SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/984

Karar No

2024/1343

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/984 Esas

KARAR NO: 2024/1343

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 18/04/2024

NUMARASI: 2024/65 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1991 yılında bir semt hastanesi olarak kurulan müvekkilinin, bu ismi sağlık hizmetleri alanında dünya markası haline getirdiğini 5 ülkede, 24 hastane ve 1S tıp merkezi ve 25 bin çalışanı ile uluslararası nitelikte sağlık hizmeti sunmakta olduğunu bildirmiştir. Aynı zamanda, 2012'de Uzakdoğu'nun en büyük sağlık gruplarından biri olan ... şirketinin en önemli parçası olduğunu ve bu birleşmeyle dünyanın 2. Büyük sağlık zinciri haline gelen ... Şirketinin, şu anda 10 ülkede 83 hastane ve 65.000 çalışanı ile sağlık hizmeti sunmakta olduğunu beyan etmiştir. Müvekkil şirketinin gerek yurt içi ve gerekse uluslararası faaliyetleri ile bulunduğu her alanda ciddi bir tanınmışlığa sahip ve sektörde ne denli önemli bir konumda olduğunun tartışmasız olduğunu dile getirmiştir. "..." markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde; 01/05/2001 tarihinden itibaren ... tescil numarası ile tüm emtia sınıflarında tescilli olduğunu, 44. Sınıfta yer alan "Tıbbi Hizmetler" emtiasının da bu tescillerin içinde yer almakta oluğunu, nitekim Müvekkil Şirketine ait ... sayılı tescilli ".." markasının “Sektörel Tanınmış Marka" olarak da tescilli olduğunu ve bununla birlikte müvekkiline ait Sektörel Tanınmış Marka olan "..." markasının; 73 ülkede de yurt dışı tesciline sahip ve koruma altında olduğunu belirtmiştir. “...” ibaresinin aynı zamanda ... Tic. A.Ş.' nin ünvanının bir unsuru olması sebebiyle ticaret unvanın da haksız kullanımının söz konusu olduğunu iddia etmiştir. "..." marka/ismi ile karşılaşan bir kişinin zihninde oluşabilecek ilk düşüncenin marka/ismin bulunduğu yerde ... tarafından bir sağlık hizmeti sunulduğu olduğu düşüncesinin "...Marka" olmanın doğal bir sonucu olduğunu belirterek tüketici nezdinde karıştırma ihtimali yarattığını ve diğer yandan Davacının bu fiilinin markanın şöhretinden haksız çıkar elde etmek olduğu gibi dürüstlük kuralına aykırı bir haksız rekabet halidir olduğunu iddia etmiştir. Özel sağlık sektöründe faaliyet gösteren davalının, “... Sokağı No:..., ... Kadıköy/ İstanbul” adresinde yapımı devam eden hastanesinin giriş kısmına "...” ibaresiyle tabela asıldığının tespit edilmesi üzerine müvekkil şirketin “Sektörel Tanınmış Markası” “...” ibaresinin kullanılması nedeniyle, hukuka aykırı davranışa son verilmesi için Davalıya Kadıköy ...Noterliği'nin 25 Eylül 2023 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini İşbu ihtarname ve sonrasında Davalı şirketin şifahen ... ibaresinin kaldırılacağını belirttiklerini Ancak Davalının, hastanesinin giriş kısmına bu kez “... HASTANESİ” şeklinde tabela koyduğunun tespit edilmiş olduğunu ve hukuka aykırı bu durumun Kadıköy ...Noterliğinin 18.03.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı tespit tutanağı ve eki fotoğraflarla delillendirildiğini, Davalının yakın bir tarihte açacağı belli olan söz konusu hastanede, işletme direktörü unvanıyla işe başlayacak eski bir personellerinin, yeni iş yeri ile ilgili sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda; “yeni bir ...”, “... Hastanesi” gibi ifadelerle; haksız rekabetin başka bir örneğini ortaya koymakta olduğunu bu eylemin de Kadıköy ...Noterliği' 21.03.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı E-TESPİT tutanağı ile tespit edildiğini, SMK m.7/2 hükmü incelendiğinde kanunun tecavüz saydığı eylemlerin Davalı tarafından gerçekleştirildiğini Davalının müvekkiline ait tescilli “...” markasını yine sağlık ve hastane sektöründe kullanmakta olduğunu, astığı tabela ve levhalarla sahip olduğu hastanenin "..." markasına ait olduğu izlenimini verdiğini, davalı kendi ticari ünvanı/markası olan ... değil de, “... HASTANESİ” şeklindeki ifadeleri ile hastanesini halk nezdinde müvekkilin markası ile ilişkilendirerek karışıklık yaratacak bir yolu seçtiğini, Davalı tarafın 25.09.2023 ve 19.03.2024 tarihli ihtarlarla uyarıldığı halde ısrarlı şekilde tecavüz eylemlerini sürdürmeye devam etmekte olduğunu ve haksız fayda sağladığını bu hukuka aykırı eylemi de kusurlu olarak işlemeye devam etmekte olduğunu belirterek davanın kabulünü, İHTİYATİ TEDBİR KARARI verilmesini, Gerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu marka hakkının korunması ile ilgili hükümleri gerekse Türk Ticaret Kanununun haksız rekabeti düzenleyen m. 54 vd. hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi zararlarının tazmini ve cezai sorumluluğa gitme ile ilgili talep hakları saklı kalması şartıyla müvekkilinin marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün ortadan kaldırılmasına, Haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan, tabelanın kaldırılmasına keza sair tüm araçların ve malların imhasına, Sayın mahkeme kararının ilgililere tebliği ve kamuya ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği işaret, coğrafi yer adından ibaret olduğu için karşılaştırmada dikkate alınamayacağı gibi, bir an için dikkate alınabilseydi dahi ayırt ediciliği olmayan son derece zayıf işaret olduğunu, bu nedenle de iltibasın söz konusu olmadığını, mahkemenin malumları olduğu ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği gibi iltibasın varlığı değerlendirilirken, diğer unsurların yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücünün de dikkate alınması gerektiğini, bu anlamda, öncelikle, işaretlerde yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınamayacağını, tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden herkesin kulllanımına açık olan ve bu sebeple ayırt edicilik düzeyi zayıf ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması ve bu hususta kimseye tekel hakkı verilmemesi gerektiğini, zira marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren ayırt edicilik gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınması gerektiğini, hukuki tüm gerçekler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; davacının hakkı olduğunu iddia ettiği (ancak hukuken hakkı olmayan) işaret, coğrafi yer adından ibaret olup, tanımlayıcı bir ibare olduğunda kuşku bulunmadığını, bu hali ile; davacının hakkı olduğunu iddia ettiği (ancak hakkı olmayan) tanımlayıcı bu ibarenin karşılaştırmada dikkate alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin 18/04/2024 tarihli ara kararıyla "Mevcut durum, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirmede, davacının sağlık sektöründe faaliyet gösterdiği ve ... ibareli ... numaralı markanın tescilli sahibi olduğu, davalının da davacı ile aynı sektörde sağlık alanında faaliyette bulunduğu davalı şirketçe Kadıköy/İstanbul adresinde açılan hastanenin giriş kısmına ... ibaresi ile tabela asıldığı iddia edilerek bu kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil edip tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile bu hususta ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, davalı tarafından beyan dilekçesi ile ... şeklindeki kullanımın davacının talebi üzerine değiştirilerek ... ibaresinin büyük diğer ibarelerin küçük şeklinde yazıldığını, kullanımın markasal olmadığı belirtilerek tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkememizce aldırılan 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımının karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceği yönünde görüş bildirdiği buna göre alınan bilirkişi raporuna göre bu aşamada davalı kullanımlarının marka ihlali olmadığı yönündeki bilirkişi raporu dikkate alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerektiği, esas ile birlikte tüm deliller toplandıktan sonra içerisinde sektör ve gerektiği takdirde akademisyen bilirkişilerden oluşacak uzman bir heyetten tüm deliller toplandıktan sonra yeniden rapor alınacağı ve ihtiyati tedbir hususunda her zman değerlendirme yapılabileceği fakat bu aşamada HMK 389.Maddesi kapsamında ihtiyati tedbir verilmesi hususunda yeterli kanaat oluşmadığından, ihtiyati tedbir talebinin reddi" şeklindeki gerekçeleri ile,"İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece Mahkemesinin mahallen keşif ile bilirkişi raporu alınmasına karar verdiğini ve 01.04.2024 tarihinde davalıya ait hastanede bilirkişi incelemesi yapıldığını, keşif tarihinde davalının kullandığı tabelanın “... ... Hastanesi” olduğunun görüldüğünü, ancak baştan beri ”...” ve “... ... Hastanesi” tabelalarını kullanmanın hukuka uygun olduğunu beyan eden davalı taraf, keşif tarihinden sonra tabelasını bir kez daha değiştirdiğini ve bu kez de ”... Hastanesi” tabelasını koyduğunu, bu hususun davalı vekillerinin dosyaya sundukları 07.04.2024 tarihli dilekçeleri ile sabit olduğunu, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının ısrarla müvekkilinin sektörel tanınmış markası olan “...”i kendi markası ile birlikte kullanmak suretiyle haksız fiil ve tecavüzüne devam ettiğini, tüm bunların yanında, davalı çalışanlarının da, davalının son kullandığı tabela dışında “...”, “... Hastanesi” şeklinde logo ve göselleri kullandıklarının tespit edilmesi üzerine, bu kez de hem davalı, hem de çalışanlarına, tabela ve logolarında hiçbir şekilde müvekkilinin sektörel tanınmış markası olan “...” ibaresine yer vermemeleri yönünde Kadıköy ... Noterliğinin 15 Nisan 2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmişse de olumlu bir sonuç alınamadığını, dosyadaki tüm delillere rağmen İlk derece Mahkemesinin ihtiyati tedbir taleplerini reddettiğini, ancak davalının kullandığı tabela, logo ve antetlerde müvekkiline ait “...” ifadesinin kalmasının, müvekkilinin yıllarca çaba harcayarak oluşturduğu markanın başka bir hizmet ve marka ile ilişkilendirmesine neden olarak müvekkilinin sahip olduğu itibarın zedelenmesine neden olduğu gibi, karşı tarafın da haksız itibar ve çıkar elde etmesinin yolunu açtığını, tüm bu nedenlerle ihtiyatı tedbir şartlarına ilişkin tüm unsurları nazara alarak tekrar değerlendirme yapılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar vermesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ulusal ve uluslararası tescilli ve tanınmış yüzlerce markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin ... ibaresi + şekil'den oluşan tescilli ve tanınmış markası'nı esas almak sureti ile ... Markası'nın kullanıldığı tüm hastanelerinde; ... Markasına ait "Şekil"i +... ibaresini, + ilgili hastanenin bulunduğu "Semt/Bölge" adı ile "Hastane" ibarelerini içerecek şekilde logo/levha/tabela kullanmakta olduğunu, böylece müvekkilinin belirtildiği üzere Koşuyolu – Çamlıca – Esenler – Sefaköy – Pendik – ... gibi ilçe ve semt isimlerini ... markası ile kullanarak; markasal olarak şekil ve ... ibaresini, yer/şube/konum bildirme amacıyla da jenerik olarak hastanenin bulunduğu ilgili bölgedeki ilçe/semt ismini belirttiğini, somut olayda da müvekkilinin gerek ilgili yasal mevzuat, gerek marka kullanımına ilişkin sektörel ve özel uygulamalar ve gerekse dahası ... semtinde henüz inşa aşamasında olan hastanesine ilişkin levhada/tabelada, Şekil + ... kelimesinden oluşan markasının yanında tamamen ve sadece jenerik (lokasyon) unsur olarak, diğer bir anlatımla coğrafi yer/konum/şube belirtme amaçlı olarak "..." coğrafi yer adını kullandığını, müvekkilinin henüz inşaa ettirmiş olduğu bu yeni hastanesi, ... semtinin merkezinde, ... Metro İstasyonu'nun girişinde ve bizzat Davacının dava dilekçesinde yer verdiği fotoğrafta da görüleceği üzere kara yollarının ... yazılı yön/karayolları tabelasının hemen yanında yer alan bir hastane olduğunu, bu bakımdan; ... semtinde bulunan bir hastane için ... coğrafi yer adının, yer/şube/lokasyon bildirimi olarak kullanılması kadar doğal ve haklı bir durum olamayacağını, belirtildiği gibi ve SMK m. 7/5'te yer alan emredici hükmün bir gereği olarak da bir semt adı olan ... ibaresinin ... semtinde bulunan bir işletme için yer/konum/şube bildirme vasfı olarak kullanılmasının hukuken engellenmesinin mümkün olmadığını izah etmeye dahi gerek bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu hastanesi fiilen faaliyete başlamadan önce (inşaat halinde iken) "Şekil + ..." + (yer/konum/şube belirtme amacına matuf ve jenerik olarak) ... " ibaresini kullanması dahi tamamen yasal/hukuka uygun olmasına ve herhangi bir yükümlülüğü de olmamasına ve gerekmemesine rağmen, davacının hiçbir iddiasını bir kabul ve müvekkilinin şirketinin hiçbir hakkından bir vazgeçme anlamında olmamak ve yine tamamen iyi niyetli bir yaklaşımla huzurdaki haksız dava tarihinden önce; söz konusu tabela "şekil + (üst satırda çok daha büyük puntolarla ...) + (alt satırda ve çok daha küçük puntolarla, yer/konum/şube belirtme amacına matuf ve jenerik olarak) ... + (lokasyonun hemen yanında da yine aynı küçük puntolarla faaliyetin nevini belirtmeye matuf olarak) Hastanesi" olarak değiştirildiğini, sonrasında; söz konusu bu tabelayı kullanmasının dahi tamamen yasal/hukuka uygun olmasına ve herhangi bir yükümlülüğü de olmamasına ve gerekmemesine rağmen, davacının hiçbir iddiasını kabul ve müvekkilinin hiçbir hakkından bir vazgeçme anlamında olmamak ve yine tamamen iyi niyetli bir yaklaşımla; söz konusu tabela bu defa, "Şekil + (üst satırda çok daha büyük puntolarla ve büyük harflerle ...) + (alt satırda ve çok daha küçük puntolarla ve küçük harflerle, yer/konum/şube belirtme amacına matuf ve jenerik olarak) ... + (lokasyonun hemen yanında da yine aynı küçük puntolarla ve küçük harflerle lokasyonu teyit için jenerik olarak) Bölge + (bunun hemen yanında aynı küçük puntolarla ve küçük harflerle faaliyetin nevini belirtmeye matuf olarak) Hastanesi" olarak değiştirildiğini, davacının kamu düzenine ve emredici hukuk kurallarına açıkça aykırı olarak ve ilgili idarenin ağır ve açık hatasına dayalı olarak marka olduğunu iddia ettiği (ancak hukuken maraka olmayan) esasen kamuya/herkese ait olan bir ibareyi bahane kılarak kanun koyucunun emredici hukuk kurallarıyla yasakladığı haksız rekabeti asıl işleyen taraf olduğunu, davacının kamunun/herkesin malı olan ve hiç kimsenin tekeline bırakılamayacak olan "..." yer adını bahane kılarak oluşturduğu haksız rekabete ilişkin müvekkilinin her türlü haklarının saklı olduğunu belirterek, davacı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini 18/04/2024 tarihli ara kararın onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından dava dilekçesi ile, müvekkiline ait Sektörel Tanınmış Marka olan "..." markasının; 73 ülkede de yurt dışı tesciline sahip ve koruma altında olduğunu, “...” ibaresinin aynı zamanda ... Tic. A.Ş.' nin ünvanının bir unsuru olduğunu, Özel sağlık sektöründe faaliyet gösteren davalının, “...Sokağı No: ..., ... Kadıköy/ İstanbul” adresinde yapımı devam eden hastanesinin giriş kısmına "...” ibaresiyle tabela asıldığını belirterek davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün ortadan kaldırılmasına, Haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan, tabelanın kaldırılmasına keza sair tüm araçların ve malların imhasına yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı Marka vekili tarafından düzenlenen 08/04/2024 tarihlibilirkişi raporunda özetle,; Mevzuatta ve doktrinde yer alan düzenlemelerin yanında yerinde inceleme sırasında markanın fiili kullanımı birlikte değerlendirildiğinde davacı adına kayıtlı bulunan ... markası ile davalı tarafın ... HASTANESİ şeklindeki kullanımlarının benzer olmadıkları ve karıştırılmaya sebebiyet vermeyeceği, Davacı taraf adına kayıtlı ... kelimesinin davalı tarafın ... Mahallesinde yer alan şubesinde kullanılmasının SMK m.7/5 kapsamında engellenemeyeceği için davacı tarafın marka hakkının ihlal edilmediği belirtilmiştir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Somut olayda mahkemece marka vekili tarafından düzenlenen 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna istinaden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği ve gerekçesinde esas ile birlikte tüm deliller toplandıktan sonra içerisinde sektör ve gerektiği takdirde akademisyen bilirkişilerden oluşacak uzman bir heyetten tüm deliller toplandıktan sonra yeniden rapor alınacağı ve ihtiyati tedbir hususunda her zaman değerlendirme yapılabileceği fakat bu aşamada HMK 389.Maddesi kapsamında ihtiyati tedbir verilmesi hususunda yeterli kanaat oluşmadığı belirtilmek suretiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de mahkeme hakiminin bilirkişi raporu ile bağlı olmadığı, resen değerlendirme yapabileceği, davacının ... markasının "tıbbi hizmetler" alanında tanınmış marka olduğunun ve ... tescil numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda marka vekili bilirkişi tarafından sonuç olarak farklı görüş beyan edilmişse de, gerek e-tespit tutanakları, gerekse rapor içeriğindeki davalı tarafın kullanım görsellerinden, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimali yaratabileceği konusunda yaklaşık ispat yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirildiği anlaşıldığından, mahkemece ihtiyati tedbirin reddine ilişkin karar yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemece değerlendirme yapılması için ait olduğu mahkemeye iadesine verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih, 2024/65 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuistinafİstemli)derece(TecavüzüngönderilmesineistanbulgerekçeMarkahastanesidilekçesiGiderilmesiihtiyatireddine"kararıetespittedbirkesinkabulüistinafadosyahükümmahkemesicevaphastanesi”

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim