SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/932

Karar No

2024/1338

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/932 Esas

KARAR NO: 2024/1338

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 07/05/2024

NUMARASI: 2024/65 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup mahkemece düzenlenen tensip zaptında "İhtiyati tedbir istemlerinin yargılama gerektirmesi, henüz delillerin toplanma aşamasında olması hasebiyle bilahare bu konuda inceleme yapılmasına" yönelik karar verildiğini, davalı tarafın cevap dilekçesi sunduğunu ve bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebimiz hakkında karar verilmesi talebiyle birlikte davalı tarafın kendi adına tescil ettirmiş olduğu "..." adlı markanın (Tescil No: ...) markanın 3. kişilere devrini önlemek için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalı tarafın kendi adına tescil ettirmiş olduğu "..." adlı markanın (Tescil No: ...) markanın davalı tarafından kullanımın durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuştur.

CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açıkça üretici olduğunu, markanın gerçek hak sahibinin ise yurt dışı ABD menşeli üçüncü şahıslar olduğunu ikrar ile iddia etmiş olduğundan ve ülkesellik prensibi ve SMK 6/3 madde uyarınca davacının, dava açma hakkı bulunmadığını, müvekkilinin marka sahibi kimya kozmetik sektöründe ayrıca başkaca ticaret alanlarında faaliyet göstermekte olup ''yurt dışında da marka haklarına sahip olan'' basiretli tacir sıfatıyla hareket eden saygın bir iş insanı olduğunu, müvekkilinin halen oğlu tarafından işletilen Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı ''... San. Tic. A.Ş." ile aktif halde olup davaya konu marka üzerinden ticari faaliyetlere yönelik yatırımlar, ARGE çalışmaları içinde olduğunu, davaya konu markayı ihdas ve istimal eden davalı müvekkili olduğunu, markanın gerçek hak sahibi olduğunu, SMK’daki düzenleme markaya sağlanan koruma, marka olarak kullanılacak işaretin TÜRKPATENT tarafından tutulan markalar siciline tescili yoluyla da elde edildiğini, bu husus SMK‘da; "Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.” şeklinde hüküm altına alındığını, marka sahibinin hakları, markanın tescil edilmesiyle birlikte çeşitli avantajlar sağlayacağını, tescil edilen marka, başka bir kişiye devredilebilir, miras bırakılabilir, teminat gösterilebilir veya geçici kullanma hakkı verilebileceğini, marka sahibi, bu hakları kullanabileceğini, tescil edilen marka, yasalar çerçevesinde korunur ve markanın tüm hakları marka sahibine ait olduğunu, SMK 7. ve 29, 149, 150 ila 159 madeleri Sınai Mülkiyet Hakkı kanuni düzenlemeler birlikte gözetildiğinde ve tescilli markayı kullanmanın yasal hak ve yükümlülük olduğu da dikkate alındığında davacının tedbir istemlerinin hukuksal temelinin bulunmadığı sabit olduğundan bu yöndeki istemlerin de reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; Davacı yan "..." adlı markanın davalı yanca kullanılmasının engellenmesi ve markanın 3. Kişilere devrinin engellenmesi için tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; markasal kullanımın var olup olmadığının dosya kapsamındaki delillere bakarak tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bunun için öncelikle bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiği, bu yönü ile henüz inceleme yapılmadığı ve yine davacının dayandığı markanın aidiyeti noktasında davalı yanca husumet itirazının da vaki olduğu, iş bu itirazın da yargılama gerektirmesi hasebiyle bu aşamada yaklaşık ispatın var olmadığı" şeklindeki gerekçeleri ile; "İhtiyati tedbir talebinin reddine," şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı taraf, dava konusu markanın üçüncü şahıslara ait olduğunu ve sözleşme ile bu üçüncü şahıslar için üretim yapıldığını bu nedenle de lisans sözleşmesi bile ileri sürülmemesi nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiklerini, davalının bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, mahkemeyi yanıltmaya yönelik, çarpıtılmış bir iddiadan ibaret olduğunu, davacı müvekkil, 12.01.2023 tarihinde ...ve ... adlı kişilerle üretim sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmede açıkça görüleceği üzere davacı müvekkilin kendi markası olan "..." markalı kendi imal ettiği ürünleri Amerika'ya ihraç ettiklerini, sözleşmede ... ve ... müşteri sıfatıyla yer almakta; müvekkil şirket ise markanın sahibi ve üreticisi olarak yer almakta olduğunu, sözleşmelerdeki bu maddelerden açıkça görüleceği üzere markanın ve ürünün kalitesini garanti etmek isteyen marka sahibinin müvekkili olduğunu, taraflar arasında imzalanan ve dava dilekçelerinin ekinde de sunulan bu sözleşmeden hareketle dava konusu markanın üçüncü şahıslara ait olduğuna ilişkin çıkarım yapılmasının mümkün olmadığı gibi davalının husumet itirazları da somut gerçekten uzak ve yasal olarak da mesnetsiz olduğunu, tüm bu sebeplerden ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olup ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının mübrez dilekçelerinde bulunduğu beyanların, sunduğu delil niteliğindeki sözleşmeler ve yazışmalar, davacı şirketin işbu davada gerçeğe aykırı iddialarda bulunduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, nitekim yerel mahkemede sunmuş oldukları dilekçeler kapsamında davacı şirketin tüm iddiaları taraflarınca çürütülmüş olup haliyle somut olayda ihtiyati tedbire yönelik ilgili mevzuat şartlarının oluşmadığını, HMK m. 389 hükmünde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde ifade edilmiş ihtiyati tedbirin şartlarının mübrez dilekçelerinde incelendiğinde, somut olayda gerçekleşmediği açıkça görülmekte olduğunu, nitekim yerel mahkemede görülmekte olan davadaki haklılıklarını bir an için geride bıraktıkları takdirde dahi HMK m. 125 hükmünde "(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. (2) Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. (Ek cümle:22/7/2020-7251/11 md.) Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur." şeklinde ifade edildiği üzere, olası bir marka devri neticesinde davacının seçimlik hakları mevcut olup işbu hükümsüzlük davasını yeni malike aynı dava içinde yöneltme gibi imkanlarının mevcut olduğunu, ayrıca müvekkilin korunması gereken bir mülkiyet hakkının söz konusu olduğunu, her ne kadar ilgili davaya konu olmuş olsa da müvekkiline ait TÜRKPATENT nezdinde tescilli bir marka mevcut olup mülkiyet hakkı ve marka sahibinin ticaret serbestisinin kısıtlanmaması adına, mahkemenin ihtiyati tedbir istemini reddetmesi usul ve esasa uyarlık arz ettiğinden davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı dava dilekçesi ile, davalı adına 2023 ... tescilli "..." adlı markanın hükümsüzlüğü ile 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve markanın davalı tarafından kullanımının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır. HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Somut olayda davacı dava dilekçesi ile davaya konu markanın 3. Kişilere devrinin önlenmesi ve markanın davalı tarafından kullanımının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, mahkemece istinafa konu ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de; taraf teşekkülünün sağlanması açısından davaya konu markanın 3. Kişilere devrinin önlenmesi adına, ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği, diğer ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada herhangi bir rapor alınmadığı, yaklaşık ispat yükümlülüğü yerine gelmediği anlaşıldığından, diğer talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ait olduğu mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2024 tarih, 2024/65 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkakaldırılmasınakonusuKaynaklanan)türkpatentistinafdereceHükümsüzlüğündengönderilmesineistanbulgerekçeMarkadilekçesikararıkesinkabulüistinafadosyahükümmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim