Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2023/848
2024/1336
11 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/848
KARAR NO: 2024/1336
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/02/2023
NUMARASI: 2017/1210 E. - 2023/115 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin bir bonoya dayandırıldığını ancak bononun sahte olduğu; bonoya kambiyo senedi niteliği kazandırmak içinde keşide yeri de "..." kelimesinin bilahare eklenmiş olduğunu belirterek; müvekkilinin Almanya'da yaşayan zengin bir bayan olduğunu, takip dayanağı senette keşideci olarak yer verildiğini, senedin lehtarının ... olduğunu, bu şahısla müvekkili arasında senedi gerektirecek hiçbir ilişki bulunmadığını, aralarında ev sahibi kiracı ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'in müvekkilin evinde kiracı oturduğunu, bu davalının aynı dönemlerde 450.000,00 TL ye bir daire aldığını, satış parasına göre kredi çekmek sureti ile sağlamış iken müvekkiline senet bedeli olan 4.900.000,00 TL borç vermesinin hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, onun senedi ciro ettiği davalı ...'ın SGK lı olduğunu, onunda senet bedeli kadar bir işleme girmesinin mümkün bulunmadığını; senedin delillerinin de muavazaalı olduğunu belirterek mahkememizden takibin iptaline karar verilmesini, icra takibi nedeniyle ödenen 98.406,66 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini ve senet bedeli üzerinden kötü niyetli takip tahsili tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;, davalı savunmalarını doğru olmadığı; müvekkilinin davacıya ait iş yerini bir emlakçı firması olan ... adına 2006 yılında kiraladığını, 3 yıl ikamet ettiğini, 3 yılın sonunda davacının bu yeri satmaya karar verdiğini, davalıya teklif ettiğini, davalının yıllara yayılacak bir ödeme yoluyla alabileceğini belirtmesi üzerine bu ödeme şeklinin davacı tarafından kabul edildiğini, müvekkili tarafından ödemelerin yapıldığını, davacının talebi ile bu ödemelerin "kira" şeklinde gösterildiğini, ödenen bu taksitlerin satış bedelinden düşüreceğinin kararlaştırıldığını; davacının 2013 te satıştan vazgeçtiğini, vazgeçme konusunda müvekkilinin de davacı ile anlaştığını; fakat müvekkili tarafından yapılan ödemelerin/satış taksitlerinin karşılığında takibe konu senedin davacı tarafından verildiğini, senetteki imzanın davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ün söz konusu olan senede ciro silselise ile hamil olduğunu, senedi hamil sıfatı ile icraya koyduğunu, lehtar ve keşideci arasındaki ilişkiyi bilmelerinin mümkün bulunmadığını, bu nedenle davanın kendileri yönünden reddi gerektiğini, kambiyo hukuku gereğince davacı keşidecinin lehtar ile aralarındaki ilişkiyi kendilerine karşı ileriye sürmesinin mümkün bulunmadığını savunmuş,Davalı ...'in ise icra takibinin ...'ün vekili olarak başlatan avukat olduğunu, kambiyo senedi ciro yoluyla sahip olan şahsın vekili olarak takibi başlattığını, keşideci ve lehtar arasındaki ilişkiyi kendisinin yada müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi senede keşide yeri yönünden herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, icra takibine konan senet üzerinde yer alan ve "Aslının Aynı Olduğunu" tevsik eder nitelikteki yazılı imzanında ...'e ait olmadığını savunmuş,Diğer davalı ...; davaya cevap vermemiş, duruşmaları takip etmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Davanın niteliği gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, ...'in senedin ciro silsilesinde yer almadığı, sadece vekil olarak takibi başlattığı bu nedenle dvada kendisine husumette düşmediği sebebiyle bu davalı yönünden davanın husumet yönünden reddi" şeklindeki gerekçeleri ile; Davanın Davalılardan Av. ... Yönünden Husumetten Reddine, Davanın Diğer Davalılar Yönünden Kabulü İle; Davalılardan ... tarafından başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde, takibin dayanağı senetteki imzanın davacıya ait olmadığı sebebiyle davacının davalılara borçlu olmayacağı tespit edildiğinden; bu icra takibinin davacı yönünden İPTALİNE, Davacının bu icra takibi sebebiyle ödediği 98.406,66 TL'nin 16/12/2018'den itibaren işleyecek ve 3095 sayılı yasanın 2. Maddesi gereğince hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline, davacıya verilmesine, Davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin diğer davalılar yönünden reddine, Davalı ... yönünden KABULÜ ile; Takip konusu senet bedeli olan 4.900.000,00 TL üzerinden %20 kötü niyetli takip tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: -Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının İngiltere'de yaşadığının, davacının