Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/954
2024/1341
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/954
KARAR NO: 2024/1341
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 17/04/2024
NUMARASI: 2024/172 E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak 01/08/2016 düzenleme tarihli ve 01/08/2018 vade tarihli 5.912.000 TL bedelli senet uyarınca başlatılan icra takibinde borçlu şirket AMT Tarım şirketinin ünvan değişikliği yaparak ... Tarım. Şirketi olduğunu, akabinde ise ilgili şirketin müvekkil şirket... A.Ş. devredildiğini, müvekkilinin taraf olması nedeniyle 04/01/2024 tarihinde dosyaya borçlu olarak eklenilmesine karar verildiğini, müvekkilinin alacaklı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla öncelikle icra takibine konu olan miktara karşı gerekli tedbirler alınmadığı takdirde meydana gelmesi kaçınılmaz ve telafisi imkansız zararlar doğacak olduğundan, ihtiyati tedbir konulmasını ve %115 teminatın karşılığında icra takibin durdurulmasına ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirket yetkililerinin kurduğu ondan fazla şirket olduğunu, sürekli ünvan değişikliği ve devir yoluyla şirket alacaklarını sürüncemede bırakmaya çalıştıklarını, yaptıkları araştırmada şirket adresinde faal olmadığı gibi ticari olarak da faal olmadıklarını, ayrıca şirketin piyasaya oldukça borçlu durumda olduklarını, verilen tedbirin müvekkilini mağdur ettiğini, HMK m.390'a göre "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” ancak Sayın Mahkemece taraflarına cevap hakkı tanınmadığını, gerekli incelemeler yapılmadan sadece dava dilekçesindeki iddialara dayanarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini beyanla yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmeden verilen ihtiyati tedbir kararına karşı itirazlarının kabulü ile 14.03.2024 tarihli ara karardan dönülmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince 18.03.2024 tarihli ara kararı ile; "İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu asıl alacak miktarı (1.321.627,40 TL) üzerinden, %15'i oranında (198.244,11 TL). nakit teminat yatırılması veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması şartı ile, İİK'nun 72/3 maddesi gereğince, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA ÖNLENMESİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesince 17/04/2024 tarihli kararı ile;"Yapılan değerlendirmede; davacı tarafından davaya konu senedin kayıtlarında yer almadığının iddia edildiği, senedin davacı aleyhine borç doğurup doğurmayacağının ancak ticari kayıtların bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucu ortaya çıkabileceği anlaşılmış olup bu aşamada mahkememizce verilen teminat karşılığı veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesi tedbirinin telafisi imkansız zararları önleyeceği ve her iki taraf lehine de olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekilince bu kanaati değiştirir herhangi bir delil de sunulmadığından ihtiyati tedbire itiraz talebinin REDDİNE dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Ayrıca sehven ihtiyati hacze itirazın reddine denilmiş olsa da mahkememizce verilen geçici hukuki koruma ihtiyati tedbir olduğundan bu maddi hata gerekçede giderilmiş" şeklinde gerekçeleri ile;"İhtiyati tedbire itiraz eden davalının itirazlarının REDDİNE,"şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından çelişkili beyanlar ileri sürülmüş ancak davanın esasına ilişkin başta imza itirazı olmak üzere hiç bir delil sunulmadığını, davacının tek iddiasının senetlerin kayıtlarında yer alamadığı hususu ise sunmuş oldukları Yargıtay kararlarından da görüleceği üzere neticeye etkisi olmayan bir durum olduğunu, dosyaya tedbir kararının değiştirmeye yönelik delil sunulmamıştır iddiası yerinde olmadığını, davacı ... firmasının ticaret sicilindeki adresinin, "... Mah.. ... No:... Kağıthane/İstanbul" olduğunu ancak şirket ilgili adreste bulunmayıp başka bir işletme bulunmakta olduğunu, şirketin bu adreste faal olmadığı gibi ticari olarak da faal olmadığını, aslında davacı ..., .. (Yeni Ünvanı: ...) gayrimenkulün devriyle AMT Tarım'ın alacaklılarının haciz koymasını engellemek ve ...'in halka arzında şirketinin değerleme rakamını yükseltmek için kurulan faal olmayan şirket olduğunu, bu durum, 2018 yılından beri işlemleri devam eden icra dosyasından ve onca yapılan işleme rağmen borcun tahsil edilemediğini, AMT Tarım tarafından aleyhe hiçbir dava açılmamasından ve şirketin devrinden sonra devralan davacı şirketin borcu kabul etmemesinden faal şirket konumunda olmadığının açık olduğunu, sonuç olarak savcılık şikayetinin ve dava dilekçesi arasında dahi çelişkiler bulunan, duyuma dayalı, ispattan yoksun tedbir talebinin devamının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesince kurulan ara kararın kaldırılmasını ve tedbir talebinin kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davalı karşı tarafça başlatılmış olan T.C. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından müvekkilinin 03.01.2024 tarihinde borçlu olarak eklenilmesine karar verilmiş olup, müvekkilinin alacaklı görünen taraf davalıya herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle menfi tespit davası açıldığını, açılan dava neticesinde tedbir taleplerinin kabul edilerek haklılıklarının ortaya konulduğunun görülmekte olduğunu, davalı tarafça başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaya konu takibin dayanağı olan 01.08.2016 düzenleme tarihli ve 01.08.2018 vade tarihli 5.912.000 Tarihli senet uyarınca başlatılan icra takibinde borçlu şirket ... San. ve Tic. A.Ş. aleyhine başlatılan takipte AMT'nin ünvan değiştirerek, ... Tarım Yatırım ve Teknoloji Anonim Şirketi olması, akabinde ise ilgili şirketin müvekkilinin ... A.Ş.'ye devriyle müvekkilinin taraf olması nedeniyle 04.01.2024 tarihinde dosyaya borçlu olarak eklenilmesine karar verildiğini, müvekkilinin bu işlemler silsilesi sonucu borçlu sıfatıyla dosyaya eklenmiş olmakla birlikte, davalı gözüken alacaklı tarafa herhangi bir borcunun bulunmakta olduğunu, davalı taraf vekilince İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyadan müvekkilinin borçlu taraf olarak kaydedilmesi akabinde fiili ve kaydi hacizler işlenmekte olup, müvekkilinin haciz tehdidi altında olması ve buna göre müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması adına yargılama boyunca ilgili icra dosyasının durdurulması amacıyla mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup verilen karar gereğince davalı tarafça haksız olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapıldığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu 01.08.2016 düzenleme tarihli ve 01.08.2018 vade tarihli 5.912.000 TL bedelli senet müvekkil şirketin ticari defterlerine hiçbir şekilde işlenmediğini, hiçbir şekilde kaydı olmayan usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenilmiş olup, davalı tarafça hukuka aykırı biçimde alacak oluşturma amacıyla düzenlendiğini, davalı tarafın haksız istinaf başvurusunda dikkat çektiği ... firmasının ticaret sicilindeki adresi, "... Mah. ... Sk. ... İş Merkezi No:... Kağıthane/İstanbul" olduğu ve şirketin ilgili adreste bulunmayıp başka bir işletme bulunduğu iddiasıırı şirketin bu adreste faal olmadığı iddiasında bulunduğunu, müvekkilinin ..., ... Tarım (Yeni Ünvanı; ...) gayrimenkulün mersiste bu adresin kayıtlı olduğunu, anılan bu sebeplerle davalı tarafın iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun açıkça ortada olduğundan bahisle, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı 12/03/2024 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ve bu bonoya ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına, müvekkili davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın menfi tespit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır. 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında "...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır. İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir. İhtiyati tedbire ilişkin HMK 389. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi şartları varsa uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, icra takibinin durdurulması talep edilmiş ise de; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin 06/08/2018 tarihinde başlatıldığı, davanın 12/03/2024 tarihinde açıldığı icra takibi başlatıldıktan sonra davacı tarafça ...nın 72/3 maddesine göre icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden 14/03/2024 tarihli ara kararı ile İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilmesi ve bu karara itiraz üzerine istinafa konu 17/04/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire itiraz eden davalının itirazının reddine karar verilmesi dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2024 tarih ve 2024/172 E. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52