya yöneltilmediği görülmektedir. Her ne kadar karşılıksız çek keşide etmek suçundan İstanbul 14. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/587 Esas sayılı dosya ile yargılandığı anlaşılıyorsa da , çekin davacının temsilcisi olduğu şirket adına keşide edildiği, davacının da çeki keşide eden şirket yetkilisi sıfatıyla yargılandığı , dolayısıyla çekin sahteliği iddiası ile açılacak davanın borçlu sıfatına haiz keşideci şirket adına açılması gerektiği açıktır. Bu itibarla davacı borçlu şirket yetkilisi olsa dahi davanın şirket yetkilisi sıfatıyla açılmayıp kendi adına açılması sebeiyle çekten dolayı borçlu sıfatı bulunmayan davacının söz konusu çek nedeniyle menfi tespit talebiyle açtığı bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/2494 - 2020/4429). İlk derece mahkemesince bu gerekçeyle davanın usulden reddi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı , istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2023 tarih ve 2023/343 E., 2023/1052 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32