Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1023
2024/1422
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1023 Esas
KARAR NO: 2024/1422
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 8/04/2024
NUMARASI:024/51 E.
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/02/2024 tarih 2024/18 D.İş 2024/21 K. Sayılı infazına ilişkin Ek Karar talep ettiği, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/02/2024 tarih 2024/18 D.İş 2024/21 K. Sayılı dosyasında, Tedbir talep eden tarafın “..” markasının ...sosyal medya sayfalarındaki kullanımların kaldırılmasına, bu sitelerdeki marka hakkına tecavüz oluşturan içeriklerin erişiminin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına, Tedbir talep eden tarafın telif hakkına konu ... eserleri içeren logo ve ürün görsellerinin... isimli internet sitesi ve ...sosyal medya sayfalarındaki kullanımların kaldırılmasına, bu sitelerdeki marka hakkına tecavüz oluşturan içeriklerin erişiminin engellenmesine, bu hususta.... müzekkere yazılmasına, karar verildiğini, bu kapsamda ...yazı gönderilmiş ise de cevabı yazıda ihlal teşkil eden içerikleri tespit etme yetkisi bulunmadığından içeriklere ait ...adreslerinin bildirilmesine müteakip gerekli işlemlerin yapılabileceğinin ifade edildiğini, Bu kapsamda, eser sahipliğinden doğan hakları ve marka ihlali ile haksız rekabet teşkil eden ve karşı taraflarca internet sitesi ve sosyal medya sayfaları üzerinden gerçekleşen mütecaviz ve haksız kullanımların durdurulması kararının infazını sağlayabilmek amacıyla... adresinde yer alan kullanım ile dilekçede yer alan 28 adet link üzerinde adreslere erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının her ne kadar “...” ibareli güzel sanat eserleri (fotoğrafik eserler ve slaytlar ve grafik eserler) olduğunu belirtmiş olsa da öncelikle bunların eser niteliğine sahip olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile araştırılmadığını, eser sayılmanın şekli ve subjektif şartları mevcut olduğunu, bu şartların olayda yerine gelmemiş gözüktüğünü, eserlerin güzel sanat eseri olduğu belirtilse de söz konusu fotoğrafların estetik ve sanatsal özelliğe sahip olmaması nedeniyle bu şart yerine gelmediğini, estetik değer daha önceki düzenlemede bedii vasıf olarak kullanıldığını, bu terimin örneği olmayan, latif, güzel, nadide, güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen anlamlarında kullanıldığını, bu sebeple açıkça olayda böyle bir eserden bahsetmenin mümkün olmadığının anlaşılmakta olduğunu, bunun yanında subjektif şart olan sahibinin hususiyetini taşıma özelliğinin de ne yazık ki olayda yer almadığını, her somut olayda bilirkişiler tarafından belirlenmekte olduğunu, ancak somut olayda daha fotoğrafların kimin tarafından çekildiği ve varsa bu hakların fotoğraf sanatçısından hangi yollarla devir alındığının belli olmadığını, dosyada davacının hak sahipliğini kanıtlar delil bulunmadığını, bu deliller sunulsa dahi hususiyetin bilirkişiler tarafından araştırılması yapılmadan bir eserin varlığından bahsedilemeyeceğini, tüm bu sebeplerle bu yönden verilen tedbir kararının yerinde olmadığınını belirterek ivedilikle tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; 21/03/2024 tarihli ara kararı ile; "İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/02/2024 tarih 2024/18 D.İş 2024/21 K sayılı dosyasından verilen tedbir kararı, Mahkememizin 2023/193 D.İş sayılı dosyası, Mahkememizin 2024/51 Esas sayılı dosyası bir arada değerlendirildiğinde, verilen tedbir kararının erişim sağlayıcıları birliğine gönderildiği fakat Erişim Sağlayıcıları birliği tarafından 20/02/2024 tarihli cevabı yazı ile ... adreslerinin bildirilmesi halinde tedbir kararının uygulanacağı belirtilmiş olup, davacı tarafından spesifik .... adresleri bildirildiğinden bildirilen ... adreslerinin İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/02/2024 tarih 2024/18 D.