Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/899
2024/1409
12 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/899
KARAR NO: 2024/1409
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/02/2024
NUMARASI: 2023/164 E. - 2024/50 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Delillerin Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ..., davacı ... Şirketinin kurucu ortağı ve yöneticisi olduğunu, davacılar, başarılı bir ticari geçmişe sahip olup uçak, otel, vize, tur, organizasyon ve benzeri pek çok alanda hizmet ve faaliyet göstermekte olup Türkiye ile yabancı ülkeler arasında ticari ve kültürel köprüler kurduğunu, davacılar, 2015 yılında "...com" isminde, 25-30 MilyonTL yatırımla, tamamen kendi yazılım ekibinin kodladığı, büyük bir server alt yapısına sahip bir intenet sitesi kurmuş, bunu Türk Patent Marka Kurumu'nda tüm sınıflarda tescil ettirmiş, her türlü telif haklarını yasalar dahilinde almış, marka çalışmalarını, reklam ve tanıtımını ... ve ...'un da birlikte çalıştığı ...'ya yaptırmışlardır. "...com" ... ve ... belgelerine sahip olup pek çok başarıya imza attığını, davacılar "....com" internet sitesinin yanı sıra "....com" (... ), "...com" (belediyelerle ilgili sosyal proje), "....com" (açık artırma projesi) gibi kendi öz sermayesi ile yayına çıkardığı pek çok ürün ve projeye sahip olup bunların her türlü sınai mülkiyet ve telif hakları tescil edildiğini, davacı müvekkil, 2010 yılında kendi öz sermayeleri ile kurduğu firmayı 2017 yılında 4 marka ile taçlandırmış, her yıl yüksek cirolar elde ederek turizm ve bilişim sektöründe büyük başarılara imza attığını, Müvekkillere karşı haksız, kötü niyetli ve mütecaviz eylemlerden birisi olarak, müvekkillerin "...com" markasıyla iltibas oluşturacak şekilde ... A.ş. kurulduğunu, ...'ın ortak ve yöneticilerinden olan ... 'ndan FETÖ nedeniyle atıldıktan sonra Eylül-2020'de ...'ın yönetimine girmiştir. Daha sonra, dini tarikat lideri ...'ın akrabalarının şirketi olan ... Holding tarafından kurulan ... Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Nisan-2021'de 28.743.235,00TL ve Aralık-2021'de 11.990,00TL ...'a yatırım yapmış, sermaye sağlamış ve böylelikle ortak olduklarını, diğer taraftan, ...'ın eski yetkililerinden ve geçmişte yoğun FETÖ bağlantıları olduğu bilinen ..., ...'yı faaliyete geçirerek ...'ın bütün TV-RADYO-İNTERNET reklam ve tanıtım hizmetlerini yürüttüğünü, ...'ın halihazırda kullanmış olduğu "....com" markası tescilli bir marka olmayıp davacıların tescilli markası olan "....com"dan kaynaklı marka ve telif haklarını ihlal ettiğini, davalıların geçtiğimiz 7 yıllık sürede yaptıkları pek çok tescil başvuruları sürekli olarak reddedildiğini, davalılar, turizm sınıfında tescilleri olmadan 2016 yılından beri hukuka aykırı olarak faaliyet gösterdiğini, tüm resmi başvuruları ve açtıkları davaları reddolunan ... şirketi bu kez davacılar hakkında yalan yanlış beyanlarda bulunarak davacılara karşı karalama kampanyası başlatmışlar ve davacıları itibarsızlaştırmaya dönük kara propaganda yapmaya başladıklarını, ... projesi, FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı kimselerin "rent a car" ve ulaşım sektöründe etkin olma ve FETÖ ruhunu bu sahada hakim kılma girişimi olup terör örgütüne finansman sağlanmak ve alan açmak istendiğini, Bu durum, mahkemenizce yapılacak yargılama neticesinde açık ve net bir şekilde ortaya çıkacağını ve diğer yandan, FETÖ kaçaklarının "....com" ve ... üzerinden araç kiralayarak seyahat ettikleri yönünde yaygın söylemler olup bunun önüne geçilmesi gerektiğini, tüm bunların yanı sıra, davacılara ait olan ve tescilli bir marka olan "....com" ile aynı alanda faaliyet göstermek isteyen "....com" sitesi, bugüne kadar hiçbir resmi kabulü ve tescili olmadan yıllar boyunca müşteri potansiyelini ve trafiğini kendi sitesine çekerek davacılara kasıtlı şekilde zarar vermekte olup davacıları ciddi oranda mağdur ettiğini, müvekkilinin uğramış olduğu zararların tespiti şu aşamada tarafımızca tespiti mümkün olmayıp söz konusu şirketlerin güncel ve son ciroları ile ticari defterlerinin bilirkişilerce incelenmesi neticesinde ortaya çıkacak olan zararların tazmini talep etmiş ve davalıların ... A.Ş., ... REKLAM ORGANİZASYON HİZMETLERİ TİCARET AŞ., "....com" ve "....com" sitesi ile olan tüm ticari iş ve faaliyetleri yapmaktan yasaklanmasına, ve nihayetinde davalıların rent a car işletme ruhsatname/lisans/izinlerinin iptaline, yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri olarak yüzlerce farklı kişi, kurum ve kuruluş ile çeşitli ticari iş birlikleri ve kampanyalar gerçekleştirdiğini, müvekkili Şirket’in aynı zamanda en büyük hissedarı ... Fonu olup, ilgili mercilerce FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen herhangi bir şirketle herhangi bir ticari faaliyette bulunması mümkün olmadığını, müvekkili Şirket’in tüm sözleşmelerinde buna dair özel bir fesih düzenlemesi de bulunmadığını, ... isimli şirket ile Müvekkil Şirket’in imzalandığı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, “....com” ve “....com” sitelerine doğrudan reklam verilmesine ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmamakta olup, çalışılan reklam ajansları üzerinden bu sitelere reklam verilmesi mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili Şirket’in “rent a car ruhsat/izin/lisans”ı bulunmadığını, davanın müvekkili şirket açısından husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, “....com” internet sitesinin Türkpatent nezdinde tüm sınıflarda tescil edildiği beyan edilmiştir. Sayın İhtisas Mahkemesinin malumu olduğu üzere Türkpatent “internet alan adlarının” tescili kapsamında görevli ve yetkili olmadığını, dava dilekçesinde herhangi bir markaya ilişkin de başvuru/tescil numarası belirtilmediğini, Türkpatent sitesinde yapılan araştırmada ise davacı Şirket tarafından 11.01.2016 yılında yapılan “....com” ibareli marka başvurusunun tescilinin geçersiz kılındığına ilişkin kayıt tespit edilmiş olup, somut ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesine özetle, müvekkili şirket ... Holding A.Ş. bünyesinde faaliyet göstermekte olup, ..., ... ve ... markaları ile yaklaşık 80.000 araçlık bir filo ile kiralama yaptığını, ana sözleşmesinde de araç kiralama yapacağına dair madde bulunmadığını, öte yandan müvekkili şirket Türkiye hudutları dâhilinde araç satımı, araç kiralama işleri ve yetkili servis bakım işleri ile iştigal eden sektöründe öncü ve güvenilir bir firma olduğunu, müvekkil şirkete davada husumet yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketlerin ... şirketi ve ... ile anlaşarak “....com” ve “....com” sitelerine reklam vermekte onlarla iş birliği ve iş ortaklığı yapmakta olduklarını, araç ve filo sağladıklarını, FETÖ ile iltisaklı kimselerin yönetiminde olduğu şirkete finansman ve mali destek sağladıklarını, belirtilerek, davalıların ... şirketi ve ..., ....com ve ....com siteleriyle tüm ticari iş ve faaliyetleri yapmaktan yasaklanmasına ve rent a car işletme ruhsatname/lisans/izinlerinin iptaline karar verilmesini, davacının dava konusu iddia ve talepleri somut ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddine karar verilmesini Kanun ve Yargıtay İçtihatları dolayısıyla müvekkili yönünden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş bu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dayanağı olan vakıaların soyut olarak gösterilmesi yeterli olmamakta; bu vakıaların ispata elverişli şekilde zaman, mekan ve içerik olarak somutlaştırılmasının zorunlu olduğunu, somutlaştırmak ise bir iddiayı zaman, mekân, kişi, oluş şekli gibi unsurlarıyla algılamaya, anlamaya, tartışmaya, ispata elverişli şekilde ortaya koyduğunu, davaya ilişkin uyuşmazlıkta müvekkili şirket'e husumet yöneltilebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili Şirket'e yöneltilen mesnetsiz ve itibar zedeleyici iddialara karşı her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla; somut ve hukuki dayanaktan yoksun davanın başta husumet yokluğu nedeniyle usulden, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, mesnetsiz, hatalı, Türk hukuk mevzuatına aykırı ve kötü niyetli ikame ettirilen bu davada davacı tarafından öne sürülen iddiaların değerlendirilmesinde görevli yargı yolunun Hukuk Mahkemeleri olmadığını, herhangi bir terör örgütüyle davalı şirketlerin iltisaklı olduğunun tespitinin yapılmasının mümkün olamayacağını, davacılar tarafından sunulan dava dilekçesinde yer alan iddia ve ithamlar somut dayanaklardan yoksun olmakla beraber söz konusu iddia ve ithamların tarafı kesinlikle müvekkili şirket olmadığını, davacılar tarafından sunulan 5 sayfalık dava dilekçesinin tamamında ... ve ... şirketleri ile ilgili ithamlarda bulunulmuş olup müvekkili şirketin ismi yalnızca dava dilekçesinin davalılar kısmında geçtiğini, müvekkili şirket ile ilgisi bulunmadığı gibi işbu mesnetsiz davanında müvekkili şirket yönünden hukuki yarar yokluğu ve husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacılara karşı tüm maddi ve manevi talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile mesnetsiz ve kötü niyetli ikame edilen işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise işbu mesnetsiz davanın esastan reddine yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;" İncelenen dosya kapsamı değerlendirildiğinde, dava konusu ve netice kısmında "....com" ve "....com" internet adreslerinin sahibi olan şirketin FETÖ ile iltisaklı olduğu iddia edilerek davalıların bu platformlarda ticari faaliyetlerinin yasaklanması yönünde olduğu, mahkememizce Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin davaya konu taleplerinin mahkememiz yetki ve görev alanına girmediği zira mahkememizin Hukuk Mahkemesi olup aynı zamanda ihtisas mahkemesi sıfatıyla marka hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar ile FSEK den kaynaklı uyuşmazlıklar alanında yetkili ve görevli kılındığı, davacı vekilinin dava dilekçesindeki taleplerinin davalıların suç isnat edilen platformlarla ticari faaliyetlerinin yasaklanmasına yönelik olduğu, davacının taleplerinin marka hakkını ihlal ettiği iddia edilen platform sağlayıcılar yönünden Mahkememiz görev alanına girse dahi davalıların marka hakkına tecavüz ya da öncelikli kullanım haklarının ihlali yönünden davalılar cihetiyle bir ihlalin varlığının iddia edilmediği, platform sağlayıcısı yönünden bir ihlal iddiasının bulunması halinde dahi platformla iş yapan tarafların bu iddia karşısında bir sorumluluklarından bahsetmenin mümkün olmayacağı, bu haliyle davacı taleplerinin Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmediği, davaya konu taleplerin Cumhuriyet Başsavcılıkları veya kolluklar nezdinde yapılacak şikayetle ceza soruşturması ve kovuşturması neticesi değerlendirilebilecek taleplerden olduğu, bu kapsamda davacının iş bu davayı mahkememizde açması yönünde hukuki yararının olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede, hukuki yarar HMK 114/1-h maddesinde düzenlenmiş olup dava