Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/976
2024/1428
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/976
KARAR NO: 2024/1428
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/05/2024
NUMARASI: 2023/418 E. - 2024/380 K.
DAVANIN KONUSU: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı bankanın 949 kodlu Feneryolu şubesinin müşterisi olup ilgili şubede vadesiz hesabı bulunmakta olduğunu, davacının üçüncü kişiye olan borcundan bahisle davalı banka uhdesinde bulunan alacaklarının haczi için Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından İİK m.89/1 maddesi gereğince 1. haciz ihbarnamesinin gönderildiği, söz konusu haciz ihbarnamesi davalı bankaya 13.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ilgili haciz ihbarnamesine istinaden o tarihte mevduatta bulunan 471,30 TL'ye haciz konarak 13/06/2018 tarihinde icra dairesinin hesabına ödenmediğini, ilgili dosya borcunun geri kalan kısmı için davalı İİK m.89 gereğince birinci haciz ihbarnamesine itiraz ettiğini, davacı tarafça davalı bankaya başvurulduğunu, haciz ihbarnamelerinin sadece tebliğ anında geçerli olacağı, ilerde doğması muhtemel alacakları alacakları kapsamayacağını bildirdiklerini, davalı bankanın ilgili yazısı ile blokenin kaldırılması yönündeki taleplerinin reddedildiği, dolayısıyla davacı firmanın hesabına işlenen blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankaya haciz için gönderilen belge 89/1 haciz ihbarnamesi olmadığını, İİK madde 78 uyarınca hazırlanmış haciz yazısı olduğunu, davacı bankaya gönderilen haciz yazasının, haciz ihbarnamesi niteliği taşımadığını, davacıya gönderilen belge İİK 78 kapsamında hazırlanan haciz yazısı olduğunu, davacı şirket davalı bankanın Üye İşyeri Pos müşteresi olduğunu, taraflar arasındaki bu hukuki ilişki sebebiyle davacı ödenen ve süreklilik arz eden bir alacak olduğunu, taraflar arasında imzalanmış olan Üye İşyeri sözleşmesi uyarınca davacı davalı banka nezdinde ticari bir hesap açılmış olduğunu bu hesaba tanımlı POS cihazı kullanmak suretiyle kartlı işlemler yapmak suretiyle hesabına para akışını ve devamlılığını sağlayabileceğini, davalı banka tarafından da hesabın sürekli takibinin mümkün olabileceğini, davalı bankaya gönderilen “haciz yazısı doğrultusunda davacının alacaklarının haczedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını belirterek davacının aksi yöndeki iddiaları doğrultusunda açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/05/2024tarihli 2023/418 E-2024/380 K sayılı kararıyla; "...Bankacı bilirkişi tarafından tarafından yapılan incelemede; Ankara ... İcra Müdürlüğü tarafından davacının borcu için davalı bankaya haciz ihbarı gönderildiği, 06.06.2016 tarihinde gönderilen ihbar için davalı banka tarafından 13.06.2018 tarihinde İcra Müdürlüğüne 471,30 TL havale gönderildiği, dava tarihinde blokede tutulan tutarın (12. 864,56-75 olduğu, dava tarihinden sonra da hesaba para geldiğini ve en son ulaşılan hesap bakiyesinin 13.812,56-TL olduğunun tespit edildiğinin beyan edildiği...davalı banka tarafından borçlunun hesapta mevcut 471,3-TL tutarında hesap bakiyesi üzerine haciz konulmak suretiyle söz konusu tutarın İcra Müdürlüğü hesabına aktarıldığı, borçlunun diğer hesaplarında herhangi bir hak ve alacağı tespit edilmediğinden borç miktarı kadar haczin tatbik edilemediğinin bildirildiği, haciz tezkeresinde borçlunun müstakbel alacaklarına haciz konulduğuna dair bir ifade bulunmadığından bankanın borç miktarı kadar haciz uygulamasının yerinde olmadığı." gerekçesiyle; Davanın KABULÜ ile, Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün .. E sayılı dosyasından davalı bankaya gönderilen 02.05.2018 tarihli haciz yazısına istinaden davacının ... Bankası A.Ş. Feneryolu Şubesi nezdinde bulunan ... no'lu hesabına 02.05.2018 tarihi sonrasında (13.06.2018 tarihinde İcra Müdürlüğü hesabına gönderilen 471,3-TL'lik tutar hariç olmak kaydı ile) konulan blokenin dava tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçesinin isabetli olmadığını, müvekkili bankaya haciz için gönderilen belgenin İİK 89/1 haciz ihbarnamesi değil, İİK 78 uyarınca haciz yazısı olduğunu, İİK 78 uyarınca müstakbel alacakların haczinin mümkün olduğunu, davacının müvekkilinin POS müşterisi olduğunu, bu hesapların her zaman için banka nezdinde her zaman alacak doğması muhtemel hesaplar olduğunu, ileriye matuf haciz konulmasının muhtemel olduğunu, müstakbel alacakların da haczinin mümkün olduğunu, davacının ispat külfetini yerine getirmediğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında; mahkemece karara karşı istinaf başvuru yolunun açık olduğu yazılmışsa da; HMK 341/2 maddesi gereğince, "Miktar veya değeri "üç bin" Türk Lirasını (28.250,00.-TL.) geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü gereğince mahkemece verilen hükmün istinaf sınırının altında olduğunu, davanın toplam değerinin 12.864,56.-TL. Olup mahkemece davada tam kabul kararı verildiğini, davacı lehine hükmedilen avukatlık ücretinin de yine 12.864,56.-TL. olduğunu, bu sebeple hükmün HMK 341/2. Maddesi gereğince istinaf sınırı altında kaldığından davalının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kaldı ki mahkeme kararının esas yönünden de doğru olduğunu beyan etmiştir.
GEREKÇE: Menfi tespit talepli davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2024 yılı için 28.250,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. İstinafa konu edilen miktarın 12.864,567 TL olması nedeniyle 20/05/2024 tarihli mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstinafa konu hüküm kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2; 346/1; 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,2-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32