İş 2024/21 K sayılı ihtiyati tedbir kararı kapsamında olduğu anlaşıldığından ve mahkememizce de iş bu esas dosya yönünden tedbirin devamına karar verildiğinden, davacı vekilinin talebinin kabulü ile bu şekilde tedbir kararının uygulanması için Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü" şeklindeki gerekçeleri ile; İhtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, İlk derece mahkemesince 18/04/2024 tarihli ara kararı ile;"İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacının... numaralı... markasının ... Sınıflarda tescilli sahibi olduğu davalının iş yerinde yapılan tespit ile aldırılan 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalı iş yerinde çok sayıda ... markasını içeren ürün ve yedek parça bulunduğunu ayrıca davalı iş yerinin girişinde ... isimli tabelanın bulunduğunu ayrıca davalıya ait internet sitesi üzerinde yapılan incelemede de... kodlama cihazları, ekran görsellerinin bulunduğu, doğrudan... sayfasının bulunduğu bu kullanımın, ... teknik servisi hizmetlerini aşar mahiyette olduğunun değerlendirildiği, bu kapsamda İstanbul Anadolu l. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/18 D.iş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının mevcut delil durumuna göre sunulan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının tedbir talebinde haklı olduğu kanaatine ulaşıldığı her ne kadar davalı tarafça bu kullanımların teknik servisi hizmeti kapsamında yapılan tali unsur şeklinde kullanımlar olduğu belirtilmiş ise de yapılan tespit ve aldırılan bilirkişi raporuna göre mevcut kullanımların bu aşamada teknik servis hizmetlerini içerir kullanımları aşar mahiyette olduğunun değerlendirildiği bu nedenle ileride esas yönünden kapsamlı bir inceleme ve rapor alınarak yeniden değerlendirilme yapılacaksa da bu aşamada verilen tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından tedbire itirazın reddi" şeklindeki gerekçeleri ile Tedbire itirazın REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:Davalı vekili 18/04/2024 tarihli ara karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen tedbir ve tedbire devam kararlarının gerekçelerinin aşağıdaki noktalarda toplandığının anlaşılmakta olduğunu: 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda;-Davalının iş yerinde çok sayıda ... markasını içeren ürün ve yedek parça bulunduğunu, ayrıca davalının iş yerinin girişinde ... isimli tabelanın bulunduğunu, ayrıca davalıya ait internet sitesi üzerinde yapılan incelemede de ... kodlama cihazları, ekran görsellerinin bulunduğunu, doğrudan ... sayfasının bulunduğu bu kullanımın, .. teknik servisi hizmetlerini aşar mahiyette olduğunun değerlendirildiğini, ancak tüm bu kullanımlar yürürlükte bulunan mevzuata ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olup, dürüst kullanım çerçevesinde olduğunu, bu sebeple verilen tedbir kararının hatalı olduğunu, bu sebeple ivedilikle kaldırılması gerektiğini, her ne kadar ihtiyati tedbir kararına hükmedilen ara kararda 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılarak kullanımın, .. teknik servisi hizmetlerini aşar mahiyette olduğu değerlendirilmişse de bu tespitin hatalı bir tespit olduğunu, müvekkilinin tabelalar üzerinde bu durumu belirtebileceği gibi basılı evraklarda, internet sitesinde de buna ilişkin ibareleri kullanabileceğini, ayrıca kendisine ait işyerinde orijinal olan (taklit olmayan) ürünlerin ve yedek parçaların olduğundan bahisle suçlu bulunmasının da söz konusu olamayacağını, söz konusu ürünlerin davacının piyasaya sürdüğü ve bu sebeple haklarının tükendiği ürünler olduğunu, bunların müvekkilinin uhdesinde bulunduğundan bahisle yöneltilen marka tecavüzü iddiaları yasa ve usule aykırılık teşkil ettiğini, marka ihlalinin bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı ile müvekkil şirket arasında uzun süredir 1998 yılından bu yana devam eden ticari ilişkinin olduğunu, karşı yanın uzun süre distribütörü olan ...adlı firmadan alınan ... ürünlerine ait faturaların da ekte sunulduğunu, söz konusu faturaların ve diğer birçok belge daha önce değişik delil tespiti dosyasına da sunulduğunu, bu sebeple karşı yanın uzun süre sessiz kalması nedeniyle acil bir durum ve İhtiyati Tedbiri gerektiren bir durumun oluşmadığını, bu sebeple ihtiyati tedbirin kaldırılmasının gerektiğini, bunun yanında söz konusu süre karşı yan için hak düşürücü bir süre olduğunu, uzun süre sessiz kalan taraf hakkını hem marka hukuku hem de telif hukuku açısından kullanamayacağını, nitekim bu kuralın Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 2 gereği olduğunu, Yargıtay'a göre sessiz kalmanın zımnen icazet anlamını taşıdığını, bu durumun bir def'i olmayıp resen mahkemece dikkate alınması gereken bir husus olduğunu, her ne kadar sessiz kalma tecavüz davalarında açıkça ...'da (ve önceki KHK'larda) yer almasa da Yargıtay hükümsüzlük ile ilgili 25. Maddedeki düzenlemeden atıf ile süreleri dikkate aldığını, "... “... ibareli güzel sanat eserleri (...) olduğunu belirtmiş olsa da öncelikle bunların eser niteliğine sahip olup olmadığı bilirkişi incelemesi ile araştırılmadığını, eser sayılmanın şekli ve subjektif şartlarının mevcut olduğunu, bu şartlar olayda yerine gelmemiş gözüktüğünü, eserlerin güzel sanat eseri olduğu belirtilse de söz konusu fotoğrafların estetik ve sanatsal özelliğe sahip olmaması nedeniyle bu şartın yerine gelmediğini, estetik değerin daha önceki düzenlemede bedii vasıf olarak kullanıldığını, bu terimin örneği olmayan, latif, güzel, nadide, güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen anlamlarında kullanıldığını, bu sebeple somut olayda da böyle bir eserden bahsetmenin mümkün olmadığını ayrıca ilk verilen karardan farklı olarak EK kararda 80 adet ... sitesinin engellenmesine karar verildiğini, Söz konusu sitelerin niteliği ve sayısı fazla olduğundan 100.000 TL teminat yeterli olmadığını, Davacı tarafından sunulan... linklerinin mahkemece kontrol edilmeden doğrudan doğru sayılarak tedbir kararına karar verilmesinin hatalı olduğunu bu ... linkleri üzerinde ayrıca bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekteyken bu inceleme yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek tedbir talebinin kabulüne itiraz etmiş oldukları ve red kararı verilen 18/04/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının savunmalarının marka hukuku bakımından kabul edilebilir olmadığını ifade etmek gerektiğini, her şeyden önce müvekkilinin huzurdaki davasının kaynağı davalının “... markasının kullanımı değil, kendine ait tescilli “...” markasının davalı tarafından ilgili mal ve hizmetler üzerinde izinsiz bir şekilde kullanılması olduğunu, davalı vekilinin davaya konu olmayan bir markaya ilişkin tescilinin kapsamının haliyle huzurdaki uyuşmazlıkla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bununla beraber, davalının "...” markalarını kullanımlarının müvekkilinin tescilinin koruma kapsamının dışında kaldığı yönündeki beyanlarının da hukuken kabul edilebilir olmadığının açık olduğunu, SMK'nın 29. maddesi, “marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak” halini, marka hakkına tecavüz sayılan durumlardan biri olarak belirlemiş olup, ...'nın 7/2(b) maddesi ise aynen “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının marka tecavüzü teşkil edeceği hükmünün amir olduğunu, bu kapsamda davalının dava dilekçesinde açıklanan faaliyetleri, müvekkilinin.... Sınıf mallar üzerinde de tescilli....markası da göz önünde bulundurulduğunda her şeyden önce marka tecavüzü teşkil etmekte olduğunu, buna 02. sınıfta yer alan “tonerler ve kartuşlar” ve davalı tarafından sunulan 37. sınıftaki tamir/sarf hizmetlerinin de dahil olduğunu, Davalı, “kartuş, toner” ürünlerinin “yedek parça, eşdeğer parça” kapsamında olduğunu, “...” ve “...” ibarelerinin hakim unsur olarak kullanılması nedeniyle dürüst kullanım kapsamında kaldığını ileri sürdüğünü, davalının ürünlerinde de ürünler başka bir markayı taşıyor olmasına rağmen müvekkilinin ... markası müvekkilinin ve ... markalı ürünleri ile haksız bir ilişki kuracak şekilde kullanılmakta olduğunu, nitekim ürünlerin üzerinde “...” ibaresi yer aldığını, ancak davalının beyanlarının müvekkil markasının, davalıya ait iş yerinde, tabelalarda, internet sitelerinde ve ürünlerinde ne suret ile olursa olsun yer alması neticesinde tüketiciler nezdinde müvekkili ile davalı arasında ticari bir bağlantı olduğu veya davalının, müvekkilinin yetkili distribütörü olduğu izlenimine mahal verildiğini tüm bu sebeplerle davalı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, ticari faaliyetlerini dünyanın pek çok ülkesinde kurduğu bağlı şirketleri veya distribütörleri vasıtası ile sürdürdüğünü, müvekkil şirketin Türkiye'deki faaliyetlerini ... Şirketi aracılığıyla gerçekleştirdiğini, davalının distribütör olmadığını, davalı dış kapısında yer alan tabelalar da dahil olmak üzere, fiziksel işyerindeki birçok tabelada ve internet sitesi ile sosyal medya hesaplarında "..." markasını ve ürünlerinin fotoğraflarını izinsiz alarak kullandığını, hal böyleyken, davalının iddialarının aksine bunun tali bir kullanım olarak kabul edilemeyeceği, müvekkilin markasından fayda edilmeye çalışıldığını, SMK'nın 29 maddesi, “marka sahibinin izni olmaksızın marka 7. maddede belirtilen şekilde kullanmanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının fiili kullanımlarının müvekkilin cser sahipliğinden doğan haklarını ihlal ettiğini müvekkil aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve önlenmesine; bu kapsamda, davalının fiziki işyerinde müvekkilin “...” markasını ve telif hakkına konu grafik/fotugrafik eserleri içeren tüm iş tabela, levha ve afişlerin kaldırılmasına, Müvekkilin “... markasının ...isimli internel sitesi ve ... ile .. sosyal medya saylaları başta olmak üzere, intemet üzerindeki tüm kullanımlarının önlenmesine,
ENGELLEME KARARI verilerek ... müzekkere yazılmasına, Müvekkilin telif hakkına konu grafik/fotografik eserleri içeren logo ve ürün görsellerinin.... isimli internet sitesi ve ... sosyal medya sayfaları başta olmak üzere, internet üzerindeki tüm kullanımlarının önlenmesine, bu hususta ... verilerek Davalının sunduğu ürünleri ve ambalajları üzerinde yer alan “... ibaresi de dahil olmak üzere, müvekkilin tescilli “.. markasını ve telif hakkına konu grafik /fatografik eserleri içeren tüm mütecaviz ve haksız kullanımların kullanımının, üretiminin, satışının, pazarlamasının, dağıtımının, ithalinin ve ihracının,sergilenmesinin ve /veya herhangi bir şekilde tanıtımının yapılmasının önlenmesine İstanbul Anadolu 1.FSHHM"'nin 2024/18 D.İş dosyasından verilen 12/02/2024 tarihli tedbir kararının huzurdaki dava kesinleşene kadar devamına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi ile ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbire esas olan hakkını, ihtiyati tedbir sebep veya sebeplerini keza haklılığını ispat etmelidir, ancak burada tam ispat aranmayıp yaklaşık ispatla yetinilecektir. (HMK m.390/3) Yani ispatı gereken hususların tam olarak değil kuvvetle muhtemel gösterilmesi yeterlidir. Diğer taraftan, ihtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir (HMK m.391/2-ç, 392). 30/10/2023 tarihli marka vekili ve bilgisayar bilirkişiden oluşan bilirkişi heyet raporunda özetle; ... alan adının ilk 12 Haziran 2008 yılında kayıt edildiği, ...sayfasının online olduğu ve ana sayfada “..." kodlama cihazlarının ekran görselleri bulunduğu, ana sayfa alt kısımlarında “...” hakkında açıklama yapıldığı, web sayfasında doğrudan “...” sayfası olduğu ve burada farklı türdeki ürün görsellerinin yer aldığı, ürün gruplarına tıklandığında, o ürüne ait tüm modeller hakkında destek verildiği bilgisinin yer aldığı, web sitesinin Eylül Ayında 8.4K iyi internet trafiği olduğu, yurt dışı ziyaretçilerin de web sayfasını ziyaret ettiği, Instagram,... sosyal medya hesapları üzerinden “...” görsellerinin paylaşıldığı. “...” İnstagram hesabında ilk “...” ibareli paylaşımın 16 Eylül 2021 yılında yapıldığı, Google arama motoru üzerinde “...” ibaresi ile arama yapıldığında ilk sayfada 6.sırada... sayfasının yer aldığı, Mahal genelinde tespit isteyene ait ... sayılı ... markasının tescil kapsamında bulunan çok sayıda ... markâsı içeren ürün ve yedek parça bulunduğu, aleyhine tespit talep olunan şirketin ticari faaliyetlerini ... ve sadece ... ürünleri ile kullanılabilen... markalı ürünlerin ticaretine özgülemiş olduğu ve ağırlıklı olarak ... markalı ürünlerin teknik servis hizmeti verdiği belirtilkiştir.Somut olayda; ... numaralı ... markasının 02 ve 09. Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı iş yerinde çok sayıda ... markasını içeren ürün ve yedek parçanın ve davalı iş yerinin girişinde ....isimli tabelanın bulunduğunun belirtildiği ayrıca bilirkişi raporunda davalıya .... internet sitesi üzerinden inceleme yapıldığı, mahkemece inceleme yapılmayan .... adresleri üzerine de ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüş olup, herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmayan ... adresleri üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca davalı tarafından davacının sessiz kaldığı ve teminatın eksik yatırıldığına ilişkin itirazını gerekçeli kararda karşılanmadığı, mahkeme kararının gerekçeli olması zorunlu olduğundan, bu itirazların da kararda gerekçelendirilmesi ve ayrıca .... adresleri üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken, eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ihtiyati tedbire itirazın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih, 2024/51 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32