Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1101
2024/1480
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1101 Esas
KARAR NO: 2024/1480
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2023/120 E. - 2024/97 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'un TPE nezdinde 03.08.2007 tarih ve ... sayılı tescilli Aydınlatma Direği başlıklı tasarımının 554 Sayılı KHK ve TTK'nun amir hükümlerine göre koruma altında olduğunu, davalı tarafın sözü edilen taklit ve tecavüz mahsulü ürünleri ürettirerek kullandığının tespit edildiğini, davalının öncelikle müvekkili ile ürün satışı konusunda temasa geçtiği, ürünlerin kendisinin istediği boyutta üretilemeyeceği bildirilince davacıdan ürün satın almaktan vazgeçtiği, daha sonra davacının tescilli tasarımına benzer ürünleri kullandığının tespit edildiği, aynı nedenle davalı tarafa işbu haksız ve hukuka aykırı eylemlerine son vermesi için Beyoğlu ... Noterliği'nin 15.08.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bunun üzerine davalı tarafın Beşiktaş ... Noterliği'nin 29.08.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi üzerine İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2014/62 D. İş sayılı dosyası ile ... İNŞAAT'ın müvekkilinin anılan tescilli ürünlerinin birebir aynılarını ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini üretip ve/veya ürettirdiğini, piyasaya sunduğunu, satışını gerçekleştirdiğini, ticaretinin yaptığını ve/veya yaptırdığının tespiti talepli dava ikame edildiğini, söz konusu tespit dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı yanın müvekkilinin tasarımlarının aynısını üreterek taklidini yaptığının tespit edildiğini, TTK'na göre tacir olarak kabul edilen davalı şirketin basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü ve davalı şirketin bu yükümlülükleri çerçevesinde davalı şirketin ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, aynı ticaret dalında faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerektiğini, dolayısıyla, davalı şirket eylemlerinin işbu usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle, davalı yanın işbu haksız ve hukuka aykırı eylemleri ile müvekkili şirketi telafisi zor zararlara uğrattığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; başta müvekkili şirketin 554 sayılı KHK'dan kaynaklanan haklarına tecavüz olmak üzere haksız rekabet teşkil eden işbu eylemlerinin tespitine; durdurulmasına; önlenmesine ve bu suretle; haksız tecavüzün giderilmesine; şimdilik 5.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminata, dava tarihinden itibaren işletilecek Merkez Bankası kredilerine uygulanan avans faizi ile hükmedilmesine; tespiti yapılan tespiti yapılan ... Alışveriş Merkezindeki ürünlerin mahkemece verilecek karar kesinleşince el konularak, imhasına; mahkeme kararının masrafları davalı şirket tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek bir gazetede bir defa ilan yoluyla kamuya duyurulmasına karar verilmesi talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın zaman aşımı süresi içinde ikame edilmediğini ve davacının kötü niyetli olduğunu, davacının işbu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, tasarım tescil belgelerinin celb edildiğinde de görüleceği üzere; anılan tasarım belgelerinin dava ile herhangi bir ilgisi ve alakası bulunmadığını, müvekkilinin kesinlikle aydınlatma direğine ilişkin sektörde faaliyette bulunmadığını, üretim ve pazarlama yapmadığını, sipariş alıp piyasaya dağıtmadığını, müvekkilinin alışveriş merkezinin inşaatını yaptığını, bu alışveriş merkezinde kullanılmak üzere davacı yanın tasarımından farklı bir aydınlatma direğinin siparişini dava dışı bir firmaya vermiş bulunduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinden de görüleceği üzere, firmaların faaliyet alanlarının birbirlerinden farklı olduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetleri nedeniyle davacı yanın uğramış olduğu maddi bir zararının bulunmadığını, bu sebeple, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde talep ettiği maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, aynı nedenlerle, davacı yanın tedbir talebinin Mahkemece tensiben reddine karar verilmiş bulunduğunu, müvekkilinin dava dışı bir firmadan aldığı ve projesinde kullandığı aydınlatma direği ile karşı yana ait aydınlatma direğinin yay açılarının farklı olduğu gibi, birinde 2 parça yay var iken diğerinde tek parça ve birleştirici parçaların gayet açık ve net bir şekilde görülebildiğini, aydınlatma direklerinin şekil, boyut, sistem ve eder açısından çok farklı olduğunu, malzeme ve eder farklılığı sebebiyle farklılığın bulunduğunun yadsınamayacağını, aynı şekilde ürünlerin birbirine benzemediğinin 2014/62 D. İş sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, ancak anılan raporun devamında herhangi bir açıklama yapılmaksızın, kendi ile çelişir şekilde tamamen zorlama bir yorumla "ürünler benzerdir." denildiğini, davacı yanın, halka mal olmuş bu tür direklerin piyasada yıllardır yapıldığını bile bile tasarımın yeni olduğunu ve kendisinin şekillendirdiğini iddia ederek yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımayan bu anonim tasarımları haksız yere yasalara aykırı olarak tescil ettirmiş bulunduğunu, müvekkilinin de bu harcıalem olmuş direğin bir başka şeklini, farklı versiyonunu kendi yapmış olduğu alışveriş merkezinin aydınlatmalarında kullanmış bulunduğunu, bu sebeplerle, Mahkeme nezdinde görülmekte olan huzurdaki fiili ve hukuki destekten yoksun olan ve bütünüyle kötü niyete dayalı bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne, Davalının davacıya ait ... numaralı tescilli tasarımının 1 numaralı "aydınlatma direği" tasarımının koruma kapsamında kalan aydınlatma direklerini üretip satışa sunmak suretiyle davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine,Tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, bu suretle tecavüzün ve haksız rekabetin giderilmesine, Tasarım tecavüzüne konu olan ürünlere el konulmasına ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle ürünlerin imhasına, 21.842,92 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Mahkemece verilen karar davalı yanca istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI Dairemizin 2020/1810 esas, 2023/547 karar sayılı kararı ile; dosyaya sunulan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilerek, bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davalının davacıya ait ... numaralı tescilli tasarımının 1 numaralı "aydınlatma direği" tasarımının koruma kapsamında kalan aydınlatma direklerini üretip satışa sunmak suretiyle davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, Tasarım haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, bu suretle tecavüzün giderilmesine, Tasarım tecavüzüne konu olan ürünlere el konulmasına ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle ürünlerin imhasına,21.842,92 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalı yan eylemlerine karşı uğramış olduğu zararın tam anlamıyla giderilebilmesi için türk ticaret kanununda düzenlenen haksız rekabete ilişkin korumadan da yararlanması gerektiğini, Davalı eyleminin TTK'nun 54/1-a.4 maddesi gereğince haksız rekabet oluşturduğunu, ancak yerel mahkeme tarafından müvekkilinin kümülatif bir korumadan yararlanmasının gerekli olmadığı gibi bir gerekçe ile somut olayın şartları, davanın ikame edildiği tarih, durum ve koşullar göz ardı edildiği gibi esasen haksız rekabetin önlenmesi ile korunması hedeflenen temel ilkelerin de gözardı edildiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilimin dava konusu ürünleri ürettiğine veya sattığına dair tek bir delil olmadığını, söz konusu kararın açıkça hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini, 09/02/2018 tarihli raporunun 20. Sayfasında, davalı defterlerinde dava konusu ürün ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, tespit yapılan ürünler ile ilgili davalının herhangi bir faturası ve/veya alımının ve/veya imalatının bulunmadığı, dava konusu aydınlatma direklerinin dava dışı ... GIDA. SAN. TİC. LTD. ŞTİ tarafça dava dışı ... ve hissedarları adına 06.02.2014 tarihinde fatura keşide edilmiş olduğu hususları yer aldığını, müvekkilinin dava konusu ürünleri nihai tüketici olarak kullanmış olup ticari hayatta kar elde etme amacıyla kullanmadığını, satın alınan 23 adet aydınlatma direğinin müvekkili şirket tarafından ticari alana çıkarıldığına dair dosya kapsamında hiçbir delil bulunmadığını, Müvekkilinin dava konusu ürünleri dava dışı ... san. tic. ltd. şirketine sipariş ettirmediğini, yalnızca katalogdan seçerek satın aldığını, bu nedenle dava dışı şirketle iştirak içerisinde endüstriyel tasarıma zarar verdiğinin kabul edilemeyeceğini, Müvekkili şirketin, ürünlerin hiçbir zaman satışını yapmamış ve ürünlerden kar elde etmemiş olduğunu, sadece dava dışı bir firma tarafından satın alarak ... Avm'nin aydınlatılmasında kullandığını, Bir kusurlu aranacak ise o da davaya konu aydınlatma ürünlerinin satın alındığı dava dışı firma olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, Davacı şirketin yalnızca bu ürünün satışlarını yapan bir şirket olmadığını, kar hesaplaması yapılırken bir şirketin tüm unsurlarının hesaplamaya dahil edildiğini, önceki bilirkişi 09/02/18 tarihli raporunda faaliyet karını gözönünde bulundurarak %10,60 oran hesaplaması ile 4.233,64 TL lik bir tutar belirtildiğini, bir şirketin bir ürüne ilişkin karı, yalnızca o ürünün giderlerinin satış tutarından çıkarılmasıyla hesaplanamayacağını, şirketin tüm faaliyeti kapsamındaki kar oranına bakılması gerektiğini, iş bu raporda bilirkişinin yalnızca aydınlatma direğine ilişkin hesaplamalarda bulunduğunu, oysa ki tabloda alüminyum profil, kompozit panel, pvc profil gibi ürünlerin de satışı yapıldığına yer verildiğini, hem bu ürünlerin karına yer verilip hem de yalnızca spesifik olarak aydınlatma direğinin karının hesaplanmasının çelişkili olduğunu, Bilirkişilerin raporlarında, davacıya ait tasarımı özgün bir tasarım olarak kabul ederek rapor tanzim ettiklerini, öncelikle davacı tarafın tasarımının daha önce kamuya sunulmuş olup olmama hususunda bir değerlendirmede bulunmaları bunun sonucunda da tasarım hakkına tecavüz edilip edilmediği konusunda bir kanaate varmaları gerektiğini, tasarımın özgün olup olmadığının değerlendirilmediğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; endüstriyel tasarım tescilinden kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı adına tescilli ... tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın, davalı tarafından kullanıldığını iddia edilmiştir. Mahkemenin 2014/62 Değişik iş sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine delil tespiti talep edildiği, düzenlenen tespit raporunda; tespit talep eden tarafa ait ... numaralı Endüstriyel Tasarım tescilinde bulunan 1 numaralı tasarım ile aleyhinde tespit talep edilen ... Mah. ... Cad. No: ... Ümraniye / İstanbul adresinde bulunan ... Alışveriş Merkezinde tespit edilen ürünlerin birbirleri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer oldukları görüş ve kanaatininin bildirdiği anlaşılmıştır.Daha sonra yargılama sırasında dosyaya sunulan 07.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; ''davacı adına 03.08.2007 tarih ve ... numara ile 26-03 Locarno Sınıfında tescilli Aydınlatma Direkleri konulu tasarım ile davalı ... San. A.Ş tarafından kullanılan ürünler arasında genel izlenim itibariyle bir takım benzerlikler mevcutsa da, bu benzerliklerin belirgin düzeye ulaşmadığı, davacı adına ... sayıyla tescilli tasarım ile davalı tarafından üretildiği dosyaya sunulu keşifle tespit olunan ihtilaflı ürüne bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakıldığında, aralarında genel izlenim itibariyle anonim özellikleri dışında kalan biçimleri dikkate alındığında belirgin bir farklılığın bulunduğu,'' şeklinde değerlendirmede bulunulduğu, diğer yandan yine dosyaya sunulan 07.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise; ''davalı ... San. AŞ firmasının ürettiği/ürettirdiği aydınlatma direği tasarımı ile davacı ... San ve Tic. A.Ş ne ait ... no'lu endüstriyel tasarım tescil belgesindeki (1) nolu tasarımın birbirleri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer oldukları" değerlendirmesinde bulunulduğu, iki ayrı bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin, tasarıma tecavüzün varlığı açısından çelişkili olduğu, bu nedenle Dairemizin önceki kararıyla, Mahkemece verilen hükmün kaldırılmasına karar verildiği, bu defa Mahkemece yeniden aldırılan 18.12.2023 tarihli rapor ile; ''... numaralı tescil içeriğinde 1. sırada bulunan tasarım ile dava konusu olan ve İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2014/62 D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ürünün tasarımının genel izlenim itibarıyla belirgin bir şekilde benzer oldukları'' tespitinde bulunulmuştur. Davalı yan her ne kadar dava konusu ürünlerin satın alındığını, kendilerinin tüketici konumunda bulunduklarını, bu ürünleri inşaatını yaptığı AVM'de yalnızca kullandığını iddia etmiş ise de; dava tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 554 sayılı KHK'nın 48.maddesinde tecavüz fiilleri aşağıdaki şekilde sayılmıştır. “a) Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak b) Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izin genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmel c) Bu maddenin önceki a ila b bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak; d) Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak, e) Gasp.'' Görüldüğü üzere, seçimlik hareketlerden kullanmak fiilinin de tecavüz oluşturan hareketlerden olduğu, somut olayda davalının dava konusu ürünleri adı geçen AVM inşaatında kullanmaktan ibaret eyleminin kanunda tanımlanan seçimlik hareketlerden olduğu görülmüştür. Sunulan 18.12.2023 tarihli heyet raporu dikkate alındığında; ... numaralı tescil içeriğinde birinci sırada bulunan tasarım ile dava konusu olan ve İstanbul Anadolu 1. FSHHM'nin 2014/62 D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ürünün tasarımının genel izlenim itibarıyla belirgin bir şekilde benzer oldukları, oysa pek çok seçenek özgürlüğünün bulunduğu, bu haliyle davalı tarafça davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğunun sabit olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı yanca, bilirkişi raporunda ürünün daha önce kamuya arz edilip edilmediği, özgünlük taşıyıp