SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/826

Karar No

2024/1333

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO : 2024/826

KARAR NO: 2024/1333

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 17/05/2024

NUMARASI: 2023/159 E. - 2024/149 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)|Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)|Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ: İhtiyati Tedbir Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1999'dan bu yana yurt içi ve yurt dışına güç elektroniği alanında ..., ..., ..., ... araç şarj cihazı, enerji depolama, ... pv ınterver gibi özel ürünlerle, tasarım, üretim, montaj, satış ve proje yaptığını, Hollanda ve Almanya'da şubeleri olan Sanayi Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Belgesi ve EPDK Şarj Ağı Lisansı İşletme Belgesi olan TÜBİTAK destekli projeler geliştiren sektöründe öncü bir firma olduğunu, ... A.Ş'nin Grup firması olan ... A.Ş firması ile de 2012 yılından bu yana ... Mühendislik, danışmanlık, proje ,solar malzeme satışları üzerinde faaliyet gösterdiğini, bu sektörde Türk Patent nezdinde markalarını tescil ettirdiğini, davalı tarafın davacının geliştirdiği özellikle elektrikli araç şarj cihazlarına yönelik https://www...com alan adlı e-ticaret sitesinde Instagram, linkedin, Facebook isimli sosyal medya platformlarında ... şarj isimli tescilli markayı davacının tescilli markası ile karışıklığa sebebiyet verecek benzerlik de kullanarak tüketici nezdinde iltibas oluşturarak marka hakkını tecavüz edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine davalı tarafa Ankara ... Noterliğinden 16.05.2023 tarih ve ... numaralı ihtarname ile marka hakkında tecavüz teşkil edecek eylemleri son vermesinin aksi halde yasağı Yollara başvurulacağının ihtaren bildirildiğini, davalının ise Beyoğlu ... Noterliğinin 9-6-2023 tarih ve ... Yevmiye ne oldu cevabi ihtarnamesi ile "bu iddiaları kabul etmediklerini, ... ibaresinin Enerji sektörü için ayırt edici niteliğinin çok zayıf olduğunu, yanına gelen ekler ile ayırt edici hale geldiğini, bu nedenle tek başına karıştırılma ihtimali çerçevesinde değerlendirilemeyecek bir ibare olduğunu, ... ibaresi baz alınarak Enerji sektörü için yapılan marka başvuruları ve marka tescilleri incelendiğinde Türk Patent tarafından bu başvuruların kabul edilmediğini, dolayısıyla söz konusu iltibas iddialarını kabul etmeyerek markalarının ayırt edici niteliğe sahip olduğunu bu nedenle hakiki halinin söz konusu olmadığının beyan edildiği", Davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK hükümlerine göre haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ... ibaresinin Enerji sektörü için ayırt edici niteliğinin zayıf olduğunu, yanına gelen ekler ile ayırt edici hale geldiği iddialarının kabul edilemeyeceğini, markalarının tescilli olduğunu ve davalının kullanımlarının bütünsel olarak davacının tescilli markalarıyla iltibas neden olabilecek kadar benzerliğe sahip olduğunu, Davalının kullanımlarının davacının markalarının itibarına ve orijinalliğine zarar vereceğini aynı zamanda davalıya haksız kazanç sağlamasına neden olacağını, bu nedenlerle öncelikle ihtiyacı tedbir talebinin kabulüne, davalının davacının marka hakkının ihlal ettiğinin tespitine tecavüzün önlenmesine durdurulmasına ve ortadan kaldırılmasına hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:13/10/2023 tarihli tedbir kararı ile; Bu tespitlerden sonra dava konusu uyuşmazlıkta ... tescil numaralı ... ve ... markalarının davacı adına tescilli markalar olduğu, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı ...+ şekil markasının tescil edildiği, bu markanın kullanımının ve yine https://.../ , Https://.../...://.../...tr adreslerindeki kullanımların alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği şekliyle davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu hususu yönünden yaklaşık ispat şartının sağlandığı kabul edilmiş, ve HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin kabulü" şeklindeki gerekçeleri ile;Davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, karar verilmiştir.Karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ihtiyati tedbir kararı nedeniyle uğradığı zararlar her geçen gün katlanarak arttığını, bu nedenle ivedilikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının gerektiğini, davacı tarafça yatırılan 100.000,00 TL teminatın müvekkilinin zararlarını karşılamasının mümkün olmadığını, mahkemece gerekli görülmesi halinde karşı tarafça yatırılan 100.000 TL teminat tutarının taraflarınca yatırılması şartıyla tedbirin kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilecekse, bildirmiş oldukları karşılayabilecek bir tutarda teminat yatırılmasını, Müvekkili firmanın, 2-4 Kasım 2023 tarihleri arasında fuara katılacağını, uğradığı zararların daha fazla artmaması için ve ihtiyati tedbire ilişkin işlemlerin ivedi işlerden olması sebebiyle talepleri konusunda ivedilikle karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince; 01/11/2023 tarihli ara kararında; Her ne kadar 01/11/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesi için 28/11/2023 tarihine duruşma günü verilmiş ise de davalı tarafça sunulan 01/11/2023 tarihli dilekçede belirtildiği üzere 02-04/11/2023 tarihleri arasında davalı firmanın fuara katılacak olması, HMK'nın 395. Maddesinde belirtildiği üzere tedbirin teminat karşılığı değiştirilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafaın kullanımın marka tescil hakkına dayandığı, Mahkememizce verilen 13/10/2023 tarihli tedbir kararı ile aleyhine tespit istenen tarafın ticari faaliyetlerinin önleneceği, bu durumun aleyhine tespit istenen tarafın zarara uğratacağı ve teminat alınması halinde tedbir talep eden tarafın haklarının da teminat altında olacağı kabul edilerek tedbir kararının değiştirilmesine" şeklindeki gerekçeleri ile;Davalının 13/10/2023 tarihli talebinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,Mahkememizin 13/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,Davalı tarafa ihtiyati tedbir kararının tefhiminden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince 300.000,00 TL nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmesi için bir hafta kesin süre verilmesine, şeklinde hüküm kurulmuştur.Dairemizin 2023/1883 Esas 2024/159 Karar sayılı karar ile; Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, itirazın duruşmada değerlendirilmesi için dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmiştir.16/04/2024 tarihli ara kararı ile;"Tüm dosya kapsamı ile HMK'nın 395. Maddesinde belirtildiği üzere tedbirin teminat karşılığı değiştirilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafaın kullanımın marka tescil hakkına dayandığı, Mahkememizce verilen 13/10/2023 tarihli tedbir kararı ile aleyhine tespit istenen tarafın ticari faaliyetlerinin önleneceği, bu durumun aleyhine tespit istenen tarafın zarara uğratacağı ve teminat alınması halinde tedbir talep eden tarafın haklarının da teminat altında olacağı kabul edilerek tedbir kararının değiştirilmesine" şeklindeki gerekçeleri ile;"Davalının 13/10/2023 tarihli talebinin KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Mahkememizin 13/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Davalı tarafa ihtiyati tedbir kararının tefhiminden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde SMK' nun 159/2-c maddesi gereğince 300.000,00 TL nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu mahkememize depo etmesi için bir hafta kesin süre verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince 17/05/2024 tarihli 2023/159 Esas 2024/149 Karar sayılı kararı ile; Asıl davanın feragat nedeniyle Reddine,Birleşen Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin(Fikri Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile) 2023/787 esas sayılı dosyasında asıl davanın ve karşı davanın Feragat Nedeniyle Reddine, Karar verilmiştir.

