Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/902
2024/1471
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2024/902 Esas
KARAR NO:2024/1471
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:02/11/2023
NUMARASI:2022/978 E. - 2023/820 K.
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15.09.2015 tarihli "..." franchise sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin müvekkili tarafından haklı sebeplerle 27.12.2016 tarihinde, Beyoğlu ... Noterliği'nin ....yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve ihtarın 29.12.2016 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ihtarnameyle davalı şirkete avans olarak verilen çeklerin iadesinin talep edildiğini, müvekkili şirkete tedarik edilecek gıda malzemelerinden mahsup edilmek üzere davalı şirkete ... ... çek nolu, 31.12.2016 vade tarihli 40.000,00 TL ve... ... çek nolu 17.02.2017 vade tarihli 107.000,00TL bedelli çekleri verdiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından çeklerin .../ Kadıköy şubesinde teminatta olduğunun belirtildiğini, vade tarihi en yakın olan 31.12.2016 tarih 40.000,00 TL bedelli çekin iadesi için ileri bir tarihli başka bir çekin .... .... şubesine verilmesi halinde çekin iade edileceğinin beyan edildiğini, çekin yazılmaması için müvekkili şirketin, 31.12.2016 tarih 40.000,00 TL'lik çeki yerine 31.01.2017 tarih .... nolu 40.000,00 TL bedelli çekin davalı şirket adına bankaya teslim edildiğini, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını ve çeklerin iade olmadığını ileri sürerek, .... çek nolu 31.01.2017 tarihli 40.000,00 TL ve ... nolu 17.02.2017 tarihti 107.000,00 TL tutarlı çeklerden dolayı davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 15.09.2015 tarihli ".... (....) sözleşmesinin akdedildiğini, ... veren müvekkili şirketin sözleşme edimini yerine getirdiğini, sözleşmenin davacı tarafından ihtarnameyle haksız olarak feshedildiğini, davacı haklı fesih iddiasını müvekkili şirketin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/850 Esas sayılı dosyası ile devam eden iflas erteleme sürecine dayandırdığını, halbuki bu süreçte de müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dava konusu çeklerin müvekkili şirkete verildiğini, söz konusu çekler sebebiyle cari hesaptan kaynaklı bir alacağın tespiti halinde dahi davacı şirketin, haksız fesihten doğan hak ve alacaklarıyla takas/ mahsup halinde davacının, müvekkili şirketten bir alacağın olmayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
KARŞI DAVA: Davalı karşı dava dilekçesinde; davacının geçerli bir neden olmaksızın sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşme süresinin 5 yıl olduğunu, aylık net ciro üzerinden % 4 + KDV lisans bedeli ödenmesini, sözleşmeye aykırı her eylem neticesinde 100.000-TL cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, bu durumda davalının 15 aylık faaliyet verileri dikkate alınarak bakiye sözleşme süresi 45 ay üzerinden satış zararının 742.877,08 TL, cezai şart alacağının 100.000,00 TL olduğunu savunarak toplam 842.877,08 TL alacağından, davacının verdiği 100.000,00 TL ve cari hesap alacağı 41.902,35 TL takas ve mahsubu sonrası bakiye 700.974,73 TL alacağın, şimdilik 10,000,00 TL'lik kısmının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; sözleşmenin haklı sebeple müvekkili tarafından feshedildiğini, kaldı ki sözleşmede kararlaştırılan % 4 + KDV'nin, %2 + KDV olarak uygulandığını, bunun fatura içeriğinden de anlaşılabileceğini, cari hesap alacağının 41.902,35 TL değil, dava konusu çekler haricinde 100.000,00 TL civarında olduğunu beyanla karşı davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar davacı karşı davalı vekilince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARI:Dairemizin 2020/1261 Esas, 2022/1610 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğine dair sözleşme hükmünden bahsedilmekle birlikte, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.3.a maddesinin "... Aşağıda sayılan olaylardan herhangi birinin vukuu halinde, tarafların her biri diğer tarafa 10 (on) gün önceden yazılı ihbarda bulunarak bu sözleşmeyi derhal ve tazminatsız olarak fesih etme hakkına sahip olacaktır. a. Diğer tarafın iflasının talep edilmesi, aktiflerinin borçlarını karşılamaya yetmeyecek hale gelmesi vb. şekillerde acze düşmesi, tasfiye sürecine girmesi veya fesih olması ya da ticareti terk etmesi," hükmünü haiz olduğu, bu durumda ilk derece Mahkemesi tarafından sözleşmenin 11.3.a maddesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin bilgi, belge ve deliller kapsamında değerlendirme yapabilmesi için davalı şirketin ticari kayıt ve defterlerinin incelenmesi neticesinde oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerektiği, eldeki davada, sadece davacı tarafın ticari kayıt ve defterlerinin incelendiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davalı tarafın iflas erteleme sürecinde olması ve ticari defter ve kayıtlarının ilgili iflas erteleme davasının görüldüğü asliye ticaret mahkemesi nezdinde incelemeye tabi tutulduğunun göz ardı edildiği, yine 6100 Sayılı HMK'nın 222. maddesi uyarınca yasal ihtaratların sonuçlarının ihtar edilmediği sadece ibrazdan kaçınmış sayılacağının taraflara ihtar edildiği gerekçeleriyle, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılarak, dosyanın yeniden görülmesi için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince bu defa yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de; davacı vekilinin hazır olduğu, davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davalı taraftan gelen olmadığı gibi defterlerinde hazır edilmediği, ayrıca İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen cevapta, ticari defterlerin mahkeme dosyasında mevcut olmadığının bildirildiği gerekçesiyle, bilirkişi incelemesinin yapılamadığına dair tutanak düzenlendiği belirtilerek, daha önceki gerekçeyle aynı şekilde asıl davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirket tarafından usulüne uygun yapılan yasal ihtaratlı davetiyeye rağmen hiçbir mazeret bildirilmeden inceleme günü olarak belirlenen 05.06.2023 tarihinde ticari defterler yerel mahkemeye sunulmadığından ve davalı şirketin iflas erteleme davasının görüldüğü ... tarafından da 31.05.2023 tarihinde dosyaya gönderilen cevabi yazıda davalıya ait ticari defterlerin kendilerinde bulunmadığı bildirildiğinden davalı tarafın verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı hususunun sübut bulduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinin ibrazından kaçınılması ile davacı şirketin ticari defterleri ile uyumlu olan iddialarının dosya kapsamındaki 30.04.2018 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler ile HMK'nın 220/3.maddesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda kanıtlanmış olduğunun kabul edilmesi gerekmekte iken yerel mahkemece davalı şirketin ticari defterlerini ibrazdan kaçınmasının sonuçları gerekçeli kararda hiçbir şekilde tartışılmadan BAM bozmasının mahiyetine açıkça aykırı karar verildiğini, BAM bozmasından önce yapılan yargılamada davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilmiş olan 30.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda; "davacı şirketin davalı şirketten 187.312.58 TL alacaklı olduğu, bu alacağın 40.312,58 TL sini cari hesap alacağı, 147.000,00 TL lik kısmını ise dava konusu çeklerden oluştuğu, ayrıca davacı şirketin davalı şirketten 100.000,00 TL teminat alacağının bulunduğu, neticeten davacı şirketin dava tarihinde davalı şirketten toplamda 287.312.58 TL alacağının bulunduğu tespit olunarak neticeten, davacı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin kabulü halinde davacının, dava konusu 147.000,00 TL tutarlı dava konusu 2 adet çekten dolayı davacıya borçlu olmadığının kabulü gerekeceği" görüşü bildirildiğini,Müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve davanın ikame edildiği tarihte borca batık olduğunun (acze düştüğü) ticari defterlerinde yapılacak incelemeden anlaşılabilecek iken davalı şirketin ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde hiçbir mazeret sunmadan ibrazdan kaçınmış olduğu, bu durumun davalı lehine yorumlanamayacağını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; Taraflar arasında imzalanan 15.09.2015 tarihinde .... lisans hakkı ...sözleşmesinin, davacı tarafından davalının iflas erteleme sürecinde olması sebebiyle sözleşmenin 11.3.a maddesi uyarınca haklı sebeple 27.12.2016 tarihli ihtarname ile feshedildiği iddiası ile, davalıya avans olarak verilen...Bankası ... Şubesi ... IBAN ve... ÇEK numaralı 31.01.2017 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli çek (31.12.2016 tarih 40.000,00 TL'lik çek yerine verilen) ile ...Bankası ...Şubesi .... IBAN ve ... ÇEK numaralı 17.02.2017 vade tarihli 107.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Karşı dava; Taraflar arasında imzalanan 15.09.2015 tarihinde ...lisans hakkı franchise sözleşmesinin, karşı davalı tarafından haklı sebeple feshedilmediği, haksız olarak feshedildiği, sözleşme süresinin 5 yıl olduğu, aylık net ciro üzerinden % 4 + KDV lisans bedeli ödenmesi gerektiği, karşı davalının sözleşmeye aykırı her eylem neticesinde 100.000,00 TL cezai şart ödemeyi taahhüt ettiği, bu durumda karşı davalının 15 aylık faaliyet verileri dikkate alınarak bakiye sözleşme süresi olan 45 ay üzerinden satış zararının 742.877,08 TL, cezai şart alacağının 100.000,00 TL olduğu iddiası ile, toplam 842.877,08 TL alacağın, karşı davalının verdiği 100.000,00 TL ve cari hesap alacağı 41.902,35 TL'den takas mahsubu sonrasında bakiye 700.974,73 TL alacağın kısmi alacak davası olarak 10,000 TL'lik kısmının 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davada verilen karar, yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı yanca istinaf başvurusuna konu edilmiştir Taraflar arasında franchise sözleşmesi düzenlendiği, davacının sözleşmeyi franchise alan olarak imzaladığı, bu sözleşmenin davacı tarafından, Beyoğlu .... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiği çekişmesizdir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.3.a maddesinde, "...Diğer tarafın iflasının talep edilmesi, aktiflerinin borçlarını karşılamaya yetmeyecek hale gelmesi v.b şekillerde acze düşmesi, tasfiye sürecine girmesi veya fesih olması ya da ticareti terk etmesi...'' hallerinin sözleşmenin feshi sebebi olarak düzenlendiği, davacının da, davalı yanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/850 Esas sayılı dosyasında iflas erteleme kararı talep etmesi üzerine sözleşmeyi feshettiği, sonrasında davacı yana malzemelere karşılık avans olarak verdiğini iddia ettiği iki adet çeki talep ettiği görülmüştür. Her ne kadar Mahkemece Dairemizin önceki kararına uyularak, sözleşmenin 11.3.a maddesi şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin bilgi, belge ve deliller kapsamında değerlendirme yapabilmesi için davalı şirketin ticari kayıt ve defterlerinin celbi için davalı yana süre tanınmış ise de, davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davalı taraftan gelen olmadığı gibi ticari defterlerin de hazır edilmediği, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen cevapta ise, ticari defterlerin mahkeme dosyasında mevcut olmadığının bildirildiği, bu nedenle davalı yanın defterleri üzerinde ''ödemeden acziyet'' hususunda inceleme yapılamadığı görülmüştür. Ancak Mahkemece, ispat yükünün davacıda olduğu ve ispat yükünün yerine getirilemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiş ise de, ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde HMK'nın 220/3. maddesi gereğince ortaya çıkacak sonuçların davalı yana ihtar edilmiş olmasına ve davalı tarafça ibraz etmeme nedenine ilişkin herhangi bir mazeretin sunulmamış olmasına rağmen, Mahkemece hale göre, HMK'nın 220/3. maddesi ve ticari defterlerin ibrazına ilişkin hükümler çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonrasında, diğer tarafın beyanının kabul edilmesi gerektiği, kaldı ki önceki yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporuna göre; davacı defterlerinin usûlüne uygun tutulduğu, bu defterlere göre davacının davalıdan, aralarında dava konusu iki adet çekin de bulunduğu cari hesap alacağının bulunduğu, diğer yandan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/850 esas sayılı dosyasında davalının 2016 yılında şirketin 1.578.968 TL menfi özvarlığa sahip olduğu, şirketin borca batık olduğunun beyan edildiği, dosyaya kayyum raporlarının da sunulduğu anlaşıldığından, Mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, asıl davacının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden asıl davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl dava yönünde istinaf başvurusunun kabulüne,6100 sayılı HMK'NIN 353/1-b/2. maddesine göre İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/978 E. - 2023/820 K.kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 2-Asıl davanın KABULÜNE,...Bankası ....Şubesi nezdindeki ... çek numaralı 31.01.2017 vade tarihli 40.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankası Beşiktaş Şubesi nezdindeki ... çek numaralı 17.02.2017 vade tarihli 107.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı asıl davacının davalı şirkete BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3-Karşı davanın HMK 150/5.maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.041,57-TL karar harcından peşin alınan 2.510,40 TL'nin mahsubu ile 7.531,17 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Asıl dava yönünden Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 2.510,40 peşin harç, 4.60 TL vekalet harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 510,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.856,40 TL'nin, kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c Karşı dava yönünden-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4/ç-Davalı-karşı davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4/d-Asıl dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 23.520,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karşı dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 280,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.449,40-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32