Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1015
2024/1431
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1015
KARAR NO: 2024/1431
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/04/2024
NUMARASI: 2023/4 E. - 2024/247 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ZararNedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 31/12/2010 tarihinde akdedilen "Alacağın Temliki, Sulh, İbra ve Feragat Sözleşmesi" gereği davalı tarafından davacının Tasfiye Halinde... A.Ş.'den 8.409,00 USD ve 672,61 Euro alacağının sözleşmenin 4.3 md.'de belirtilen vadelerde müvekkilinin hesabına ödeneceği konusunda anlaşılmış olduğunu, 30/06/2011 tarihinde başlayan ödemelerin davalı tarafından 8 ay süre ile yapılmış ve 29/02/2012 tarihinden sonra ödemelerin kesilmiş olduğunu, ödemelerin talep edilmesine rağmen gerçekleştirilmediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, takibi müteakip davalı tarafından ödeme yapıldığını, sözleşmede "ödemelerden birinin gününde yapılmaması bakiye ödemeleri muaccel kılmaz. Ancak ardışık altı taksidin gününde ödenmemesi halinde, takip eden altı aylık ödeme muacceliyet kespedecektir." hükmü düzenlendiğini, bu maddeye göre müvekkili tarafından 29/02/2012 tarihi itibari ile 6 aylık ödemenin yapılmamış olması neticesinde 29/07/2012 tarihi itibari ile sonraki 6 aylık taksidin muaccel hale gelmiş olması nedeniyle 2.400,00U5SD (5.485,84TL) üzerinden yasal takibe geçildiğini, davalı borçlu tarafından borca haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini belirterek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. esas sayılı dosyasına yapılan takibe itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;Dava konusu icra takip dayanağı sözleşmenin tümüyle değerlendirildiğinde; her ne kadar sözleşme başlığında " Alacağın Temliki " dense de alacaklının değişmemesi, tam aksine borçlunun değişmesi nedeniyle alacağın temliki değil borcun naklinin ( yüklenilmesinin ) söz konusu olduğunu, alacağın devri (temliki ) devredenle devralan arasında yapılan tasarruf işlemi niteliğinde bir sözleşme ile alacağın, devredenin mal varlığından devralanın mal varlığına geçirilmesi olduğunu, alacağın devri ile birlikte alacaklının değişeceğini, alacağın devralana geçeceğini, alacağı devreden borcun ifasını isteyemeyeceğini, bu hakkın yeni alacaklının olduğunu, borç ilişkisinin dışında kalan bir şahsın, alacaklı ile anlaşarak, borçluya ait ifa yükümlülüğünü üzerine alıp borçluyu borçtan kurtarmasına ise borcun nakli (yüklenilmesi) denildiğini, borcun naklinde, borcun nakli sözleşmesinin yapılması ile bu sözleşmenin konusunu teşkil eden borcun, borcu devralana geçeceğini, borcun naklinde, borç varlığını sürdürmeye devam ederken, borcu devreden eski borçlunun, borçlu olmaktan çıkarak, yerine borcu devralan yeni borçlunun geçeceğini, dava konusu somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşme değerlendirildiğinde, anılan sözleşmede sözleşmenin başlığının " Alacağın Temliki", müvekkilinin temlik alan, davacı taraf temlik eden olarak kabul edilmesine rağmen; alacaklının değişmemesi, tam aksine borçlunun değişmesi nedeniyle, izah ettikleri çerçevede alacağın temliki değil, borcun nakli (yüklenilmesi) işleminin söz konusu olduğunu, sözleşmede alacağın temliki denilmesine ve müvekkilinin temlik alan olarak kabul edilmesine rağmen, alacağın temlik edildiği yeni alacaklı değil, davacı tarafın Tasfiye Halinde ... A.Ş.'ndeki alacağını ödemekle yükümlü olan ve borcu devralmış olan yeni borçlu olduğunu, dayanak sözleşmede müvekkilinin davacı tarafın kendisine temlik ettiği tutarı taksitler halinde yine davacı tarafa ödeyeceğinin yazılı olduğunu, buna göre alacağın devrinde devralanın hem bir alacağı devralması ve hem de alacağı devreden ( temlik eden ) şahsa bir ödeme yaptığını kabul etmeye imkân olmadığını, sözleşmeye bakıldığında, devreden borçlunun yani Tas. Hal. .. A.Ş.'nin borçlu sıfatının ortadan kalktığını, borcun müvekkiline geçtiğinin görüldüğünü, dava dışı ... A.Ş. 'nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, kar ve Zarara hesabı sahiplerine tasfiye sürecinde alacak isabet edip etmeyeceği ve edecekse bu alacağın miktarının ancak tasfiye sonucunda belli olacağını, tasfiye süreci devam etmekteyken davacı katılım hesabı sahibinin tasfiye sonucunu beklemeden icra takibi başlatmasının, dava açması vs. yollarla talepte bulunmasının yasal olarak mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarihli 2023/4 E-2024/247 K sayılı kararıyla;"Davanın KISMEN KABULÜNE, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında takibe itirazın iptaline, takibin 600 USD alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacak miktarı üzerinde %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURULARI; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; taraflarca 31/12/2010 tarihinde yapılan sözleşme ile, müvekkilinin tasfiye halinde bulunan ... A.Ş. 'den olan 8.409,00 USD ve 671,61 Euro alacağının sözleşmenin 4.3 maddesinde belirtilen vadelerde müvekkili davacının banka hesabına ödeneceği konusunda anlaştıklarını, 30/06/2011 tarihinde başlayan ödemelerin, davalı tarafından 8 ay süreyle yapıldığını, ancak 29/02/2012 tarihinden sonra ödemelerin kesildiğini, sözleşmenin 4.5 maddesinde Muacceliyet koşulu bulunduğunu, 6 aylık kalan taksitin Muaccel hale gelmesi nedeniyle müvekkilinin 2.400 USD karşılığı toplam 5.749,03 TL üzerinden yasal takibe geçtiğini, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, müvekkilinin 2013- 2014 yıllarına ait ödenmeyen taksitlerinden ve Euro alacağından bahsedilmediğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak, kararın kısmen kaldırılarak müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak, itiraz edilen icra dosyası kapsamında alacağının 2.400 USD olduğunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; icra takibinin Türk Lirası üzerinden başlatıldığını USD üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece alacak miktarı üzerinden%20 tazminata hükmedilmişse de, hangi tutar üzerinden icra inkar tazminatına hükmettiğinin de açık, anlaşılabilir ve hesaplanabilir olmadığını, hükmün bu haliyle icraya elverişli olmadığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE; İtirazın iptali talepli davada, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine, 5.475,84 TL asıl alacak, 273,19 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 5.749,03 TL alacak için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin 28/01/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 31/01/2014 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini 5.475,84 TL (2.400 USD karşılığı) olarak göstererek bu miktar Üzerinden harç yatırdığı, mahkemece davanın 600 USD üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı vekiline 1.394,46 TL, davalı vekiline 4.081,38 TL nispi vekalet ücretine hükmettiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 28.250,00 TL olduğundan, davanın kabul ve red edilen değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen kabul edilen miktarın TL karşılığının 600 USD karşılığı 1.394,46 TL,red edilen miktarın 1.800 USD karşılığı 4.081,38 TL olması nedeniyle 02/04/2024 tarihli mahkeme kararı taraflar yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı usulden reddi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstinafa konu hüküm kesin olduğundan davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2; 346/1; 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32