Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/1021
2024/1420
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1021
KARAR NO:2024/1420
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:31/05/2024 (Tarihli Ara Karar)
NUMARASI: 2023/242 E.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin faaliyeti alanının ... kaydında da görüleceği üzere “Kalibrasyon işlemleri yapılması, ölçek, gereç, ölçüm aletleri ve sistemleri ve bunların bağlı olduğu teknoloji ve ağ bileşenlerinin (donanım veya yazılım) geliştirilmesi, üretilmesi ve dünya çapında pazarlanması ile bunlara bağlı işlere ve üçüncü kişilere, özellikle mühendislik hizmetleri, müteahhitlik ve bilgi teknolojileri desteği olmak üzere hizmet sağlanması ve 22.2.2013 tarihinde tescil edilen tadil tasarısında yazılı diğer işler olduğunu,.... nezdinde 04.09.2007 tarihinde ... başvuru numaral... tescil numaralı, .... ibareli markalarını .... sınıflarında tescillemiş olduğunu, davalının davacı şirkete ait kalibrasyon sertifikalarını kullandığını, bahsi geçen kalibrasyon sertifikalarında davacı şirketin markasının da yer aldığı halde davacı şirket distribütör veya yetkili servisi izlenimi verecek şekilde yer aldığının tespit edildiğini, ... Noterliğinin 11 Kasım 2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtarname tenzim edildiğini, davalı şirketin davacı tarafa ait .... tescil numaralı,...” markasını hizmetleri verilmesi sırasında kullanması, fiyat broşürlerinde sanki yetkili bir servismişçesine yanıltıcı beyanlarla reklam yapması, internet ortamında kendi internet sitesinde ve ticari faaliyetlerinde bu ibareye yer vermesinin marka hakkına tecavüz ve ayrıca haksız rekabet oluşturduğu için işbu kullanımının tespit edilmesini ve bu kullanıma son verilmesini davalı şirketin belge ve ticaretinde ... ibaresini kullanmasının davacının tescilli markası üzerindeki haklarını ihlal etmesi ve haksız rekabet teşkil etmesi nedeniyle tecavüzün tespitine, durdurulmasına, kaldırılmasına, sonuçların giderilmesine, davalı şirketin, davacının tescilli markasını kullandığı ürün ve her türlü doküman ve iş ürününe el konulması, imhası için bir an önce ihtiyati tedbir kararı verilmesini davalı hakkında tüm bu gerekçelerle 20.000,00 TL manevi tazminata, ayrıca fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden ve haksız rekabet edenin elde ettiği net kazanca göre hesaplanacak şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili gibi kendisinden küçük, kendisine alternatif olabilecek firmaları engellemeye, korkutmaya ve yıldırmaya çalışmakta olduğunu, davacının elindeki hâkim gücü tekelleşmek amacıyla kullanarak açıkça Rekabetin Korunması Kanuna karşı geldiğini, ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemlerde bulunduğunu, davacının haksız ve asılsız suçlamalarını kesinlikle kabul etmedikleri gibi dürüstlük kuralına aykırı davranışları ve ticari uygulamaları, piyasada tekel oluşturma girişimleri ve müvekkil şirkete yönelik haksız dava şikayetleri nedeniyle gerek ... nezdinde şikayet gerekse her türlü dava ve şikayet haklarını da saklı tuttuklarını, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkiline yönelik, haksız, dayanaksız ve kötü niyetli tüm beyan ve ithamlarını reddettiklerini, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Dosyadaki mevcut deliller ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacının .... ibareli ... numaralı markanın .... Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından davacıya ait markaların kullanıldığı iddia edilerek marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile buna ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, tedbirin değerlendirilmesi bakımından aldırılan 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalının 2. El ürünler satıp servis hizmeti şeklinde duyurularda bulunduğu, bu kullanımın hukuka uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, ileride davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz mü yoksa yasal kullanım sınırları içerisinde olup olmadığının kapsamlı yargılama neticesinde yeniden değerlendirileceği fakat mevcut durum itibariyle bilirkişi raporuda dikkate alınarak ihlal olmadığı kanaatine ulaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddi" şeklindeki gerekçeleri ile; "İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunun, henüz tüm deliller toplanmadan ve kapsamlı bir inceleme yapılmadan hazırlandığını, daha doğru bir sonuca varılması adına raporun tam, başka bir deyişle eksiksiz olarak düzenlenmiş bulunması şartının arandığını, ancak huzurdaki davada henüz uyuşmazlığın çözümünü etki edecek nitelikteki delilleri toplanmamışken, bilirkişi heyetinden kanaat beklenmesinin hatalı bir değerlendirmeye varılmasına sebep olduğunu, toplanmayan dellileri bir yana, itiraza konu raporda dosyada mevcut bulunan delilleri ve dava konusu iddialarının dikkatli bir biçimde incelenmeden rapor tanzim edildiğini, bu hali ile de ara karar verildiğini, nitekim dava dilekçesi ile birlikte taraflarınca davalı tarafından müvekkil şirkete ait iş ürünleri, belgelerin kullanıldığında dair görseller dosyaya sunulduğunu, Bu belgelerin aslının dosyaya celbinin talep edildiğini, ancak dosyaya ibraz edilen raporda bu görüntüler üzerinde bir inceleme yapılmadığını, akabinde ilk derece mahkemesini yanıltacak şekilde hatalı bir sonuca varıldığını, şu halde delillerin toplanmadan, var olan delillerinin üzerinde inceleme yapılmadan oluşturulan rapora açıkça itiraz edilmiş olmasına, yeniden rapor alınması talep edilmiş olmasına rağmen sayın mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadığını, bu hatalı rapor dayanak edilerek ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin kanuna ve usule açıkça aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ihlale konu hususun davalının müvekkiline ait markanın yetkisiz kullanımı olduğu açıkça belirtildiğini, davalı...; müvekkiline ait kalibrasyon sertifikalarını kullandığını, bahsi geçen kalibrasyon sertifikalarında müvekkilinin markasının yer aldığını, bu hali ile müvekkilinin ürünlerinin distribütör veya yetkili servisi izlenimi verecek şekilde kullanılmasının, dava dışı 3. Kişi ....şirketinde çalıştığı dönemde ve müvekkilinin müşterilerini sıklıkla ziyaret ederek davalı ...müvekkil şirketin yetkili servisi olduğunu beyan etmesinin, davalı ...; müvekkiline ait dokümanların sahtesinin düzenlenecek şekilde dava dışı 3. Kişi... Şirketi'nde verdiği hizmet sırasında kullandığının, bahsi geçen dokümanlarda müvekkil şirketin markasının yer aldığının, bu hali ile müvekkiline ürünlerinin distribütör veya yetkili servisi izlenimi verecek şekilde kullanılması hususlarının ihlal teşkil ettiği dile getirildiğini, ancak itiraz konusu raporda bu eylemler üzerinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılmadığını, sadece raporun 30. Sayfasında;"Davaya konu durumda dikkat ekilmesi gereken husus, davalının davacı markasını ürünün kullanım amacını ya da modelini aşacak şekilde markanın yazım biçimi, logo, renk ya da tasarımını kullanmak suretiyle markasal kullanım amacıyla kullanılıp kullanıldığının tespitidir. Zira, sunulan servis hizmetinin duyurulması amacını aşarak hedef müşteri kitlesinde kaynak belirtme ve ürünün yetkili resmi servisi olduğu düşüncesi yaratıyorsa artık yukarıda anlatılan hukuka uygun kullanım sınırlarının aşıldığı söylenebilecektir." ifadeleri ile dava konusu edilen davalı eylemlerinin hukuka aykırı olabileceği dile getirildiğini, ancak dava dilekçesinde belirtmiş oldukları gibi vakalar üzerinde detaylı bir değerlendirme yapılmadığını, sonuç olarak; 27.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan eksik incelemelerle itirazlarının incelenmeden hatalı bilirkişi raporu ara karara dayanak edilerek ihtiyati tedbir talepleri bakımından karar verildiğini, dava dilekçesi ile birlikte sunulan ve dilekçelerinde belirtilen deliller toplandıktan sonra bu itirazlarının da gözetilerek dosyada yeniden bilirkişi raporu alınmadan verilen tedbir taleplerinin reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu ve hatalı görülen bu kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından, Davalı ...; davacı Şirkete ait kalibrasyon sertifikalarını kullandığı, bahsi geçen kalibrasyon sertifikalarında müvekkil şirketin markasının yer aldığı, bu hali ile müvekkil şirketin ürünlerinin distribütör veya yetkili servisi izlenimi verecek şekilde kullanılması, dava dışı 3. Kişi ...’ın ... şirketinde çalıştığı dönemde ve müvekkil şirketin müşterilerini sıklıkla ziyaret ederek davalı ... müvekkil şirketin yetkili servisi olduğunu beyan etmesi, davalı ...; müvekkil Şirkete ait dokümanların sahtesinin düzenlenecek şekilde dava dışı 3. Kişi ...Şirketi'nde verdiği hizmet sırasında kullandığı, bahsi geçen dökümanlarda müvekkil şirketin markasının yer aldığı, bu hali ile müvekkil şirketin ürünlerinin distribütör veya yetkili servisi izlenimi verecek şekilde kullanılması hususlarının ihlal teşkil ettiği ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde davacı şirketin ... şirketinin Türkiye de faaliyette bulunan distribütörlerinden birisi olduğunu ancak tek Yetkili ... olmadığını Üretici firmanın Türkiyede birden fazla ithalatçısı bulunduğunu, Bu ithalatçı firmalardan birisinin de ... A.Ş olduğunu, ...şirketinin Türkiyede yerleşik İthalatçılarından ... A.Ş tarafından düzenlenen yetki belgesinden de açıkça görüleceği üzere müvekkil şirkete verilen yetki belgesi ile elektrokimyasal porföyündeki cihazların satışını yapmaya ve ihalelere katılmaya yetkili kılındığını, "... markası davacı şirkete ait bir marka olmadığı gibi müvekkili şirket tarafından bu markanın hukuka aykırı kullanımı kesinlikle sözkonusu olmadığını ileri sürmüştür.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyet raporunda özetle; Davaya konu durumda dikkat ekilmesi gereken husus, davalının davacı markasını ürünün kullanım amacını ya da modelini aşacak şekilde markanın yazım biçimi, logo, renk ya da tasarımını kullanmak suretiyle markasal kullanım amacıyla kullanılıp kullanıldığının tespitidir. Zira, sunulan servis hizmetinin duyurulması amacını aşarak hedef müşteri kitlesinde kaynak belirtme ve ürünün yetkili- resmi servisi olduğu düşüncesi yaratıyorsa artık yukarıda anlatılan hukuka uygun kullanım sınırlarının aşıldığı söylenebilecektir. İşbu açıklamalar ışığında bilişim ve sektör bilirkişileri tarafından yapılan tespitler neticesinde,davalı tarafın davacı markasının tecavüzü anlamına gelebilecek şekilde markasal kullanımda bulunduğuna yönelik bir delil bulunamadığı, davalının ... İlaç Firmasına yaptığı servis hizmetinden de marka hakkına tecavüz kapsamında bir hukuka aykırılık tespiti yapılamadığı ancak cezai ya da hukuki başkaca değerlendirmelerin mahkemelerin takdirinde olabileceği, davalının internet sitesinde 2. El davacı ürünlerini satması veya yine internet sitesinde görüldüğü gibi diğer markalarla beraber davacının markasının servis hizmetini yapmasının duyurulması şeklinde olduğu için hukuka uygun kullanım sınırları içerisinde kaldığı kanaati hasıl olduğundan marka hakkının ihlal edilmediği sonucuna varıldığı belirtilmiştir.Somut olayda, dava konusu markanın dava dışı ... adına tescilli bulunduğu ve koruma süresinin belirtilen sınıflardan devam ettiği, başvuru Marka Sınıf Tarihi Numarası ... sınıflarda tescilli olduğu mahkemece alınan bilirkişi raporundaki görüşler de dikkate alındığında bu aşamada tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/05/2024 tarih ve 2023/242 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32