İngiltere'den getirilmesine gerek görülmediği hususlarına değinildiğini sırf bu durum dahi mahkemece verilen kararın gelişigüzel olduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, nitekim dosya kapsamında yer alan tüm beyanlarda davacının İngiltere değil Almanya'da yaşamakta olduğuna ve yaşına değinildiğini, dosya kapsamı incelendiği takdirde, dosyada mevcut 05.02.2019 tarihli tutanakta ''11/10/2018 tarihli celsede verilen 1 no'lu ara karar gereğince davacı asilin imza için huzura geldiği ... Davacı asilden oturarak ve ayakta yeteri kadar imza mahkeme heyet huzurunda alındı.'' denildiğinin, ilgili tutanak altında ise başkan, üye ve katip sicil numaralarının yer aldığının görülmekte olduğunu, 5 yılı aşkın bir süredir devam etmekte olan yargılamada eksik hususlar giderilip sağlıklı bir yargılama yapılması yerine, eksik hususlar tamamlanmadan dosyanın işlem gördüğünü, yargılamanın sürüncemede bırakıldığını ve en nihayetinde haksız bir şekilde aleyhe sonuçlandığını, görüldüğü gibi taraflarınca katılım sağlanmaksızın, davacıya takip konusu senet aslının gösterilip senette yer alan imza ve yazıların kendisine ait olup olmadığının sorulmaksızın yazı ve imza örneklerinin alınmasının usule aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay kararlarında da görülecektir ki; mahkemece yapılacak iş davacı asilin imza örneklerinin tarafların huzurunda alınması olduğunu, dosya kapsamında mevcut 04.03.2021 tarihli ATK Raporunda ''senet fotokopisi'' ve yine 17.03.2022 tarihli ATK Raporunda ''senet fotokopisi'' üzerinden inceleme yapıldığı ve fotokopi üzerinden yapılan incelemelerin sağlıklı olmadığı nın bildirildiğini, Yargıtay’ın birçok içtihadında, asıl evrak üzerinden inceleme yapılması gerektiğinin vurgulandığını, fotokopi üzerinden yapılan inceleme ile yetinilmesini doğru bulunmadığını, senet aslı yönünden mahkemece gerekçeli kararda değinilen hususun kabulünün mümkün olmadığını, nitekim icra dairelerince kambiyo senetlerine özgü takiplerde takip dayanağı incelenmekte, senet aslı icra kasasına alınmaksızın tebliğ vb. dahil olmak üzere hiçbir işlem yapılmadığını, tüm bu izah olan nedenler dahilinde; yerel mahkeme dosyasında yer alan tüm yazılı ve sözlü beyanlarında da yer vermiş olmaları üzere davacının yazı ve imza örneklerinin Yargıtayca kabul gören usule uygun alınmadığını ve hatta davacının yazı örneklerinin hiç alınmadığını, dosya birkaç kez ATK'ya tevdi edildiğini ancak raporlarda defaten farklı sonuçlara varıldığını, raporlarda ve bilhassa karara dayanak yapılan 16.12.2022 tarihli raporda senet fotokopisi üzerinden inceleme yapıldığının belirtildiğini, senet fotokopisi üzerinden inceleme yapılmasının sağlıklı ve usule uygun olmadığının, gerek duruşma zaptı gerek gerekçeli kararda mahkemece taraflarına itham eder nitelikte ifadelere yer verildiğinin, senet aslının takibin başından itibaren icra kasasında yer aldığının ancak başka davalılarca ikame edilen dava dosyalarınca da senet aslının celp edilmesi nedeniyle senet aslının başkaca bir dosya kapsamına alındığı ancak bu yöndeki ifadelerinin dahi çarpıtıldığının, son duruşma zaptında yer alan ifadeler ile senet aslının kaybedildiği, 5 yılı aşkın süren yargılama neticesinde yapılan yargılamanın eksik, hatalı ve hatta taraflı olduğu bu hali ile alacaklı konumundaki müvekkilinin alacağına kavuşmasına engel olunduğu ve hatta bu yargılama ile müvekkilinin haksız bir şekilde külfet altına sokulduğu gözetilerek yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme tarafından yapılan eksik ve hatalı inceleme sonucu verilen hukuka ve kanuna aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'ün imza örneklerinin alınması konusunda mahkeme heyetini zan altında bıraktığını, müvekkilinin 85 yaşında olup kronik rahatsızlıklarının olduğunu, sürekli imza örneği vermek için adliyeye gelmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin mahkeme heyeti huzurunda 05/02/2019 tarihinde verdiği imza örneklerinin yanısıra Adli Tıp Kurumu tarafından mukayese yazı/imzalarını içerir onlarca belge aslıda incelendiğini, müvekkilinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/177262 Soruşturma Numaralı dosyasından da imza örnekleri verdiğini, davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesinde dayandığı 13/02/2022 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararının da bulunmakta olduğunu, zira istinafa konu yargılama sürecinde 16 celse duruşma yapılmış olup bu duruşmaların hiçbirinin de 13/02/2022 tarihinde görülmediğini, davalı tarafın olmayan bir duruşmaya ilişkin bir ara karara dayanması da taraflarınca anlaşılamadığını, usul ekonomisi gereği, yargılamayı haksız şekilde sürüncemede bırakmak ve müvekkilinin daha fazla mağdur etmek adına yapılan istinaf başvurusunun bu sebeple haksız olup reddi gerektiğini ileri sürerek, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı tarafından icra takibine konu senedin sahte oluşturulduğu, senette icra takip tarihi 29/11/2016 tarihinden sonra senet üzerinde tahrifat yapıldığı, evraka TTK gereğince bono sıfatını kazandırmak için "İstanbul" ibaresi ekleme yapıldığını, sadece imza inkarı olsa idi İİK 170 maddenin tatbik edileceğini, senette sahtecilik iddialarının da bulunduğunu belirterek, icra takibinin iptalini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 20/10/2014 tanzim tarihli 26/10/2015 vade tarihli 4.900.000 TL bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Mahkeme heyeti duruşmada;İcra takibinin ancak senet aslıyla yapılabileceği, bunun istisnasının takip alacaklısının vekili tarafından onaylanmış fotokopisiyle de takip başlatılabileceği, icra takibinin bu şekilde başlatıldığı ancak senet aslının icra takibini yapan ...'de olması gerektiği değerlendirildiğinden ... vekilinden senet aslının sunulup sunulmayacağı sorulduğu, Davalı ... vekili tarafından icra takibi başlatılırken senedin aslının icra dairesine sunulduğunu, daha önce bu senet aslı üzerinden de inceleme yapıldığını ancak daha sonra senet aslı bulunamadığını, senet aslının kendilerinde olmadığını mahkeme kasasında veya icra dairesinden aranmasını talep ettiklerini Davacı vekilince Adli Tıp Kurumunca senet aslı incelenip rapor verildiği kök raporun buna ait olduğu, bu tarihten sonra senedin aslının bulunmasına gerek bulunmadığı, Davalı ... vekili ise Kök raporda senedin aslı incelenmiş ise de, ek raporda senedin aslı görülmeksizin fotokopisi üzerinden inceleme yapıldığını bunun usule aykırılık teşkil ettiğini ve davacı asilin alınan imzalarının huzurlarında alınmamasına da itiraz ettikleri belirtilmiştir.Mahkeme heyeti aynı celse;Tüm hazırdaki taraf beyanlarından anlaşıldığı üzere Adli Tıp Kurumunca kök raporunda senet aslının incelendiği ancak bu raporda varılan sonuca hangi metot ve aletler kullanılmak suretiyle ulaşıldığına ilişkin ek rapor istenip, ek rapor yönünden hatırlatma babında senet fotokopisinin gönderildiği, Adli Tıp tarafından da kök raporun hazırlanmasına ilişkin bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle raporun nasıl hazırlandığına yönelik açıklama yapıldığı nazara alınarak senet aslı incelenmiş bulunduğundan yeniden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına gerek bulunmadığına karar vermiştir.Mahkeme gerekçesinde, İcra takibinin senedin fotokopisi ile başlatıldığını , senet fotokopisi üzerinde Av. ...'in adı ve imzası ıslak yazı ve imza şeklinde yer aldığı, yazı ve imzaya itiraz edilmesi nedeni ile ATK rapor aldırıldığı raporda ...'e ait ait olmadığı belirlendiğini, davalı ... vekili olarak Av. ... 05/12/2017 tarihinde gerçek senedin davalı ... tarafından ve takibin iptali ile ödeme emrinin iptali davasında dava dilekçesi ekinde icra mahkemesine sunulduğunu bildirdiği , mahkemece senet aslı bu şekilde ele geçirilip ilk adli tıp raporu aldırıldığı belirtilmiştir.Mahkemece davacının yurt dışında yaşaması ve yaşlı olması sebebi ile medarı tatbik imzanın günsüz olarak alınmasına karar vermiş olup her ne kadar davalı tarafından imzanın kendi huzurunda alınmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de mahkeme huzurunda imza örnekleri alındığından bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir.İcra takibine konu bonoda keşide tarihinin 20/10/2014 ödeme tarihinin 26/10/2015 keşidecinin ..., lehtarın ..., cirantanın ... olduğu görülmüştür.Davalı tarafından 17/03/2022 tarihli ATK raporunun senet fotokopisi üzerinden inceleme yapılarak düzenlendiğini ileri sürmüş ise de, mahkemece alınan 07/09/2022 tarihli ATK raporundan senet aslının incelendiği görülmüş olmakla, bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından takibe konu senetteki imzaya itiraz edilmiş olup, dosya kapsamında alınan 07/09/2022 tarihli ATK raporuyla, senette keşideciye atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden ve imzaya itiraz mutlak defilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceğinden mahkemece davanın reddine ilişkin karar dosya kapsamına göre hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarih ve 2017/1210 E., 2023/115 K. sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 334.719,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 93.465,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 241.254,00 TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52