şartlarındandır. Yargıtay Hukuk Dairelerinin istikrarlı ve sürekli kararlarında da belirtiltiği üzere "davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararı ihtiyacı bulunmalı ve mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır" hukuki yarara ilişkin bu genel tanım karşısında davacının mahkememiz yetkisi ve görev alanına girmeyen, davalıların asli sorumlu ya da müteselsil sorumlu olarak marka ve öncelikli kullanım haklarını ihlalden bahsedilemeyeceği dikkate alındığında ve netice ve talep kısmında belirtilen davalıların "....com" ve "....com" internet siteleri ile olan ticari iş ve faaliyetlerin yasaklanması, davalıların araç kiralama faaliyetlerinin yasaklanması talep hususunda davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığı kabul edilerek," Davanın hukuki yarar yokluğundan 114/1-h ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, " karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacıların "....com" internet sitesinin yanı sıra "...com" (...), "...com" (belediyelerle ilgili sosyal proje), "...com" (açık artırma projesi) gibi kendi öz sermayesi ile yayına çıkardığı pek çok ürün ve projeye sahip olduğunu, 2010 yılında kendi öz sermayeleri ile kurduğu firmayı 2017 yılında 4 marka ile taçlandırdığını, her yıl yüksek cirolar elde ederek turizm ve bilişim sektöründe büyük başarılara imza attığını, Davacı müvekkilinin, yurt dışındaki başarılı çalışmalarından dolayı FETÖ'nün kumpaslarına maruz kaldığını, FETÖcü teröristlerin, müvekkilleri hakkında devletçi olduğundan Afrika'da devletten emir alarak FETÖ'ye operasyon yaptığını yazdıklarını, müvekkillerin "....com" markasıyla iltibas oluşturacak şekilde ... A.Ş. (Mersis No:..., kısaca "..." olarak anılacaktır) kurulduğunu, ...'ın ortak ve yöneticilerinden olan ...'ın ...'ndan FETÖ nedeniyle atıldıktan sonra Eylül-2020'de ...'ın yönetimine girdiğini, daha sonra, dini tarikat lideri ...'ın akrabalarının şirketi olan ... Holding tarafından kurulan ... Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Nisan-2021'de 28.743.235,00TL ve Aralık-2021'de 11.990,00TL ...'a yatırım yaptığını, sermaye sağladığını ve böylelikle ortak olduklarını, ...'ın eski yetkililerinden ve geçmişte yoğun FETÖ bağlantıları olduğu bilinen ...'un da, ...'yı faaliyete geçirerek ...'ın bütün TV-RADYO-İNTERNET reklam ve tanıtım hizmetlerini yürütmeye başladığını, ... şirketinin davacılar aleyhine açtığı davaların da reddedildiğini, ...'ın halihazırda kullanmış olduğu "....com" markasının tescilli bir marka olmadığını, davacıların tescilli markası olan "...com"dan kaynaklı marka ve telif haklarını ihlal ettiğini, pek çok tescil başvurularının sürekli olarak reddedildiğini, tüm resmi başvuruları ve açtıkları davaları reddolunan ... şirketinin bu kez davacılar hakkında yalan yanlış beyanlarda bulunarak davacılara karşı karalama kampanyası başlattıklarını, ... projesinin, FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı kimselerin "rent a car" ve ulaşım sektöründe etkin olma ve FETÖ ruhunu bu sahada hakim kılma girişimi olup terör örgütüne finansman sağlanmak ve alan açmak istendiğini, FETÖ kaçaklarının "....com" ve ... üzerinden araç kiralayarak seyahat ettikleri yönünde yaygın söylemler olduğunu, bunun önüne geçilmesi gerektiğini, bu davaların, sadece bir basit hakkın temini ve iadesi, haksızlığa engel olmak, uğramış olduğu zararı tazmin değil, profesyonel bir ihanet ve ülkeyi ve taşıma sektörünü FETÖ limanına bağlama girişimine dur deme davası olduğunu,-davacılara ait olan ve tescilli bir marka olan "...com" ile aynı alanda faaliyet göstermek isteyen "....com" sitesinin, bugüne kadar hiçbir resmi kabulü ve tescili olmadan yıllar boyunca müşteri potansiyelini ve trafiğini kendi sitesine çekerek davacılara kasıtlı şekilde zarar verdiğini, şirketlerin güncel ve son ciroları ile ticari defterlerinin bilirkişilerce incelenmesi neticesinde ortaya çıkacak olan zararların tazmini talep ettiklerini, -Davalı şirketlerin ise, ... şirketi ve ... ile anlaşarak "....com" ve "....com" sitelerine reklam verdiğini, onlarla işbirliği ve iş ortaklığı kurarak onlara sigortacılık, iletişim, dijitalleşme, işletme hizmetleri, araç ve filo sağlamakta ve dolayısıyla marka tecavüzü yapan ve FETÖ ile iltisaklı kimselerin yönetiminde olan şirkete finansman ve mali destek sağladığını, hem müvekkilinin bireysel hak ve menfaatlerinin hem de devlet ve ülkemizin milli birlik ve güvenliğinin korunması, terörizmin finansmanının önlenmesi açısından bu ilişkinin sonlandırılarak davalıların ... şirketi, ..., "....com" ve "....com" siteleriyle tüm ilişkilerinin kesilmesi ve davalıların bundan men edilmesinin gerektiğini, "... bakımından kampanya ortaklığı sözleşmesi yaptıklarına" yönelik açık ikrarlarına rağmen "doğrudan reklam verilmesine ilişkin anlaşmalarının bulunmadığı" şeklindeki çelişkili beyanları dikkate alındığında, ....com şirketi kendi internet sitesinden davalı şirketle işbirliği ve iş ortaklığı yaptığını alenen yayınlanmakta olup davalının ....com ve diğerleriyle irtibatı sabit olduğunu, "..." başlıklı "https://....com/tr/kampanya/...-sigorta/" adresinden de erişim sağlanabileceği üzere, ....com şirketi kendi internet sitesinden davalı şirketle işbirliği ve iş ortaklığı yaptığını alenen yayınlanmakta, olup davalının ....com ve diğerleriyle irtibatı sabit olduğunu, -tarafların ticari defterleri, ....com, ....com gibi dava konusu şirketlerle yaptıkları sözleşmeler ve ilişkiler incelendiğinde başta davacılar olmak üzere Türk milletinin ve Devletinin uğradıkları zararın da ortaya çıkartılacağını, Mahkemenin hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, "....com"un benzerliği, bütün başvurularının ve davalarının reddedilmiş olmasının, müvekkillerinin zarara uğraması, şirket yönetiminin FETÖ ile olan irtibatlı ve iltisaklı olması, FETÖ ile her alanda mücadele edilmesi zarureti ve benzeri hususlar göz önünde bulundurulduğunda, davalıların; ... Şirketi, "....com" ve "....com" sitesi ile olan tüm ticari iş ve faaliyetleri, iş ortaklıkları kabul edilemez olup bunun aksi terörizme ve marka tecavüzcülerine destek ve imkan sağlamak olacağından işbu dava kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar davalıların ... şirketi, "....com" ve "....com" sitesi ile olan tüm ticari iş ve faaliyetleri yapmaktan yasaklanmasına ve nihayetinde davalıların rent a car işletme, sigorta aracılık, iletişim, dijitalleşme hizmetleri ve benzeri ruhsatname/lisans/izinlerinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; iş bu mesnetsiz davanın, fikri ve sınai mülkiyet davalarına bakmakla görevli ilk derece ihtisas mahkemesinin görevinde olmayacağını, hatta görevli yargı yolunun Hukuk Mahkemeleri olmayacağını, herhangi bir terör örgütüyle davalı şirketlerin iltisaklı olup olmadığının tespitinin Hukuk Mahkemelerinde yapılmasının mümkün olmayacağını, davacılar tarafından davaya taraf olarak dahi gösterilmeyen ve FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu iddia edilen ticari kuruluş ile, Müvekkil Şirketin bu kuruluşa ticari destek sağladığı iddiasının tamamen mesnetsiz ve ticari itibarı zedeleyici bir son derece kötü niyetli bir davranış örneği olduğunu, davacının tüm iddialarının yöneltildiği kuruluş ... Bilişim A.