İSTİNAF:İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin sektöründeki öncü çalışmaları doğrultusunda marka hakkını korumak adına; 13.12.2005 tarihinde 09/35/37 sınıflarına ait "... Limited Şirketi", 16.04.2015 tarihinde 09/11/35 sınıflarına ait "..." ve 16.10.2018 tarihinde 35/37/42 sınıflarına ait "..." markalarını Türk Patent ve Marka Kurumu aracılığıyla tescil ettirdiklerini, müvekkillerinin Türkiye'de EPDK Şarj Ağı lisansı işletme belgesi olan sayılı firmalarından ve Türkiye'de elektrikli araç şarj cihazlarını geliştiren Türkiye'nin ilk firmalarından olduğunu, müvekkilinin markalarının, yurtiçi ve yurtdışında enerji sektöründe öncü ve bilinen bir marka olması nedeniyle birtakım kişi ve kuruluşlar müvekkilinin markalarıyla çeşitli yol ve şekillerle iltibas oluşturmaya yönelerek, müvekkilinin tanınmışlığından yaralanmakta, marka hakkına tecavüz ederek haksız rekabete neden olduğunu, bu kapsamda yapılan araştırmalarda, müvekkilinin geliştirdiği özellikle elektrikli araç şarj cihazlarına yönelik davalının https://....com isimli e-ticaret sitesinde ve ..., ..., ... isimli sosyal medya platformlarında yer alan "..." isimli https://.../..., https://.../.../..., https://.../... bağlantı adreslerinde müvekkiline ait tescillenmiş markayı "..." , "..." ve "..." isimleri ile karışıklığa sebebiyet verecek benzerlikte kullanarak müvekkilinin markanın sınıflarında, tüketicilere müvekkilinin marka ile aralarında bağ olduğunu düşündürecek şekilde ve nitelikte kullandığının, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği ve bu sebeple marka hakkına tecavüz ettiğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporu ile müvekkil markalarının, ticaret ünvanı ile davalının kullanımlarındaki ... ibarelerinin ön planda ve belirleyici unsur olduğunun, yine fonetik olarakta markaların benzer olduğu bu nedenle markaların karıştırabileceği ve iltibas koşulları olduğu tespit edilmiş olup marka hakkına tecavüz fiilinin ispatlandığını, Davalının hukuka aykırı şekilde müvekkiline ait markalara benzer nitelikte markayı aynı hizmet sınıfında iltibas oluşturacak şekilde kullanmakta, müvekkillerinin tanınmışlığından yararlanmakta olduğunu, markanın benzer nitelikte, aynı hizmet sınıfında kullanıma müvekkillerinin muvafakati olmayıp, davalı markanın kullanılması kanuna ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, davalı tarafından Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7-2/b ve c hükümlerine aykırı olarak müvekkillerinin tescilli markalarının kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından işaret ile tescilli markanın ilişkilendirilmesini de içerecek şekilde, karıştırılma ihtimali bulunan markanın-işaretin kullanılmasının, müvekkillerinin tescilli markalarının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek nitelikte marka kullanılması nedeniyle marka hakkına yapılan tecavüze biran önce son verilmesi için tedbir kararının uygulanmasının gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesince kurulan 16/04/2024 tarihli ara kararlarının bozulmasını lehe hüküm kurulmasını talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesinin süresinde verilmediğini, HMK 395/3.maddesinin atıf yaptığı 394/3.maddesi "İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler." hükmünü haiz olduğunu, anılan düzenleme uyarınca ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararına ilişkin istinaf yoluna başvuru süresi kararın öğrenilmesinden itibaren bir hafta olduğunu, ilgili kararı 16/04/2024 tarihli celsede davacı tarafın öğrenmiş olduğunu, istinaf başvurusu süresinde olmadığını, öte yandan ilgili ara kararın karşı tarafa, 16/04/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, 25/04/2024 tarihinde yapılan istinaf başvurusu süresinde yapılmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 13/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı sebebiyle birçok zarara uğradığını, bu zararlarının bir kısmının ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçelerinde sıralandığını, müvekkilinin tescilli markasının kullanımının engellendiği her gün milyonlarca zarara uğradığını ve kararın uygulandığı her gün zararı katlanarak arttığını, öte yandan davacı tarafça yatırılan 100.000,00 TL teminatın müvekkilinin zararlarını karşılaması mümkün olmadığından taraflarınca teminat yatırılması karşılığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep edildiğini ve bu doğrultuda mahkemece tedbir kararının kaldırıldığını, anılan kararın usul ve yasaya uygun olup, kararda hukuka aykırılığın bulunmadığını, müvekkiline ait marka, tescilli bir marka olup, marka tecavüzünün oluşmasının mümkün olmadığını, müvekkiline ait marka olan "..." Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 26/10/2021 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle korunmak üzere 08/09/2022 tarihinde tescil edildiğini, istinaf başvuru dilekçesinde müvekkilinin tescilli markasını kullandığı gerekçesiyle marka tecavüzünün oluştuğu belirtilmekte ise de, müvekkilinin kendisine ait ve tescilli markasını kullanması en doğal hakkı olduğunu, müvekkilinin elbette ki kendisine ait markayı kullanacağını, karşı tarafın müvekkilinin markasının haksız olarak tescil edildiğine yönelik bir iddiası varsa bu iddia ancak hükümsüzlük davası ile ileri sürülebileceğini, marka tecavüzü davasına konu markanın tescilli bir marka olması mümkün olmadığını, açıkça kanuna ve hukuka aykırı bu talebin kabul edilerek müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasına sebep olacak nitelikteki ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırılık teşkil ettiğinden tedbirin kaldırılması kararının haklı ve yerinde olduğunu, "..." ibaresi tanımlayıcı bir ibare olup, "..." ibaresinin "güç" anlamında yaygın bir kullanımı olan ayırt edicilik vasfı bulunmadığından binlerce marka içinde kullanılmakta olduğunu, davacıya ait markalar ile müvekkiline ait marka arasında her iki tarafın da zayıf kavramlardan oluşan ve bir bütün olarak dikkate alındığında bir benzerliğin olmadığının görüleceğini, bunun tespitinde esas alınacak ölçü ise bu şarj ünitelerinin hedef kitlesi olan müşteri çevresinin ortalama kişisi olduğunu, söz konusu şarj ünitelerinin kullanıcılarının elektrikli araba sahipleri olduğundan bu grubu oluşturan hedef kitlenin bilinçli tercihle elektrikli araba sahibi olduklarının, bu arabaların elektrik dolumu amacıyla şarj istasyonlarına ilişkin internet uygulamalarını dahi kullanabilen yetişkin kişiler olduğu ve bunların ortalaması dikkate alındığında şarj ünitelerinin üzerindeki "..." ile davalı tarafa ait markalar arasındaki farkı rahatlıkla fark edebileceklerini, dolayısıyla müşteri kitlesi yönünden tarafların markaları arasında bir iltibas tehlikesinin bulunduğunu söyleyebilmenin de mümkün olmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine, mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece; 13.10.2023 tarihli ara karar ile ".... ve ... markalarının davacı adına tescilli markalar olduğu, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı ...+şekil markasının tescil edildiği, bu markanın kullanımının ve yine https://.../,...://.../..., https://.../... adreslerindeki kullanımların alınan bilirkişi raporu ile de belirlendiği şekliyle davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu hususu yönünden yaklaşık ispat şartının sağlandığı kabul edilmiş ve HMK'nun 390/son maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği..." belirtilerek mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından işbu karara itiraz edilmesi üzerine de mahkeme tarafından 01.11.2023 tarihli ara karar ile "...davalı tarafça sunulan 01/11/2023 tarihli dilekçede belirtildiği üzere 02-04/11/2023 tarihleri arasında davalı firmanın fuara katılacak olması, HMK'nın 395. Maddesinde belirtildiği üzere tedbirin teminat karşılığı değiştirilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın kullanımın marka tescil hakkına dayandığı, Mahkememizce verilen 13/10/2023 tarihli tedbir kararı ile aleyhine tespit istenen tarafın ticari faaliyetlerinin önleneceği, bu durumun aleyhine tespit istenen tarafın zarara uğratacağı ve teminat alınması halinde tedbir talep eden tarafın haklarının da teminat altında olacağı..." gerekçeleriyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.01.11.2023 tarihli ara kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2023/1883 E. 2024/159 K. Sayılı ve 05.02.2024 tarihli kararı ile "İhtiyati tedbir kararına itirazın HMK 394/4. Fıkrasına göre duruşmalı olarak incelenmesi gerekirken anılan gerekçe ile dosya üzerinden karar verilmesi yasa hükmüne aykırıdır." gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne karar verildiği, Dairemizin, iade kararı sonrasında 16.04.2024 tarihinde ilk derece mahkemesince duruşma açılarak inceleme yapıldığı, duruşma sonrasında verilen ara karar ile 01.11.2023 tarihli ara karardaki aynı gerekçeler ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 17/05/2024 tarihinde, Asıl davanın Feragat nedeniyle Reddine, Birleşen Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Fikri Sınaı Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatı İle) 2023/787 Esas Sayılı Dosyasında Asıl Davanın ve Karşı Davanın feragat nedeniyle Reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği ve mahkemece feragat nedeniyle hüküm kurulduğu, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusu konusuz kaldığından istinaf başvurusu hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-İstinaf talebinin esası incelenmediğinden tedbir talebinin reddi kararı verilen İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatıran davacıya İADESİNE,3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin tedbir talebinin reddine karar verilen davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanın(MarkaTecavüzdenkonusutübitakbırakılmasınakararKaynaklanan)|Markakabulüneİstemli)İstemli)|Markareddine(TecavüzündereceHakkınaistanbulüdavaiadesinegerekçeMarkadilekçesiGiderilmesiverilmesinekararıTespitikısmentebliğineistinafahükümmahkemesiolmadığına

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim