Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1075
2024/1477
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1075 Esas
KARAR NO: 2024/1477
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/05/2024
NUMARASI: 2024/56 E. -
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı şirkete ait ticari nitelikteki; "https://www...." uzantılı internet sitesinde yer alan, müvekkilinin eserine ve iş ürününe yönelik "..." İÇERİĞİNİ İHTİVA EDEN YAZILARIN, müvekkili ...'ın FSEK hükümleri uyarınca eser sahipliğinden doğan manevi hakkını ihlal etmesinden ve TTK hükümleri uyarınca müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil etmesinden ötürü YAYINDAN KALDIRILMASINA karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 17.04.2024 tarihli ara karar ile; teminatsız olarak, https://www.... URL adresinde yer alan “...” başlıklı yazıda; “...” şeklindeki ibarenin URL içeriğinden çıkarılmasına, Kararın ifası için Erişim Sağlayıcıları birliğine müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ Karşı yan vekili itirazında; görevsizlik itirazlarını yinelediklerini, nihai kararla elde edilecek sonucun tedbir kararı ile sağlanmasının mümkün olmadığını, bu sebeple tedbire itiraz ettiklerini, ayrıca teminatsız verilmesinin müvekkilinin haklı çıkması halinde zararının karşılanamayacağı dikkate alınarak bu yöndende tedbir kararına itiraz ettiklerini, tedbire itirazlarının kabul edilerek tedbirin kaldırılmasını mahkeme aksi kanaatteyse cevap dilekçesinin ekinde sunulan mütalaa da dikkate alınarak tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 23.05.2024 tarihli ara karar ile; yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği gerekçesiyle tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİKarşı yan vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararının görevsiz mahkemede verildiğini, bu durumun tek başına tedbir kararının kaldırılmasını gerektirdiğini, nitekim haksız rekabetin, 6102 sayılı TTK'nun 54 ila 63.maddeleri arasında düzenlenmiş olup TTK.M.4/1-a gereği TTK’da düzenlenen hususlardan kaynaklanan davalar mutlak ticari dava sayıldığından, bu davaların asliye ticaret mahkemesinin görev alanına gidiğini, bu nedenle kararın HMK hükümlerine aykırı olduğunu, Mahkemece itirazlarının incelenmediğini, yargılama sonucu beklenilmeksizin tedbir kararı verilmesinin davanın esası hakkında karar verme anlamına geleceğini, Davacı yan tarafından herhangi ispat aracı olmadan teminat dahi sunulmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, açıkça HMK hükümlerine aykırı olduğunu, bu kapsamda da verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, Davacı şirketin, ... (kurumsal kaynak planlama) yazılımı hizmeti sunduğunu, davalının ise mobil iş zekası raporlama yazılımı, elektronik mutabakat yazılımı gibi yazılımların hizmetlerini vermekte ve bu süreçlerin yönetimine dair süreç yönetim danışmanlığı yaptığını, davalının yazılımlarının, ..., ... ve ... gibi dünya çapında aynı işlevi gören yazılımların yerli ve milli versiyonu olduğunu, müvekkilinin mobil iş zekası raporlama uygulamasının, yukarıda geçen ... ve/veya ... yazılımları gibi, tüm ... yazılımları ve veri tabanlarıyla entegre çalışmakta, söz konusu veri tabanlarında yer alan verilerin analizini sağlamakta olduğunu, söz konusu entegrasyon ve veri tabanlarında yer alan bilgilerin analizinin, somut olayda davacının yazılımı olmak üzere ... yazılımlarına müdahale anlamına gelmediğini, davacının yazılımı ile davalının yazılımının, birbirlerine müdahale etmeksizin kendi işlevlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin yazılımı da dahil olmak üzere dünyada aynı işlevi gören ..., ... ve ... gibi tüm yazılımların aynı işlevde çalıştığını, somut olayda müvekkili kendi yazılımını tanıtırken, yazılımının ... sistemleriyle entegre çalıştığını ifade ettiğini, uyuşmazlığa bu çerçevede bakıldığında görülmekte ki davacı yanın, mahkemeyi yanıltmak çabasında olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; İlk Derece Mahkemesince 23.05.2024 tarihli ara karar ile; 'ihtiyati tedbire itirazın reddine'' dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasından ibarettir. Her ne kadar istinafa gelen karşı yan vekilince görev itirazında bulunulmuş ise de; eldeki talebin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasından ibaret olduğu, görev hususu ile ilgili olarak henüz gelinen aşamada Mahkemesince bir karar verilmediği anlaşıldığından, bu aşamada görev itirazı ile ilgili Dairemizce bir karar verilemeyeceği kanaatine varılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan delillere, bilirkişi raporu içeriğinde göre; davacı ...'ın ... isimli eserin hak sahibi olduğu, davalı tarafça https://www...com/... URL uzantılı internet adresinde davacının eserine ilişkin hizmeti sunduğuna dair tanıtım yaptığı, bu haliyle davacının FSEK hükümleri uyarınca eser sahipliğinden doğan manevi hakkını ihlal ettiği hususunda yaklaşık ispatın koşulunun sağlandığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir hata bulunmuyor ise de, HMK'nın 392.maddesine göre, ihtiyati tedbir talep edenin, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğu, talebin, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanması yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkemece gerekçesi açıkça belirtilmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verilebileceği, adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmeyeceği düzenlenmiş olup, somut olayda Mahkemece teminatsız olarak tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmediği gibi Mahkemece teminat alınmamasının gerekçesinin de gösterilmediği anlaşılmakla, kararın bu yönden kaldırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı yan vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin tarih, 2024/56 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32