Ş ve ... iken ve çok ciddi ithamlar mevzu bahisken davanın bu şirketlere değil de Müvekkili Şirketin de içinde bulunduğu davalılara yöneltilmesinin anlaması güç bir durum olduğunu, Davacı yanın Hukuk Mahkemelerinde ikame ettiği dava ile ticari kuruluşların FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğunu adeta kendi kendine tespit ettiğini ve bu mesnetsiz iddiası üzerinden kötü niyetle fayda sağlamayı umduğunu, dava konusu iddia ve ithamlarla Müvekkili Şirketin hiçbir ilgisi ve alakası bulunmadığını, Davacıların söz konusu iddiaları ve ithamları ceza yargılamasına muhtaç olduğunu, söz konusu iddia ve ithamların yöneltildiği şirketlerin ise davaya taraf olarak gösterilmediğini, davacı yanın istinaf başvuru dilekçesinde yer vermiş olduğu ekran görüntülerinde de görüleceği üzere bir çok şirket yer almakta iken davacı yan tarafından davanın yalnızca 4 şirkete yöneltilmesinin de kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davacı yanın ... bilişim anonim şirketi adına tescilli marka bulunmadığı ve tüm marka başvurularının TÜRKPATENT tarafından reddedildiğine ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu,, TÜRKPATENT kayıtları incelendiğinde ... Bilişim Anonim Şirketi adına marka tescili olduğunu, Müvekkili Şirket ile hiçbir ilgisi olmayan davanın ve istinaf başvurusunun husumet yönüyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında açıkça ve isabetle ifade edildiği üzere davacıların taleplerinin konusu yerel mahkemenin görev alanına girmediği gibi bu taleplerin bir kısmının hukuk mahkemelerinin yargı alanında dahi yer almadığını, davacı tarafların, içerisinde müvekkili Şirket'in de yer aldığı davalıların "....com" ve "....com" sitesi ile olan tüm ticari iş ve faaliyetleri yapmaktan yasaklanması ve davalıların rent a car işletim ruhsatname, lisans ve izinlerinin iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, bu davanın, dava dilekçesinde de görüleceği üzere ... Bilişim A.Ş. ve ... isimli şirketlerin davacıları zarara uğrattığı iddiası üzerine kurulu iken davada Müvekkili Şirket'e husumet yöneltildiğini, adı geçen şirketler davaya taraf olarak dahi dahil edilmediğini, dava dilekçesinin, hukuk muhakemeleri kanunu'nda belirtilen zorunlu unsurları içermemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğunu, davacının söz konusu iddiaları somutlaştırmaya yönelik en ufak bir çaba da içermediğini, davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı Şirketlerin, ... BİLİŞİM A.Ş. (Mersis No:...), ..., "....com" ve "....com" sitesi ile olan tüm ticari iş ve faaliyetleri yapmaktan yasaklanması ve davalıların rent a car işletme, sigorta aracılık, iletişim, dijitalleşme hizmetleri vb. ruhsatname/lisans/izinlerinin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf, ... ve ...'nın FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu iddiası ile haksız rekabetin önlenmesini ve zarar tespitini talep etmiş ise de, davacılar tarafından asıl davalı olarak FETÖ ile irtibatlı olduğu öne sürülen ... A.Ş. ve ... isimli şirketlere dava açılmadığı, FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu iddia edilen ticari kuruluş ile ilgili delil ve belge sunulmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan kaynaklanan hakların mevcudiyeti ve ihlaline yönelik bir iddia da ileri sürülmediği, davacı tarafça markaya dayalı herhangi bir istem de söz konusu olmadığına göre, davada 6769 Sayılı SMK hükümlerinin uygulanması söz konusu olmadığı, Mahkemesinin gerekçesi dikkate alındığında, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, hukuka uygun tespiti ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/02/2024 tarih ve 2023/164 E., 2024/50 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32