Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1019
2024/1473
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1019 Esas
KARAR NO: 2024/1473
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİH: 2/04/2024
NUMARASI: 2021/126 E. -
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı karşı davalı ... tarafından, davalı karşı davacı ... aleyhine açılan marka hakkına tecavüz iddiasından kaynaklı hükümsüzlük davasında, Mahkemece 14/12/2023 tarihli ara karar ile 750.000,00 TL ters teminat şeklinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davacı karşı davalı tarafından sunulan 13/02/2024 tarihli dilekçe ile bu tedbir kararının değiştirilmesi veya teminat bedelinin arttırılması şeklinde karara itiraz edildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 22.04.2024 tarihli ara karar ile; verilen ihtiyati tedbir kararının asıl davadaki tecavüz iddiasına ilişkin olarak verildiği, alınan bilirkişi raporlarında bilirkişi raporlarında markalar arasında benzerlik olduğu yönünde tespitte bulunulmuş ise de, yargılamanın henüz devam ettiği, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp yaptırılmayacağı hususunun henüz belli olmadığı, bu aşamada karşı dava olarak açılan hükümsüzlük ve iptal davaları da dikkate alınarak ters teminat miktarının dosya kapsamına daha uygun olduğu gerekçeleriyle tedbir talebine yönelik olarak yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Tedbir talep eden davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafından yatırılan teminat bedelinin, müvekkili şirketin haklarını korur nitelikte olmayıp taraflar arasındaki menfaat dengesine aykırı olduğunu, zira dava dilekçesinde ileri sürülen hususların ispatlandığını, davacının ticaret hacmi gözetildiğinde, teminat miktarının oldukça düşük olduğunu, Müvekkili şirketin ... markası için 2021, 2022 ve 2023 yıllarında yapmış olduğu reklam ve tanıtım masraflarının dosyaya sunulduğunu, müvekkili şirketin son üç yılda yalnızca reklam ve tanıtım için toplam 11.002.229,00 euro (yaklaşık 382.558.977,10 TL) harcama yaptığını, davalının beyanına göre davalı şirket "..." markasının tanıtımı için 2019-2020 yıllarında sadece 372.000,00 euro reklam harcaması yaptığını, Müvekkili şirketin sahibi olduğu “...” ibareli markalarla turizm sektöründe uzun yıllardır faaliyetlerini sürdürmekle birlikte, müşterilerine sağlamış olduğu hizmet kalitesi ile öne çıkarak turizm sektöründe öncü markalardan biri haline geldiğini, müvekkili şirkete ait “...” markasının ... tescil numarası ile resmi olarak da tescillendiğini, müvekkili şirket markası ve bu marka altında verilen hizmetlerin tanıtımı ve geliştirilmesi için her yıl milyonlarca euroluk yatırımlar yapılmakta olup müvekkili şirkete ait “...” markasının sadece turizm sektöründe değil genel olarak halk nezdinde tanınmış, saygı uyandıran önemli bir marka haline getirildiğini, davalının ise müvekkili şirkete ait “...” tanınmış markasının ayniyet derecesinde benzeri “...” ibareli markayı tescil ettirmiş ve müvekkil şirketin gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında sahip olduğu marka imajı ve müşteriler nezdindeki kalite algısından haksız olarak fayda sağlamış olduğunu, markaların ayniyet derecesinde birbirine benzer olduğunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, marka hakkına tecavüz iddiasından kaynaklanan hükümsüzlük ve tazminat istemine ilişkin olup, karşı dava ise, markanın kullanılmaması sebebiyle iptaline yöneliktir. Davacı karşı davalı, davalının kendilerine ait “...” tanınmış markasının ayniyet derecesinde benzeri olan “...” ibareli markayı tescil ettirdiğini ve davacı karşı davalı şirketin gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında sahip olduğu marka imajı ve müşteriler nezdindeki kalite algısından haksız olarak fayda sağladığını iddia etmiş, Mahkemece 22.04.2024 tarihli ara karar ile, tedbir talebinin ters teminat şeklinde uygulanarak kabulüne karar verildiği, ayrıca 750.000 TL tutarında teminata hükmedildiği, teminatın yatırılmış olduğu görülmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu görülmektedir. Mahkemece, taraf markaları arasında işitsel, görsel, kavramsal ve sınıfsal benzerlik yönünden iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti yönünden dosyanın bilirkişiye gönderilmiş olduğu, gerek toplanan deliller ve bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler, gerekse iltibas iddiasının hukuki değerlendirmeyi gerektirmesi karşısında, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin bulunduğu hususunda yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği kanaatine varıldığı anlaşıldığından, Mahkemece, itirazın kabulü ile, tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ters teminata hükmedilmiş olması yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı karşı davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tedbir talep eden davacı karşı davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/04/2024 tarih, 2021/126 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran tedbir talep eden davacı karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32