taşımadığının değerlendirilmediği ileri sürülmüş ise de; eldeki davanın endüstriyel tasarım tescilinden kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminat davası olduğu, tasarımın hükümsüzlüğünün talep edilmemiş olması nedeniyle, belirtilen hususun inceleme konusu yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmışıtır. Diğer yandan davalı her ne kadar maddi tazminat hesaplamasının eksik ve hatalı yapıldığını, kâr hesaplaması yapılırken bir şirketin tüm unsurlarının hesaplamaya dahil edildiğini, önceki bilirkişi 09/02/18 tarihli raporunda faaliyet karını gözönünde bulundurarak %10,60 oran hesaplaması ile 4.233,64 TL lik bir tutar belirtildiğini ileri sürmüş ise de; davacının 554 sayılı KHK'nın 52/2-a maddesi muhtemel gelir talebinde bulunduğu dikkate alınarak, dosyaya sunulan 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu talep edilen döneme ilişkin davalı tarafın dava konusu tasarım hakkına tecavüz oluşturan ... tescil numaralı tasarım tesciline konu ürünlerinin davalı tarafça satışı dolayısıyla elde edemediği kazancın 21.842,92 TL olduğunun belirtildiği, hesaplanan miktarın kabulünün isabetli olduğu, zira davacı şirketin aydınlatma direği dışında başkaca üretim ve satış faaliyetlerinin bulunduğu, davacı, üretici bir firma olduğundan, satılan malın maliyeti, (İlk madde ve malzeme, direkt işçilik, genel üretim maliyetleri) birbirinden farklılık göstereceği ve bu maliyetlerin, faaliyet kar oranında ve dolayısıyla hesaplanacak tazminat miktarında değişkenlik yaratacağı, buna göre, 22 adet aydınlatma direğine isabet eden, satılan malın maliyeti ve faaliyet giderleri hesaplanarak, davacının uğradığı zarara göre hesap yapılmasının yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Diğer yandan davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerine gelince; davalının yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere, davalının tasarımına tecavüz oluşturan eylemlerinin aynı zamanda TTK'nun 55/1-a.4 maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturduğu, bu itibarla Mahkemece haksız rekabetin tespitine karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. Maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun aynı kanunun 353/1-b.2 maddesine göre kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesine göre kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davanın KABULÜNE, 4-Davalının davacıya ait ... numaralı tescilli tasarımının 1 numaralı "aydınlatma direği" tasarımının koruma kapsamında kalan aydınlatma direklerini kullanmak suretiyle davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, 5-Tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, bu suretle tecavüzün giderilmesine, 6-Tasarım tecavüzü ve haksız rekabete konu olan ürünlere el konulmasına ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle ürünlerin imhasına, 7-21.842,92 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilanına, 9-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 9/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tasarıma tecavüz ve haksız rekabete yönelik talebe ilişkin 427,60 TL maktu, maddi tazminat talebi yönünden 1.492,09 TL nispi, manevi tazminat talebi yönünden 341,55 TL olmak üzere, toplam 2.261,24 TL karar harcından peşin alınan 170,77 TL harç ile 287,64 TL ıslah harcının mahsubu ile noksan alınan 1.802,83-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 9/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 27,20 TL başvurma harcı, 170,77 peşin harç, 287,64 TL ıslah harcı 4,60 TL vekalet harcı, 16.250,00 TL bilirkişi ücreti, 680,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 17.420,21 TL'nin, kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 9/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,9/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet yönünden 25.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 9/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat talebi yönünden 21.842,92 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 9/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat yönünden 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 10-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 10/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.833,64-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 458,41-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.375,23-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 10/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 10/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 70,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.239,40-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 10/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 11-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32